Etiket arşivi: “Ergenekon”

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 26 Mart 2014 : MİVİTTIR


ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 26 Mart 2014

Naci_Bestepe_portresi



Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

 

 

 

MİVİTTIR

“Tiwitter, mivitter hepsinin kökünü kazıyacağız”

Mivıttırı kazıdı…

KIVIRTTIR

Yeni Ulaştırma Bakanı Lütfi ELVAN,” Türkiye twitterı yasaklayan ülke değildir.
Karar siyasi değildir, yargı kararıdır” dedi.

“Kökünü kazıyacağız” diyen mahkeme heyeti miydi?

Twittır, yasağı koy kıvırttır…

MAKARA

Fezlekeli Egemen Bağış,
Kur’an ile dalga geçerek “BAKARA-MAKARA” diyor.

Millet de bunların yolsuzluğunu “Müslümandır çalmaz” diye yiyor…

ERGENEKON

Cemaatçi emniyet istihbaratçı Yılmazer,

  • ERGENEKON tertibini RTE’nin onayladığını açıkladı.

Bilinenin tekrarı…

SİLİVRİ’YE!

Edirne mitinginde RTE’ye “Silivri seni bekliyor büyük usta” pankartı açıldı.

Yazana bakma yazılana bak…

ORTAK

AKP’li bakanların yolsuzluk soruşturması fezlekesini 259 milletvekili reddetti.

Liderden, bireysel çıkardan dolayı korkak,

Sessiz kalarak suça ortak…

BÖLÜCÜ

  • ABD derin devleti CFR üyesi Michael RUBİN,
    “Erdoğan; tarihe Türkiye’yi bölen adam olarak geçecek” dedi.

“Vatanı böldürmeyeceğiz” diyenler olmasa tespit yerindeydi…

TUTUKLU

Malatya’da boğaz kesen caniler bırakıldı; sapkın bir gizli tanığın olay günü şehirde konferans verdiği için suçladığı Org.TOLON  tutuklu.

Yargıda da akıllar…

SATIŞ

TMSF,
200 milyar TL.değerindeki köşk ve araziyi Cengiz İnşaat’a “sıfır” değerle sattı.

Milletin malına koymaya devam…

İNCELİK

Rüşvetçi Zerrab 500 bin doların sunumunu gümüş tabakta çikolataların altında yapıyor.

Bu ne zariflik, bu ne incelik…

MODEL

S. Demirtaş, Güneydoğuya Rojava modeli çağrıştıran açıklamalar yaptı.

AB-D, AKP destekli PKK-BDP modeli…

YUH

RTE, Berkin’in annesinden sonra Erzurumlulara da FETO’yu yuhalattı.

Kürsüde FETO olsaydı dadaşlar kimi yuhalardı?…

HADİ ORDAN

İnternet yasağı yasasını onaylayan Gül,”Özgürlükler kısıtlanamaz” twiti attı.

İsmet Paşa yaşasa ne derdi; ”Hadi ordan!”

CEMAATÇİ

Sarıgül, cemaate olimpiyat sözü verdi, “Bizim zamanımızda çok daha görkemli bir şekilde kutlanacaktır”

C-CHP

SOYAN

Kasımpaşa 1453 çetesinin pankartı;

”Biz ne liderler gördük devleti soyan”

Altındaki isim, R. Tayyip ERDOĞAN…

DEVAM

“Milletin a..na koyacağız” diyen Mehmet Cengiz’e yapılan 32 suç duyurusuna Cumhuriyetin savcısı “kovuşturmaya yer yok” kararı verdi.

M. Cengiz, işleve devam koçum. Yargı arkanda…

DESTEKÇİ

Bahçeli RTE’ye “Yüce Divan’dan kurtulamayacak” dedi.

Eyvah! Son umudumuzu da mı yıkacak…

SABAHATTİN ÖNKİBAR: ERDOĞAN’A ULUSLARARASI SORUŞTURMA EŞİKTE


Erdoğan’a uluslararası soruşturma eşİkte


SABAHATTİN ÖNKİBAR

İran petrolu ve doğal gazına ödemeler altınla…
Ve Dubai üzerinden kurulan Ankara-Tahran kara para hattı

Bu iddialar artık uluslararası boyut kazandı.

Dahası, İran’da bu konu bağlamında soruşturma açıldı ve
eski Devlet Başkanı Ahmedinecad’ın yardımcısı Rıza Rahimi hedefte.

Rahimi, Babek Zencani ile olan ilişkileri çerçevesinde suçlanıyor.

Zencani malum bizim bakanlarımıza rüşvet dağıttığı ileri sürülen
Reza Zarrab’ın patronu.

Evet Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın hayırsever işadamı diye lanse edip protokol listesine aldığı Reza’nın patronu Babek Zencani,
esrarengiz ilişkileri ve özel görevleri ile boy hedefi.

Zencani eğer konuşursa -ki beklenen odur-
Türkiye Başbakanının uluslararası yargı ile başı derde girebilir.

Mesela El Beşir misali hakkında tutuklama kararı bile çıkartılabilir…

Olmaz demeyin, İran’da Ahmedinecad’ın tasfiyesi,
aslında bölgedeki başka liderlerin tasfiye edileceğinin işareti gibidir.

HEPİNİZ BERABERDİNİZ

Ali Fuat Yılmazer’e göre İlker Başbuğ’u Tayyip Erdoğan tutuklatmış.

Yalnızca o değil bütün Ergenekon şüphelileri O’nun emriyle
hapse girmiş.

Keza Oda TV davası O’nun istemiyle açılmış.

Bunlar doğru mu yalan mı bilmiyorum zira Ali Fuat Yılmazer,
kendisinden hesap sorulur endişesi ile panikte ve temize çıkmak istiyor.

Bildiğim ya da kamuoyundaki yaygın kanaat, Ergenekon tertibinde Cemaat ile AKP’nin el ele, omuz omuza olduğudur.

Ek olarak Genel Kurmay eski Başkanı Başbuğ,
Tayyip Erdoğan’a rağmen tutuklanamaz…

Kazayla böyle bir şey O’na karşın olsaydı Hakan Fidan olayında olduğu gibi Erdoğan harekete geçip yasal zeminleri inşa edip
ona engel olurdu…

Özetle ne Ergenekon, Balyoz, Şike ve Oda TV gibi davalarda
Cemaat-Tayyip koalisyonu tartışılamaz.

ADAMINA GÖRE ANKET

Türkiye’de kurumlaşmış anket firmaları maalesef yoktur. Birkaçı dışında pek çoğu anket cambazıdır ve seçim dönemi vurgunlarının peşindedir.

Yakından biliyorum, bu anketçilerden kimileri yaptığı anketlerden değil yapmadığı anketlerden para kazanırlar.

Aldıkları paralar karşılığı aday ya da partiler için manüplasyon yapıp yapay rüzgarlar estirirler.

Buradan hareketle siz siz olun, bugünden başlayarak kamuoyuna
mesaj niyetine açıklanan anketlere itibar etmeyin.

Doğru anketler ise özel yaptırılan ve açıklanmayan anketlerdir ki;
büyük bir ticari grubun yaptırdığı ankete göre İstanbul’da Kadir Topbaş, Sarıgül’ün 1 puan önünde, Ankara’da Mansur Yavaş, Gökçek’in 4 puan önünde, Adana’da MHP seçimi garantiledi, İzmir ve Antalya’da CHP banko…

KILIÇDAROĞLU KENDİNİ TUNCELİ BELEDİYE BAŞKAN ADAYI ZANNEDİYOR!

Ne zaman Tunceli’ye gitse Kemal Kılıçdaroğlu’na bir haller oluyor. Kimileri aslına rücu ediyor bile diyor.

Önceki gün Tunceli meydanında yine Dersim bayrağını göndere çekti. Yetmedi, PKK ile girilen kirli bölünme süreci için, “AKP gitse de
devam eder..” diyor.

Hatırlayın, Kılıçdaroğlu benzer sözleri 2010 referandumunda etti ve seçmenden tokat yedi.

Buna karşın yine aynı şeyi söylüyor…

Amacı Tunceli selamı ile Kürtlerden oy almak ise mümkün değil zira Kürtlerin ırkçısı BDP’de, dincisi AKP’de, ortası ise bugün için maalesef yok.

Ama buna mukabil Dersim ve süreç söylemi ile Karadeniz, Akdeniz, Ege ve Marmara’da oy kaybediyor haberi yok.

Kılıçdaroğlu kendini Tunceli Belediye Başkan adayı zannediyor oysa o şimdi Atatürk’ün partisi CHP’nin lideri.

FENERBAHÇE ARSLANLI YOL’DA

Önümüzdeki Pazar büyük gündür.

Futbolu fetih adına taarruza uğrayan Fenerbahçe,
Ata’nın huzuruna çıkıyor.

Hayır, bu isyan Fenerbahçe’ye hak aranmasının ötesinde
Atatürk Türkiyesi adınadır.

Dolayısı ile değil yalnızca Fenerbahçeliler değil,
bütün futbolseverler Pazar günü Anıtkabir’de olmalıdır.

Yalnızca onlar da değil.

Türkiye bölünmesin, diktatörlük tasfiye edilsin diyen bütün Ankaralılar orada olmalıdır.

Pazar günü Aziz Yıldırım’dan açık ve net olarak Fenerbahçeli seçmene vereceği mesajı bekliyoruz.

Türker Ertürk: İhanette sınır yok


İhanette sınır yok

portresi_sade

 

Türker Ertürk

 

 

Mustafa Balbay yaklaşık beş yıl zindanda tutulduktan sonra ansızın
serbest bırakıldı. İçeri atılması ve Ergenekon adında bir dava ile yargılanması bir hukuk operasyonuydu. Bu operasyon, emperyalizmin yerli işbirlikçileri aracılığı ile Türkiye Cumhuriyeti‘ne karşı sürdürdüğü savaşın bir bölümünü oluşturuyordu.

Şimdi Mustafa Balbay ansızın tahliye edildi. Çok sevinçliyiz, evet ama yetmez. Ergenekon, Balyoz ve Casusluk gibi davalardan zindanlarda yatan
tüm insanlarımız tahliye olmadan ve onlara bu tertibi yapanlar yargılanmadan sular durulmayacak ve durulmamalı da! Türkiye bu hukuksuzlukla ve adaletsizlikle ileriye gidemez, insan içine çıkamaz ve geleceğine güvenle bakamaz.

Mustafa Balbay‘ı yurtseverliğiyle, satılmış kalem olmamasıyla ve nitelikli yazılarıyla tanıdım. Kişisel temasım ise sadece izlediğim Ergenekon davalarından birinde mahkeme salonunda uzaktan uzağa konuşarak oldu.
Dile kolay tam beş yıl içeride ailesinden, sevdiklerinden uzakta ve özgürlüğünden yoksun olarak yaşadı. Hem de teröristlerin, ihanet içinde olanların ve namussuzların elini kolunu sallayarak yaşadığı bir Türkiye’de! Bunun hesabı mutlaka verilmeli!

Bugün geldiğimiz noktada ne yazık ki ülkemizde yargıya güven yoktur.
Bu nedenle Mustafa Balbay‘ın tahliye edilmesinde bile müteakip hamle için bir operasyon kokusu almaktayım. Bunu hep birlikte göreceğiz.

Kadına dayağı normalleştiren

Geçtiğimiz perşembe günü “Muhafazakarlaşan Türkiye” konulu panel için
Sayın Zekeriya Beyaz‘la birlikte İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü
Atatürkçü Düşünce Topluluğu
‘nun davetlisiydik. Panelin yapılacağı amfi ağzına dek doluydu. Öğrencilerin gösterdikleri ilgi, katlım, heyecan ve sordukları sorular her türlü takdirin üzerindeydi. Görmeliydiniz!
Bu İzmir’in toprağında galiba bir şey var!

Türkiye esasında muhafazakarlaşmıyor, hızla bağnazlaşıyor, ilahi mesajı doğru anlamaktan uzaklaşıyor, Atatürk önderliğinde yapılan Aydınlanma Devrimlerinin kazanımları yok ediliyor ve Ortaçağ karanlığına doğru dörtnala gidiyor.

Açıkça söylemek gerekirse bugün Milli Eğitim Bakanlığı,
Ortaçağ karanlığı
nın temsilcileri tarafından yönetiliyor
.

Milli Eğitim Bakanlığı‘nın dağıttığı kitapların birçoğu hurafelerle ve toplumu birbirine düşman edici safsatalarla dolu. Kadını böcek gören, onu ötekileştiren, kadına dayağı normalleştiren, aklı ve bilimi dolaylı olarak yok sayan bakış açısı bu öğretinin temel yaklaşımı.

  • Gerçekten Erdoğan liderliğindeki AKP hükümetleri ülkemize karşı ihanette sınır tanımamaktadır.

Bu sınır tanımazlık içinde Davutoğlu’nun özel bir yeri ve makamı var.
Biz İzmir’de iken o da Erivan’a gitti.

ABD batıdan bastırıyor ve “Ermenistan ile ilişkilerinizi geliştirin ve kapıyı açın” diyor.

Ermenistan‘da;

  • “Önce sözde soykırımı tanıyın (1) sonra arkasından gelecek
    tazminat (2) ve toprak (3) istemlerimizi karşılayın.”
     diyor.

Erdoğan liderliğinde AKP iktidarı bu 2 istem arasında sıkışmış durumda.
Esasında kabul edecekler ama, yaklaşan seçimler öncesinde halkın tepkisinden korkuyorlar.

Zürih Protokolü ve Annan Planı

Davutoğlu, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Dışişleri Bakanları toplantısına katılım maksadıyla gittiği Erivan‘da Azerbaycan’ın 1/5’inin Ermenistan tarafından işgaline karşı takındığımız eski tutumu sulandırarak
ve ödün vererek ilişkileri ABD’den aldığı direktifler (AS: buyruklar) gereğince geliştirmek istemekteydi.

Bu bir ihanettir!

Böyle olmasına karşın Ermenistan Türkiye’den tam teslim olmasını beklemekte ve 3T‘nin (Tanıma – Tazminat – Toprak) gereğini yapmasını istemektedir.

Nitekim 2009′da imzaladıkları Zürih Protokolü ile de, 1921 tarihli
Kars Antlaşması
‘nı yok sayan ve ülkemizin çıkarlarına ihanet eden girişimde bulunmuşlardı ama Allah’tan, bu ihaneti yeterli görmeyen Ermenistan, protokolü onaylamamıştı.

Bu durum aynen Güney Kıbrıs‘ın Annan Planı‘nı çıkarlarına olmasın karşın referandumda reddetmesine benzemektedir. Her iki durumda da ihanet düzeyinde bulunan ödünler yeterli görülmemiş tam teslimiyet istenmiştir.

Geçenlerde değerli dostum ve büyüğüm emekli bir büyükelçiden öğreniyorum ki; bu köşeden sizlere “İhanetin Piştisi” başlıklı yazımda anlattığım
Londra Büyükelçisi, meğer bir ihanet çalışması olan Zürih Protokolü‘nün
hazırlık mutfağında baş aşçı olarak görev yapmış.

Gördüğünüz gibi hiçbir şey rastlantı değil. Bu baş aşçı Londra‘da Şükrü Sever Aya‘nın Ermeni Soykırımı‘nın bir emperyalist yalan olduğunu ortaya koyan ve İngiliz hukukçu Geoffrey Robertsen‘ın 2009′da yazdığı “Bir Ermeni Soykırımı Var mıdır?” başlıklı kitabını belgeleri ile çürüten kitabının tanıtımına, en düşük düzeyde memurunu bile göndermemişti.

*****

Bugün 13:00′da Beşiktaş’ta Sessiz Çığlık eylemine ve 14:00′da
Beşiktaş Belediyesi Kültür Merkezi’nde yapılacak Milli Merkez toplantısına katılacağım ve konuşmalar yapacağım. (14.12.13)

Saygılar sunarım.

Ulusal Eğitim Derneği : MADEM İNSAN HAKLARI GÜNÜ…

LOGOSU

Ulusal Eğitim Derneği

Necatibey Cad. No: 13/13 Sıhhiye/Ankara
Tel: (0312) 229 43 25 Belgeç: (0312) 229 45 26
Eposta: ogdunyasi@gmail.com
Web: ogretmendunyasi.org
Ankara, 10 Aralık 2013

MADEM İNSAN HAKLARI GÜNÜ… 

         Dün akşam, gazeteci-yazar ve CHP İzmir Milletvekili
Mustafa Balbay serbest bırakıldı. Geçmiş olsun.

Ailesi için, dost ve arkadaşları için, partisi için, gazetesi için, olup biten bunca çirkinliklerden rahatsız olan herkes için, hepimiz için bu, sevindirici bir gelişme olmakla birlikte, yıllardır yalanlarla örülen bir kara duvarın yıkılış sürecinin başladığına işaret ettiği için ayrıca önemlidir.

5 yıldır, adı Ergenekon, Balyoz, Oda TV, İnternet Andıcı gibi tümü uydurma, düzmece, tümü uzaklardan yakınlardaki işbirlikçilerle birlikte tezgâhlanıp
başta medyadakiler olmak üzere dama taşları gibi çeşitli köşelere yerleştirilen tetikçiler eliyle yürütülen bu davalar aracılığıyla gerçekleştirilen operasyonun gerçek amacı, bütünüyle Cumhuriyetin aydınlanmacı yanını, bağımsızlıkçı, devrimci, laik karakterini sıfırlamaktı. Ülkemizi emperyalizmin hizmetinde,
1 Mart 2003 Tezkeresi’nin reddi gibi olası diklenmelere karşı daha sessiz,
daha ılımlı, daha uyumlu, dikensiz gül bahçesine çevirmek içindi olup bitenler. Bu yolda önemli kazanımlar da elde etti, hem Büyük Patronlar
hem taşeronları…

Fakat gerçek amaçlarına ulaşamayacaklarını biliyorlar.

Öyle değil de, bunlar, gerçekten demokrasi için, gerçekten hak hukuk ihlallerinin önüne geçmek için, gerçekten insan hakları için, gerçekten karanlığa karışan cinayetlerin sorumlularını bulmak için yapılmış olsaydı, özellikle 80’li-90’lı yıllar boyunca işlenen onca aydın cinayetinin, onca faili meçhulün,
Maraş-Sivas-Çorum-Gazi.. gibi birçok toplukıyımın önünde arkasında
yer alanlardan bir tanesi olsun aydınlatılamaz mıydı? Son beş yıldır yürütülen “cadı avı”yla bunlardan bir tanesinin aydınlandığını duyan, bilen, gören
var mıdır?

Öyleyse?…

Madem bu gün İnsan Hakları Günü!

Madem, haksız tutuklamaların zaten karşısındaymışsınız!

Madem üç yıl önce bile bunu çok kez söylemiştiniz!

Madem adalet yerini bulmuşmuş…

Bu gün yapılacak iş belli: Hiç beklemeden, bütün bu uydurma davalardan “yargıladığınızı” iddia ettiğiniz üniversite hocalarını, hukukçuları, parti yöneticilerini, subayları, gazeteci ve yazarları…

Tümünü bu gün özgürlüğüne kavuşturmalısınız. Tümünü…

Ama yetmez: Yaptıklarınızın adaletle uzaktan yakından ilgisi olmadığını itiraf edeceksiniz.

O da yetmez: Yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz.

Ancak o zaman Balbay’ın aramıza dönüşü bizi daha çok sevindirecek.

Ancak o zaman ülke derin bir soluk alacak.

Ancak o zaman sizin gerçek kimliğiniz ortaya çıkacak.

Madem bu gün İnsan Hakları Günü…  

            Ne duruyorsunuz!…

Nazım Mutlu
Genel Başkan   

TÜRKER ERTÜRK: OBAMA İLE GÖRÜŞMEYE GİDİYORUM


OBAMA İLE GÖRÜŞMEYE GİDİYORUM!

portresi_gulumseyen

TÜRKER ERTÜRK

Düşündüm, taşındım, biraz da kaşındıktan sonra içeriden ve dışarıdan gelen
ısrarlı tavsiyelere de uyarak sonunda karar verdim.
Erdoğan
 ve AKP’yi yıkarak iktidara gelmek için
Amerika
’nın desteğine mazhar olmalıydım.

Bu davranışım size ters gelmemeli! Türkiye neredeyse 1946’dan beri ufak tefek itirazlar olsa da gerek sandık demokrasisi, gerekse darbeleri ile Amerika’nın
tam denetiminde sayılır. Asker de iliklerine kadar ona bağlıydı! Kırk yılın başında
ve özellikle Soğuk Savaş’ın bitiminden sonra doğru yerde durmaya başladı ama
“Generaller hizadan çıktı” değerlendirmesine tabi tutuldular ve başına gelmedik felaketler kalmadı. Ne yazık ki, halkımız bile “Bizim oğlanlar yaptı” olarak adlandırılan 1980 darbesine %92 destek verdi fakat emperyalizmin çıkarları hizasından çıkarak kendi menfaatleri hizasına gelen askerlerine yapılan operasyonlar için
biraz duyarsız kaldı.

Ayrıca Amerika tek kutuplu dünya düzeninin lideriydi. Her ne kadar dünyanın ekonomik, askeri ve siyasal ağırlık merkezi doğuya ve güneye doğru kayıyorsa da, dengeye gelmek ve çok kutuplu dünya düzenine geçmek için hala kat edilmesi gereken mesafe vardı.

Osmanlı hayali

İşte bu nedenle Obama ile görüşmeye karar verdim. Türkiye’yi yönetmek için
yetki almak ve bu yetkiyi ele geçirmeye yönelik operasyonun bir an önce başlatılması için O’nu ikna etmeliydim.

Mutlaka Erdoğan’dan daha iyisini yapacağıma, yarım kalan ve geciken projelerini başarı ile tamamlayacağıma ilişkin güvence vermeliydim. Çünkü Erdoğan aldığı taşeronluk yetkisini kötüye kullanıyordu. Suriye konusunda çarşafa dolanmıştı.
Öte yandan aldığı gücü Osmanlı düşünü gerçekleştirmek için kullanmaya çalıştığını
ve sözde aklı ile onları kandırıp aldattığını anlatmalıydım.

Türkiye’de rejim değişikliğine yönelik hukuksal operasyonlar olan Ergenekon, Balyoz ve Casusluk gibi davalar artık iyice su kaçırmıştı. Bunların hukukla ve adaletle ilgisi olmadığını anlamayan kalmadı. Artık durum tersine dönmeye başladı.

Erdoğan yetkiye doymuyor, her geçen gün daha fazla diktatörleşiyor ve ne zaman, nerede, ne yapacağı önceden kestirilemiyordu. Türkiye’yi hızla teokratik bir rejime doğru sürüklüyordu. 4+4+4 adındaki Ortaçağ karanlığının eğitim sistemi
bu amaca yönelik bir dümen açısıydı.

Nefreti artırmakta ve yaygınlaştırmakta!

Erdoğan liderliğinde AKP hükümetlerinin izlediği politikalar nedeniyle halk infial halindeydi ve isyan aşamasına gelmişti! Gezi olayları bunun belirtisiydi ve 11 yıllık birikimin sonucunda toplumsal kolektif bilincin patlamasının sonucu olarak
ortaya çıktı. Kısmen yatışmış gözükse her an başka bir yerden infilak edeceği kesin gibidir. Erdoğan ve AKP’ye destek vermek Amerika’ya karşı nefreti arttırmakta ve yaygınlaştırmaktadır.

Biliyorsunuz şantaja bile kalktı! Yüzünü doğuya dönebileceğini göstermeye çalışıyor. Uzun menzilli hava savunma füzeleri ihalesi bu amaçla Çin’e verildi ama açık kapı da bırakıldı!

Bence Erdoğan’ın ipini çekmelisiniz! Emin olun, Amerika’ya gidişlerden ve gelişlerden gerçekten çok korkuyor! Çünkü kendisinin de nasıl iktidara getirildiğini, bu seyahatlerin ve görüşmelerin ne anlama geldiğini en iyi o biliyor.

Eğer beni desteklerseniz projelerinize kaldığı yerden devam ederim. Devamlı işbirliği içinde olurum ve sözünüzden dışarı çıkmam. Sağa sola bağırmam, mülayim ve demokrat bir görüntü de veririm. Halkta ondan kurtulduğuna sevinirken bizde işi götürürüz.

Hep onlar çalıyor!

Gelmekte acele ettim ki, başkası benden önce gelip görevi kapmasın diye! Çünkü gelmek için sırada olanlar var! Arkadaşlar sabırsızlanıyor, “ Hep onlar çalıyor biz niye çalamıyoruz, sıramız ne zaman gelecek? “ diyorlar.

Sevgili okurları,m yukarıda özetlemeye çalıştığım kabus şeklindeki bu rüyayı
bir dizi panel ve konferans için Amerika’ya giderken ilk uçuş bacağı olan İstanbul’dan Londra’ya gelirken havada gördüm ve ter içinde uyandım.
Bu satırları size Londra-Heathrow hava meydanında San Francisco uçağını beklerken yazdım.

Amerika’ya gitmek zor! Zorluğu yolun uzunluğundan değil, niçin Amerika’ya gittiğinizden kuşku duymasından. Epeyce dostum, arkadaşım ve okurum Amerika’ya gitmemi istemediklerini açıkça söylediler.

Onlara temin ederim ki, Amerika’ya burada yaşan Türkleri bilgilendirmek için gidiyorum. Başka bir gizli niyetim ve planım yoktur.
Bizim ülkemize bağlılığımız pazara kadar değil mezara kadardır.

Saygılar sunarım.
02.11.13

BALYOZ Davasında Hüküm Alanlara 29 Ekim Kutlaması Yollayın


29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’
nda,

Hasdal-Hadımköy-Silivri- Mamak- Sincan- Şirinyer-Buca-Muğla

Cezaevlerindeki Atatürkçü-Vatansever  Tutsaklarla Dayanışmak için

  • Tutsaklara Bir Kartpostal Gönder!

Hasdal-Hadımköy-Silivri- Mamak- Sincan- Şirinyer-Buca-Mugla  Cezaevlerindeki
Atatürkçü-Vatansever  Tutsaklara  29. Ekim Cumhuriyet  Bayramı Nedeniyle
Kartpostal gönderme kampanyasına katıl!

Değerli ve Onurlu Türk insanı,

Bildiğiniz gibi AB-D talimatlarıyla Türkiye’de birçok Atatürkçü-Vatansever çeşitli tarihlerde ve yıllardır “Ergenekon, Poyrazkoy, Balyoz, Kafes, Atabeyler, Casusluk vb. gibi” tertipler ve senaryolar çerçevesinde, BOP projesini gerçekletirmek için, dayanaksız bir biçimde işbirlikçi Fetullahçı gladyo ve AKP Hükümeti “mahkemeleri” tarafından tutuklanmışlar ve Hasdal-Silivri- Mamak- Sincan- Şirinyer Cezaevlerine Tutsak olarak konmuşlardır.

Hepimizin de bildiği gibi, her dönemde Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Ulus Devletini, karşılıksız, ölümüne seven ve savunan bu kahraman insanlar, işbirlikçilerin ve onların efendisi olan ABD ve AB emperyalistlerinin karşısında Türk’ün şerefini, haysiyetini ve onurunu temsil etmekten bir adım geri durmamışlardır.

Biz yurtiçinde, yurtdışında ve tüm Türk coğrafyasında yaşayan, kalbi ve beyni Vatan ve Türk Dünyası’nın istikbali ve ebediyeti için çarpan her Türk’ün bu kampanyaya katılarak, Atatürkçü düşünceyi, Devleti ve Milleti kimsenin silemeyeceğini göstermek amacıyla ve 29. Ekim Cumhuriyet  Bayramımız  münasebetiyle,  tutsaklara kartpostal gönderme kampanyasına katılması gerektiğine inanıyoruz.  Bu amaçla, Atatürkçü yaşam tarzını benimseyen, savunan ve yaşayan bu kahraman önderlerle tek vücut olduğumuzu göstermek için her bir vatansevere ayrı ayrı kartpostal göndermeye ve bu konuda Atatürk’ün yaşam felsefesini benimseyen ve savunan her Türk ve Türk dostunu irili ufaklı düşmana karşı tek yürek olmaya çağırıyoruz.

  • Şimdi Atatürkçü-Vatansever önderlere sahip çıkma ve kampanya zamanı!

Kartpostal gönderme Kampanyasına haydi sen de katıl!

Atatürkçü VATANSEVERLER, Anavatan ve Türk Dünyası Sağolsun!

Ne Mutlu Türküm Diyene!

BU MESAJI tüm Türk Site ve iletişim ağlarına, gazetelere, televizyonlara, radyolara, dergilere, kurumlara, derneklere, sendikalara, vakıflara, Siyasi Partilere, Barolara ve diğer ilgili kuruluşlara  iletmeyi görev sayacağınızı umuyor ve bunu önemle
RİCA EDİYORUZ.

Saygılarımızla,

Türklere Soykırım Araştırma Vakfı, Lahey, Adına,

Sefa M. Yürükel,
Başkan

Lahey/Hollanda

Yazışma adresi : Turkish Genocide Research Foundation, postbus 13252 2501 EG Den Haag, Holland/Hollanda
Tel.. 0031686257388, 0047 95298366

sefamyurukel65@gmail.com
(Banka numarasi) Turkish Genocide Research Foundation,
Account nr:ABN AMRO IBAN NR: NL91ABNA0 52 23 36 841,

Den Haag, Holland/Hollanda

===================================

BALYOZ Davasında Hüküm Alanların (9.10.13) Adresleri

CEZAEVİ ADRESLERİ

HASDAL ASKERİ CEZAEVİ İÇİN ADRES:
3.KOLORDU KOMUTANLIGI ASKERİ CEZA VE TUTUKEVİ MD.LÜGÜNE
HASDAL –  İSTANBUL

HADIMKÖY ASKERİ CEZAEVİ İÇİN ADRES:
GANİ AKMAN KIŞLASI, CEZAEVİ HADIMKÖY – İSTANBUL

MALTEPE ASKERİ CEZAEVİ İÇİN ADRES:
MALTEPE ZIRHLI TUGAY ASKERİ CEZA VE TUTUKEVİ MALTEPE- İSTANBUL

MAMAK ASKERİ CEZAEVİ İÇİN ADRES: MAMAK ASKERİ CEZAEVİ
TURGUT ÖZAL BULV. ORGENERAL EŞREF AKINCI KIŞLASI, MAMAK/ANKARA

ŞİRİNYER ASKERİ CEZAEVİ İÇİN ADRES:
EGE ORDU KOMUTANLIĞI, ŞİRİNYER ASKERİ CEZA VE TUTUKEVİ BUCA/İZMİR

SİLİVRİ İÇİN ADRES : SEMİZKUMLAR MAHALLESİ, SİLİVRİ CEZA İNFAZ KURUMLARI KAMPÜSÜ  … NO.LU L TİPİ KAPALI CEZA İNFAZ KURUMU, KOĞUŞ …- …  SİLİVRİ / İSTANBUL

NOT: (Silivri’de koğuşlar ve bloklar için ayrı yazmak gerekiyor ve oraya mektuplar
en erken 1 ayda gidiyor …!!!)

ASKERİ CEZAEVLERİ İÇİN ADRES: KİŞİLERİN İSİMLERİNİ YAZIP göndermek yeterli.

SİNCAN İÇİN ADRES: ANKARA 1 NOLU F TİPİ YÜKSEK GÜVENLİKLİ KAPALI
CEZA İNFAZ KURUMU 
SİNCAN / ANKARA

İZMİR BUCA KAPALI-AÇIK CEZA İNFAZ KURUMU İÇİN ADRES:
BARIŞ MAH., MENDERES CAD., NO: 108 BUCA / İZMİR
TEL: 0 232 487 1366  FAKS: 0232 487 1365  GSM : 0 506 600 6280

HASDAL, HADIMKÖY ve MALTEPE’DE KALANLAR (Balyoz)

(LİSTE RÜTBE SIRASINA GÖRE KENDİ İÇİNDE SOYADINA GÖRE ALFABETİKTİR)

Adı Soyadı                                                                   YERİ

Turgut ATMAN
Koramiral Deniz CORA                                                  Hadımköy

Erdem Caner BENER
Tümamiral Ahmet Sinan ERTUĞRUL                               Hadımköy

Ayhan GÜMÜŞ

Gürbüz KAYA
Hv.Tümgeneral Bülent KOCABABUÇ                              Hadımköy

Kubilay BALOĞLU
E.Tuğa. Abdullah GAVREMOĞLU                                   Hasdal
Tuğamiral Ali Sadi ÜNSAL                                              Hadımköy

Fahri Can YILDIRIM

Dz.Kur.Alb. Kadri Sonay AKPOLAT                                Hadımköy

Dz.Kur.Alb. Enver AKSOY                                             Maltepe

Dz.Kur.Albay Muharrem Nuri ALACALI                          Hadımköy
Dz.Kur.Albay Nihat ALTINBULAK                                  Hadımköy

Dz.Kur.Albay Utku ARSLAN                                          Hasdal

Erdinç ALTINER

Dz.Kur.Albay Ergün BALABAN                                     Hasdal

Mustafa Haluk BAYBAŞ
Dz.Kur.Albay Servet BİLGİN                                         Hasdal

Hv.Kur.Alb. Şenol BÜYÜKÇAKIR                                   Hadımköy

Dz.Kur.Alb. Yaşar Barbaros BÜYÜKSAĞNAK                Hasdal

Çetin CAN
Alpay ÇAKARCAN
Dz.Kur.Alb. Taylan ÇAKIR                                            Hadımköy

Önder ÇELEBİ
Davut İsmet ÇINKI
Mehmet ÇOLPAN
Dz.Kur.Alb. Mehmet Cenk DALKANAT
Ahmet DİKMEN
J.Kur.Alb. Kahraman DİKMEN                                       Hasdal

Hv.Per.Kur.Alb. Hüseyin DİLAVER                                 Hadımköy

Dz.Kur.Alb. Faruk DOĞAN                                             Hasdal

Dz.Kur.Alb. Tayfun DUMAN                                           Hadımköy

Hv.Hak.Albay Ahmet ERDEM                                         Hadımköy

Celal Kerem EREN
Hv.Kur.Alb. Mehmet ERKORKMAZ                                 Hadımköy

Ayhan GEDİK
Ramazan Kamuran GÖKSEL
Dz.Kur.Alb Derya GÜNERGİN                                       Maltepe

Dz.Kur.Alb. Ender GÜNGÖR                                         Hadımköy

Bülent GÜNÇAL
Alb. Yüksel GÜRCAN
Ahmet HACIOĞLU
Hüseyin HANÇER
Cenk HATUNOĞLU
Dz.Alb. Meftun HIRACA                                                Hasdal

Dz.Kur.Alb. Zafer Erdim İNAL                                       Maltepe

Ender KAHYA
Alpar KARAAHMET
Bahadır Mustafa KAYALI
Engin KILIÇ
Dz.Kur.Albay Kıvanç KIRMACI                                     Hasdal

Mehmet Cem KIZIL
Jnd.Alb. Mustafa KOÇ                                                  Hadımköy

Dz.Kur.Albay İbrahim Özdem KOÇER
Dz.Kur.Alb. Ayhan Türker KOÇPINAR                           Hasdal

Cengiz KÖYLÜ
J.Kur.Alb. Erhat KUBAT                                               Hadımköy

Alb. Sefer KURNAZ                                                      Maltepe

Kur.Albay Dr. Ahmet KÜÇÜKŞAHİN                              Hasdal

Mehmet Baybars KÜÇÜKATAY
Abdullah Cüneyt KÜSMEZ
Dz.Kur.Albay Ümit METİN                                             Hadımköy

Rafet OKTAR
Dz.Kur.Albay Mehmet Cem OKYAY
Dz.Kur.Albay Bülent OLCAY                                         Maltepe

Dz.Kur.Albay Derya ÖN                                               Hasdal
Dz.Kur.Albay Mehmet ÖRGEN                                      Hadımköy

Emin Hakan ÖZBEK
J.Kur.Alb. Murat ÖZÇELİK                                            Hadımköy

J.Kur.Alb. Hüseyin ÖZÇOBAN                                       Hasdal
Dz.Kur.Alb. Hasan ÖZYURT                                          Maltepe

Dz.Müh.Alb. Devrim REHBER                                       Hasdal

Dz.Kur.Alb. Murat SAKA
Mesut Zafer SARI
Hv.Plt.Kur.Alb. Namık SEVİNÇ                                     Hadımköy

Dz.Kur.Alb. Aydın SEZENOĞLU
Dz.Kur.Alb. Hannan ŞAYAN
Dz.Hak.Alb. Ali Cengiz ŞİRİN                                       Hasdal

Dz.Albay Dora SUNGUNAY
Dz.Kur.Alb. Bayram Ali TAVLAYAN                              Hadımköy

Dz.Kur.Alb. Aykar TEKİN                                             Hasdal

Dz.Kur.Alb. Ali Yasin TÜRKER                                     Maltepe

Dz.Kur.Alb. Ali TÜRKŞEN
Levent Kerim UÇA
Dz.Kur.Alb. Ertuğrul UÇAR                                          Hasdal

Dz.Hak.Alb. Onur ULUOCAK                                       Hadımköy

Dz.Kur.Alb. Fahri Yavuz URAS                                    Maltepe

Dz.Kur.Alb. Murat ÜNLÜ
Dz.Alb. Fatih Uluç YEĞİN
Hanifi YILDIRIM
Necmi YILDIRIM
Albay Recep YILDIZ
Aziz YILMAZ
Dz.Yb. Armağan AKSAKAL
Dz.Kur.Yb. Mehmet AYGÜN
Dz.Yarbay Levent ÇEHRELİ
Yarbay Mehmet Ferhat ÇOLPAN
Yüksel GÜRCAN
Nail İLBEY
Dz.Kur.Yb. Ercan İRENÇİN
Dz.Yb. Ercan KİREÇTEPE
Gürkan KOLDAŞ
Süleyman Namık KURŞUNCU
Necdet Tunç SÖZEN
Fatih ALTUN
Mehmet Cem ÇAĞLAR
Eren GÜNAY
Erme ONAT
Özgür Ecevit TAŞÇI
Refik Levent TEZCAN
Kemalettin YAKAR
Mehmet ULUTAŞ
Muhammed SARIKAYA
Cihan ARIK
Teğmen Emre BALTACI
Mehmet Ali ÇELEBİ
İlhan BULAYIR
Astsubay Ali Oktay ŞAHBAZ                                        Hasdal

HASDAL’da KALANLAR (Gizli Belge Davası)

J.Mu.Yzb. Hamza KAYA                                              Hasdal

MAMAK CEZAEVİNDE KALANLAR – (Sözde Balyoz)

Hv.Tuğgeneral Mehmet ELDEM
Şafak YÜREKLİ
Yusuf AFAT
Gürsel ÇAYPINAR
Hakan İsmail
Hüseyin Ali DEMİR
Haldun ERMİN
Dz.Albay Cahit Serdar GÖKGÖZ
Dz.Kur.Albay Nuri Selçuk GÜNERİ
Taner GÜL
Yavuz KILIÇ
Dz.Kur.Albay Hakan Mehmet KÖKTÜRK
J.Kur.Alb. Mustafa ÖNSEL
Dz.Kur.Albay Murat ÖZENALP
İbrahim Koray ÖZYURT
Erhan ŞENSOY
Dz.Kur.Albay Berker Emre TOK
Hüseyin TOPUZ
Dz.Kur.Alb. Sinan TOPUZ
Yusuf Volkan
Dz.İsth.Yb. Cemalettin BOZDAĞ
Kürşad Güven ERTAŞ
Yusuf KELLELİ
Hüseyin TOPUZ
Ayhan Erdinç ATİK

MAMAK CEZAEVİNDE KALANLAR – (Sözde Gizli Belge)

Bülent ACACelalettin AKÇİL
Top.Kur.Alb. İrfan BULUT
Hami ÇETİNER
Engin ÇIRAKOĞLU
Mete Varol GÜNEŞ
J.Mu.Alb. Erdal ÖZKAN
İsth.Kur.Alb. Erdal ŞENER
Hv.Plt.Kur.Yb. Oğuz OKUYUCU
P.Bnb. Merdin KIŞKAN

SİLİVRİ CEZAEVİNDE KALANLAR (Sözde Balyoz ve Ergenekon)

Sevgi ERENEROL

Semizkumlar Mah., Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü, 8 nolu L Tipi Cezaevi, C-1 Koğuşu Silivri/İSTANBUL

E.Orgeneral Çetin DOĞAN
E.Tümamiral Deniz KUTLUK
E.Tümamiral Aydın GÜRÜL

Semizkumlar mahallesi, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü, 5 nolu L tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Koğuş F-9 Alt Silivri/İSTANBUL

E.Org. İlker BAŞBUĞ
E.Org. Hurşit TOLON
E.Org. Tuncer KILINÇ

Semizkumlar mahallesi, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü, 5 nolu L tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Koğuş F-9 Üst Silivri/İSTANBUL

Cem GÜRDENİZ
S. Okan KIRÇİÇEK
E.Tuğa. Alaettin SEVİM
E.Hv.Tuğg. Haluk SELVİ
Levent ERKEK
Dursun ÇİÇEK
E.Jan.Alb. Cemal TEMİZÖZ
E.Hv.Alb. Yusuf Ziya TOKER
E.Alb. Fuat SELVİ

Semizkumlar Mah., Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü Silivri 5 nolu L tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Koğuş C-10 Silivri/İSTANBUL                           

E.Orgeneral Hasan IĞSIZ

E.Tuğamiral Hasan HOŞGİT
E.Tuğamiral Hüseyin HOŞGİT
E.Tümamiral Özer KARABULUT
E.Koramiral Feyyaz ÖĞÜTÇÜ
E.Tümamiral Engin BAYKAL
E.Dz.Kur.Alb. Ümit ÖZCAN    5 B8 de mi?
Turgut KETKEN

Semizkumlar Mah., Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü 5 nolu L tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Koğuş C-19 Silivri/İSTANBUL

E.Hv.Korg. Korcan POLATSÜ
E. Hv.Korg. Ziya GÜLER
E.Tümg. Nuri Ali KARABABA
Beyazıt KARATAŞ
E.Hv.Tümg. Nedim Güngör KURUBAŞ
E.J.Alb. Kubilay AKTAŞ
E.P.Kur.Alb. Suat AYTIN
E.Alb. Mehmet YOLERİ

Semizkumlar Mah., Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü 5 nolu L tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Koğuş C-8 Silivri/İSTANBUL

Nuri ÜSTÜNER
E.Yb. Mehmet Seyfettin ALEVCAN

Semizkumlar Mah., Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü 5 nolu L tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Koğuş C-7 Silivri/İSTANBUL

E.Kora. Lütfü SANCAR
E.Korg. Hayri GÜNER
E.Korg. Doğan TEMEL
E.Tüma. Taner BALKIŞ
E.Tuğa. Mustafa KARASABUN
E.Tuğa. Turgay ERDAĞ
Sencer BAŞAT

Semizkumlar Mah., Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü 5 nolu L tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Koğuş C-4 Silivri/İSTANBUL

Hakan SARGIN

Semizkumlar Mah., Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü 5 nolu L tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Koğuş C-3 Silivri/İSTANBUL

E.Tümg. Uğur UZAL
E.Tüma. Fikret GÜNEŞ
E.Tuğa. Cem Aziz ÇAKMAK
E.Tuğa. Hakan ERAYDIN
E.Tuğa. İsmail TAYLAN
E.Tuğa. Fatih ILGAR

Semizkumlar Mah., Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü 5 nolu L tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Koğuş C-2 Silivri/İSTANBUL

E. Org. Bilgin BALANLI
A.Can ERENOĞLU
İsmail TAŞ
E.Tüma. Ali Semih ÇETİN
Yalçın ERGÜL
Osman KAYALAR
Mustafa Erhan PAMUK

Semizkumlar Mah., Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü Silivri 5 nolu Kapalı Cezaevi, Koğuş B-8 Silivri/İSTANBUL

E.Tümg. Tuncay ÇAKAN

E.Tuğg. Mehmet Kaya VAROL
E.Tuğg. Halil KALKANLI
E.Tuğg. İzzet OCAK
E.Alb. Bülent TUNCAY

Semizkumlar Mah., Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü Silivri 5 nolu Kapalı Cezaevi, Koğuş B-10 Silivri/İSTANBUL

E.Korg. Mehmet ERÖZ
E.Tümg. Ahmet YAVUZ
E. Tümg. Hasan Fehmi CANAN
E.Tuğg. Suha TANYERİ
E.Tuğg. İhsan BALABANLI

Semizkumlar Mah., Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü Silivri 4 nolu L tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Koğuş B-11 Silivri/İSTANBUL

Mustafa DÖNMEZ

Semizkumlar Mah., Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü Silivri 4 nolu L tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Koğuş B-9 Silivri/İSTANBUL

E.Korg. Ayhan TAŞ
E.Korg. Metin Yavuz YALÇIN
E.Tümg. Abdülkadir ERYILMAZ
E.Tümg. Behzat BALTA
E.Tümg. R.Rıfkı DURUSOY
E.Tuğg. Bulut Ömer MİMİROĞLU
E.Tuğg. Faruk Oktay MEMİOĞLU
E.Tuğg. Süha TANYERİ

Semizkumlar Mah., Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü 4 nolu L tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Koğuş B-8 Silivri/İSTANBUL

E.Ora. Özden ÖRNEK
E.Org. Halil İbrahim FIRTINA
E.Org. Şükrü SARIIŞIK

Semizkumlar Mah., Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü 4 nolu L tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Koğuş B-7 Silivri/İSTANBUL

Mehmet OTUZBİROĞLU
Kadir SAĞDIÇ
Korkut ÖZARSLAN
Yurdaer OLCAN
Haydar Mücahit ŞİŞLİOĞLU
A. Bertan NOGAYLAROĞLU
Mustafa İLHAN
Hakan BÜYÜK

Semizkumlar Mah., Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü, 4 no.lu L Tipi Cezaevi, B-5 Koğuşu, Silivri/İSTANBUL

E.Tuğg. Mustafa Kemal TUTKUN
Mustafa ÇALIŞ

Semizkumlar Mah., Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü, 4 no.lu L Tipi Cezaevi, B-4 Koğuşu, Silivri/İSTANBUL

E.Alb. Muzaffer TEKİN
Mehmet Fikri KARADAĞ

Semizkumlar Mah., Silivri Kapalı Cezaevi ve İnfaz Kurumları Kampüsü, L Tipi, 1 nolu Cezaevi, F-9, Üst koğuş, Silivri/İSTANBUL

Kemal AYDIN
E.Kur.Alb. Orhan ÇOBAN

Semizkumlar Mah., Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü Silivri 1 nolu Kapalı Cezaevi, Koğuş F-8 Silivri/İSTANBUL

Ahmet Tuncay ÖZKAN
Hikmet ÇİÇEK
Mehmet Deniz YILDIRIM

Semizkumlar Mah., Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü Silivri 1 nolu Kapalı Cezaevi, F-7 Koğuşu Silivri/İSTANBUL

Semih Tufan GÜNALTAY

Semizkumlar Mah., Silivri Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumları Kampüsü, L Tipi, 1 nolu Cezaevi, F-6 Üst Koğuş, Silivri/İSTANBUL

Doğu PERİNÇEK
Mehmet Bedri GÜLTEKİN
Erkan ÖNSEL

Semizkumlar Mah., Silivri Kapalı Cezaevi ve İnfaz Kurumları Kampüsü, L Tipi, 1 nolu Cezaevi, F-3, Silivri/İSTANBUL 

E. Bnb. Fikret EMEK

Semizkumlar Mah., Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü, 1 nolu L Tipi Cezaevi, F-3 Üst Tecrit Hücresi, Silivri/İST

E.Astsb. Oktay YILDIRIM
Turhan ÖZLÜ
Mehmet DEMİRTAŞ

Semizkumlar Mah., Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü Silivri 1 nolu Kapalı Cezaevi, Koğuş F-2 Silivri/İSTANBUL

Gazi Üsteğmen Av.Serdar ÖZTÜRK (Ankara’ya gelmek için müracaat etti)

E.Dz.Bnb. Levent BEKTAŞ
E.Alb. Mustafa Levent GÖKTAŞ

Semizkumlar Mah., Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü Silivri 1 nolu Kapalı Cezaevi, Koğuş B-4  Silivri/İSTANBUL

Prof. Dr. Yalçın KÜÇÜK – Oda TV – Ergenekon 2
Prof.Dr. Fatih HİLMİOĞLU – Ergenekon 2
Durmuş Ali ÖZOĞLU

Semizkumlar Mah., Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü Silivri 1 nolu Kapalı Cezaevi, Koğuş B-2  Silivri/İSTANBUL

Prof.Dr. Kemal ALEMDAROĞLU
E.Alb. Hasan Atilla UĞUR – Ergenekon 2
E.Dz.Yzb. Hasan Ataman YILDIRIM – Ergenekon 2 ve İnternet Andıcı

Semizkumlar Mah., Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü Silivri 1 nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Koğuş B-1 Silivri/İSTANBUL

SİLİVRİ’DE OLAN ANCAK CEZAEVİ VE KOĞUŞU BELLİ OLMAYANLAR

Soner POLAT
E.Dz.Kur.Alb. Halit Nejat AKGÜNER
E.Hv.Kur.Alb. Osman BAŞIBÜYÜK
E.Öğr.Alb. Berna DÖNMEZ
E.Dz.Kur.Alb. Osman Fevzi GÜNEŞ
E.Kur.Alb. Emin KÜÇÜKKILIÇ
E.Dz.Kur.Alb. Aşkın ÖZTÜRK
E.Alb.Erden ÜLGEN
E.Bnb. Gürkan YILDIZ
E.Dz.Yb. Binali AYDOĞDU
E.Dz.İk.Yb. Turgay YAMAÇ

SİNCAN CEZAEVİNDE KALANLAR – (Sözde Balyoz)

E.Korg. Nejat BEK
E.Korg. Engin ALAN
E.Hv.Korg. Rasim ARSLAN
Rıdvan ULUGÜLER
E.Tümg. Bekir MEMİŞ
E.Tümg. Salim Erkal BEKTAŞ
E.Alb. Erdal AKYAZAN
E.Dz.Alb. Ökkeş Alp KIRIKKANAT
E.Hv.Hak.Alb. Ahmet Zeki ÜÇOK
Memiş Yüksel YALÇIN

SİNCAN CEZAEVİNDE KALANLAR – (Sözde Ergenekon)

Mustafa BALBAY, CHP İzmir Milletvekili
Sincan L Tipi 1 No.lu Nizamiye, F-6 Alt Koğuş

ŞİRİNYER ASKERİ CEZAEVİNDE KALANLAR

(İZMİR Sözde-Gizli Belge Davası)

Bülent ACAR
İdris ACARTÜRK
Celalettin AKÇİL
Erhan Murat AKDENİZ
Top.Kur.Alb. İrfan BULUT
Hami ÇETİNER
Engin ÇIRAKOĞLU
Ömer Faruk ERDOĞAN
Mete Varol GÜNEŞ
J.Kur.Alb. Durmuş Eray GÜÇLÜER
J.Mu.Alb. Erdal ÖZKAN
Tbp.Kd.Alb. Ergün ÖZKAN
İsth.Kur.Alb. Erdal ŞENER
Hv.P.Alb. Aydın ŞİT
Kr.Plt.Kur.Alb. Mehmet Metin TURAN
Özgür Özcan ALTINBULAK
Hv.Plt.Kur.Yb. Nuri DERELİ
Bkm.Yb. Tamer NALBANT
Hv.Plt.Kur.Yb. Oğuz OKUYUCU
J.Yb. Emin Uğur ÖZAÇIK
Hv.Plt.Kur.Yb. Murat POLAT
P.Yb. Ümit TOPALOĞLU
Bülent AKBAŞ
J.Mu.Bnb. Süreyya DOĞAN
P.Bnb. İhsan GÖKOĞLAN
P.Bnb. Merdin KIŞKAN
Hv.Per.Bnb. Yavuz PEHLİVAN
Asuman ÜNLÜ
Engin KARATEKİN
Öğr.Yzb. Andaç KESKİN
Kr.Plt.Ütğm. Emre ASLAN
Dz.Kd.Ütğm. Anıl BİLGİN
Onur SÜER
Sunay AKKAYA
Hv.Bşçvş. İlter HALAÇ
Sağ.Üçvş. Davut YILDIZ
Hv.Kd.Çvş. Serhat HASTÜRK
Hv.Kd.Çvş. Saygın ÖZDEMİR

Şirinyer Askeri Cezaevi – (Sözde Balyoz)

Dz.Alb. Mete DEMİRGİL
Dz.P.Kur.Alb. Mücahit ERAKYOL (Bayramdan sonra)
Dz.Kur.Alb. Mehmet Koray ERYAŞA (Bayramdan sonra)
Dz.Alb. Aşkın ÜREDİ
Oğuz TÜRKSOYU

BUCA CEZAEVİ

Atilla ÖZLER

MUĞLA E TİPİ CEZAEVİ

Merdan YANARDAĞ

28 ŞUBAT SORUŞTURMASI (TOPLAM 20 TUTUKLU)

SİNCAN CEZAEVİ  (18 kişi)                    

E. Orgeneral Çevik BİR
E. Orgeneral Orhan YÖNEY (13 Şubat 2013)
E. Korgeneral Vural AVAR
E. Korgeneral Tevfik ÖZKILIÇ (Balyoz’dan tahliye)
E. Korgeneral Köksal KARABAY (13 Şubat 2013)
E. Koramiral Altaç ATILAN (13 Şubat 2013)
E. Koramiral Aydan EROL (15 Şubat 2013)
E. Tümgeneral Erol ÖZKASNAK
E. Tümgeneral Çetin DİZDAR
E. Tümgeneral Kenan DENİZ
E. Tümgeneral Ayhan CANSEVGİSİ (14 Şubat 2013)
E. Tümgeneral Şevket TURAN (15 Şubat 2013)
E. Tuğgeneral Refik ZEYTİNCİ (14 Şubat 2013)
E. Tuğgeneral Ünal AKBULUT
E. Tuğgeneral İdris KORALP
E. Albay Hüsnü DAĞ
E. Albay Ruşen BOZKURT
E. Albay Cengiz ÇETİNKAYA

SİLİVRİ CEZAEVİ (2 kişi)

E. Orgeneral Çetin DOĞAN
E. Orgeneral Şükrü SARIIŞIK

28 Şubat Davasından 37 kişi TAHLİYE oldu. – 14 Haziran 2013

Ergenekon Davasında 13 kişi TAHLİYE oldu – 05 Ağustos 2013

28 Şubat Davasında 1 kişi TAHLİYE oldu – 02 Eylül 2013

28 Şubat Davasında 9 kişi TAHLİYE oldu – 05 Eylül 2013

İzmir Gizli Belge Davasından 13 kişi TAHLİYE oldu – 27 Eylül 2013

28 Şubat Davasından 8 kişi TAHLİYE oldu – 01 Ekim 2013

Balyoz Davasından 88 kişi TAHLİYE oldu – 09 Ekim 2013

Emekli Oramiral Nusret Güner AYDINLIK’A konuştu: Sessiz kalan düşmandır


Emekli Oramiral Nusret Güner AYDINLIK’A konuştu:

Sessiz kalan düşmandır!

10guner

Emekli Oramiral Nusret Güner:

  • ‘Benim Genelkurmay Başkanım nasıl ses çıkartmaz?
    Yani kendisinden önceki Genelkurmay Başkanları çok kötüydü,
    kendisi sütten çıkmış ak kaşık’

Askerlere yönelik davalara tepki olarak Donanma Komutanlığı görevinden
istifa eden
emekli Oramiral Nusret Güner, Yargıtay 9. Ceza Dairesi‘nin
Balyoz kararlarına ilişkin çok sert açıklamalarda bulundu.

Aydınlık‘a konuşan Güner, Genelkurmay Başkanı Necdet Özel‘i olanlara sessiz kalmakla eleştirdi: “Bize bunu yapanlara kızmıyorum; düşman her şeyi yapar
ama benim adamın beni korumuyor, demek ki o da benim düşmanım.”

‘Türk Milleti uyan!’

Yargıtay’ın kararlarına hiç şaşırmadığını belirten emekli Oramiral Güner,

“Böyle bir düzenden başka bir karar beklenemezdi. Bu, adalet diye bir şeyin kalmadığını gösteriyor.” dedi. Cezaları onanan komutanların rütbelerinin sökülecek olmasına ilişkin üzüntülerini dile getiren Güner, Türk milletine şu çağrıda bulundu:

  • “Bütün yargıçlarımız, savcılarımız Türk milleti adına karar verdiklerini söylüyorlar. Ben buradan ‘Ey Türk Milleti, uyanın’ diyorum. Senin için canını feda etmeye yemin etmiş insanlara reva görülen bir durum değil bu. Ey Türk Milleti, senin adına karar verenler pırıl pırıl insanları mahvediyorlar, yasal olarak bir mekanizma kur ve bunları kontrol et.”

Yetkililere yazıklar olsun’

Güner, “Bizi bu duruma düşüren hainler, buna ses çıkartmayan yetkililer var.
Benim Başbakanım, meclisim, bakanlar kurulum var. Bu yetkilileri kınıyorum.
Yazıklar olsun diyorum onlara. Andımız konusunda da gördüğümüz gibi, muhalefet de iktidarla el ele vermiş ‘aman ikinci bir muhalefet oluşturmayalım’ derdinde. Bu yandaş muhalefet Türkiye’ye en büyük kötülüğü yapmıştır. Yandaş medyada ‘patronlar öyle ama emekçiler ne yapsın’ diyerek bu durumu geçiştiremeyiz. Herkes tavır koyacak, emekçisi de tavır koyacak. Yoksa acısını bu millet çekecek.” diye konuştu.

‘Sütten çıkmış ak kaşık’

Ergenekon, Poyrazköy, Askeri Casusluk gibi davalardan da farklı kararların çıkmayacağına inandığını söyleyen Nusret Güner, şöyle devam etti:

Deniz Kuvvetleri’nin belini kırdılar,
TSK’nın belini kırıyorlar,
maalesef buna sessiz kalanların başında benim Genelkurmay Başkanım geliyor.

  • Genelkurmay Başkanım nasıl ses çıkartmaz?

Yani kendisinden önceki Genelkurmay Başkanları çok kötüydü, kendisi sütten çıkmış
ak kaşık… Kesinlikle kınıyorum. Askerine sahip çıkmayanlar komutan olamazlar,
lider olamazlar. Emir verir ve kendi kendilerine uygularlar. İçim içimi yiyor.
Bize bunu yapanlara kızmıyorum; düşman her şeyi yapar ama senin adamın
beni korumuyor, demek ki o da benim düşmanım.”

İKİ FOTOĞRAFLA ASKERLERİN ZAFER BAYRAMI !?


Dostlar
,

Çok değerli dostumuz, insan gibi insan, E. Tümg. Sayın Naci Beştepe‘den ulaşan “hazin” bir iletiyi paylaşalım.. Bizim de duygu ve düşüncelerimize tercüman oldu adeta.

Sayın Beştepe’nin eklediği “2 fotoğraf” gerçek anlamda hüzün verici ve düşündürücü.. Tarihe mal olacakları ise kesin..

Sayın Beştepe yine çoook sabırlı ve olgun yazmış..

Biz ise, artık “Mustafa Kemal’in Ordusu” diyemeyeceğimiz TSK’nın fotoğraflardaki komuta heyetine derin teessüflerimizi bildiriyoruz..

Başta Genelkurmay Başkanı Necdet Özel beyefendiye..

Sonra da, son YAŞ’ta (2013) tüm askeri gelenekler ve hiyerarşi ayaklar altına alınarak belirlenen 4 yardımcısına..

– KKK Komutanı Org. Hulusi AKAR

– Deniz Kuvvetleri Komutanı Ora. Bülent BOSTANOĞLU

– Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Akın ÖZTÜRK

– Jandarma Genel Komutanı Org. Servet YÖRÜK

Yazıklar olsun..

“Silahlı Kuvvetlerin manevi şahsiyetini tahkir… “ vb. kalıp ceza yasası
ağır yaptırımları daha fazlasını yazmamızı ne yazık ki engelliyor..

Ama şu kadarını söylemek yurttaş olarak anayasal hakkımız :

Bu komuta heyetine güvenmiyor, kendimizi güvende duyumsayamıyor
ve -maalesef- saygı da duymuyoruz..

Tuğg. Ertuğrul Gazi Özkürkçü.. 2 büklüm paşa.. içimizi acıttı..
(Müyesser Yıldız ODATV‘de hakkında kapsamlı yazdı, 3.9,13, http://www.odatv.com/n.php?n=o-selmin-ve-sahibinin-sirri…-0309131200)

Mustafa Kemal Paşa‘nın “Zabit ve Kumandan ile Hasbihal” inde tanımladığı subaylar bunlar olmasa gerek!?

Sevgi ve saygı ile.
Datça, 4.9.13

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

===============================================

İKİ FOTOĞRAFLA ASKERLERİN ZAFER BAYRAMI !?

Naci BEŞTEPE
E. Tümgeneral

30 Ağustos 2013 Zafer Bayramı kutlamaları ile ile ilgili iki fotoğraf aldım.
Çok kişi sosyal medyadan ulaşmış, görmüş olabilir. Fotoğrafları paylaşanlar,
kısa ve anlamlı ibareler eklemişler.
Can alıcı ifadeler.
Ben de eklemeler yapmak istedim.

BİAT SELAMI

İlkinde, bir tuğgeneral eşi ile kutlamada (tebrikatta).
Hanımefendi UZUN ETEK kuralına uymuş. Modern görünümlü.

2_buklum_General_30.8.2013

Generalimiz (tanıyamadım), askerin BAŞLA SELAMLAMA yöntemini aşmış.
İki büklüm durumda

Basen teslime hazır.
Kafasının ortası hatta ensesi  Cumhurbaşkanı’nın gözü hizasında.

Özel bir selam biçimi.

BİAT SELAMI olmalı.

“Sen beni terfi ettir, ne istersen iste..” duruşu sanki!

Gelecek rütbeleri hayrlı olsun.

*****

GÜLÜNCE GÜLLER AÇIYOR

İkincisinde; Cumhurbaşkanı Gül’ün karşısında üç orgeneral, bir oramiral.
Genelkurmay Başkanı, iki kuvvet komutanı ve J. Genel Komutanı.

Komutanlar_pur_nese_30.8.2013

Görüntüye göre; Cumhurbaşkanı çok neşeli, nükteli / neşeli bir şeyler söylüyor.
Askerlerin hepsi keyifle gülüyor.

Ağızlar fiyonk.

Yurtta ve cihanda barış var.

TSK ve ülke güllük gülistanlık.

Gül’den nüktelerle bayram gülücüklerle dolu geçiyor.

Bir gün sonra, YAŞ’ta bu karedekilerin kararı ve onayı ile emekli edilen 14 general-amiral ve albaylar askeri cezaevlerinden sivil cezaevlerine nakledilecek.

İki  gün sonra 106 askerin 28 Şubat yargılanması başlayacak (2 Eylül 2013).
BALYOZ, ERGENEKON, CASUSLUK, POYRAZKÖY zaten cepte.

Gazetelerde sitem dolu demeçleri yer almış, emekli edilenlerin.
Fotoğraftakiler okumamış olmalı.

Koramiral Can ERENOĞLU’nun,

  • “Benim için üzücü olan, bu davanın TSK’nın Atatürkçü, aydın, yurtsever personelinin tasfiyesini hedeflediği ve delillerin düzmece iftira olduğu bilinmesine rağmen, sahip çıkması gerekenlerin, olmayan hukuka güvendiklerini söyleyerek bizleri yalnız bırakmasıdır.
    Daha vahim olan, bizleri tasfiye edenlerin içinde
    silah arkadaşı maskesi takan ve komplocularla işbirliği yapan hainlerin bulunmasıdır.
    Başka bir üzüntü kaynağım da, suçsuz olduğumuzu bilenlerin de
    üniformamızı çıkarmamıza onay vermesidir
    .”

sözlerinin kendileri ile uzaktan yakından ilgisinin olmadığını değerlendirmiş olmalılar. Yoksa,
bu ayıp hepsine yeter de artardı bile. Değil ağız kulakta gülmek, tebessüm etmek bile zul gelirdi. İçlerinde çok sevdiğim ve beraber çalıştığım arkadaşlarımın olması içimi yakıyor.

Hem de çok.

Çaresizler mi, basiretsizler mi, vurdumduymazlar mı, korkaklar mı, makam sevdasından gözleri mi buğulanmış?

Anlayamıyorum.

Üzülüyorum.

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE
1 Eylül 2013

Yurtsever ve özverili halkımızın “emperyalist operasyondan kurtarmaya çabaladığı” Ordu bu olmasa gerek.. Şimdi, bu 2 fotoğraf ile, tertip davalarda kurban edilenlerin gerçek değeri daha iyi anlaşılıyor ve Onlara sahip çıkma uğraşı daha da anlam kaanıyor.

Bu 2 fotoğraf bir dönemeç işlevi üstlenmiştir.

İtiraf edelim; emperyalizmi ve işbirlikçilerini “şu kesitte” şimdilik alkışlıyoruz (!).
Büyük bir taktik başarı elde etmişlerdir. Ancak henüz “savaş” bitmemiştir;
birkaç ciddi muharebe yitirilmiş ve çook ağır yitik (zayiat) verilmişse de..

Ne deniyordu Gezi‘de ??

Bu daha başlangıç; mücadeleye devam!

Sevgi ve saygı ile.
Datça, 4.9.13

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

=============================================

İKİ FOTOĞRAFLA ASKERLERİN ZAFER BAYRAMI !?

Naci_Bestepe_portresi

Naci BEŞTEPE
E. Tümgeneral

30 Ağustos 2013 Zafer Bayramı kutlamaları ile ile ilgili iki fotoğraf aldım. Çok kişi sosyal medyadan ulaşmış, görmüş olabilir. Fotoğrafları paylaşanlar, kısa ve anlamlı ibareler eklemişler. Can alıcı ifadeler. Ben de eklemeler yapmak istedim.

BİAT SELAMI

İlkinde, bir tuğgeneral eşi ile tebrikatta. Hanımefendi UZUN ETEK kuralına uymuş.
Modern görünümlü.

Generalimizi (tanıyamadım), askerin BAŞLA SELAMLAMA yöntemini aşmış. İki büklüm vaziyette.

Basen teslime hazır.  Kafasının ortası hatta ensesi  Cumhurbaşkanı’nın gözü hizasında.

Özel bir selam şekli.

BİAT SELAMI olmalı.

“Sen beni terfi ettir, ne istersen iste..” duruşu sanki!

Gelecek rütbeleri hayrlı olsun.


GÜLÜNCE GÜLLER AÇIYOR

İkincisinde; Cumhurbaşkanı Gül’ün karşısında üç orgeneral, bir oramiral.
Genelkurmay Başkanı, iki kuvvet komutanı ve J. Genel Komutanı.

Görüntüye göre; Cumhurbaşkanı çok neşeli, nükteli/neşeli bir şeyler söylüyor.
Askerlerin hepsi keyifle gülüyor.

Ağızlar fiyonk.

Yurtta ve cihanda barış var.

TSK ve ülke güllük gülistanlık.

Gül’den nüktelerle bayram gülücüklerle dolu geçiyor.

Bir gün sonra, YAŞ’ta bu karedekilerin kararı ve onayı ile emekli edilen 14 general-amiral ve albaylar askeri cezaevlerinden sivil cezaevlerine nakledilecek.

İki  gün sonra 106 askerin 28 Şubat yargılanması başlayacak (2 Eylül 2013). BALYOZ, ERGENEKON, CASUSLUK, POYRAZKÖY zaten cepte.

Gazetelerde sitem dolu demeçleri yer almış, emekli edilenlerin. Fotoğraftakiler okumamış olmalı.

Koramiral Can ERENOĞLU’nun,

“Benim için üzücü olan, bu davanın TSK’nın Atatürkçü, aydın, yurtsever personelinin tasfiyesini hedeflediği ve delillerin düzmece iftira olduğu bilinmesine rağmen, sahip çıkması gerekenlerin, olmayan hukuka güvendiklerini söyleyerek bizleri yalnız bırakmasıdır. Daha vahim olan, bizleri tasfiye edenlerin içinde silah arkadaşı maskesi takan ve komplocularla işbirliği yapan hainlerin bulunmasıdır. Başka bir üzüntü kaynağım da suçsuz olduğumuzu bilenlerin de üniformamızı çıkarmamıza onay vermesidir.”

sözlerinin kendileri ile uzaktan yakından ilgisinin olmadığını değerlendirmiş olmalılar. Yoksa, bu ayıp hepsine yeter de artardı bile. Değil ağız kulakta gülmek,
tebessüm etmek bile zul gelirdi. İçlerinde çok sevdiğim ve beraber çalıştığım arkadaşlarımın olması içimi yakıyor.

Hem de çok.

Çaresizler mi, basiretsizler mi, vurdumduymazlar mı, korkaklar mı, makam sevdasından gözleri mi buğulanmış?

Anlayamıyorum.

Üzülüyorum.

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE
1 Eylül 2013

Mursi’yi destekleyelim, yoksa bize ‘darbeci’ derler!


Mursi’yi destekleyelim, yoksa bize ‘darbeci’ derler!

portresi.milletvekilijpg

Birgül Ayman Güler:
CHP İzmir Milletvekili

“Algı her şeydir” düsturunun yaydığı zehri söküp atmalıyız.
Biz, iktidar ve egemenliklerini algı ve yalan üzerine yükseltenlerin yöntemlerini kullanarak onlarla mücadele edemeyiz.
“Gerçek her şeydir”; herkesi gerçeğe davet etmeliyiz. 

TBMM İnsan Hakları Komisyonu, 4 Temmuz 2013 günü bir bildiri yayımladı.
Bildiriye dört siyasal parti grubunun temsilcileri topluca onay verdi. Böylece TBMM ve Türkiye, adeta bir dış sorunda ulusal tepki sergiler gibi tüm partilerin ortak çelik irade oluşturduklarını ilan etti.Bildiride şu deniyordu:

“Mısır’da iktidarın yetkileri askeri darbe ile gasp edilmiştir;

askeri darbe Kabul edilemez; iktidar derhal halka geri verilmelidir.”Açık sözcüklerle ifade edilirse, söylenen şuydu:

Müslüman Kardeşler’in iktidarı olan Mursi yönetimi
yeniden iş başına getirilmelidir.
Bunun gerekçesi “Çünkü askeri darbe ile gönderildi.” biçiminde belirlenmişti.
Ve imzacılar yalnızca Türkiye’yi değil tüm dünyayı böylesi girişimlere açıkça tavır almaya çağırıyorlardı.SORUN AKP ZİHNİYETİNE TESLİMİYETTİR

Böyle bir bildiride CHP nasıl bir örgütsel kararla yer almış olabilir?
Bu tavır CHP Meclis Grubu’nda ve Parti Meclisi’nde kararlaştırılmamıştır.
Diğer yetkili organlardan da böyle bir karar duyurusu yapılmamıştır. Parti karar mekanizmaları bakımından tavır belirleme konusunu şimdilik bir yana bırakalım.Bildiriyi imzalayanlar, aynı zamanda AKP’nin bizim vergilerimizden 2 milyar dolar bağışladığı Müslüman Kardeşler hareketini desteklemiş; Türkiye – Mısır ile ilişkilerini Mısır’a değil de bu ülkedeki bir siyasal harekete bağlamış oluyordu. Bu hareket Mısır halkının yalnızca % 25’ine seslenebilen; iktidar fırsatı bulduğunda halkın büyük bölümü tarafından onaylanmayıp reddedilmiş; kendisi de ordu ve ABD desteğiyle yol almış bir hareketti. Öte yandan bu hareketin ideolojik konumu ve siyasal değerleri,
CHP tarafından asla kabul edilemeyecek türdendi.

Peki, CHP için böyle bir tavra esas olan düşünce nasıl bir akıl yürütmenin ürünü olabilir?

Komisyon’da sergilenen bu tavrın zihinsel temeli şudur:

“Mısır’da Mursi yönetiminin düşürülmesi konusunda ihtiyatlı olmakta yarar vardır.
Ancak Türkiye’deki koşullar bakımından darbeye karşı çıkma noktasında durmak doğrudur. Dolayısıyla bu tavır doğrudur.”

Yani CHP, kendi ülkesi dışında bir ülkenin sorununa Türkiye problemleri açısından bakmaya itilmiştir. Ama Türkiye problemlerine de AKP zihniyeti ve politikasına
teslim olarak yaklaşmak durumuna düşürülmüştür.

ÇÖZÜM İDEOLOJİK HEGEMONYAYI KIRMAKTAN GEÇER

Mısır’da Mursi sorunu ve bu soruna ilişkin zihinsel harita, ülkemizde
hem akademik hem siyasal sol düşüncenin nasıl bir “ideolojik hegemonya”
altında ezildiğini gösteren sonuncu açık örnek olmuştur.

Mursi yönetimi Müslüman Kardeşler Hareketi’dir; bu hareket Türkiye’de AKP iktidarının müttefikidir. AKP, bu kararla müttefikini korumaktadır. Korumasını doğrudan değil,
uzun zamandır elinde demirden sopaya çevirdiği “darbeci” suçlamasından yararlanarak dolaylı yoldan gerçekleştirmektedir. Balyoz, Ergenekon, Askere Casusluk, vb…
düzmece davalara temel oluşturduğu bu sopayla karşısındaki muhalefeti
adeta teslim almıştır.

“Darbeci” yaftası yapıştırılmasından duyulan korku,
muhalefeti AKP’nin zihin haritası içinde eritmektedir.

AKP’nin yaptığı açık ve basittir. Kendisi için tehdit saydığı her şeyi “ırkçılık”, “Türkçülük”, “Alevicilik”, “dinsizlik”, “din düşmanlığı” ve “darbecilik” kalıplarına dökmüştür. Sözlerini iki kaynağa dayandırarak ağır bir ideolojik hegemonya ile
yol almaktadır.

Bu partinin ideolojik kaynaklarından biri Kuranı Kerim’in ayetleri, ikincisi evrensel insan hakları jargonudur. İnsana “artık bu kadarı da ayıp günah” dedirtecek ölçüde
din istismarı yapmaktadır. Muhalefet, AKP’ye karşı her sözünün ya kutsal kitaba ya da evrensel haklar silsilesine çarptığını görünce şiddetli bir korkuyla geri çekilmektedir. “Bunu söylersek bizi “dinsiz”; şunu söylersek “ırkçı”; diğerini savunursak “darbeci” olmakla suçlayacaklar” düşüncesi, muhalefeti AKP düz mantığına teslim etmiştir.

  • Günümüzün acil görevi, AKP’nin ideolojik hegemonyasına
    son vermektir.

“Algı her şeydir” düsturunun yaydığı zehri söküp atmalıyız.
Biz, iktidar ve egemenliklerini algı ve yalan üzerine yükseltenlerin yöntemlerini kullanarak onlarla mücadele edemeyiz.

  • “Gerçek her şeydir”; herkesi gerçeğe davet etmeliyiz.
AKP dinin temsilcisi değil dinin istismarcısıdır.
AKP, evrensel insan hakları ve demokrasi jargonunu “işi bittiği”nde
terk edeceğini kendisi açıklamış olan bu harekettir.“Algı”yı bu gerçeklerle
alaşağı etmeliyiz.

AKP’nin “zihinsel sabit”leri
yle bağları tümüyle koparmalıyız.
Bunu yapabilmenin anahtarı çok basittir:“Kendi dünya görüşümüz”ün sabitlerine odaklanmak.İşte o zaman “gündem belirleme” gücü bizim elimizde olacaktır.

(12 Temmuz 2013, YURT Gazetesi)

ADD Genel Başkanı Tansel Çölaşan’dan AYM Kararı Hakkında Basın Açıklaması

ADD Genel Başkanı Tansel  Çölaşan’dan
AYM Kararı Hakkında Basın Açıklaması

portresi

 

AYM (Anayasa Mahlemesi) Kararının Mahkemelerce Acilen Hayata Geçirilmesi,
İnsan Haklarına Saygı Gereğidir.

 

Terörle Mücadele Yasası‘nın 10/5 maddesinde yer alan hüküm; terör suçundan tutuklu yargılanan sanıkların, tutuklu kalabilecekleri AZAMİ süreyi belirlemekte idi. Anayasa Mahkemesi 2 Temmuz’da verdiği kararla bu hükmü, Anayasal eşitlik ilkesine aykırı bularak iptal ettiğini kısa kararı ile duyurdu.

I. Anayasa’ya göre iptal edilen yasa kuralının AYM kararının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten KALKMASI kuraldır. İstisnası ise, “gereken hallerde” yürürlük tarihinin ileri alınabileceği şeklinde düzenlenmiştir. (md 153)

“Gerekli hal”; iptal hükmü ile yasal boşluğun doğması, yeni yasal düzenlemelerin yapılmasına ihtiyaç olmasıdır. Süre bu “gerekli hal” nedeniyle verilmektedir.
Muhatabı da; yine Anayasa’nın 138/4. maddesinde belirtildiği gibi, yasama ve yürütme organlarıyla idaredir. Bu anlamda AYM’nin süreye ilişkin kararının muhatabı;
gerekli düzenlemeyi yapacak organlardır. Karar onlar yönünden tabii ki bağlayıcıdır.

Burada bir parantez açalım: AYM, Terörle Mücadele Yasası’nın 10/5. maddesini,
terör suçundan yargılanan sanıkların diğer suç sanıklarından farklı, daha ağır bir tutuklama sürecine tabi kılınmasını Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı bulup
iptal ettiğine göre, (ileride gerekçeli kararda farklı bir görüş yer almayacaksa)
esasen Yasama ve Yürütmenin bu kararın gereğini yerine getirmek için yeni bir düzenleme yapma “gerekliliği” de yok. Çünkü CMK’nın 102. maddesi yeterli olacak
ve uygulanacaktır. Çünkü yıllardır içeride neden yattıklarının hukuksal gerekçesi netleşmemiş Ergenekon, Balyoz gibi davaların sanıkları çoktan bu karardan yararlanmak hakkını

elde etmiş görünüyorlar.

II. Mahkemelere gelince; Anayasa Mahkemesi kararını açıklamıştır; terör suçundan yargılanan sanıkların diğer suç sanıklarından farklı, daha ağır bir tutuklama süresine
tabi kılınmasını Anayasaya aykırı bulmuştur. Açıktır. Nettir.

Öte yandan, CMK’nın 102. maddesi ile TMY’nın 10/5. maddesinde yer alan
AZAMİ süreler, bağlayıcı da değildir. Yargıcın takdirini kullanması yolu açıktır. Uygulamada bu yolun sıklıkla kullanılmamış olması (özellikle Ergenekon, Balyoz vb.  davalarda) yine yargıcın takdiri nedeniyledir.

Bu durumda bugün, mahkemelerin TMY kapsamında baktıkları davalarda,
AYM’nin kararının da ışığında, var olan, ama bugüne kadar kullanmaktan çekindikleri
takdir yetkilerini kullanıp, CMK’nın 102. maddesinde yazılı (2+3=5 yıllık) tutukluluk sürelerini doldurmuş sanıkların tahliyesine karar vermelerinin önünde
hiçbir hukuksal engel yoktur.

Kaldı ki, Danıştay’ın geçmişte bu olaya örnek olacak kararları da vardır.
Boğaz’da “öngörünüm” yasasını iptal eden Anayasa Mahkemesi’nin kısa kararının
ilanı üzerine, yürürlüğü beklenmeden İdari Dava Daireleri Kurulunca bireysel işlemler hakkındaki davalara, Anayasa Mahkemesi kararı ışığında bakılmıştır.

  • Türkiye İnsan Haklarına saygıda sınav vermektedir.

Mahkemelerin, AYM kararı olmadan da takdir yetkilerini kullanıp verebilecekleri
tahliye kararlarını, şimdi acilen AYM kararının ışığında vermeleri bir görev olmuştur.
Onları görevlerini yapmaya çağıralım.

05.07.2013
Tansel ÇÖLAŞAN
Atatürkçü Düşünce Derneği
Genel Başkanı