Etiket arşivi: AKP – RTE iktidarı

ADD web TV : AKP’nin Sağlık Politikaları da Çıkmazda.. Ne Yapmalı?

Dostlar,

ADD (Atatürkçü Düşünce Derneği) Genel Merkezi web TV’si yayınlarını sürdürüyor.

Yurtsever, güvenilir, ufuk açıcı, Aydınlanmacı ve Bilimsel Akılcılık ekseninde..

İzlenmesini, paylaşılmasını, Ulusumuzun, içinde bulunduğu çok zor koşullarda gerçekleri öğrenebilmesi için çok çok önemli bir kanal. AKP iktidarı 21. yılına girdi 3 Kasım 2022 günü ve seçime yaklaşırken muhalefeti iyice susturma kararında.

Yeni çıkarılan “Sansür Yasası” nın 29. maddesi İktidar karşıtlarının, yazan – çizen – düşünen – konuşan insanların ensesinde tutuluyor ne yazık ki.

Kuşku yok, bu günler de geride kalacak. Türkiye bu gerici – cumhuriyeti yıkmaya kararlı siyasal kadrolara teslim olmayacak.

Hemen her alanda olduğu gibi, sağlık alanında da AKP = RTE iktidarı tam anlamıyla çuvallamış durumda. Örn. sağlık emekçilerine, özellikle hekimlere yönelik çok yönlü şiddet durdurulamıyor, cinayetlere ulaşmış durumda!

On milyonu aşkın insan SGK primini = ek vergiyi ödeyemediği için GSS (Genel Sağlık Sigortası) dışında kaldı ve sağlık hizmetine erişemiyor!

  • GSS örtük iflasta, finansal yoğun bakımda..

AKP = RTE iktidarı, Haziran 2003’ten beri SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM adı altıda Batı Emperyalizmi dayatması politikalarla sağlığı özelleştirmekte, kamuyu geri çekmekte. Tipik olarak ŞEHİR HASTANELERİ TALANI sürdürülmekte! Faturası yüzlerce milyar Dolar!

Değerli ADD emekçisi Mutlu Veziroğlu’nun sorularını yanıtlamaya çalıştık.. 30 dk.

  • AKP’nin Sağlık Politikaları da Çıkmazda.. Ne Yapmalı?

İzlemek için lütfen tıklayınız..

İzlenmesini, paylaşılmasını ve gereğinin yapılmasını dileriz.

Hiç unutulmasın:

  • “Ulusun tüm bireylerinin sağlıklı olmaları için sağlık koşullarını gerçekleştirmek,
    Devlet durumunda bulunan siyasal kuruluşların en BİRİNCİ görevidir.”
    Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK

Sevgi ve saygı ile. 06 Kasım 2022, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, BSc, LLM  
Atılım Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı (Toplum Hekimliği) Uzmanı
Hekim, Hukukçu-Sağlık Hukuku Uzmanı, Mülkiyeli
www.ahmetsaltik.net            profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik           twitter : @profsaltik

HALK TV Programımız – 21 Ağustos 2021

Dostlar,

Türkiye gündem kor alev. Her yan ağır sorun.
Neden çok açık, AKP = RTE iktidarı; bilerek – bilmeyerek ülkemizi tükettiler!

Konuşmamızın 1. ve 2. bölümünü izlemek için tıklayınız (toplam 26 dk):
https://www.youtube.com/watch?v=fBlWEcYqjEM
https://www.youtube.com/watch?v=lkUGzpOHhoU

İlk 3 çeyrek saatte katıldığımız program derecelemede (rating) gene 1. oldu! Ulusumuza gerçekleri anlatacağız hep. HALK TV ve Sn. Fatih Ertürk’e her hafta bizi bu programa ilk ve sürekli konuşmacı aldıkları için ve destekleyen halkımıza içten teşekkür ediyoruz. AYDINLANMA kazanacak!

***
– Ülke nüfusunun 1/10’una tırmanan görülmemiş “yurttaş olmayan nüfus”.
Bu insanlara Uluslararası Hukuk diliyle mülteci de, sığınmacı da göçmen de denemez. O yüzden, “geçici koruma statüsü“ne alınan “yurttaş olmayan nüfus” nitelemesini yeğliyoruz.

AKP = RTE iktidarının göçmen politikası demografik yapıyı dönüşümsüz ve çok ağır biçimde alt üst edecek nitelikte, üstelik orta erimde.. 1-2 onyıl içinde! 19 yıldır iktidarda olan bir siyasal kadronun bu olağanüstü ağır bedelleri öngör(e)memesi olanak dışı. Öngör(e)miyor ise GAFLET, tersi İHANETTİR!

– 28 Temmuz’da başlayan ve 3 haftayı geçen önlenemeyen / söndürülemeyen yaygın orman yangınları..

– Ekonomideki kara delikler, ülke kaynaklarının yurtdışına akıtılması, yüksek enflasyon, işsizlik, yoksullaşTIRma..

– Demokratik – laik- sosyal Hukuk devletinin neredeyse bitirilmesi; temel hak ve özgürlüklerin OHAL’den öte eylemli olarak (fiilen, de facto) sınırlandırılması.

– Dış politikada süren beceriksizlikler, düzeysizlikler, ağır fatura.. Etyopya Başbakanının Mustafa Kemal ATATÜRK hakkında olumlu sözlerinin sözde çevirmenlik yemini etmiş bir şarlatan tarafından çeviride kasıtlı olarak atlanması ve bu sözcüklerin herkesçe duyulduğunu bile hesap edemeyen zeka fukaralığı.

– Yurttaşların can ve mal güvenliğinin kalmaması.

– AKP döneminde yapılan yolların çökmesi, köprülerin yıkılması, havaalanı pistlerinin çatlaması, HES’lerin patlaması…. imar rantı iştahının doymazlığı ile talan edilen doğal çevre ve geleceğimiz.

– Eğitimdeki bilinçli çökertme ve üniversite giriş sınavlarında dökülen yüzbinlerce genç.. buna karşın yurt dışına nitelikli beyin göçü; yeni sömürgeleştirme!

– Nüfus artışının akıl almaz biçimde teşviki ile Ulusun kalabalık – niteliksiz bir sürüye yozlaştırılmak istenmesi ve zavallı ve ilkel çobanlık hevesleri.

– Yandaşlara ihale, vergi bağışıklığı, birkaç maaşlı işler, kamuda kritik konumlar..

75-80 yaş üstü emekli generallerini hapse atan bir ülke.. Oysa 28 Şubat 1997 kararları resmen MGK Kararına dönüşmüş hukuksal belge, devlet arşivinde. 28 Şubat MGK kararlarını Başbakan N. Erbakan ve Yardımcısı T. Çiller imzaladı. Bu kararlar Abdullah Gül tarafından bir genelge işle işleme kondu. Başına “28 Şubat Kararları” denmeksin halk onayına sunulsa ne denli oy alır acaba?

Veee, yönetilemeyip sokağa bırakılan sahipsiz, ÖKSÜZ – YETİM SALGIN! Ölüm sayısının günde 200’leri aştığı, her gün 20 binler dolayında yeni hasta..
***
Yanıtı verilmesi gereken yakıcı soru, Türkiye’nin bu lanetli ve kurgulu kuşatmaya nereye dek dayanabileceği, tüm koşulları fazlasıyla oluşan MEŞRU DİRENME HAKKINI ne zaman ve nasıl kullanacağıdır.

  • Ulusa önderlik, öncülük edilmesi ve örgütlenmesi kaçınılmaz ve ertelenmez bir tarihsel yükümlüktür. TBMM içi ve dışı toplumsal muhalefet hızla organize olmak durumundadır.
  • Yarın çok geç” uyarısını hak edecek güncel topludurumdan (konjektürden) daha tipik olanı deneyimlenmemiş olsa gerektir ancak günümüz Türkiye’sinde yaşanmaktadır.
    ***
    Tüm bunlar en çok 30 dakikalık bir TV programında nasıl konuşulabilir ki!? 20 Ağustos 2021 akşamı verileri aşağıda. Günlük ölüm sayısı 200 gibi devasa bir rakamı aşkın. Günlük yeni olgu / vaka / hasta sayısı 20 bin! Hastalığa yakalanan her 100 kişiden 1’i ölüyor (%0.9). Bu oran nedense dünya ortalamasının yarısı!

Dünyada günlük tanı alan yeni olgu sayısı tırmanıyor.. Bu rakam 20 Ağustos 2021 günü 700 bine çok yaklaştı. Türkiye’ye, nüfusuna göre bu toplamın kabaca %1,1’ü düşmesi beklenirken, nerdeyse 3 katı düşmekte. Evet, dünyada da tırmanış var ama bizde 3 kat daha hızlı! Niçin ?? Bunca aşılama (?!) varken?? Delta varyantı yaygınlığının %93’lere vardığını Dr. Koca’dan daha yeni öğrendik!

6,2 milyona varan toplam olgu / vaka / hasta sayısı ile dünyada 7. sıradayız ama nüfusumuz bakımından 17. sıradayız. Hastalık yükü dünya otalamasının üstünde! Komşumuz İran Dünya 2.si, Rusya ise dünya 8. si.. İran’dan Afgan göçmen akıyor, Rusya’dan da turist..

Almanya ve İngiltere Türkiye’yi kırımızı listede tutmakta, ABD ise en üst düzey olan 4 / Kırımızı alarm kümesine koydu ülkemizi ve yurttaşlarına “gitmeyin” dedi!

Geçtiğimiz hafta, önceki haftaya göre dünyada Kovit-19 ölümleri yaklaşık %1 azalırken, bizde %42 arttı! Niçin? Neler oluyor??

Aktif hasta sayısı 441,472’ye ulaştı! Yani iyileşenden çok yeni hastamız var!
1 Temmuz 2021’de tüm kısıtlar kaldırıldığında toplam aktif hasta sayısı 80 bin idi, 50 günde 442 bine vurdu, 5,5 kat büyüdü! Neyi seyretmekteyiz?
Ölümler, 1 Temmuz 2021’de tüm kısıtlar kaldırıldığında 42 idi, 50 günde 232’ye erişerek neredeyse 6’ya katlandı. Salgını yönetebiliyor muyuz gerçekten??

Alttaki çizimde (grafikte) 4. dalga çok net olarak görülmekte, 2. dalgayı aşmak üzere. 1 Temmuz 2021 kararı ile tüm kısıtları kaldırarak bu sonucu bile bile iktidar politik seçimini yapmıştır.


Salgın Epidemiyolojik ilkelerin gereği olarak değil, politik – popülist – ekonomik – turistik gerekçelerle sözde yönetilmekte, özde sahipsiz bırakılmaktadır, ÖKSÜZDÜR!

Ölenlerin resmi toplamı 54 bini geçmiştir ve Dünya Sağlık Örgütü bu sayıları 3 ile çarpma gereğini vurgulamaktadır. Nitekim TÜİK, hala 2020 ölüm istatistiklerini açıkla(ya)mamıştır, siyaset kurumu gerçekleri saklamaktadır.
***
Zaman ölçüsünde bunları, yeni gelişmeleri, aşı karşıtlığını konuşacağız / KONUŞTUK

Bilgi ve ilginize sunarız.

Sevgi ve saygı ile. 21 Ağustos 2021

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Atılım Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net          profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter  @profsaltik

HALK TV Programımız : SALGINDA GİDEREK BÜYÜYEN YENİ DALGA RİSKİ

Dostlar,

Bu gün, 17 Temmuz 2021 Cumartesi günü akşam saat 20:00’de HALK TV’de olacağız.. / OLDUK..

 

Görüleceği üzere ilk yarım saat bizim konuşmamız ve öbür tüm kanalların toplamından daha çok izlendi. Hem HALK TV’ye, hem Sn. Fatih Ertütk’e hem de değerbilir Ulusumuza teşekkür ederiz. Konuşmalarımıza emek vererek hazırlanıyor, salt bilimsel akılcılık ekseninde İNSAN SAĞLIĞINI odak alıyoruz. Ne var ki TÜRKİYE NEREYE programı yaz tatiline girdi! 

(Youtube erişkesi bize ulaşınca burada paylaşacağız..)

Başarılı programcı Sn. Fatih Ertürk‘ün gelenekselleşen “TÜRKİYE NEREYE?” programına ilk konuk olarak.

İlk yarım saatte (20:00 – 20:30) salgında Türkiye ve Dünyanın sürüklendiği güncel ve kritik durumu irdeleyeceğiz.

Aşağıdaki güncel çizim çok şey anlatıyor.. 16 Temmuz 2021 verileriyle, ilk dalga olan Nisan 2020’nin epey üstünde hasta sayımız var ve 3. dalganın tırmanmaya başladığı verilere sahibiz.

Aşağıdaki çizimde yer alan verilere göre ise, son haftada yaşanan olgu / vaka / hasta sayısı artışı bakımından (milyon nüfusta) dünyada 3. sıradayız. İngiltere, ABD ve Türkiye!

Çok alarm verici, ürkütücü. Üstelik her 2 ülke de bizden çok yüksek aşılama oranlarına sahip!
Başkaca artıları (avantajları) da var. Türkiye’nin epey eksileri (dez-avantajları) sırtımızda yük.

Örn. İngiltere ve ABD’ye Delta varyantı kaynayan, dünyada ilk 5’e tırmanan Rusya gibi bir ülkeden milyonlarca turist akmıyor.

Bu 2 ülkede bölgeler arası ciddi aşılanma oranı farkları yok.

Bu 2 ülke SINOVAC değil, daha etkili aşıları kullandılar.

Bu 2 ülke yüksek oranda dizin incelemesi yapıp varyantları erken yakalıyor, önlem alıyor.

Bu 2 ülkede salgını siyaset kurumu değil, özerk – özgür bilim kurumları yönetiyor.

Bu 2 ülke, Türkiye gibi çok yoğun bir transit coğrafyada değiller.
Türkiye’nin komşularında da durum hiç iyi değil (Bulgaristan ve görece Romanya dışında).

Bu 2 ülkede Türkiye’deki gibi 9 günlük bir Kurban Bayramı tatili çılgınlığı ile birkaç on milyon insanı ülke içinde, SALGIN ORTAMINDA – SALGIN TIRMANIRKEN çok yoğun hareketlendirmek gibi bir akıldışılık yok!
***
AKP = RTE iktidarı bir kez daha salgınla flört ederek, 4 dalgayı adeta açık açık çağırmakta.
Tüm umutlar “ulusal aşılama panayırlarına” bağlanmış gözüküyor. Ancak yetmez!

3 değil 5 aşı da olsanız tek başına yetmez. Aşıların etkililiği sınırlı. mRNA aşılarının Delta varyantından koruyucu etkisi de
belli ölçüde; aşıyla %100 güvence asla yok!

Dolayısıyla, şu önlemler en az aşı ölçüsünde ivedi ve kaçınılmaz                           :  

  • Kapalı alanlarda standart maske kullanmayı kurallarına uygun sürdürelim.
  • Kapalı ve iyi havalandırılmayan alanlarda bulunmaktan özellikle kaçınalım ve zorunluluk durumlarında bu süre, mutlaka maskeli olarak ve 2 m uzaklık korunarak 15 dakikayı geçmesin.
  • Bayram ziyaretlerini olabildiğince sınırlayalım, EL ÖPMEYELİM – KUCAKLAŞMAYALIM.
  • Çocuklar da Kovit-19’a yakalanmakta ve bulaştırıcı olabilmektedir, aklımızda tutalım.
  • Kapalı mekanlarda uygun Hepa filtre (ki çok pahalı!) ve dışarıdan hava alarak içeriye üfleyen klima sistemleri yok ise (ki çok seyrektir), klima çalıştırmak büyük risktir.
  • Yüzme havuzlarında, plajda, kumsalda, kurban kesiminde de 2 m uzaklık korunmalıdır.
  • Bayram alışverişi ve bayram namazında da gereksiz kalabalıklaşmaya izin vermeyelim.
  • Uçak ve otobüs yolculuklarında N-95 maske kullanımını yeğleyelim.
  • Gittiğimiz yerlerde olanaklı ise 1 ay kalalım (2 x 14 = 28 gün kuluçka süresi).
  • Hastalık bulguları görülürse gecikmeden sağlık kurumlarına başvuralım. Delta bulaşı hafif
    soğuk algınlığı tablosu ile gidebiliyor. Nefes darlığı, koku – tad yitimi olmayabiliyor.
  • Herkes mutlaka aşı olmalı, hangisi denk düşerse. Aşılar son derece güvenli tıbbi ürünlerdir. Salgın ortamında %10 koruma bile değerlidir, kaldı ki; ülkemizde kullanımda olan 2 aşının da koruyuculukları %50’nin epey üstünde. BioNTech, Delta varyantına bir ölçüde (kısmen) etkili.
  • 8 Aralık 2020’den bu yana dünyada 3,6 milyarı aşkın, neredeyse dünya nüfusunun yarısı,
    tek doz da olsa aşılanmıştır ve kayda değer ciddi olumsuz etkiler – komplikasyonlar gözlenmemiştir. Bir aşının olası olumsuz etkileri genellikle 2 ay içinde görülmektedir ve
    bu deneyime artık Türkiye ve küresel toplum büyük ölçüde sahiptir.
  • Öte yandan, her gün yeni tanı alan ve ölen insanların çok büyük bir bölümü aşı olmayanlar içinden çıkmaktadır. Eldeki 11 aşı da yeterince güvenli ve etkilidir; hızla-yaygın aşı zorunludur.
  • Kağıt üstünde aşılanma oranı değil ama gerçek biyolojik bağışıklığı %70-80’lerin üstüne çıkarmadan salgın bitmez. Bu da 90 milyon nüfuslu ülkemizde çocuklar da içinde, neredeyse nüfusun tümünün aşılanmasını gerektirmektedir. Aşılardan çekinmeye gerek yoktur.
    Aşıları reddetmenin ise bilimsel temelleri yoktur. Hiç kimsenin toplum içinde bilimsel olmayan keyfi tutum – davranış hakkı olamaz. (Biz, 2 doz Sinovac + 1 doz BioNTech aşısı olduk.)
  • Aşı olmayı reddetmek bir temel insanlık hakkı olmayıp, tam da tersine başkalarının sağlıklı yaşam hakkına (Anayasa m.56) tehdittir. Kimi ülkeler zorunlu aşı uygulamasına geçmektedir.
    Bizde de yasal çerçeve buna elverişlidir (1593 s. yasa m. 72). Ayrıca Anayasa m.12. temel hak ve özgürlüklerin başkalarının haklarına saygıyı da içerdiğini vurgular.
  • Aşı ile korunur ve çevremizdekileri de hastalıktan – ölümden koruruz.
  • Kurban bayramı acıya dönüşmesin; aşılanalım ve kişisel korunma önlemlerini sürdürelim.
    ****

Sevgi ve saygı ile. 17 Temmuz 2021, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı (E)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik    twitter : @profsaltik     

 

HALK TV Programlarımız : 8 Mayıs 2021

Dostlar,

8 Mayıs 2021 Cumartesi günü saat 16:00’da
HALK TV’de Sn. Mehmet Bal’ın konuğu olacağız /
OLDUK..

ve Hindistan’da kovit-19 salgının eriştiği ürkütücü boyutları irdeleyeceğiz.. Türkiye’nin çıkarması gereken dersleri de..

Mayıs ayının 2 pazar günü kutlanan Anneler Günü, bu yıl 9 Mayıs Pazar gününe denk geliyor. Bu nedenle çiçekçiler bugün ve yarın 10.00-17.00 saatleri arasında açık olacak. Çiçekçiler evlere sipariş götürebilecek..
Bu gün ayrıca semt pazarları da açık.. Haftaya Cumartesi de açık olacak semt pazarları..
29 Nisan – 17 Mayıs arası sözde kapanma delik – deşik eleğe dönüştü..
Erdoğan ise bu gün, 17 Mayıs sonrası “Yeni normalleşme” nin koşullarını önümüzdeki günlerde açıklayacaklarını duyurdu.. Bilim Kurulu toplantısı sonrası Kabinede ele alınacakmış :

  • Normal hayatımıza en kısa sürede döneceğimize inanıyorum” diyen Erdoğan, bir kez daha sosyal mesafe kurallarını hatırlattı.
  • Erdoğan, “17 Mayıs’ta başlayacak yeni normalleşme takvimimizi önümüzdeki günlerde açıklayacağız. Bu takvimde okulların açılış konusu da yer alacak” diye konuştu.

****
Son veriler aşağıdaki gibi.. İlk dalganın ve tepenin yaşandığı Nisan 2020 verilerinden çoook beter.. O dalgada en çok 5138 olgu / vaka yakalanmış ve 127 ölüm olmuştu..


Erkenden, kabak çiçeği gibi açılmıştık 1 Haziran 2020’de, en önce AVM’leri açmıştık okullarımız kapalı iken!! Uyarmıştık, yaz geçince KASIRGA yaşarız… diye.
Eylül – Aralık arası 2. dalgayı yaşadık.. 1 Mart’ta 2. kez açılım – saçılım kumarına giriştik..
Nisan başında biraz sıkıladık 2 hafta dolayında..
26 Nisan’a geldiğimizde Türkiye toplam olgu sayısında dünyada ilk 4’e tırmandı.
Milyon nüfusta günlük yeni olgu sayısı (insidens hızı) bakımından ise dünya şampiyonu idi..
Bu şampiyonluğunu 10 gün dolayında sürdürdü Erdoğan Türkiye’si! Fatura çok ağırlaştı..

ŞAHSIM Devletinde günlük yeni olgu sayısı 63 bini aştı.. Ölümler 400’e dayandı “resmen”!
Çare kalmadı, turizm de elden uçuyordu..

  • Açılım 10 bini aşkın masum insan canı aldı, 1,5 milyon yeni hasta eklendi havuza!

Kim verecek bunun hesabını??
Deneme – yanılma ile salgın yönetilebilir mi??
İnsanların yaşam hakkıyla oynanabilir mi?
***

29 Nisan’da alaturka bir kapanma denemesi yürürlüğe kondu.
Sınırlama / yasaklar kapsamında olanlar, olmayanlardan daha az! AKP’vari bir yasak savma.
***
Sn. Fatih Ertürk ile saat 20:00’de birlikte olacağız..


(26) Prof. Ahmet Saltık: Bu hızda vaka düşüşünü bilim açıklayamıyor! – YouTube

AKP = RTE iktidarının 2 ayağındaki pabuçlar DİNCİLİK ve SERMAYE YANDAŞLIĞI..
Geldiğimiz çok yönlü tıkanma ortada..
Ülke yönetilemiyor. Salgında savruluyor – kavruluyoruz. AŞI YOK!
Ölüyoruz ama salgından değil AKP yönetiminden / yönetimsizliğinden..
***
AKP = RTE iktidarı mutlaka rotasını düzeltmeli ayakkabılarını değiştirmeli :
Yeni pabuçları BİLİMSELLİK ve TOPLUMCULUK olmalı..
Başka uçarı – kaçarı kalmadı “Şahsım devleti CEO“su için; her bakımdan yollar kapalı.
Zaman ölçüsünde sorunu irdeleyecek ve çözüm önerilerimizi sunacağız.

Özellikle, 17 Mayıs sonrası yaşanacak TERSİNE KOVİT GÖÇÜ BÜYÜK TEHDİT!
Bunun mutlaka, 14 gün engellenmesi gerekiyor

Unutulmasın; İngiltere ve Fransa ülkemizi KIRMIZI LİSTEYE aldılar.
Almanya örtük olarak yaptı bunu. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu anlamsız tümceler kurdu Almanya’da; “Turisti görecek herkesi aşılayacaklarmış Mayıs ayı içinde”!? Aşı nerede?
Sağlık Bakanı “2 ay aşı yok” diye itiraf etti! Yunanistan, İspanya, İtalya rezervasyonları kaptı. 
Rusya, uçak seferlerini bıçak gibi keserek apaçık; turist göndermeyeceğini bildirmiş oldu, Mısır ile yapıldı rezervasyonlar.. (Montrö konusunda iktidarın saçmalamaları da pay sahibi bunda..)

Aşı nerede Erdoğan? Salgının ortasında ülkemizi neden aşısız bıraktınız Erdoğan?? Yerli aşı nerede Sn. Erdoğan?
14 Ocak’tan bu yana yapılan toplam aşı sayısı 25 milyon.
Nüfusun 1/3’ü bile değil. Mutantlar kol geziyor, aşıya direnç gelişiyor, salgın uzuyor; MASUM İNSANLAR ÖLÜYOR!
Bu yangın nasıl ve ne zaman söner Erdoğan??
Uykularınız kaçmıyor mu Erdoğan??

Velhasıl-ı kelam; bizim köyde asayiş epeydir berkemal değil, yangın var ne yazık ki :

  • Bu ülkenin yüzakı bilim insanlarından sevgili kardeşim, Hacettepe’de stajyerim, 40 yıldır saygın – sevgin meslektaşım…. Prof. Dr. Mehmet Ceyhan ile uğraşacağınıza, O’nu anlamaya ve O’ndan yararlanmaya bakın. Utanın yaptığınız akıl ve vicdan dışı saldırılardan, bu nasıl bir Müslümanlık, nasıl bir İslamiyet? Hz. Muhammet öğrense sizi tükürüğüyle boğardı inanın!

    Bilgi ve ilginize kaygı ile sunarız..

Sevgi ve saygı ile. 08 Mayıs 2021, Ankara (Güncelleme : 09.05.21, 00:26)

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı (E)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik    twitter  @profsaltik

 

MEDYASCOPE TV, BİZİM TV ve ADD Karşıyaka Şubesi Konuşmaları

Dostlar,

16 Nisan 2021 Cuma günü

Saat 18:00’de MEDYASCOPE TV‘de Sn. Gökçe Çiçek Kösedağı ile olacağız / OLDUK..

***

Saat 20:00’de BİZİM TV‘de Sn. Lale Özan Arslan ile söyleşeceğiz / yaptık.. 

https://youtu.be/3-R5nroOriw

***
Saat 21:00’de ADD İzmir / Karşıyaka Şubesi ile Zoom oturumunda olacağız. / OLDUK.
Şube Başkanı Sn. Ufuk Yıldırım oturumu yönetti. 45 dakikalık bir sunum yapıp ardından 1 saat boyunca soruları yanıtladık.
***
Bilindiği gibi salgın, özellikle ülkemizde bir cehennem (katastrofi) tablosu yarattı.
AKP = RTE iktidarı salgını Epidemiyolojik ilkelere uygun yönetmedi. 16 Nisan 2021 akşamı açıklanan tablo aşağıda..

  • Türkiye, son 1 haftadır, günlük yeni olgu sayısı bakımından nüfusuna oranla dünyada 1.!


Bu arada, Ramazan ile birlikte aşı randevularının çok azaldığı ve Sağlık Bakanlığının aşı çağrısı yaptığına tanık oluyoruz. Aşılanma ile orucun bozulması kesinlikle söz konusu değilse de, hiç olmazsa iftar sonrasında gece saat 24:00’e dek hastanelerde aşı olunması kaçınılmaz bir sorumluluk hatta zorunluluktur.

  • Salgın çok azgındır ve sırası gelen yurttaşlar mutlaka aşıya koşmalıdır.

Aşılanmayanlar salt kendi yaşamlarını tehlikeye atmakla kalmıyor, yakınlarından başlayarak tüm toplum sağlığı niçin risk kaynağı oluyorlar.

Geçtiğimiz hafta AİHM, Çekya’dan başvuran ve aşı olmayı reddeden bir aileyi haksız buldu ve aşılamayı kabul etmemenin temel insanlık hakkı olmadığını kararlaştırdı. Bu karar yerinde ve çok önemli.
***
Aşağıdaki çizimde görüldüğü üzere Türkiye aşılamada çok gerilerde. Erdoğan’ın dediği gibi lk 5’te değil!

Geçen yıl salgın ortasında 30 bini aşkın insanı Umre’ye gönderdik ve dönüşte 2867 kişiyi karantinaya aldık Diyanet’in verisiyle. Çok sayıda Umre ziyaretçisi öldü ve salgın ülkemizde çok hızla yayıldı. İbadetin gereği bu olmamalı.
Bilgi ve ilginize sunarız.

Sevgi ve saygı ile. 16 Nisan 2021, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı (E)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter  @profsaltik 

KRT TV Programımız – 14 Nisan 2021

Dostlar,

14 Nisan 2021 Çarşamba sabah saat 10:00’da KRT TV’de olacağız.. / OLDUK.

Sn. Deniz Gez’in sorularını yanıtlayacağız / YANITLADIK..

Salgının seyir defteri, çarpıcı özet verilerle aşağıda..

12 Nisan 2021 akşamı yapılan “Bilim Kurulu” toplantısı önerileri, S. Bakanı Dr. Koca’nın deyimi ile Sn. Cumhurbaşkanın tensiplerine arz edildi. Bakan gene ser verip sır vermedi..
AKP = RTE hazretlerine göre, iktidarın her gün  resmen 300’e yakın (gerçekte 3 katı!!) can aldığı salgında hala tam kapanmaya gerek yok, “kısmi kapanmaya geçiyoruz.”
Nisan 2020’deki ilk dalgadan çok daha hafif önlemler ile.. Ki o sırada en çok 1 günde en çok 5500 olgu / hasta ve 125 ölüm görmüştük. Son veri 13 Nisan 2021’de ise 59.187 olgu ve 273 ölüm!

Oysa başta AB, pek çok ülke 3-4 kez birkaç haftalık tam kapanma uyguladı.

Erdoğan’ın “Şahsım Devleti” ne dönüştürülen Türkiye, böylesi bir cehennemi yaşamakta.

Son günlerde “resmen” 300’e yakın kurban veriyoruz salgına. Gerçekte ise 3 katına yakın..

  • 2. açılım – saçılım kumarına geçilen 1 Mart 2021 öncesi 28 Şubat’ta havuzda 99 bin aktif hasta vardı, 6 haftada 5 katından çok artarak 504 bini geçti! Önümüzdeki 4 haftada bunların %3’ü, 15+ bin insan ölecek! Havuza yeni eklenenlerden “erken” ölümler bu sayıya eklenecek!

Günlük ölüm sayısı 66’dan, 4 katı aşarak 273 oldu.
Toplam hastalanan 2.7 milyondan 3,96 milyona tırmanarak son 44 günde 1,26 milyon arttı.
3,96 milyonu geçen toplam olgu sayısının yarıya yakını salt son 44 günde yaşandı.

Ama AKP = RTE iktidarı akıl almaz bir vurdumduymazlık içinde salgını adeta seyretmekte..

13 NİSAN 2021 verilerine göre    ;

ABD 76.485 yeni olgu – vaka (PCR+ hasta) / 335 m = milyon nüfusta 228.3 insidens hızı
Brezilya 89.157 yeni olgu – vaka (PCR+ hasta) / 215 m = milyon nüfusta 372,8 insidens hızı
Hindistan 185.248 yeni olgu – vaka (PCR+ hasta) / 1,4 Bn = milyon nüfusta 132 insidens hızı
TÜRKİYE 59.187 yeni olgu – vaka (PCR+ hasta) / 83,6 m = milyon nüfusta 708 insidens hızı!

Açık ara Dünya şampiyonu Türkiye, yukarıdaki sayısal değerlendirmeye göre, arayı açıyor!

Ayrıca, Dünya toplamı 729.045 yeni – günlük hastanın 59.187’si, %8,1’i!
Oysa Türkiye nüfusu dünya nüfusunun 82,6 milyon / 7.8 milyar = %1,1!i..
Nüfusuna oranla 7,5 kat aktif kovit-19 hastası var!
Ölüm oranında ise tersine birinciyiz.. Dünya ortalaması %3, Türkiye’de %1!
***
2 gün önceki veriler aşağıdaki gibiydi :

Bu gidiş gidiş değil.. İlan edilen 34.455’in 3 katı, 103 bini aşkın insan doğrudan kovit-19 nedeniyle, yaklaşık yarısı da dolaylı / ikincil nedenlerle öldü.. 150+ bin insanımızı salgına / AKP politikalarına kurban verdik..

 

Tablo trajiktir, asla kabul edilemez ve sürdürülemez.

Muhalefetin önce kendisinin hiç olmazsa salt salgın gündemiyle bir araya gelmesi ve toplumu da toparlayarak sendikası – meslek örgütü – dernekleri.. ile ülkeyi ayağa kaldırması gerekiyor YAŞAM HAKKINI iktidara karşı / karşın savunabilmek için..

İktidarın umurunda olmadığı, çooooooook daha açık ve de seçik söylemek gerekirse, adeta

AKP’nin salgını öksüz bıraktığı bir durumdayız..

Saptama ve durum gerçekten çok ciddidir ve anamuhalefete kritik, tarihsel bir sorumluluk düşmektedir. Hem de çok ağır ve çok ivedi olarak..

Bunları konuşacağız.. / KONUŞTUK..

Youtube erişkesi (linki) ulaşınca burada paylaşacağız..

Bilgi ve ilginize sunarız.

Sevgi ve saygı ile. 14 Nisan 2021, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı (E)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter  @profsaltik

HALK TV Programımız – 10 Nisan 2021

Dostlar,

10 Nisan 2021 Cumartesi günü saat 20:00’de HALK TV’de olacağız..

Sn. Fatih ERTÜRK‘ün konuğu olup sorularını yanıtlayacağız.

  • Türkiye son günlerde Avrupa’da günlük yeni tanı konan olgu sayıları bakımından 1. oluyor, dünyada ise 2. hatta kimi günlerde Dünya şampiyonu oluyor.

Erdoğan’ın “Şahsım Devleti” ne dönüştürülen Türkiye, böylesi bir cehennemi yaşamakta.

Son günlerde “resmen” 300’e yakın kurban veriyoruz salgına. Gerçekte ise 3 katına yakın..

  • 2. açılım – saçılım kumarına geçilen 1 Mart 2021 öncesi 28 Şubat’ta havuzda 99 bin aktif hasta vardı, 5 haftada 4 katından çok artarak 430 bini geçti!

Günlük ölüm sayısı 66’dan, 4 kata çıkarak 253 oldu.
Toplam hastalanan 2.7 milyondan 3,75 milyona tırmanarak son 40 günde 1 milyondan çok arttı. 3,75 milyona varan toplam olgu sayısının 1/3’ünden çoğu salt son 40 günde yaşandı.

Ama AKP = RTE iktidarı akıl almaz bir vurdumduymazlık içinde salgını adeta seyretmekte..

10 NİSAN 2021 verilerine göre    ;

ABD 80 bin yeni olgu / vaka (PCR+ hasta), 80 bin / 335 m = milyon nüfusta 239
Brezilya 89 bin yeni olgu / vaka (PCR+ hasta), 89 bin / 215 m = milyon nüfusta 379
Hindistan 132 bin yeni olgu / vaka (PCR+ hasta), 132 bin / 1,4 Bn = milyon nüfusta 94,3
TÜRKİYE 56 bin yeni olgu / vaka (PCR+ hasta), 56 bin / 84 m = milyon nüfusta 667!

Açık ara Dünya şampiyonu Türkiye, yukarıdaki nesnel değerlendirmeye göre.

Ayrıca, Dünya toplamı 786,147 yeni – günlük hastanın 55.791’i, %7,1’i!
Oysa Türkiye nüfusu dünya nüfusunun 84,3 milyon / 7.8 milyar = %1,1!i..
Nüfusuna oranla 7 kat aktif kovit-19 hastası var!

Bu mu destan??
Yazıklar olsun!!
***
Tüm bilimsel eleştiri ve öneriler – katkılar boşlukta yankılanmakta..

TEK ADAM REJİMİ, ülkemizde demokrasiyi ve insan haklarını yok etti.

Masum insanların yaşam haklarını bile korumuyor / koruyamıyor iktidar..

Muhalefet ortak hareket ederek bu can alan sorunu 1. sıraya taşımalı, orada tutmalı ve toplumu da arkasına alarak iktidara etkin baskı yapmalı..

Bunları dillendireceğiz olabildiğince..

İlgi ve bilginize sunarız.

Derhal 4 hafta TAM KAPANMA, başka çare kal-ma!

Sevgi ve saygı ile. 10 Nisan 2021, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı (E)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter  @profsaltik

 

RUDAW TV Programımız – 9 Nisan 2021

Dostlar,

9 Nisan 2021 Cuma günü saat 15:00’te Erbil’den yayın yapan Rudaw TV’de olacağız./ OLDUK..

Rudaw TV’nin internet adresinden (www.rudaw.net/turkish) erişilerek canlı yayın izlenebilir.

(20+) Watch | Facebook
(Türkçe, 17 dakika)

https://fb.watch/4M1RfytM_r/
(Kürtçe; 15-33. dakikalar arası)

(15-33.dakikalar arası bizim konuşmamız..)
***
Konumuz salgın yine…
Türkiye son günlerde Dünya 1.si ya da 2. si olmakta nüfusuna göre günlük olgu sayıları dikkate alındığında..

Şahsım devletinin patronu (CEO’su) RTE ise, salgının 1. yılında, 11 Mart 2021’de salgın yönetiminde destan yazdıklarını (!!!!????) açıklamıştı.

Doğru söylemediğini O da bal gibi biliyordu.

Biz de O’nun doğru söylemediğini biliyorduk.

İki taraf da gerçek durumu biliyordu.

Böylesine hazin – acınacak durumda iken gündem oyunları bitmiyor ve çoğunu 19 yıllık tek başına AKP = RTE iktidarının yarattığı ülkemizin gerçek sorunlarına eğilemiyoruz..

Günlük “resmi” kovit-19 ölümleri 300’e koşuyor.. Gerçek ise bunun 3 katı neredeyse!!

Bu sorunu ve çözüm önerilerimizi bir kez daha sunmaya çabalayacağız.

Bilgi ve ilginize sunarız..

Sevgi ve saygı ile. 09 Nisan 2021, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı (E)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter  @profsaltik

 

TELE1 TV Programımız – 8 Nisan 2021

Dostlar,

8 Nisan 2021 Perşembe günü saat 14:00’te TELE1’de olacağız../ OLDUK..

İzlemek için erişke (link) aşağıda…

Bilindiği gibi Kovid-19 salgınıAKP = RTE iktidarı sönümlendiremedi.

Pek çok ülke, başta ABD ve AB ülkeleri olmak üzere salgını epey sınırladılar.

Ama Türkiye, 14 Ocak’tan bu yana sözde aşı da yapıyor olsa ve aşılanan erişkin nüfus 20 / 70 milyona yaklaşsa da salgını denetim altına alamadı! Tersine Avrupa’da ve Dünyada tepelere tırmandı günlük hasta sayıları. Aşağıdaki tablo gerçekten ürküntü verici..


Salgını sınırlayan – denetleyen ülkeler nasıl başarılı oldular?
Başlıca 4 kezi bulan çok katı ve uzatılan, tama yakın kapanmalar…
Toplumsal hareketliliği en aza indiren önlemler, örneğin kamusal alanda 2 ‘den çok kişinin bir araya gelmesini engellemeye varana dek.. Evlerinden 10 km’den çok uzaklaşmayı yasaklayarak. Okulları büyük ölçüde uzaktan eğitime dayalı götürmek..

Ve tüm bu sınırlamaları yaparken bağımsız bilim kurumlarının önerilerini uygulamak..

En önemlisi ise bu yaygın – kapsamlı – uzayan kapanmalarda sosyal devletin vargücüyle insanları ekonomik olarak desteklemesi.. ABD Kongresi geçen ay 1,9 trilyon Dolar gibi muazzam bir kaynağı salgın giderleri için ek olarak Biden hükümetine sağladı..
***
Türkiye’de sorun nerede?? Bulaş zincirini neden kıramıyoruz??

Tıkanan ve denetimden çıkan salgın yönetiminin ülkemizi içine sürüklediği son derece olumsuz Tabloyu değerlendireceğiz. / DEĞERLENDİRDİK..

Bilgi ve ilginize sunarız.

Sevgi ve saygı ile. 08 Nisan 2021, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı (E)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter  @profsaltik 

Bu gün paylaştğımız tweet               :

  • Salgın denetimden çıktı. 7 Nisan Dünya Sağlık gününde Türkiye nüfusuna göre Dünya 1.si oldu 54.740 olgu ile. RTE, 11 Mart’ta salgında destan yazdık demişti. Ne acı! Yeterli aşı + en az 4 hafta tam kapanma. Başka yol kalmadı. Salgın değil AKP öldürüyor, YETER ARTIK!

Bu iletiyi yinelerken / yenilerken eklediğimiz             :

  • 8 Nisan 2021: ABD 75 bin, Brezilya 91 bin, Hindistan 126 bin, Türkiye 55 bin yeni kovit-19 olgusu. Şahsım devleti Dünya 1.si! AKP=RTE ne denli övünse az. Ama madalyonun öbür yüzünde 13 ayda toplam 150 bin dolayında masum insanın ölümü var. Gerçek sorumlu kim?!?

 

 

 

 

 

Montrö Namusumuzdur, Teslim Olmayız…

Montrö Namusumuzdur, Teslim Olmayız…

Dr. Mustafa Hüsnü BOZKURT
25-26. DÖNEM CHP KONYA MİLLETVEKİLİ
Cumhuriyet, 06 Nisan 2021

(AS: Bizim katkımız yazının altındadır..)

Yüzyıllardır dünyaya ve dünya ticaretine egemen olmak isteyenler su yollarını denetim altında tutmak istemişlerdir. Çanakkale ve İstanbul Boğazları da bu suyollarının en başında gelmektedir. Süveyş, Panama, Hürmüz, Cebelitarık gibi geçitleri denetim altında tutanlar dünyaya egemen oldukları gibi bu geçitlerde her zaman yapay devletçikler ya da üs noktaları oluşturmuşlardır.

Emperyal güçlerin yapay üs bölgesi oluşturamadıkları tek su yolu Çanakkale ve İstanbul Boğazlarıdır. Ulusal Kurtuluş Savaşı sonunda işgalcilerin geçici olarak tutundukları Boğazlar, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün büyük askeri ve diplomatik dehası sonucunda tek kurşun atmadan 1936 yılında Montrö ile tümüyle Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliği altına girmiş, bu sayede dünyanın gözünü diktiği Boğazlarımız sayesinde Karadeniz de bir barış gölü olarak kalmıştır.

BÜYÜK SORUMSUZLUK

Boğazlarımızın stratejik önemini bilenler bu sağlam diplomasi kilidini parçalamak için sürekl, fırsat kollamışlardır. Ne acıdır ki büyük Atatürk’ün Gençliğe Hitabe’sinde söylediği gibi harici bedhahlara” destek veren dahili bedhahlar” daima olagelmiştir.

Son olarak Mustafa Kemal Atatürk’ün Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı yönettiği Gazi Meclisimizin Başkanlık koltuğunda bulunan biri, büyük bir sorumsuzlukla Montrö’yü tartışmaya açmış ve “tek adam” kararıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin bu antlaşmadan çekilebileceğini söyleyebilmiştir. Üstelik bu tartışma Çanakkale Zaferi’nin 106. yıldönümünü kutladığımız, kara savaşlarının başladığı günlerin yıldönümünde yaşanıyor.

Bu sorumsuz ifadelere ne yazık ki siyasal partilerimiz, üniversitelerimiz ve ilgili kurumlar, ya yeterli tepkiyi verememiş ya da yeterince güçlü bir tepki göstermemişlerdir. Bu sessiz kalış karşısında ülkemizin dış politikasında yıllarca etkin ve belirleyici rol üstlenen emekli diplomatlarımız ile Montrö’nün önemini en iyi kavrayan emekli amirallerimiz son derece sorumlu ve bilgece bir tutumla ayrı ayrı bildiriler yayımlayarak bu ülkenin sahipsiz olmadığını bir kez daha dosta düşmana göstermişlerdir.

ACI VEREN DÖNGÜ

Bu bildiriler gerekli etkiyi yaratmış ve Montrö’yü sorumsuzca tartışanlar paniğe kapılarak her zamanki “darbe”, “vesayet” söylemleri ile hukuk dışı saldırıya geçerek bildiri yayımlayan emekli amirallerimiz hakkında hızla gözaltı işlemlerine başlamışlar, ülkede yeniden bir baskı dalgası yaratmışlardır.

Emekli diplomat ve amirallerimizin ellerinde şu anda bildiriyi imzaladıkları kalemlerinden daha güçlü bir silahları yoktur. Dünyada deniz kuvvetleri kullanılarak başarıya ulaşmış bir darbe” de yoktur. Ankara’yı kuşatabilecek kruvazör ve destroyerler de daha icat edilmemiştir. Gözaltı kararlarını verenler kendi korkularınca kuşatılmışlardır.

Daha dün denecek bir tarihte Karadeniz’de başlatılan Turuncu Devrimlere destek vermek için ABD donanmasının Boğazlardan geçişine izin vermeyen amirallerimizin “Balyoz”, “Kafes”, “Amirallere suikast” gibi kumpas davalarıyla nasıl tutuklanıp ağır cezalara çarptırıldıklarını unutmadık. Ne acıdır ki bugün Boğazlarımıza sahip çıkanlar da yine aynı amirallerimiz, hakkında gözaltı kararları verilenler de aynı amirallerimizdir.

  • Boğazlarımıza sahip çıkan amirallerimizin ve diplomatlarımızın yanındayız.

Gözaltı işlemleri ve soruşturmalara derhal son verilmeli amirallerimize ülkeye sahip çıktıkları için teşekkür edilmelidir.

Montrö Antlaşması namusumuzdur. Teslim olmayız, olmayacağız…
===================================
Dostlar,

Biz de, değerli meslektaşımız (hekim) Sayın Dr. Mustafa Hüsnü Bozkurt’un yukarıdaki yazısına aynen katılıyoruz.. Dün yayınladığımız aşağıdaki açıklama ile destek veriyoruz.

Bu açıklamamız, değişik sosyal medya hesaplarında, web sitemizde…. 1 milyon dolayında okundu ve paylaşıldı, halen paylaşılmakta.. Bir manifesto oldu adeta..

Tüm Türkiye’yi, başta AKP = RTE iktidarını;

  • sağduyu ve serinkanlılığa,
  • demokratik hoşgörüye,
  • HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNE ve
  • erdemlerin erdemi ADALET DUYGUSUNA bağlı, saygılı ve sadık kalmaya çağırıyoruz.

Sevgi ve saygı ile. 06 Nisan 2021, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı (E)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter  @profsaltik