HALK TV Programımız – 18 Eylül 2021

Dostlar,

18 Eylül 2021 Cumartesi akşamı saat 20:00’de, 48 dakika boyunca HALK TV‘de idik.
Sn. Fatih ERTÜRK‘ün “Türkiye Nereye?” programına konuk olduk. Bu Program 4-5 saat sürüyor ve hemen hemen her hafta izlenme (rating) birincisi oluyor genellikle açık ara ile.

Bizi haftalardır sürekli konuk alan HALK TV’ye ve başarılı programcı Sn. Fatih Ertürk’e teşekkür ederiz..

Konuşmamızın başlangıç bölümleri için lütfen tıklayınız :

(415) Ahmet Saltık: Koronavirüs sayısındaki artışın tek nedeni okulların açılması değil, önlem alınmıyor – YouTube

(415) Dr. Ahmet Saltık: Her gün 300 insanın ölmesini kanıksayalım istiyorlar – YouTube

(415) Aşı karşıtlığının nedeni ne? Komplo teorilerini kimler üretiyor? Ahmet Saltık anlattı – YouTube

Bu hafta da salgını değerlendirdik. Temel eğitim okulları (yükseköğrenim öncesi) 6 Eylül’de açıldı ve günlük olgu sayılar tırmanmaya başladı. Oysa aşılama da artıyor yavaş da olsa. PCR test sayısı arttı, 6-18 Eylül arasında 279 binden 335 bine. 6 Eylül sonrası işçilere haftada 1, öğretmenlere haftada 2 kez PCR yükümü getirildi. 4 milyon dolayında işçi, 300 bin öğretmen.. aşı olmadı. Zorunlu PCR testi işleseydi test sayısında çok daha fazla artış olmalıydı. Olgu sayısındaki artışın bir bölümü test sayısı artışına bağlı. Ancak aşı olmayanlara PCR testi zorlamasının işlemediği anlaşıldı..

Okulların açılması mutlaka olgu – vaka sayısında artışa yol açacaktır, açmıştır. 20Eylül akşamı verisi önemlidir, 6 Eylül sonrası 14 günlük kuluçka süresi dolmaktadır. Ancak artıştan salt “okulların açılması” değil, gerekli hazırlıkların çok yetersiz yapılması, Epidemiyolojik veriler elvermemesine karşın okulların açılması olmuştur. 12 yaş altında hiç aşı yapılmamıştır. 12-16 yaş arası aşılama görmezden gelinecek düzeydedir. 16-18 yaş arası salt liselerde geçerli ve Bakanlık bu kesimlerde aaşıla(n)ma oranlarını açıklamalı.

Fransa üç bin sağlık çalışanının işine son verdi Kovit-19 aşısını reddettikleri için.

Aşı reddini de konuştuk..
Fatih Erbakan’ın red gerekçelerinin ne denli bilim dışı olduğunu..
11 Eylül 2021 günü İstanbul / Maltepe’de yapılan aşı reddcilerinin mitingindeki saçma sapan sözleri de.. Örneğin Kovit-19 sağaltımının “smokin fırtınasına” yol açtığını da! Bilindiği gibi doğrusu “sitokin fırtınası”..
DİB Ali Erbaş‘ın yaşamın her alanını fetvaya bağlama pervasızlığını da..

Prof. Erbaş devlet memuru, 657 sayılı yasa kapsamında; açıkça anayasayı çiğniyor. 2, 24 ve 174. maddeler başta olmak üzere. TCY (Türk Ceza Yasası) md. 309’da tanımlı Anayasayı ihlal suçu işliyor (Anayasa suçu diye bir suç yasalarımızda yok!) C. Savcıları TCY md. 309 ve md. 115 çiğnemi (ihlali), 657 sayılı Devlet Memurları Yasası bağlamında görevi kötüye kullanma (md. 257) gerekçeli soruşturma başlatmalıdırlar. Bu amaçla Cumhurbaşkanı’ndan izin almak gerekecektir, istenmelidir. Red durumunda bu idari işlem Danıştay’a götürülmelidir.

  • DİB (Diyanet İşleri Başkanlığı) bir fetva makamı değildir.

Aşılar dahil, yaşamın herhangi bir alanını din kurallarına doğrudan – dolaylı yaslayıcı hiçbir eylem ve işlem yapamaz. Aşılarla ilgili, yüz bin dolayında camide Cuma hutbelerinde okunmak üzere bilimsel olarak hazırlanmış eğitim metinlerini okutabilir, okutmalıdır.

Bunun dışında DİB Erbaş susmalıdır, haddini bilmelidir, haddi bildirilmelidir (RTE tarafından ve hukuksal yolla), yasal sınırlarına çekilmeli, RTE/AKP adına şeriat çığlıkları atmayı derhal sonlandırmalıdır.

Dünyadan, Türkiye’den sayısal vererek salgının ülkemizde yönetilemediğini açıkladık.
Örneğin “kritik durumda” olan Kovit-19’lu hasta sayısının neden ve nasıl günlerdir 633 olarak sabitlenebildiğini (!!!) sorduk..

  • Son hafta içinde Türkiye’de 180.724 olgu tanı aldı ve bu rakamla Ülkemiz dünyada 4. sırada.

Türkiye’nin sayısal verilerinin açıkça tutarsız, çelişkili, yanıltıcı, oynanmış olduğunu açıkladık. Örneğin ölümler resmen 61 bini geçti ama gerçekte 3 katı dolayında DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü) uyarılarıyla.
Son haftada 180 bini aşkın olgu artışıyla Dünyada 4. sırada Türkiye. Tam aşılı oranında 19.!
Aktif hasta sayısı “resmen” 450 bin dolayında.. Gerçekte 3-5 katından az değil..
Bulaş zinciri kırılamıyor..
Son verilerle toplum bağışıklığı HALA 1/3’ten çok değil!
Bu oranın hızla etkin aşılama ile %85-90’a erişmesi zorunlu.. 12 yaş altında hala çocuk aşısı yok.
Dolayısıyla geri kalan nüfusta tek 1 kişi bile aşısız kalmamalı.
İktidar daha net ve kararlı tutum almalı aşı karşıtlığı konusunda..
Yasal boşluk yok, Anayasada. 1593 s. yasanın 57, 64 ve 72. maddeleri de zorunlu aşı için yeterli. Ek olarak, bu yasanın 94. maddesi çok daha net :

  • Madde 94 – Kanuni mühlet zarfında mükerreren aşılandığını vesikalarla ispat edemiyenlerin Devlet, belediye hizmetlerinde veya hususi ve umumi ticaret ve sanayi müesseselerinde, büyük çiftliklerde istihdamı veya mekteplere kabulü memnudur.

Günümüz Türkçesi ile:

  • Yasal süre içinde yinelenen aşılanmasını belgelerle kanıtlayamayanların Devlet, belediye hizmetlerinde veya özel ve genel ticaret ve sanayi kurumlarında, büyük çiftliklerde çalıştırılması ve okullara kabulü yasaktır!

ABD Başkanı J. Biden, nüfusumuzun %25’i aşısız, biz salgınla böyle başedemeyiz.. 

AKP / RTE iktidarı her gün 300’e yakın “resmi” ölüm sayısını kanıksamamızı bekliyor, istiyor! Hayır, buna alışmayacağız, kabullenmeyeceğiz.. gerçek ölümler açıklananın 3 katı! Böyle salgın yönetimi olmaz!

  • Halkın da artık uyanması gerek; çünkü AKP ÖLDÜRÜYOR..

Bilgi ve ilginize sunarız

Sevgi ve saygı ile. 18 Eylül 2021, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Atılım Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik    twitter : @profsaltik

HALK TV Programımız – 11 Eylül 2021

Dostlar,

11 Eylül 2021 Cumartesi saat 20:00’de, HALK TV’de Sn. Fatih Ertürk‘ün konuğu olduk ve sorularını yanıtlamaya çalıştık.

Biz programın ilk 3 x 15 dakikasında vardık ve rating derecelemesi aşağıda..

12 Eylül 2021 günü verileri şöyle idi :

Konuşmamızın 10 + 8 dakikalık 2 bölümü için lütfen tıklayınız :

Sevgi ve saygı ile. 12 Eylül 2021, Bodrum

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Atılım Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net          profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter  @profsaltik

 

 

HALK TV Programımız – 4 Eylül 2021

Dostlar,

4 Eylül 2021 Cumartesi günü saat 20:00’de, düzenli olarak katıldığımız üzere, HALK TV’de Sn. Fatih Ertürk’ün konuğu olduk. 3 bölüm olan konuşmamızın erişkeleri aşağıda, tıklanarak izlenebilir (8 + 8 + 10 dk.).

 

Sevgi ve saygı ile. 05 Eylül 2021, Datça

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Atılım Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net          profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter  @profsaltik

HALK TV Programımız – 21 Ağustos 2021

Dostlar,

Türkiye gündem kor alev. Her yan ağır sorun.
Neden çok açık, AKP = RTE iktidarı; bilerek – bilmeyerek ülkemizi tükettiler!

Konuşmamızın 1. ve 2. bölümünü izlemek için tıklayınız (toplam 26 dk):
https://www.youtube.com/watch?v=fBlWEcYqjEM
https://www.youtube.com/watch?v=lkUGzpOHhoU

İlk 3 çeyrek saatte katıldığımız program derecelemede (rating) gene 1. oldu! Ulusumuza gerçekleri anlatacağız hep. HALK TV ve Sn. Fatih Ertürk’e her hafta bizi bu programa ilk ve sürekli konuşmacı aldıkları için ve destekleyen halkımıza içten teşekkür ediyoruz. AYDINLANMA kazanacak!

***
– Ülke nüfusunun 1/10’una tırmanan görülmemiş “yurttaş olmayan nüfus”.
Bu insanlara Uluslararası Hukuk diliyle mülteci de, sığınmacı da göçmen de denemez. O yüzden, “geçici koruma statüsü“ne alınan “yurttaş olmayan nüfus” nitelemesini yeğliyoruz.

AKP = RTE iktidarının göçmen politikası demografik yapıyı dönüşümsüz ve çok ağır biçimde alt üst edecek nitelikte, üstelik orta erimde.. 1-2 onyıl içinde! 19 yıldır iktidarda olan bir siyasal kadronun bu olağanüstü ağır bedelleri öngör(e)memesi olanak dışı. Öngör(e)miyor ise GAFLET, tersi İHANETTİR!

– 28 Temmuz’da başlayan ve 3 haftayı geçen önlenemeyen / söndürülemeyen yaygın orman yangınları..

– Ekonomideki kara delikler, ülke kaynaklarının yurtdışına akıtılması, yüksek enflasyon, işsizlik, yoksullaşTIRma..

– Demokratik – laik- sosyal Hukuk devletinin neredeyse bitirilmesi; temel hak ve özgürlüklerin OHAL’den öte eylemli olarak (fiilen, de facto) sınırlandırılması.

– Dış politikada süren beceriksizlikler, düzeysizlikler, ağır fatura.. Etyopya Başbakanının Mustafa Kemal ATATÜRK hakkında olumlu sözlerinin sözde çevirmenlik yemini etmiş bir şarlatan tarafından çeviride kasıtlı olarak atlanması ve bu sözcüklerin herkesçe duyulduğunu bile hesap edemeyen zeka fukaralığı.

– Yurttaşların can ve mal güvenliğinin kalmaması.

– AKP döneminde yapılan yolların çökmesi, köprülerin yıkılması, havaalanı pistlerinin çatlaması, HES’lerin patlaması…. imar rantı iştahının doymazlığı ile talan edilen doğal çevre ve geleceğimiz.

– Eğitimdeki bilinçli çökertme ve üniversite giriş sınavlarında dökülen yüzbinlerce genç.. buna karşın yurt dışına nitelikli beyin göçü; yeni sömürgeleştirme!

– Nüfus artışının akıl almaz biçimde teşviki ile Ulusun kalabalık – niteliksiz bir sürüye yozlaştırılmak istenmesi ve zavallı ve ilkel çobanlık hevesleri.

– Yandaşlara ihale, vergi bağışıklığı, birkaç maaşlı işler, kamuda kritik konumlar..

75-80 yaş üstü emekli generallerini hapse atan bir ülke.. Oysa 28 Şubat 1997 kararları resmen MGK Kararına dönüşmüş hukuksal belge, devlet arşivinde. 28 Şubat MGK kararlarını Başbakan N. Erbakan ve Yardımcısı T. Çiller imzaladı. Bu kararlar Abdullah Gül tarafından bir genelge işle işleme kondu. Başına “28 Şubat Kararları” denmeksin halk onayına sunulsa ne denli oy alır acaba?

Veee, yönetilemeyip sokağa bırakılan sahipsiz, ÖKSÜZ – YETİM SALGIN! Ölüm sayısının günde 200’leri aştığı, her gün 20 binler dolayında yeni hasta..
***
Yanıtı verilmesi gereken yakıcı soru, Türkiye’nin bu lanetli ve kurgulu kuşatmaya nereye dek dayanabileceği, tüm koşulları fazlasıyla oluşan MEŞRU DİRENME HAKKINI ne zaman ve nasıl kullanacağıdır.

  • Ulusa önderlik, öncülük edilmesi ve örgütlenmesi kaçınılmaz ve ertelenmez bir tarihsel yükümlüktür. TBMM içi ve dışı toplumsal muhalefet hızla organize olmak durumundadır.
  • Yarın çok geç” uyarısını hak edecek güncel topludurumdan (konjektürden) daha tipik olanı deneyimlenmemiş olsa gerektir ancak günümüz Türkiye’sinde yaşanmaktadır.
    ***
    Tüm bunlar en çok 30 dakikalık bir TV programında nasıl konuşulabilir ki!? 20 Ağustos 2021 akşamı verileri aşağıda. Günlük ölüm sayısı 200 gibi devasa bir rakamı aşkın. Günlük yeni olgu / vaka / hasta sayısı 20 bin! Hastalığa yakalanan her 100 kişiden 1’i ölüyor (%0.9). Bu oran nedense dünya ortalamasının yarısı!

Dünyada günlük tanı alan yeni olgu sayısı tırmanıyor.. Bu rakam 20 Ağustos 2021 günü 700 bine çok yaklaştı. Türkiye’ye, nüfusuna göre bu toplamın kabaca %1,1’ü düşmesi beklenirken, nerdeyse 3 katı düşmekte. Evet, dünyada da tırmanış var ama bizde 3 kat daha hızlı! Niçin ?? Bunca aşılama (?!) varken?? Delta varyantı yaygınlığının %93’lere vardığını Dr. Koca’dan daha yeni öğrendik!

6,2 milyona varan toplam olgu / vaka / hasta sayısı ile dünyada 7. sıradayız ama nüfusumuz bakımından 17. sıradayız. Hastalık yükü dünya otalamasının üstünde! Komşumuz İran Dünya 2.si, Rusya ise dünya 8. si.. İran’dan Afgan göçmen akıyor, Rusya’dan da turist..

Almanya ve İngiltere Türkiye’yi kırımızı listede tutmakta, ABD ise en üst düzey olan 4 / Kırımızı alarm kümesine koydu ülkemizi ve yurttaşlarına “gitmeyin” dedi!

Geçtiğimiz hafta, önceki haftaya göre dünyada Kovit-19 ölümleri yaklaşık %1 azalırken, bizde %42 arttı! Niçin? Neler oluyor??

Aktif hasta sayısı 441,472’ye ulaştı! Yani iyileşenden çok yeni hastamız var!
1 Temmuz 2021’de tüm kısıtlar kaldırıldığında toplam aktif hasta sayısı 80 bin idi, 50 günde 442 bine vurdu, 5,5 kat büyüdü! Neyi seyretmekteyiz?
Ölümler, 1 Temmuz 2021’de tüm kısıtlar kaldırıldığında 42 idi, 50 günde 232’ye erişerek neredeyse 6’ya katlandı. Salgını yönetebiliyor muyuz gerçekten??

Alttaki çizimde (grafikte) 4. dalga çok net olarak görülmekte, 2. dalgayı aşmak üzere. 1 Temmuz 2021 kararı ile tüm kısıtları kaldırarak bu sonucu bile bile iktidar politik seçimini yapmıştır.


Salgın Epidemiyolojik ilkelerin gereği olarak değil, politik – popülist – ekonomik – turistik gerekçelerle sözde yönetilmekte, özde sahipsiz bırakılmaktadır, ÖKSÜZDÜR!

Ölenlerin resmi toplamı 54 bini geçmiştir ve Dünya Sağlık Örgütü bu sayıları 3 ile çarpma gereğini vurgulamaktadır. Nitekim TÜİK, hala 2020 ölüm istatistiklerini açıkla(ya)mamıştır, siyaset kurumu gerçekleri saklamaktadır.
***
Zaman ölçüsünde bunları, yeni gelişmeleri, aşı karşıtlığını konuşacağız / KONUŞTUK

Bilgi ve ilginize sunarız.

Sevgi ve saygı ile. 21 Ağustos 2021

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Atılım Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net          profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter  @profsaltik

HALK TV Programımız – 14 Ağustos 2021

Dostlar,

14 Ağustos 2021 Cumartesi günü saat 20:00 sonrasında, 20:30 gibi HALK TV’de Sn. Fatih Ertürk’ün konuğu olacağız yine.


Konu : SALGIN ve ARDIŞIK AFETLER..


Ayrıntıları saat 20:30’dan başlayarak HALK TV’de paylaşacağız.

Sevgi ve saygı ile. 14 Ağustos 2021

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Atılım Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net          profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter  @profsaltik