Prof. Yaman Örs : Seçimler ve büyük yalanlar

Seçimler ve büyük yalanlar

Bu yalanların konuları, tarihsel sıralanmalarıyla şöyledir:

– Büyük “Ermeni Soykırımı” yalanı.
– “27 Mayıs”ın geniş bir toplum hareketi ile birlikte giden
kaçınılmaz bir askeri ihtilal olmayıp bir “askeri darbe” olduğu yalanı.
– Avrupa Birliği’ne girilmeyeceği gerçeğini saklayan ülkemizde
bir Avrupa Birliği Bakanlığı’nın bulunuşu.

Yaman_Ors_portresi

 

Prof. Dr. Yaman Örs
AYDINLIK
portalı, 24.6.15 

 

 

Demokrasiyi seçimlerle bir tutan, onları neredeyse özdeşleştiren düşünüş biçimi, yalnız ülkemizde değil, daha başka ülkelerde, bu arada gelişmiş olanlarda hiç de az olmayan sayıda önemli sayıda yandaş bulmuş görünüyor. Ben burada doğrudan bu konu üzerinde durmaktansa, seçim sürecinde söz konusu olan iki kesimin, “seçilenler”le “seçenler”in konumunu; daha doğrusu bu konumdaki yaklaşımlarını çok kısa biçimde ele almak; sonra da, ülkemizde yaklaşan seçime yönelik olarak seçmenlerin parti seçimi konusuna kısaca değinmek istiyorum.

SEÇİLENLER

Bence bu konudaki görünüm, birbiriyle yakından ilişkili biçimde gelişmiş olan Yeni Dünya Düzeni ve Modernlik Sonrası (Post-modern) düşünüş biçimi ile de önemli ölçüde bağlantılıdır. Bu görünümde en başta şu gelişmeleri sayabiliriz. İnsanlarda aşırı bir öznellik ve bencillik; paraya ve onunla elde edilen ne varsa onlara verilen değerin “büyük yükselişi”; çıkarcılığın, alancılığın, genel olarak ahlâkdışılığın, başka kötülüklerin büyük boyutlara ulaşması… Seçilecekler arasından seçilenler, belki bu konulardaki becerilerinden dolayı çok başarılı olmuşlar ve sonuçta, çok özledikleri koltuklara oturmuş olmaktadırlar.
Bu bağlamda, genelde eğitimin önemi ile ikinci bir “meclis” olarak “senato”nun işlevini, günümüzde ise bunların ülkemizdeki eksikliğini anımsayabiliriz.

Seçilmek isteyen adaylar arasında karşıt örnekler vermek, benim burada söylemek istediklerimi daha çok açıklığa kavuşturabilir sanıyorum.

Yer: Oslo. Norveç Parlamentosu. Sırtında taşıdığı bebeğiyle oturan genç bir kadın milletvekili. Avrupa’da bir başkent. Oldukça genç ve çağdaş bir Türk kadını. CHP üyesi. Ressam, şair, yazar, etkin siyaset yapıyor… (Ama bir “siyasetçi” değil. ) İlgi duyduğu ve ürün verdiği alanlarda Avrupa’nın belli başlı kurumlarında etkin üye. Orta eğitim sıralarından beri ana düşüncesi / amacı, siyasal etkinlik aracılığı ile ülkesine hizmet etmek.

Ve de Ankara. Bir devlet kurumunun genel müdürü. Daha önceki bir seçimdeki aday olma amacını şöyle özetliyor:

“Devlet hizmetinde yoruldum; artık Meclis’e girmek ve biraz dinlenmek
/ rahat etmek istiyorum…”



BÜYÜK YALANLAR

Burada, seçimlerden önce ülkemizde (ve dünya genelinde) belki çoğu siyasetçinin “olağan” diyebileceğimiz yalanlarından söz açacak değilim. Bunlar daha çok, iktidara geldiklerinde neler yapacaklarına, demek oluyor ki geleceğe yönelik “yalan söz vermeler”dir. Benim kısaca gündeme getireceklerim, ülkemiz için çok önemli olan ve siyasetçilerle birlikte gazeteci, yazar, sanatçı, bilim insanı vb. değişik konumdaki birtakım insanların, bilerek ya da düşünmeden ve araç olarak ürettikleri “gerçeği çarpıtmalar” olacaktır. Türkiye ile ilgili olarak yurt içinde ve yurt dışında gittikçe yoğun biçimde gündeme getirilen üç “büyük yalan”la ilgili olarak partilerin tutumlarının dikkate alınması, seçimler ve ülkemiz açısından kuşkusuz çok önemlidir. Hangi parti bunlar için ne yargıda bulunmakta, onları nasıl yorumlamakta, onlar için ne yapma sözü vermektedir?

Bu yalanların konuları, tarihsel sıralanmalarıyla şöyledir:

1. Büyük “Ermeni Soykırımı” yalanı.
2. “27 Mayıs”ın geniş bir toplum hareketi ile birlikte giden kaçınılmaz bir askeri ihtilal olmayıp bir “askeri darbe” olduğu yalanı.
3. Avrupa Birliği’ne girilmeyeceği gerçeğini saklayan ülkemizde bir
Avrupa Birliği Bakanlığı’nın bulunuşu.

CHP ve VATAN PARTİSİ’nin SİYASAL KONUMLARI

“Kendisiyle tanışırız. Ama ben Doğu Perinçek’i sevmem! Bu seçimlerde oyları bölmeyelim. Vatan Partisi’ne oy vermeyi sonraki seçimlere bırakabiliriz.” Bu sözleri, yaşıtım olan bir arkadaşım seçimlerden önce söylemişti. Buradaki “oyları bölmeyelim” anlatımı, ilkece ne zaman söz konusu ya da geçerli olabilir? Belli seçmen kitlesinin, benzer siyasal görüşleri olan iki siyasal oluşumdan daha çok birine oy vermesi ve karşı siyasal görüşlerin karşısında öne geçmesi istendiğinde değil mi? Vatan Partisi’ni bir uca, iktidardaki partiyi karşı uca koyalım. Burada, CHP’yi, daha doğrusu Y-CHP’yi, nereye yerleştireceksiniz? Atatürk’ten, Cumhuriyet’ten, bilimden, sanattan, çağdaşlıktan, insandan ve doğadan yana olan Vatan Partisi’nin bulunduğu uca yakın bir noktaya mı; yoksa bunun tersine, sayılanların yanında eğitim, laiklik, dış ilişkiler vb. çok önemli birtakım konularda da çağdaşlıktan uzak iktidara yakın bir yere mi?

Seçimlerde, çok oy alamadı ama Y-CHP’den uzak durup, aydınlığa yönelmiş ve toplumu birleştirici Vatan Partisi’ni desteklemenin, sol görüş ve yurtseverlik adına en doğru tutum olduğu daha şimdiden ortaya çıktı.

=======================

Dostlar,

Meslek büyüğümüz Sayın Prof. Dr. Yaman Örs‘ün yazısı, “seçim sonrasında” okunduğunda daha da çarpıcı değil mi??

Sayın Örs’ü, ADD Edirne Şubesi Başkanı iken (1996-2000) Edirne’ye bir konferansa davet ettiğimizi anımsıyoruz. Yaman hoca tıpta 2 ayrı dalda Patoloji ve Tıp Tarihi (sonradan Deontoloji – Tıp Tarihi) uzmanlıklarını aldı. Daha sonra 1991’de ODTÜ Felsefe bölümünde doktora derecesi kazandı.. Dopdolu bir Cumhuriyet aydını.. 1936 doğumlu ama Yüce Atatürk’ün en kutsal armağanı olan Cumhuriyetimizi emanet ettiği Cumhuriyet gençlerinden!

Çok sayıda kitabından özellikle Kaynak yayınlarından çıkan “EVRİM” adlı yapıtının okunmasını çok salık veririz. Bilimsel olarak tüm fosil serisiyle tümüyle kanıtlanmış olan Charles Darwin’in Evrim Kuramı‘nın karşıtı Yaradılışçı Adnan Oktar (gerçekte akıl hocaları) bu kitaptan çok rahatsız olmuş, kendince “Yaman Hocanın yanlışları” başlığı ile yanıtlamaya çabalamıştı.

Evrim

Sevgi ve saygı ile.
24 Haziran 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

E. Orgeneral Saldıray Berk Vatan Partisi Saflarında!

E. Orgeneral Saldıray Berk
Vatan Partisi Saflarında!

E.Orgeneral Saldıray Berk Vatan Partisi Saflarında!

3. Ordu ve EDOK Komutanlığı yapan
E. Orgeneral Saldıray Berk, Vatan Partisi’ne katıldı

3. Ordu ve EDOK Komutanlığı yapan  E. Orgeneral Saldıray Berk, Vatan Partisi’ne katıldı. Vatan Partisi saflarına katılan Berk, “Neden Vatan Partisi’ne katıldığını” şu satırlarla anlattı: 

Neden Vatan Partisi

Büyük Atatürk ve Kuvayi Milliye ruhu bu çatı altında bulunduğu için Vatan Partisi’ndeyim.

Cumhuriyetin temeli olan Altı Ok’a sahip çıkıldığı, Büyük Kurtarıcı’nın Cumhuriyeti
emanet ettiği, Türk Gençliği ve Mustafa Kemal’in askerleri bu çatı altında bulunduğu için Vatan Partisi’ndeyim.

Gerçek Türk milliyetçileri bu çatı altında birleştiği, deneyimli ve genç kadrosuyla
ülke yönetimine talip olduğu için Vatan Partisi’ndeyim.

Ülke bütünlüğü ve tam bağımsızlık idealine sahip çıkıldığı için Vatan Partisi’ndeyim.

Ayrıca her zaman vatan sevgisi ve özveri timsali olarak gördüğüm Genel Başkanımız
Sayın Doğu Perinçek’in bulunduğu çatı olan Vatan Partisi’ndeyim.

Vatanseverleri ve ülke geleceğinden kaygı duyanları bu çatı altına bekliyorum.

Saygılarımla. 7 Mayıs 2015

Saldıray Berk

*****

E. Orgeneral Saldıray Berk kimdir?

1968 yılında Kara Harp Okulundan, 1969 yılında Topçu ve Füze Okulu’ndan mezun olmuştur. 1976 yılına kadar Kara Kuvvetlerinin Topçu birliklerinde görev yapmıştır. 1978  yılında
Kara Harp Akademisinden mezun olmuş, 2. Kolordu Karargahı ve 39. Tümen Karargahlarında Plan Subayı ve Şube Müdürlüğü görevlerini yürütmüştür. Kara Harp Okulunda öğretim üyeliği ve Kara Kuvvetleri Karargahında Plan Subaylığı yapmıştır. Daha sonra 3 yıl Moskova
Kara Ataşeliği, Kara Kuvvetleri Komutanlığında Şube Müdürlüğü  ve 39. Topçu Alay Komutanlığı yapmıştır. 1995 yılında Tuğgeneral olarak 2. Ordu Karargahında, Bakü Silahlı Kuvvetler Ataşeliği ve 1. Piyade Tugay Komutanlığı yapmıştır. 1999’da Tümgeneralliğe yükseltilerek, Kara Kuvvetleri Denetleme Başkan Yardımcısı, Genelkurmay Personel Daire Başkanlığı ve 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı görevlerinden sonra 2003 yılında Korgeneralliğe terfi etmiştir. Bu rütbede Genelkurmay Personel Başkanı ve
4. Kolordu Komutanlığı yapmıştır. 2007 yılında Orgeneralliğe terfi ederek 3. Ordu Komutanlığı ile Kara Kuvvetleri Eğitim Komutanlığı görevlerini yapmıştır.  2011 yılında kadrosuzluk nedeniyle emekli olmuştur.

====================================

Sayın E. Org. Saldıray Berk Paşa’ya “Vatan’a hoşgeldiniz” diyor,
ülkemize hayırlı olmasını dilkiyoruz..

Sevgi ve saygı ile.
9 Mayıs 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

“Ermeni Soykırımı” Yalanını Kökten Bitiriyoruz!

"Ermeni Soykırımı" Yalanını Kökten Bitiriyoruz!

“Ermeni Soykırımı” Yalanını
Kökten Bitiriyoruz!

Hiçbir güç Türkiye’yi diz üstü çökertemez!
Biz büyük Türk Milletiyiz!

 

AVRUPA PARLAMENTOSU AVRUPA HUKUKUNU ÇİĞNİYOR

AİHM’e göre 1915 olayları ‘soykırım’ kapsamında değildir.
AİHM, 1915 olaylarının Yahudi Soykırımı’na benzemediğini de vurgulamaktadır. Bilindiği gibi AİHM kararları bütün Avrupa Devletleri için bağlayıcıdır.
Avrupa Parlamentosu için de bağlayıcıdır.
Avrupa Parlamentosu, Avrupa hukukunu çiğnemektedir.

Biz gerçeklere, hukuka ve Kurtuluş Savaşımızın haklılığına dayanıyoruz.
Tehdidin kaynağını doğru saptıyoruz :

Cumhuriyetimiz ve vatan bütünlüğümüz hedef alınmıştır!

Bu karar, çürüyen emperyalist Avrupa’nın kararıdır. ABD emperyalizminin
“Büyük Kürdistan”
planına alet olmaktadırlar. Avrupa Parlamentosu’nun
bu emperyalist kararını yırtıyor ve Avrupa çöplüğüne atıyoruz.

Karslılar, Ardahanlılar, Iğdırlılar, Erzincanlılar, Vanlılar;

Ermeni Soykırımı yalanını en iyi sizler bilirsiniz. Dedeleriniz vatan savunması yaparken arkadan hançerlendik. Tüm yurttaşlarımıza çağrımızdır; Egemenliğimiz, Cumhuriyetimiz ve Vatanımız için yürüyoruz. 24 Nisan Cuma günü saat 14.00’te Beyoğlu Galatasaray Meydanı’nda toplanıyoruz. Genel Başkanımız Doğu Perinçek tüm dünyaya seslenecektir.

Hiçbir güç Türkiye’yi diz üstü çökertemez! 

Biz büyük Türk Milletiyiz! 

Soykırım yapmadık vatanımızı savunduk!

Avrupa Parlamentosu’nun “Dünyada İnsan Hakları ve Demokrasi” Raporu’nun Düşündürdükleri

 Avrupa Parlamentosu’nun
“Dünyada İnsan Hakları ve Demokrasi”
Raporu’nun Düşündürdükler
i

portresi2

 


Onur ÖYMEN

 

Avrupa Parlamentosu, 12 Mart 2015’te kabul ettiği “Dünyada İnsan Hakları ve Demokrasi” başlıklı yıllık raporunda bütün Avrupa ülkelerinin “Ermeni Soykırımını” kabul etmeleri için çağrıda bulundu.

Avrupa Parlamentosu kararında 1. Dünya Savaşı yıllarından Ermenileri saldırıları ile öldürülen yüzbinlerce Türk’ten tek kelimeyle bile söz edilmiyor.

Bu çağrı, Türkiye’ye ve Türk milletinin geçmişine ağır bir hakaret anlamı taşımaktadır.

Özellikle Doğu Perinçek’in bir İsviçre mahkemesinin soykırım savını onaylaması üzerine
açtığı davada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Perinçek’i haklı bulan ve soykırım savını
kabul etmeyen kararından sonra Avrupa Parlamentosu’nun aldığı bu karar hukuka da
açık bir saygısızlık anlamı taşımaktadır.

Bu denli haksız ve Türk milletini rencide edici bir karar karşısında ne yazık ki
TBMM’den, Hükümetten, siyasi liderlerden ve basından gerekli tepkiyi duyamadık.
Oysa siyasetçilerin de basının da en önemli görevlerinden biri milletimizin haysiyetini korumak ve ülkemizin geçmişine sahip çıkmaktır.

Öte yandan, bazı Ermeni örgütleri de sözde soykırımın 100. Yıldönümünü 24 Nisan’da İstanbul’da anmak (AS: 2015) için bir kampanya başlatmışlar. Fransa’nın eski Dışişleri Bakanı Bernard Koucher ile Avrupa Parlamentosu milletvekili Daniel Cohn Bendit
ve şarkıcı Charles Aznavour bu kampanyaya destek olanlar arasında.
İşin daha da hazin olan yanı, kimi Türk öğretim üyeleriyle gazetecilerinin de
bu kampanyaya destek vermeleri.

Acaba bu kampanyaya destek olanlar 1. Dünya Savaşında Ermenilerin öldürdüğü Türkleri
veya Hocalı’da Ermenilerce insafsızca katleden Azeri kardeşlerimizi veya
Ermeni terör örgütü ASALA’nın katlettiği diplomatlarımızı anmak için
Erivan’da bir tören düzenlemeyi önermişler midir?

Gerek Avrupa Parlamento’sunun kararı gerek İstanbul’da yapılması öngörülen sözde soykırım toplantısı girişimi karşısında sessiz ve tepkisiz kalmak mümkün müdür?
Sessiz kalanları içimize sindirebilir miyiz?

Unutulmasın ki, haksız suçlamalara ve saldırılara karşı ülkesini ve milletini savunamayanların yeri tarihin karanlık sayfalarıdır.

==================================

Çoooook teşekkürler ve yazdıklarınıza aynen katılarak Sayın Öymen…

Sevgi ve saygı ile.
12 Nisan 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Neden Vatan Partisi’nde Birleştik?

Neden Vatan Partisi’nde Birleştik?

Emekli Korgeneral Ayhan Taş

8 Mart 2015 Pazar günü Ankara’da gerçekleştirilen üye katılım töreninde 1354 kişi Vatan Partisi’ne üye oldu. Vatan Partisi’ne katılan Emekli Korgeneral Ayhan Taş’ın, katılım töreninde yaptığı konuşmanın tam metnini köşemize alıyoruz: 

Vatan Partisi teşkilatının değerli mensupları,

Yüreği vatan sevgisinin coşkusu ile yanan, Cumhuriyetimizin muhafızları,

Vatan Partisi’ne katılan değerli yurtseverler,

Gününüzü kutladığımız, gelecek sene daha başka bir coşkuyla kutlayacağımız, Cumhuriyetimizin temel taşı ve çimentosu, vefalı Türk kadınları,

Vatan Partisi’ne güvenini ve teveccühünü esirgemeyeceğini umut ettiğim, Türk milletinin asil kanlı vatandaşları,

Hepinizi Vatan Partisi’nin en yeni üyesi kimliğimle selamlıyor, saygılarımı sunuyorum.

VATAN NASIL ELDE EDİLDİYSE ÖYLE KORUNACAKTIR

Sözlerimin başında Başkomutanımız değişmez ve değiştirilemez önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü ve O’nun yakın arkadaşlarını minnet ve şükranla yad ediyorum. Atamızın mirası vatan topraklarımızın korunması ve kollanmasında canlarını feda etmiş aziz şehitlerimize Allah’tan rahmetler diliyorum.

Geçtiğimiz bir haftada 6 kahramanımızı vatan semalarından kutsal vatan toprağına şehitlik onuru ile uğurladık. Ailelerinin derin acılarını paylaşıyor, şehitlerimize vatanları ile ilgili ideallerini gerçekleştireceğimizin sözünü vererek, rahmetler diliyorum.

Biz Türkler, dünyada toprağını, yurdunu, coğrafyasını vatana dönüştürmüş ender ve önder milletlerden biriyiz. Ancak, coğrafyadan vatana giden yolun güllerle kaplı olmadığını hepimiz biliyoruz. Bu yolda, Sevr’in patronları ve destekçileri ile emperyalist güçlerin ülkemin bağrına dek sokulabilmiş güçlü orduları var iken; bizim ise güçlü imanımız, azim ve kararlılığımız ile kurtuluş için filizlenmiş umutlarımız vardı.

Azim ve kararlılıkla umudunun arkasından giden yüz binlerce şehidimizin kanları ile sulanan bu coğrafya işte böylece vatan oldu. Vatan nasıl elde edildiyse öyle korunur ve korunacaktır. Bu nedenle Türk milleti vatan hizmetini kutsallaştırmıştır.

VATAN PARTİSİ’NDE BİRLEŞME NEDENLERİ

Neden ve niçin vatanda, başka bir deyişle Vatan Partisi’nde birleştik?
Sizlerin de hissiyatına tercüman olacağını zannettiğim sebeplerim şunlardır:

1. Atatürkümüzün bizlere emaneti Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Altı Ok’la simgeleştirdiği Cumhuriyet’in temel ilkelerini ilelebet muhafaza, müdafaa ve yaşatmak için Vatan’dayım.

2. Dünyada pek az ülkeye nasip olmuş ulusal devlet kimliğimizi, Türk ulusu kimliğimizi taviz vermeden sürdürmek için Vatan’dayım.

3. ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkemizin elden gitmekte olduğunu görüyoruz. Ülkemde bölünmüşlük ve iç savaş istemediğim, komşularımızla milli menfaatlerimizin korunduğu bir barış ortamında yaşamak istediğim için Vatan’dayım.

4. Bulunduğumuz coğrafyada emperyalist güçlerin oyunlarına ortak olmamak ve güzel ülkemin bir karış toprağının bu oyunun bir parçası olarak kullanılmasını istemediğim için Vatan’dayım.

  1. Milli birlik, beraberlik, kardeşlik ve toprak bütünlüğümüzün devamını temin etmek için Vatan’dayım.
  1. Atatürk ilke ve inkılapları ile yoğrulmuş milli eğitim anlayışımızın yeniden tesisi, ortaçağ için değil, gelecek aydınlık çağlar için ilim ve irfanı rehber edinmiş çağdaş Türk nesilleri yetiştirmek için Vatan’dayım.
  1. Ülkemin gözbebeği Ordusuna kurulan kumpasları ve kirli oyunları başından beri gören, Ordusunun güzide evlatlarına en çok sahip çıkan, komutanlar evlerine dönmeden Silivri zindanının önündeki çadırını terk etmeyen gerçek yurtseverlere olan gönül borcumu ödemek için Vatan’dayım.
  1. Milli ordusunu sevmeyen milletlerin, bir gün yabancı orduları beslemek mecburiyetinde kalacaklarına inandığım için, Ordusunu çok seven Vatan’dayım.
  1. Din kutsal ve gerekli bir değerimizdir. Ülkemde dindarların dinini rahatça yaşayabilmeleri için, yobazların safsata ve söylemlerinden kurtulabilmeleri için, dinimiz üzerinden ticaret ve siyaset yapılmasını istemediğim için Vatan’dayım.
  1. Ülkemde; kadın-erkek ayrımından, cinsiyet ayrımından ve ayrımcılığından, din, dil, ırk farklılığı yaratacak ve bizleri ayrışmaya götürecek düşünce ve söylemlerden; çocuk haklarının istismarından, tecavüzlerden ve cinayetlerden ve suçsuz insanlara cezaevlerinde çile çektirilmesinden bıktığım için Vatan’dayım.
  1. Alınan dış borçların yükünden ülkemin milli kaynaklarını en iyi şekilde kullanarak kurtulmak için, dış borçları kazanılmış gelir gibi göstererek kişi başına milli gelirimizi 15 bin dolar (AS: kişi başına/yılda) gösteren yalancılardan kurtulmak için Vatan’dayım.
  1. İşsizlikten kimsenin yüzüne bakamaz olmuş, 3 milyon insanımızın yüzünün gülmesi için Vatan’dayım.
  1. Emekçinin, esnafın, öğretmenin, memurun, emeklinin, sağlıkçının, zanaatkârın ve sanatkarın, madencinin, işçi ve taşeron işçisinin ve daha milyonlarca insanımızın refahı, mutluluğu için güvenli ve onurlu yaşayacağı günlere kavuşacağı ümidimi taşıdığım Vatan’dayım.
  1. Çiftçimin, köylümün, emeği ile kendi kendine yeterli ülkeden biriyken, hayvan yemini bile ithal eden ülke durumundan kurtulmak için, bahçeden 30 kuruşa yalvararak satılan portakalı ve benzeri ürünlerimizi markette 300 kuruşa (AS: Kabzımal mafyası iktidarla ortak mı??) yedirenlerden hesap sormak için Vatan’dayım.

VATAN SANCAĞINDA BİR ARI OĞULU GİBİ

Daha yüzlerce örnek vererek sebeplerimizi ifade edebiliriz. Sizler de bunları çoğaltabilirsiniz. Ancak söz konusu olan vatanın bütünlüğü, bölünmezliği, birlik ve kardeşliği ise diğerleri teferruattır.

Sözlerimi bitirirken, Vatan Partisi’ne katılımınız için sizleri kutluyorum. Vatana hayırlı uğurlu olsun.

Yüce Türk milletinden de bir kerecik olsun hiçbir şeyin etkisi altında kalmaksızın düşünmesini ve aydınlık günlerin hayalinin Vatan Partisi ile gerçekleşebileceğini bilmelerini ve Vatan Partisi saflarında, Vatan sancağında bir arı oğulu gibi çoğalmasını yürekten diliyor ve umut ediyorum. 8 Haziran 2015 günü

‘Ey vatan gözyaşların dinsin kazandık çünkü biz’,

diyebilmek için; ‘Siyasal görüşümüz ne olursa olsun, ortak kaygımız Vatan olsun.’

Ne mutlu Türküm diyene!

**********

Emekli Korgeneral Ayhan Taş kimdir?

6 Mart 1947’de Konya Akşehir’de doğdu. 1966’da Kara Harp Okulu’ndan Topçu Asteğmeni olarak mezun oldu. 1967 yılında Topçu ve Füze Okulu’nu Teğmen rütbesiyle tamamladı. Erzurum, Kandilli’deki ilk kıta görevinden sonra Kara Harp Okulu’na öğrenci takım komutanı olarak atandı. 1976 yılında Kara Harp Akademisi’ni Kurmay Yüzbaşı olarak bitirdi ve kurmay subay olarak sırası ile Genkur. KH. Kara Harp Okulu, Kara Harp Akademisi Öğretim Üyesi, ABD Kurmay Koleji eğitimi, Yeni Delhi (Hindistan) Askeri Ataşeliği ve Topçu Alay Komutanlığı’ndan sonra generalliğe terfi etti.

General olarak; 4 yıl Tugay Komutanlığı, 2 yıl 3. Ordu Kurmay Başkanlığı, 3 yıl Topçu ve Füze Okul Komutanlığı ve 4 yıl Kolordu Komutanlığı yaptı ve 2006 yılında 6. Kolordu Komutanı görevinden Korgeneral rütbesiyle emekli oldu. Evli ve 2 çocuk sahibi olup, Fransızca (orta) ve İngilizce bilmektedir.

Doğu Perinçek 
AYDINLIK, 10 Mart 2015
http://vatanpartisi.org.tr/genel-merkez/makaleler/neden-vatan-partisi-nde-birlestik-13059