ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 24 Nisan 2019

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 24 Nisan 2019

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

GÖREVLİ
İçişleri Bakanı Soylu, “Ben görevi sayın Cumhurbaşkanı’ndan alırım. O da milletten alır” dedi.

  1. Millet “oy için bizi kutuplaştırın” mı dedi?
  2. Millet, “seçim çalışmanızı CHP ve Kılıçdaroğlu’na düşmanlık üzerine bina edin” mi dedi?
  3. Millet, ”şehit cenazelerine milletin bir kısmı gelmesin” mi dedi?
  4. Millet, “Partililer oy oranlarına göre gezi hürriyetine sahip olsun” mu dedi?
  5. Millet, “ Senden resmen koruma istemeyeni koruma, ne göreceği varsa görsün “ mü dedi?

YANDAŞ
Milat Gazetsi’nden Ufuk Coşkun diye biri, Kılıçdaoğlu’na saldıran yaratığın tutuklanış fotoğrafını “bu görüntü kamu vicdanını yaralamıştır” ifadesi ile paylaşmış.
Bu gazeteci bozuntusunun dört yıl önce Pervin Buldan eliyle Öcalan’a kendi yazdığı “Kürdüm, Doğruyum., Çalışkanım” kitabını gönderdiği ortaya çıktı.
Biraz omurga , biraz adamlık yahu.
İktidarın her çıkardığını yemek zorunda mısınız?…

KIZGIN
RTE, olaydan 24 saat sonra şiddeti kınadı ama Kılıçdaroğlu’na “geçmiş olsun” demedi.
Ömür boyu kızgın demir…

ÖVGÜ
AKP’li Esenyurt Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu’nun Feto’ya övgüler yağdırdığı ortaya çıktı.
Hangisi yapmadı ki…

YAĞ
Sabah muhabiri Nazif Karaman, Kılıçdaroğlu’na yumruk atan saldırgan için, “Osman Sarıgün’ün buradaki en büyük talihsizliği kameralara yakalanmış olması” dedi.
Kızgın demir yağdanlığı…

BAYRAM
Doğu Perinçek, Atatürk’ün 23 Nisan’ı çocuklara armağan etmesini çok büyük hata olarak değerlendirdi. Devrimin kutlanamadığını söyledi.

  1. Devrimi kutlamaya engel var mı?
  2. 23 Nisan olmuyorsa 29 Ekim olamaz mı?
  3. Dünyaya örnek olduğumuz bu bayramı küçümsemeye hakkınız var mı?
  4. Atatürk elbette tabu değil ama bugünün Türkiye’sinde Atatürk’ten başka hatalı bulamadınız mı?

ONUR
Dijital Dünyanın “En” leri tarafından Egemen Bağış’a “siyasi onur ödülü” verildi. Açıklaması ne olabilir;

  1. Bakara makara’dan,
  2. Çikolata kutusundaki dolarlardan,
  3. Gerekçesiz istifadan,
  4. Yargıdan yırtmaktan…

ŞİKAYET
23 Nisan programında bir çocuğun yurt dışında okuyup Alman vatandaşı olmak istediğini söylemesi üzerine Burhan Kuzu, Kılıçdaroğlu’nu günah keçisi yaptı. Türkiye’yi yabancılara şikayet ederek çocukların umutlarını yıktığını iddia etti.
17 yıl ülkeyi yönetip genç işsizliğe zirve yaptıranlar başka ne diyebilir?…

CÜPPELİ
Cüppeli Ahmet de Kılıçdaroğlu’nu suçlayarak, “Bu kadar soysuza bir SOYLU yeter” yazdı.

  1. Bu kadar soysuzun içine kendini mi S. Soylu’yu mu dahil etti?
  2. Tek soylu olarak kendini mi S. Soylu’yu kabul etti?
  3. İki durumda da biri soysuz değil mi?..

MESAJ
MSB Akar, “mesaj” vatandaşın terörü bitirin ifadesine karşılıktı dedi.

  1. Çevir imam kaz yanmasın,
  2. O konuşma yapılırken Kılıdaroğlu’na mı teröre mi tepki yağıyordu?
  3. Millet hep saf bir tek akıllı sensin, yedik…

GAZ
RTE, saldırı olayını vatandaşın “gaz sıkışması” olarak niteledi ve Kılıçdaroğlu’nu suçladı.
Tuvalete gidemiyor, gazını ortalıkta mı salıyor bunlar?…

YALAN
İçişleri bakanı saldırganın şehidin akrabası olduğunu söyledi.
Şehit babası da saldırgan da aksini söyledi.
Bakan bilgi sahibi olmadan konuşmayacağına göre sözleri nedir?…

TECAVÜZ
İstanbul’da dört yaşındaki bir çocuğa tecavüz edildi. Çocuk yoğun bakımda.
AKP-MHP genel başkanları ve Soylu İçişleri Bakanı ile AKP’de ne kadar koyun – kuzu varsa sorulsa;
Bu hayvanı da Kılıçdaroğlu mu kışkırttı?..

AKP’li belediyelerden 14 FETÖ’cü şirkete 42 milyon

AKP’li belediyelerden
14 FETÖ’cü şirkete 42 milyon!

CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat’tan rapor :

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/899579/CHP_den_FETO_raporu__AKP_li_belediyeler_ihale_yagdirmis.html, 07..1.2018

(AS : Bizim katkımız yazının altındadır..)

TSMF’nin FETÖ gerekçesiyle kayyum atadığı 14 farklı şirkete, 13 ildeki AKP’li belediyeler 45 farklı ihale verdi.

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi olmak ya da himmet vermek gerekçesiyle kayyum atadığı 14 şirketin, AKP’li belediyelerden 2010 – 15 arasında 45 ihale aldığı ortaya çıktı. CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın hazırladığı rapora göre, Şirketlerin, Bolu, Kahramanmaraş, Düzce, Kaynaşlı (Düzce), Antalya, Denizli, Keçiborlu (Isparta) Meram (Konya) Balıkesir, Buldan, Sarayköy, Honaz (Denizli) İvrindi (Balıkesir), Kastamonu, Samsun ve İstanbul’dan aldığı ihalelerin toplam bedeli 42 milyon 643 bin 239 lirayı buldu. AKP’li belediyelerin dağıttığı 45 ihaleden 32’si 2013 ve 2015 yılları arasında.

TEK KALEMDE 10 MİLYON

Samsun Büyükşehir Belediyesi, 2011 – 15 yıllarında verdiği 7 farklı ihaleyi FETÖ’den kapatılan Özel Forum Fizik Tedavi adlı şirkete verdi. Bu ihalalerin toplam bedeli 17 milyon 417 bin lira olurken, şirketin 2014’te Samsun Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığının açtığı ‘Personel hizmet alımı’ ihalesinden 9 milyon 980 bin lira kazandı. Aynı şirket, 2015’te Kastomunu Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nün açtığı ‘Evde bakım’ ihalesini de kazandı. Bolu Belediyesi ise FETÖ’den kayyum atanan Dalyan Petrol adlı şirkete 2011 – 13 yıllarında bedeli 7 milyon olan 5 farklı ihale verdi. Bolu Göynük Belediyesi, FETÖ’den kayyum atanan Sarılar İnşaat’a 2013’te 2 milyon 590 bin lira bedelli kapalı spor salonu ve çevre düzenlemesi işi ihalesi verdi.

İBB İŞTİRAKLERİ İHALE DAĞITTI

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı şirketleri İETT, BELTUR, İGDAŞ, İBB Ulaşım AŞ, İBB Sağlık AŞ. ile Başakşehir Belediyesi’nin iştiraki Başakkent AŞ, FETÖ’den kayyum atanan Sürat Lojistik, Sürat Bilişim, Aynes Gıda, Pado Dondurma, Omtitel ve Artun Tarım AŞ. 5 farklı şirkete toplam 13 ihale verdi. İhalelerin bedeli 1 milyon 584 bin lira oldu. Düzce Belediyesi 2014 ve 2015’te FETÖ gerekçesiyle kayyum atanan Recepoğlu Kardeşler Petro Gıda isimli şirkete 4 farklı ihale verdi. Aynı şirketten Düzce’nin Konuralp Belediyesi 2010’da 980 bin liralık akaryakıt alımı yaparken Düzce’deki ilçe belediyelerinde Kaynaşlı, Hacılar Petrol isimli bir başka şirketten 2013’te 529 bin liralık akaryakıt alımı yaptı.

4 İLDEN 4 MİLYONLUK İHALE

FETÖ’den kayyum atanan Sarılar İnşaat Anonim Şirketi, AKP’li Antalya Büyükşehir Belediyesi, Meram (Konya) Keçiborlu (Isparta) Göynük (Bolu) 2013 – 15 arasında yaklaşık 4 milyon liralık ihale aldı. Konya merkezli Yeni Un Değirmencilik Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi’nin 2015’te açtığı un alım ihalesini 1 milyon 700 bin bedelle kazandı. Balıkesir İvrindi Belediye Başkanlığının 2013, 2014 ve 2015’te açtığı üç akaryakıt alım ihalesini de FETÖ kapsamında el konulan Kursan Petrol aldı. Denizli’de kayyum atanan Sağlam taşımacılık adlı firma ise ilçe belediyelerinden Honaz, Sarayköy, Buldan ve Büyükşehir Belediyesinden 4.6 milyon değerinde 5 ihale aldı.

‘FETÖ AKP’DE KÖK SALMIŞTIR’

FETÖ’den kayyum atanan şirketlerin AKP’li belediyelerden aldığı ihaleleri değerlendiren
CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat şöyle dedi:

  • FETÖ, bu topraklarda yeşerebileceği en iyi yerde, AKP’de yeşermiş, kök salmıştır.
  • Buna rağmen kamu kuruluşlarının ve özellikle AKP’li belediyelerin FETÖ ilişkileri ile ilgili hasıraltı ediliyor.
  • İstanbul, Ankara, Bursa, Balıkesir ve Düzce Belediye başkanları istifa ettirilerek işledikleri kent suçları, yedikleri kul hakları unutturulmak isteniyor.
  • İstifa ederek kurtulduklarını sanmasınlar, hepsinin hesabı sorulacak.
  • TMSF’nin kayyum olarak atandığı şirketlerde yaptığımız çalışmada son dört yılda onlarca AKP’li belediyenin 15 Temmuz’a kadar yüzlerce kamu ihalesini aldığını gördük.
  • Bu yapıları görmek isteyenler; İstanbul Büyükşehir Belediyesine baksınlar, şirketlerine ilçelerine baksınlar, Samsun’a, Antalya’ya, Bolu’ya, Kastamonu’ya, Düzce’ye Balıkesir’e Kahramanmaraş’a baksınlar.”
    =========================================
    Dostlar,

İÇİŞLERİ BAKANI SOYLU,
CHP’li BELEDİYELER ÜZERİNDEN NE HEDEFLİYOR?

Halkımızın, CHP raporunda yer alan bu acı gerçekleri mutlaka ve yaygın olarak öğrenmesi gerek. Bu bakımdan CHP‘nin çok zor koşullarda ulaşabildiği bu bilgiler değerlidir.
Hem de gündem yaratmak ve kamuoyunun dikkatini AKP’den CHP’li belediyelere çekmek için yapılan atak ortada iken.. Ataşehir ve Beşiktaş Belediye başkanları görevden alınmış iken..
Halk arasında yaygın bir söz vardır, biraz argo kaçacak ama anımsatalım.. Dinime küfreden bari Müslüman olsa.. CHP’li belediyeler yolsuzlukla suçlanırken, AKP’li belediyeler temiz olsa??!

İktidar tüm subaşlarını tutmuştur. Basından, bürokrasiden, kamu kurumlarından damla veri sız(dırlıl)mamaktadır. Dahası, Milletvekilerinin Anayasanın 98. maddesi kapsamında Bakanlara (Başbakan dahil) verdikleri soru önergeleri bile uzun aylar yanıtlanmamakta, öze dönük bilgi verilmemekte, top saha dışına (auta) atılmaktadır. Yurttaşların Bilgi Edinme Yasası kapsamındaki yazılı başvuruları da değişik gerekçelerle içi boş bırakılmaktadır. Örn. Devlet sırrı, ticari sır…

TBMM Başkanı Kahraman ise Cumhurbaşkanına soru sordurtmadığı gibi, OHAL KHK’lerini aylardır TBMM gündemine al(dır)mayarak bekletmekte, böylelikle AKP = RTE‘nin ağzından çıkan / çıkmayan YASA olmaktadır.. Bundan ala tek adam rejimi., totaliterlik.. olabilir mi?!

İçişleri Bakanı Soylu çok kaygı verici bir çizgi izlemektedir. Kolluğa “bacak kırma” emri verecek ölçüde kendinden geçmekte, ardından, geri adım atarak 2 yıldır bunu söylediğini ama polisin hiç bacak kırmadığını söyleyebilmektedir! Erdoğan’ı taklit ederek “benim polisim, benim jandarmam” söylemini kullanmaktadır. Oysa ikisi de ne Erdoğan’ın ne de İçişleri Bakanınındır! Polis de, jandarma da, bakanlar da, kamu kurumları da Demokrasilerde Devletin –  Milletindir. Bu çok hatalı kullanımın / anlayışın mutlaka düzeltilmesi gerekmektedir.

Bakan Soylu “.. benim polisim de jandarmam da ne söylediğimi anlar..” gibisinden kodlu – örtük ileti veren biçimde de konuşamaz. Kolluk, Bakanın bu tür istemleri ile değil Yasaların buyrukları ile görev yaparlar. Gereğinde Anayasanın 137. maddesi gereği, konusu suç olan buyrukları yazılı verilse bile yerine getirmezler.

Öte yandan S. Soylu son derece gergin, öfkeli, bağıra – çağıra ve ajite – agressiv biçimde konuşmaktadır. Beden dili de daha konuşurken uyguladığı şiddete katılmaktadır. Bir devlet adamına yakışır mı böylesine tutum ve davranışlar? Soylu bu öfke patlamaları gösterisi ile ne yapmak istemekte, nereye varmak istemektedir? Erdoğan’ın “öfke de bir hitabet sanatıdır..” söylemini mi içselleştirmiştir?? Özgüven eksiği mi vardır son derece sert söylemlerle / üslupla örtmek istediği??

İçişleri Bakanı çok önemli bir konumdadır Devlet yönetiminde. Sükunetini ve ağırbaşlılığını mutlaka koruması, sık konuşmaması ve en önemlisi de TÜM ULUSUN İÇİŞLERİ BAKANI olduğunu / olmak zorunda bulunduğunu bir an bile unutmaması kaçınılmazdır. Özellikle CHP’li belediyelerin üstüne giderken.. Erdoğan’un sorması üzerine Ankara Belediye Başkanı iken görevden ayrılmayı erteleyen Gökçek için “.. 2 günde dosyalar hazır..” gibisinden verdiği yanıt ne olmuştur? Gökçek istifa et(tiril)meseydi hangi dosyalar ile başına çorap örülecekti? Ya da istifaya razı olması nedeniyle yolsuzluk dosyaları kapatıldı? Hukuk devletinde böyle bir şey var mı? İçişleri Bakanının böylesine bir yetkisi hangi yasada yazılıdır?

Hele Kılıçdaroğlu’na “.. bittin sen, sen bittin… boynuna dolanacak..” gibisinden çok ağır sözler hem tehdit, hem şantaj, hem suç hem de utanç vericidir. Demokrasilerde Anamuhalefet partisi genel başkanına Bakanlar değil Başbakan yanıt verir. Soylu’nun  bu kuralı da anımsaması gerek. Kaldı ki, Demokrat Parti genel başkanı iken AKP = Erdoğan için ağza alınmaz ne çok ağır suçlamalar yapıyordu, kamera kayıtlarını TELE 1 sıklıkla yayınlıyor ve yalanlanamıyor. Soylu Siyaset bu mudur acaba? İçişleri Bakanı Soylu siyasetin soylusunu mu yapıyor bu yolla??
Korkarız biz anlayamıyoruz!?

AKP de, İçişleri Bakanı da, Erdoğan da giderek sağduyudan uzaklaşıyor.. İktidarı yitirme paniği yeni, ardışık ve daha ağır hatalar yaptırıyor.. Ne yazık ki (!) bu sarmalın sonu “hayırlı” değil..

Sevgi ve saygı ile. 07 Ocak 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com