Örgütlü halkın önünde durulmaz

Örgütlü halkın önünde durulmaz

Mustafa BalbayMustafa Balbay,  balbay@mustafabalbay.com
YURT Gazetesi, 10 Temmuz 2017
(AS : Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır.)
Maltepe ve çevresinde dün onlarca insan ırmağı vardı. Sabah saatlerinde oluşmaya başlayan ırmaklar öğleye doğru giderek gürleşti. Saat 14.00’ten itibaren (AS: başlayarak) ırmaklar yer yer göletler oluşturmaya başladı. Denizin kıyısında bir başka deniz oluştu, insan denizi…

Öyle bir deniz ki, dalgalı, coşkulu, kıpır kıpır…

Her insan dalgası çevredeki gruplarda ayrı bir heyecan yaratıyor.
Anadolu kentlerinden birlikte gelen gruplar doğal olarak birbirini kaybetmiş.
İzmirliler Hataylılara karışmış, Antalyalılar  Balıkesirlilere…
Nereden geldiklerini sorduğumuz gruplardan ortak bir kent adı yükseldiğinde en az 3-4 kişi farklı kent adı veriyor. Anadolu birbiriyle kenetlenmiş…
Mitinge gelenlerin bir kısmı 24 günlük zaman diliminde ara ara yürüyüşe katılmış. O yürüyüşlerde birlikte olduklarımızla yeniden kucaklaştık. Yürüyüş anılarını paylaştık.

Maltepe’ye denizden de akanlar vardı. Avrupa yakasından gelenlerin çoğu teknelerle ulaştı… Beylikdüzü, Bakırköy onlarca tekne ile denizden akıyordu. Tekneleri görünce biz de hızımızı alamadık, bir çağrıyı kabul edip atladık. Kemençe eşliğinde İzmir Marşı söyleyip kıyıdan akanları izledik, selamladık… 7’den 87’ye her yaştan, her kentten, hatta her görüşten insan
“hak, hukuk, adalet” kavramı etrafında birleşmişti.

Göğüslerde en çok Atatürk resmi vardı. Hiç parti amblemi yoktu.
“Hak – hukuk – adalet” dışında atılan çok az slogan vardı.

Bir de bulunan bir eşyanın sahibini arayanlar. Bu tür görüntüler yürüyüşte de vardı. Normalde bir eşyasını kaybeden kişi kaybettiği şeyi ilan eder, bulunup bulunmadığını sorar. Yürüyüş ve mitingde ise bulunan eşyanın sahibi aranıyordu. Deyim yerindeyse herkes yürüyordu ama kimse yürütmüyordu!

Toplumsal hareketler için geleneksel bir söylem vardır; örgütlü halk yenilmez
Örgütlü, ne istediğini bilen halkın önünde kimse duramaz. Hiçbir güç duramaz.
Örgütlü halktan büyük başka bir güç yoktur. Dün bunu bir kez daha gördük.

24 gündür hiç temposunu düşürmeden devam eden adalet yürüyüşü mitingle birlikte taçlandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile önceki gece 10 dakikalık görüşmemizde attığı adımın arkasının değişik şekillerde geleceğini vurguladı. Kılıçdaroğlu’nun yüzünde enerji dolu bir dirilik vardı. Mitinge, yürüyüşe katılan katılmayan herkesin ortak sorularından biri şu:

Bununla ne elde edildi, ne elde edilecek?

Bu konuda daha çok yazacağız daha çok konuşacağız… Bugün için söyleyeceğimiz şu:

Adalet istemi ayağa kalkmıştır! Oturmayacak…


=================================
Dostlar,

Sayın Mustafa Balbay’ın sağlıklı gözlemlerine dayalı irdelemeleri ve çıkarımları büyük isabet taşıyor.

  • CHP, toplumsal muhalefetin öncülüğünü yapmak, başarmak zorundadır.

Kitleler ayağa kalkmıştır, liderlik beklemektedir; ardından yürüyecektir.
Bu süreçte siyasal yol haritası kılı kırk yararak ustalıkla belirlenmek durumundadır.
CHP’nin artı “hata” en azından “büyük hata” yapma hakkı – lüksü yok – tur..

“Laiklik tehlikede değil”, “Ekmek için Ekmeleddin”, “Tıpış tıpış gelecekler” gibi safsata düzeyinde yanlışlara asla yer yoktur.

Prof. Süheyl Batum, Aylin Nazlıaka, Prof. Birgül Ayman gibi değerler Partiye geri kazanılmalı, benzer dışlanmalar asla yaşanmamalıdır.

CHP, Güneydoğu Raporunda yer verdiği “Kürt sorunu” çözümlerini netlikle açıklamalıdır.

16 Nisan’da “HAYIR” diyen kitle %50’nin üzerindedir ve Anayasa değişiklikleri ile bunlara dayalı uygulamalar kesin olarak gayrımeşrudur; yok hükmündedir ama Anayasa’nın tümü değil!

Bu “örgüt arayan” milyonları istim üstünde tutarak seçme taşımak üzere bir TEMSİL HEYETİ oluşturulmalıdır. İllerde yapılanma sağlanmalı, YEREL KONGRE İKTİDARLARI tohumlanmalıdır. Buralarda üretilecek politikalar Merkezde Temsil Heyetince olgunlaştırılarak kamuoyuna sunulmalıdır.

AKP saçmalamaya başlamıştır. Maltepe Mitingine katılımı 175 bin kişi gibi, çıplak gözle miting alanına bakan aklı ve gözü sağlıklı herkesin en az 10 katını gördüğü kitleyi böylesine 10’da birine indirgemek psikolojik savaş sayılamaz. Psikolojik savaş akıllı – zeki kurgular gerektirir. Nitekim sosyal medyada İstanbul valiliğinin açıklaması alay konusu olmuş ve halkımız eşsiz mizah ürünleriyle tepkisini koymuştur :

  • İstanbul Valiliğinin sözde bildirimine göre, yapılan yeni ölçümlerde Ankara – İstanbul arası 450 değil 45 km’dir!

GUINESS Rekorlar kitabı açıkladı :

  • Dünyanın en kalabalık; en uzun yürüyüşü Türkiye ADALET YÜRÜYÜŞÜ-2017!

Bu potansiyeli heba etmeye hiç kimsenin hakkı yoktur.
15 Temmuz kutlamaları adı altında, vıcık vıcık halk yalakalığı uygulaması ile bu muazzam ADALET YÜRÜYÜŞÜ ve onu taçlandıran görkemli MALTEPE MİTİNGİ‘nin sağladığı sosyal – psikolojik üstünlük dengelenmeye hatta silinmeye çalışılmaktadır, çalışılacaktır.

Nitekim bu gün iktidar kanadından “Yüz bin kişiyi topladılar diye…… kalkışmasınlar” sözleri işitildi.. Hem korkunun duşa vurumudur hem planlananların..

İnsan aklı, onuru, örgütlülüğü ve bilim tarihte her zaman olduğu gibi bu coğrafyada 21. yy’ın şafağında bir kez daha kazanacaktır. Bu yalın bir öngörü olmayıp, bilimsel eytişimin (diyalektiğin) kaçınılmaz (deterministik) sonucudur (türevidir).

Sevgi ve saygı ile. 10 Temmuz 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

SİVAS KIYIMI : 21 YILDIR HALA YANIYORUZ

SİVAS KIYIMI : 21 YILDIR HALA YANIYORUZ!

Aydın ve sanatçıların yakılarak katledildiği “Sivas Katliamı”nın 21. yıldönümünde Madımak Oteli önünde anma etkinliği düzenleniyor.

2 Temmuz 1993’te yapılan Sivas Katliamı’nın yıldönümünde;
Alevi Bektaşi Federasyonu başta olmak üzere, pek çok Alevi derneğinin,
siyasal partilerin, kuruluşların katıldığı anma etkinliğinde onbinlerce kişi
Madımak Oteli’nin önüne geldi. Polisler Madımak Oteli önüne barikat kurdu.

28 Aralık 2013’te Uludere’de yaşamını yitiren vatandaşların aileleri de
Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anmak için Sivas’a geldi.

Kentteki polislere destek olarak İstanbul, Kırklareli, Kocaeli, Tekirdağ, Aksaray, Amasya, Elazığ, Erzincan, Giresun, Kahramanmaraş, Kayseri, Kırşehir, Nevşehir, Niğde, Ordu, Tokat ve Yozgat’tan takımlar getirildi. Toplam 2500 polis görevlendirildi.

İl Jandarma Komutanlığı ve 5’inci Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığı’nda
destek güçler hazır bulunduruluyor.

Anma programı kapsamında güzergah üzerindeki Seyrantepe kavşağından başlayarak Mehmet Akif Ersoy Caddesi, Mevlana Kavşağı, Mevlana Caddesi, Meçhul Asker Sokak, İstasyon Caddesi, 50’inci Yıl Kavşağı Cumhuriyet Meydanı arası,
Atatürk Caddesi’nin Dört İşletme kavşağından Cumhuriyet Meydanı arası, Hikmet Işık Caddesi, Nalbantlarbaşı kavşağı trafiğe kapatıldı. Madımak Oteli yakınındaki birçok esnafın işyerlerini açmadığı görüldü. Eski otel binasının bulunduğu Eski Belediye Sokak girişi bu yıl da barikatlar ile kapatıldı.

SİVAS- MADIMAK’TAN FOTOĞRAFLAR ve GELİŞMELER:

Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş konuşma yaptı.
Demirtaş; konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Sizin burada yürek yüreğe duruşunuzdan daha önemli bir mesaj yoktur.
Bugün Soma da burada Roboskî de burada. Gezi de burada Berkin’in arkadaşları da burada.
Eğer ezilen kimliğimizle, Alevisi, Êzidîsi, Türkü, Sünnisi, Kürdü beraber olabilirsek çözemeyeceğimiz zorluk yoktur. İşte siz bu mesajı verdiniz buradan.
Bir kez daha 21 yıldır inatla, inançla bu mücadeleyi sırtlayanların önünde eğiliyorum.Yeter ki birlik olun, sizin mücadeleniz sizlerin ellerindedir.
Biz bu mücadelenin yanında olmaktan ancak onur duyarız. Alevilerin güzel dernekleri, yan yana durmaktan korkmayın. Bizleri parti parti, dernek dernek bölenler yan yana durmamızı istemiyor. Çocuklarımızın, torunlarımızın Sivas’ta, Çorum’da yaşadıklarını yaşamak istemiyorsak el ele vereceğiz. Bizler, yani kadınlar, yani emekçiler, yani halk beraber durdukça kazanabiliriz. Sivas’ın hesabını ancak yan yana gelerek sorabiliriz. Sivas’ın hesabını bu iktidar soramaz.”

CHP’li milletvekilleri Aykut Erdoğdu, Mahmut Tanal, Sakine Öz, Aylin Nazlıaka,
Veli Ağbaba, İlhan Cihaner, Binnaz Toprak, Aykan Erdemir ve Nurettin Demir de Sivas’ta…

Madımak Oteli önündeki anmadan fotoğraflar:

çArşı grubu Sivas’ta…

Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş ve HDP’li milletvekilleri Sivas’a geldi

Madımak Oteli önüne ulaşıldı. “Sivas’ın hesabı sorulacak” sloganı atıldı.

Madımak Oteli alanına girişlerde, vatandaşlar polisler tarafından aranıyor.

(

(Aleviyim- Facebook)

(Yarın Haber- Twitter)

(Muhalefet Portal- Twitter)

(Halkevleri- Twitter)

Odatv.com, 2.7.14

SİYASİLERE AÇIK ÇAĞRI


Dostlar,

Dr. Ceyhun Balcı ortopedi uzmanıdır. İzmir Tabip Odası’nın 2. dönem yöneticisidir.
Toplumsal konulara oldum olası çok duyarlıdır. Sıklıkla çok anlamlı kısa makaleler yazar. Daha önce de sitemize yazılarından koymuştuk :

http://ahmetsaltik.net/duran-turkler/ (Duran Türkler)

http://ahmetsaltik.net/muyeseer-yildiz-vatan-yahut-silivri/
(VATAN YAHUT SİLİVRİ, Müyesser Yıldız)

Aşağıda bir yenisini paylaşalım.. Muhalefet önderlerine (CHP ve MHP)
genel başkanlarına ironi yüklü bir açık mektubu :

– Ya görevinizi yapın ya da onurunuzla istifa edin..

Teşekkürler sevgili meslektaşım Ceyhun Balcı..

Sevgi ve saygı ile.
25.6.2013, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

===================================

SİYASİLERE AÇIK ÇAĞRI

Ceyhun_Balci_portresi

 

 

Dr. Ceyhun BALCI

Muazzez İlmiye Çığ “Ddalya!” derken çocuğu ve belki de torunu yaşındaki siyasilere bilgelik dersi verdi.
100_yasina_geldim_boyle_basbakan_gormedim
Ben de buradan yola çıkıp bir mektup yazdım onlara!
Dr. Ceyhun Balcı
******************************
Sayın Bay Kılıçdaroğlu,

Sayın Bay Bahçeli,

Nasılsınız? İyi misiniz? Sağlığınız yerinde mi? Yaşıyor musunuz?

Ankara’da, yaşadığınız yerin kuş uçuşu birkaç km uzağında neler olduğundan haberdar mısınız? Diyebilirsiniz ki; penguenci medyamız vermiyor! Doğrudur! Ama, olanakları sınırlı, donanımları kısıtlı da olsa Ulusal Kanal ve Halk TV arif olanaın anlayabileceği şekilde yansıtmakta olan biteni.

İstanbul’un Taksim’inde tek niyetleri ellerinde bir karanfille şehitlerini anmak olan insanlara hiç gerekmediği halde saldıran polisten; Ankara Dikmen’de yine barışçıl amaçlarla bir araya gelmiş kalabalıklara yönelik polis kaynaklı vahşetten haberdar olmalısınız. Ankara’da olayların yaşandığı yerde bir de Ankara milletvekili (mangal yürekli bir Cumhuriyet kadını Aylin Nazlıaka) vardı! İlgi duymanız durumunda o size ayrıntısıyla anlatacaktır!

Ankara Dikmen’deki bir sahne gözümün önünden gitmiyor! Önünde tek kişi bulunmayan TOMA, alışkanlığın etkisiyle mi bilinmez; basınçlı suyu konutlara doğru gelişi güzel sıkmaktaydı. Hiç gereği, ve de hedefi yokken!

Bir ayı doldurmaya gün sayan halk hareketi sizi hiç ilgilendirmiyor mu?

Sizler için muhalefet  salıdan salıya grup toplantılarında sergilenen laf yarışından mı ibarettir? Polisin elbette iktidarın buyruğuyla yaşama geçirdiği bu anlamsız vahşet karşısında zarar gören ve demokratik haklarını kullanmaktan alıkonulan insanların durumu sizler için bir şeyler ifade etmiyor mu?

Türkiye’de üzerlerine ölü toprağı serpildiğini sandığımız halk sergilediği barışçıl, kararlı ve soylu başkaldırıyla üzerine düşeni hem de kahramanca bir şekilde fazlasıyla yapmış değil midir?

O halde sizler bu durumdan kendinize bir görev çıkartma gereği duymaz mısınız? Önderliğinizdeki partiler bugün için muhalefetle görevlidir. “Meclis aritmetiği izin vermiyor! Elimden ne gelir?” deme hakkınız olabilir mi? Siyaset biraz da aritmetiğin ötesine geçip de beceri sergilemek değil midir? Ne yazık ki sizlerin duruşundan Türkiye’de iktidar sorununun yanı sıra bir de muhalefet sorunu olduğu sonucunu çıkartmak kaçınılmaz oluyor!

Muazzez İlmiye Çığ’ı tanıyor olmalısınız! Bugünlerde yüz yaşına girdi!
Anneniz belki de nineniz yaşındadır. Aynı zamanda ülkemiz yakın tarihinin
canlı tanığıdır! Pırıl pırıl beyniyle bir şey söyledi dalya derken!

Partilerinizin de adını anarak : BİRLEŞİN!

Yaşamakta olan ve dimdik duran bu ulu çınara kulak verin ne olur!
Her birimizin yüreklerine su serpen bu soylu halk hareketine omuz verin!

  • Birlik olun ki, Türkiye dirlik içinde olsun!

Yok eğer, biz böyle davranamayız derseniz; yapabileceğiniz bir şey daha var!
Bir kenara çekilmek ve gereğince davranacaklara yer açmak!

Bu duyarlı dönemde kenara çekilmenin bile erdem olduğunu hiç aklınızdan çıkartmamanızı dilerim!

Kaygılarımla