Prof. Öztrak: Ekonomimiz ağır hasta

Prof. Öztrak: Ekonomimiz ağır hasta

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak,
– “İşsiz sayısı son 7 aydır her ay 900 binin üzerinde artıyor. İşsizlik milletin canını gerçekten çok yakıyor.” dedi.
[Haber görseli]
Öztrak, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısına, Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli sanatçılardan Tarık Akan‘ı ölümünün 3. yılında anarak başladı. Bu sabah haziran ayı işsizlik rakamlarının açıklandığını anımsatan Öztrak, sözlerini şöyle sürdürdü :
“Ekonomi sağlıklı mı, yurttaşlarımız mutlu mu, milletimizin karnı tok, sırtı pek mi bunu en iyi işsizlik rakamlarından anlarız. Eğer bir ülkede milletin işi varsa, gençler üniversiteden mezun olduğunda hemen iş bulabiliyorlarsa o ülkede işler yolundadır, ekonomide çarklar dönüyordur ama bugün açıklanan işsizlik rakamları bir kez daha şunu gösterdi; ekonomimiz ağır hastadır. İşsizlik haziranda % 13’e yükselmiş. Geçen yıldan bu yana artış 3 puan olmuş.
– İşsiz sayısı 938 bin kişi artmış, 4 milyon 253 bine çıkmış.
– Gerçek işsiz sayımız ise son bir yılda 1 milyon 120 bin kişi artarak 7 milyon 724 bine ulaşmış.”
Son bir yılda çalışma çağındaki nüfusun 800 bin kişi artmasına karşın bunlardan salt  137 bininin iş gücüne katıldığına dikkati çeken Öztrak, bugüne dek böyle düşük düzeyde iş gücüne katılım olmadığını söyledi.
Öztrak, TÜİK‘in açıkladığı rakamları eleştirerek, “Anlaşılan TÜİK’in başında oturan damadın arkadaşı yine kalemi eline almış kimi düzeltmeler yapmış. Verilerle oynayarak gerçekleri gizleyemezsiniz. Artık mızrak çuvala sığmıyor.
İnsanlar işsizlikten inim inim inliyor. İşsizlik milletin canını gerçekten çok yakıyor.” ifadesini kullandı.
“GENÇ İŞSİZLİK ARTIYOR”
Bütün düzeltmelere karşın genç işsizliğinin son bir yılda 5,4 puan arttığının altını çizen Öztrak, iş arayan her 4 gençten birinin iş bulamadığına değindi.

Son bir yılda işini yitiren vatandaşların sayısının 802 bin kişi olduğuna dikkat çeken Öztrak, “Çalışanların sayısındaki azalma 8 aydır sürüyor. Bu denli yapışkan bir işsizliği ekonominin %4,7 daraldığı 2009 krizinde bile görmedik.” diye konuştu.

Öztrak, 802 bin kişi işini kaybetmesine karşın, İşsizlik Sigortasından yararlananların sayısının 657 binde kaldığını belirterek, İşsizlik Fonu‘nun başka amaçlar için kullanıldığını ileri sürdü.

“Hatırlayın, bu ülkede bir yazar kasa atıldı diye iktidar düşmüştü ama bugün insanlar Ankara’nın göbeğinde kendini yakıyor.” ifadesini kullanan Faik Öztrak, “borçlarını ödeyemediği gerekçesiyle kendini yakan” emekli Recep Peker’in fotoğrafını gösterdi.

“Bu vatandaşımızın gözlerindeki çaresizliğe sarayın bakmasını istiyorum. Aslında bu fotoğraf 17 yıl sonunda bu iktidarın bu ülkeyi nereye getirdiğini açık seçik gösteriyor.” değerlendirmesini yapan Öztrak, borcun milletin kemiğine dayandığını söyledi.

“ÜLKE YÖNETİLMİYOR”

Protestoya düşen senet tutarının, karşılıksız çeklerin, bankaların tahsil edemediği borçların arttığını, milletin yuvasının yıkıldığını anlatan Öztrak, şöyle konuştu:

“Milletin sesini ne saray sosyetesi ne de havuz medyası işitiyor. Onların işi tıkırında. Kanatlı, kanatsız, tekerlekli, tekerleksiz, yüzen, yüzmeyen her cins sarayları var, oralarda oturup milleti unuttular. Daha yeni Almanya’dan her biri 20 milyon liralık 4 tane lüks araç almışlar. Niye almışlar? ‘Millet bu kadar sıkıntı içinde niye tasarruf yapmıyorsunuz?’ dediğinizde yanıt hazır, ‘Sarayın itibarından tasarruf olmaz.’ Biz, boşuna söylemiyoruz, ülke yönetilmiyor, ülke savruluyor. Bunlar israfın, debdebenin, şatafatın doruklarında gezerken milletten iyice koptular.”

Faik Öztrak, esnafın, çiftçinin perişan olduğunu, ayçiçeği üreticisinin malını nereye satacağını bilemediğini belirterek, elektrikten doğalgaza, sigaradan çaya zam yağmuru altında milletin sırılsıklam olduğunu dile getirdi.

İktidarın, “yandaş borçlarını” yapılandırmaya öncelik verdiğini, çiftçinin, esnafın, memurun, işçinin, sanayicinin derdine çare aramadığın söyleyen Öztrak, “Damat bir yandan gidiyor yabancı haber ajanslarına ‘Türkiye’nin güçlü mali tabloları güven veriyor‘ diye dil döküyor, öbür yandan kendine bağlı Borçlanma Genel Müdürlüğü kuruyor. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu demezler mi adama? Mali dengeler bu denli güçlüyse, Borçlanma Genel Müdürlüğü’ne neden ihtiyaç duydunuz?” dedi.

“HER GÜN 77 MİLYON DOLAR FAİZ ÖDENDİ”

AKP iktidarlarında, Türkiye’nin dış borcunun 3,5 kat artarak 453 milyar dolara yükseldiğini, iç borcunun ise 700 milyar lirayı aştığını savunan Öztrak, “Milletin kesesinden tek kuruş çıkmayacak deyip yaptıkları kamu özel iş birliği projeleri bugün tam bir kara delik olmuş. Milletin yatmadığı hastane, geçmediği köprü ve yollar için dolar ve avro ile milyarlık garantiler vermişler.” değerlendirmesinde bulundu.

Öztrak, 50 milyon $ için Türkiye’nin en stratejik fabrikalarından Tank Palet Fabrikası’nın Katar’a satılmak istendiğini belirterek, “Dün Genel Başkanımız, ‘Tank Palet Fabrikası’nın Katar ordusuna peş keş çekilmesine zemin hazırlayan 1105 sayılı karar neden Resmi Gazete’de yayımlanmadı?’ diye sordu. Saraydan ‘çıt’ yok. Madem saraydan ‘çıt’ yok, milletimizin stratejik savunma sanayini Katar ordusuna peş keş çeken bu kararnameyi açıklamak sarayın ortağı Sayın (Devlet) Bahçeli’ye düşer.” diye konuştu.

Bu yıl ilk 7 ayda bütçeden yapılan faiz ödemesinin yaklaşık 11 milyar dolar olduğuna işaret eden Öztrak,

  • 2003’ün ilk günlerinden 31 Temmuz 2019’a kadar bütçeden faiz için ödenen tutarın 467 milyar dolar olduğunu anlattı.
  • CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztrak, AKP’nin iktidarda olduğu 16,5 yılda her gün faize 77 milyon dolar ödendiğini söyledi.

“AKILLARA DURGUNLUK VEREN LAFLAR”

Harcamalar artarken, bütçenin zamlarla ve 1 kezlik gelirlerle toparlanmaya çalışıldığına değinen Öztrak, bunun sürdürülebilir bir durum olmadığının altını çizdi.

  • “Ekonomi tel tel dökülüyor ama saray aspirinle, milletin kefen parasına el koyarak, TÜİK Başkanına verileri makyajlatarak, bir de gündem değiştirerek durumu idare etmeye çalışıyor.” diyen Öztrak, iktidarın, milletin boşalan tenceresini, cüzdanını biran önce doldurması gerektiğini söyledi.

Öztrak, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

“AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan ‘Halkımız, bize Erdoğan ile olun diye oy verdi. Erdoğansız Bülent Turan, Çanakkale’de bir hiçtir. Erdoğan ile yürürsek kıymetimiz var.’ dedi. Bu açıklamayı nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna Öztrak, şu yanıtı verdi:

“Şaşkınlık içindeyim. Bunu söyleyen Meclis Grup Başkanvekili. Kuvvetler ayrılığı, şu, bu bir sürü laflar söylemişlerdi. Bu iş artık Osmanlı dönemindeki biat siyasetini geçti, Hitler dönemi siyasetini de geçti, bugün gördüğümüz Putin’in dönemindeki siyaseti de geçti, bu açıkçası Kuzey Kore siyasetinin aynısı. Kuzey Kore’de yöneticiler, milletvekillerinin Kuzey Kore diktatörüne nasıl yapmadıkları kalmıyorsa, bu laflar Türkiye’de de işin o noktalara doğru gittiğini gösteriyor. Bunların hiçbiri doğru değildir. Bu laflar son derece tehlikeli ve akıllara durgunluk veren laflardır. Siz, millet yoksa hiçsiniz, o veya bu kişi değil. Tek bir sorumluluğunuz var, millete hesap vermek.”

“HER ŞEYDEN BİR ŞEY ÇIKARMAYA ÇALIŞIYORLAR”

“AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, ‘Biz, FETÖ‘cü olan 15-20 milletvekilini partiden gönderdik.’ diyor. Bu milletvekilleriyle ilgili bir şey yapılmış mı, soruşturma var mı? Değerlendirmeniz nedir?” sorusu üzerine Öztrak, şunları söyledi:

“Bir, FETÖ’cü milletvekilleri hakkında ne yaptınız? İki, o FETÖ’cü milletvekillerini, milletvekili olmak için atayanlara ne yaptınız? Yazıktır, günahtır. Bu memlekette cebinde dolarları olan, zengin olan FETÖ’cüler protokollerde geziyor. Eski milletvekiliysen hakkında hiçbir şey yapılmıyor ama mahkemelerde beraat etmiş, suçsuzluğunu kanıtlamış insanlar hala daha devlete geri dönemiyorlar.” (AS : AKP’nin utanç veren, ibretlik FETÖ bağlantılarını kendi ses ve görüntüleri ile izleyin : https://youtu.be/KKxkccTS1DI)

“İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in “anahtar partiyiz” açıklamasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Akşener’in bu çıkışı bir rota değişikliği mi?” sorusuna Öztrak, “Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Akşener’in oluşturduğu Millet İttifakı geçtiğimiz yerel yönetimler seçimlerinde çok büyük başarı elde etmiş ve Türkiye’nin otoriter bir rejime doğru kayışını durdurmuşlardır. Ciddi bir demokrasi mücadelesi verilmiştir. Bunun dışında ben, Sayın Genel Başkan hakkında yorumda bulunma konusunda kendimi yetkili görmüyorum.” karşılığını verdi.

“Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen ‘Biz tatile çıkmadık, çalıştık’ şeklinde ilçesinde afişler astırdı. Bu mesajın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik olduğu iddia edildi. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusunu Öztrak, “Türkiye’de havuz medyasına dönüp baktığınız zaman öküzün altında buzağı arama konusunda son derece mahirler. Dolayısıyla her şeyden bir şey çıkarmaya çalışıyorlar. İki belediye başkanımız da ihlas ile çalışıyorlar, gerekenler yapıyorlar.” biçiminde yanıtladı.

“CHP’den ihraç edilen eski Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka‘nın Parti Meclisi (PM) toplantısında affedilmesinin” sorulduğu Öztrak, bu konuda herhangi bir tartışmanın yaşanmadığını, PM’nin gizli oylamayla takdirini ortaya koyduğunu sözlerine ekledi.

CHP’den Ekonomik Görünüm Raporu

CHP’den Ekonomik Görünüm Raporu

CHP’DEN HÜKÜMETE “EKONOMİDE TEDBİR” ÖNERİSİ

CHP’nin Ekonomik Görünüm Raporu’nda “Geçen yıl yaşanan %2,2’lik büyümenin üstüne, bu yıl da %3’lük büyüme Türkiye ekonomisininfiilen krizin içine sıkıştığı anlamına gelmektedir.” iddiasında bulunuldu.

CHP Basın Biriminden yapılan açıklamaya göre, CHP Ekonomi Politikaları
Genel Başkan Yardımcılığının, Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Faik Öztrak‘ın eşgüdümünde hazırladığı “69. Ekonomik Görünüm Raporu”nda, küresel ekonomideki çalkantılar ışığında Türkiye ekonomisinin performansı değerlendirildi.

Faik_Oztrak_CHPBu yıl büyümenin %3’ün üzerinde beklendiği, hükümetin de piyasaları buna hazırlamaya çalıştığı belirtilen raporda,

“Geçtiğimiz yıl yaşanan %2,2’lik büyümenin üstüne, bu yıl da %3’lük büyüme Türkiye ekonomisinin fiilen krizin içine sıkıştığı anlamına gelmektedir.” ifadesi kullanıldı. Küresel ekonomideki çalkantıların gecikmeyle de olsa reel sektöre ve ailelerin bilançolarına da taşınacağı vurgulanan raporda, şu önerilerde bulunuldu:

Başbakan, risk algısını artıran söylemlerden vazgeçmeli.

Reel sektörde yüksek döviz açık pozisyonu bulunan şirket ve sektörler derhal belirlenmeli, bankacılık sistemine olan riskleri tespit edilmeli. Sistemik önemi olan şirketlerde sıkıntı varsa, krizin olası yayılma etkisine karşı BDDK mikro tedbirler almaya başlamalı. Konut sektöründe oluştuğu iddia edilen balonlara karşı derhal tedbirler alınmalı. Döviz cinsinden finansman kullanan firmalar derhal belirlenmeli. Dış ticarete açık sektörlerin elini rahatlatacak finansman imkanları derhal araştırılmalı. İşçinin, işin ve istihdamın korunmasının önem kazandığı bir dönemden geçiliyor. Hükümetin işsizlik sigortasının imkanlarını yerel seçimlere yönelik kullanma girişimlerine derhal son verilmeli.”

(Cumhuriyet, 28 Ağustos 2013 ve http://www.chp.org.tr/?manset=chp% E2%80 %99den-hukumete-%E2%80%9Cekonomide-tedbir%E2%80%9D-onerisi)

Kıldığınız namaz boşuna!

Dostlar,

Sayın Yılmaz Yunak‘ın “Kıldığınız namaz boşuna!başlıklı yazısı tam anlamıyla dehşet verici.. Çok çarpıcı.. Kurban Bayramının 1. gününde yayımlanmış olması da anlamlı.

Bende bir soru uyandı : Kılınan namazlar boşuna da ya kesilen kurbanlar?
Çok mu yerini buluyor?
Yılda 1 kez 4 gün (ezici çoğunluğu ilk gün) topluca hayvan keserek bir toplumun yoksullarının kırmızı et gereksinimi karşılanabilir mi?

En azından “süreklilik” boyutu yok değil mi?
Örn. namaz.. günde 5 vakit kılınıyor..
Birkaç günlük, haftalık, aylık, giderek yıllık borcu ödemek özere stok namaz
kılınabilir mi??

O halde?
Çare İslamın sadaka şeriatı da değildir.
İnsan aklı günümüzde SOSYAL DEVLETİ, aile sigortasını, işsizlik sigortasını vb. keşfetmiştir..

Lütfen Sn. Yunak’ın yazısını okur, okutur ve üzerinde biraz düşünür müsünüz??

Sevgi ve saygı ile.
26.10.12, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

========================================================
Kıldığınız namaz boşuna!

Kıldığınız namaz boşuna
Yılmaz Yunak
25 Ekim 2012, Ulusal Kanal 

Hadi bana kutsal bir şey söyleyin; öyle bir şey söyleyin ki, kutsalların en kutsalı olsun.

Vatan…
Millet…
Din…
Kâbe…
Cami…
Melekler…

Hepsi kutsal, özellikle Vatan; ama en kutsalı değil.
Ondan da kutsalı var : Bir “eşrefi mahlûk” var… (İsra, 70)

*** *** ***

Tanrı neden “Biz” diye hitap eder Kuran’da?
“Biz, size, üstünüze tanık olar bir resul gönderdik.” (Müzzemmil, 15)
“Sonra onu açıklamak da bizim işimiz olacaktır.” (Kıyamet, 19)
Yüzlerce ayet…

Yaratan tektir ve deyim yerindeyse, yaratılışın nispeten önemsiz bölümlerinde, kendi
oluşturduğu hiyerarşiyi devreye sokmakta; bu iş için yetkilendirdiği yaratıklarına,
kozmik programın yazılımında görev taksimi yapmaktadır.

Ama bunun bir istisnası vardır : Yaratıcı burada yaratılacak olanı kendi tekelinde tutmakta, hiyerarşiyi bu işe karıştırmayarak bu işi bizzat üstlenmektedir.
Çünkü bu, kutsalların en kutsalının yaratılış faaliyetidir.
İnsandır bu!

*** *** ***
Hani Rabbin meleklere şöyle demişti: “Ben çamurdan bir insan yaratacağım” (Sâd, 71)
“Onu kıvama erdirip içine ruhumdan üflediğimde önünde secde ederek eğilin.” (Sâd, 72)

Bunun üzerine meleklerin hepsi toptan secde etmişlerdi. (Sâd, 73)
İblis etmemişti. O, kibre sapmış ve inkârcılardan olmuştu. (Sâd, 74)

Allah dedi: “Ey İblis, iki elimle yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan neydi?
Burnu büyüklük mü ettin, yoksa yücelenlerden mi oldun?” (Sâd, 75)

İblis dedi: “Ben ondan hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın.”
(Sâd, 76)

Buyurdu: “Hadi çık oradan. Sen kovulmuş birisin.” (Sâd, 77)

*** *** ***

1) İnsanın yaratılışı konusunda ifade kesin: Ben!
Ben yaratacağım! Siz kenara çekilin; bu işi bizzat yapacağım!

2) Ayet ne diyor: Onu kıvama erdirip içine ruhumdan üflediğimde!
İnsan içinde “Tanrı’nın Nefesi”ni taşıyor; o bir parça O!

3) “Önünde secde ederek eğilin!”
En kutsal şey olarak bildiğimiz melekler, insanın önünde secdeye kapanıyor, eğiliyor, saygı gösteriyor.

4) Ne diyor Yaratıcı: “İki elimle yarattığıma.”
Yaratılana gösterilen ihtimamın dile getirilişine bakın!

5) Ve nihayet insan o denli özel, o denli kutsal bir yaratık ki, o güne kadar Allah katında önemli bir mevki sahibi olan İblis kovuluyor ve insan en yüksek makama ulaşıyor.

İşte bu nedenle insan en kutsal yaratık…

*** *** ***

Bunları, Çengelköy’de bir AVM’nin arka kapısında, çöpe atılan sebzeleri ayıklayıp evlerine götürmek için didinen kadınları görünce geçirdim içimden. Boyunları eğikti, mahcuplardı, itilmiş kakılmış olduklarının farkındaydı hepsi.

Gözlerindeki gizli hüznü hemen fark edebiliyordunuz.
İstanbul’un göbeğinde çöpten yemek topluyorlardı.
İnsandı bunlar!
En kutsal yaratıktı!
Sonra Kuran ve İslam üzerinde düşündüm biraz.
“Şekil” uğruna “öz”ün mahvedilişini…
Yoksulların gizli feryadı arşı inletirken, kıldığımız namazları!
Yazıktı!
Ne kadar yazık…

*** *** ***

Evine günde ancak 3 gram kırmızı et götürebilen memur (bir serçeden dahi az),

  • açlık sınırındaki otuz milyon kişi,
  • resmen aç olan milyonlar,
  • işsiz bırakılarak onurlarıyla oynanan milyonlar

Gazetelerde okuduğumuzda bir istatistik gibi geliyor.
Gözünüzle gördüğünüzde ise kaskatı bir gerçek!
İsyan ediyorsunuz her şeye!
İsyandan bütün vücudunuz tir tir titriyor.

Çünkü bu insanlık dışı kahrolası manzara Müslümanlar tarafından infialle karşılanmıyor, doğal addediliyor.
Her şey sanki çok doğalmış gibi algılanıyor. Kimsenin umurunda değil.
Kimse sağa sola saldırıp camı çerçeveyi yerle bir etmiyor!
En kutsal yaratık çöpten yiyecek ayıklıyor, kimsenin umurunda değil!
Kanıksanmış; doğal addediliyor artık! Bu doğallık kahrediyor insanı!

*** *** ***
Müslümanlara uyarımdır: Kıldığınız namazlar boşuna!

İnsanı bir “girdi”den, bir “meta”dan, bir “fire”den ibaret gören kapitalizme, başta AKP olmak üzere Türkiye’yi bu hale getiren düzen partilerine, insanı çöpten yiyecek toplamaya iten bu kahpe düzene karşı savaşmadığınız için (Nisa 75), kıldığınız bütün namazlar boşuna!

Hepsi riya, hepsi sahtekârlık, hepsi ikiyüzlülük!

Bir tarafta öküz gibi yiyerek şiştikçe şişenler, altın, dolar biriktirenler, servetlerine servet katarak adeta tanrılaşanlar, bunun doğal sonucu olarak yeryüzünde kasılarak yürüyenler (Lukman, 18); diğer tarafta onursuzluğa mahkûm edilerek çocukları için çöpten yiyecek toplayan çaresiz anneler…

Sefalet içinde onursuzlaştırılan yoksullar, insanlar!
Söylemedi demeyin; kıldığınız bütün namazlar boşuna!

Allah’ın en kutsal yaratığı çöpten yemek toplarken ve siz bunu değiştirmek için hiçbir şey yapmadığınız için; bilakis düzen partilerini desteklediğiniz için kıldığınız bütün namazlar boşuna!

İslam’ın eşitlikçi Peygamberini (O’na selam olsun) anarken döktüğünüz o sahte gözyaşlarınız boşuna!
Boşuna!
Allah’a emanet olun…

www.ulusalkanal.com.tr