KAMUSAL EĞİTİM SAVUNUSU..

Dostlar,

Bizim de üyesi olduğumuz Ulusal Eğitim Derneği‘nin geleneksel Cumartesi konferansları sürüyor. 17 Aralık 2016 Cumartesi günü Sn. Ayhan Ural konuşmacı ve konu;

KAMUSAL EĞİTİM SAVUNUSU..

Duyuru yandaki gibi..
17 Aralık 2016, Cumartesi,
saat 14:00 – 16:00
N
ecatibey Cad. 13/13, Sıhhiye – Ankara.

Kamusal eğitim yaşamsaldır..
Emek veren ve vereceklere
teşekkür eder, ilgi ve bilginize sunarız.

Sevgi ve saygı ile.
16 Aralık 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak.
Ulusal Eğitim Derneği Üyesi
www.ahmetsaltik.net

profsaltik@gmail.com

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ’nin 68. YILINDA EN TEMEL İNSAN HAKKI : SAĞLIKLI – ONURLU YAŞAM..

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ’nin 68. YILINDA EN TEMEL İNSAN HAKKI : SAĞLIKLI – ONURLU YAŞAM..

Dün, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin (İHEB) BM (Birleşmiş Milletler) tarafından kabulünün 68. yıldönümü idi. Bizim de üyesi olduğumuz Ulusal Eğitim Derneği, geleneksel Cumartesi konferansları kapsamında bize görev vermişti birkaç hafta önce. Konuyu yukarıdaki gibi birlikte belirledik. Derneğim mütevazi salonu tümüyle dolu idi. Oturum Başkanı Sn. Av. Ayhan Sarıhan toplantıyı yönetti. Kurucu Genel Başkan Sn. Zeki Sarıhan ve şimdiki Gn. Bşk. Sn. Nazım Mutlu da salondaydı. Seçkin ve ilgili bir izleyici kitle vardı.

Önce HAK kavramının tanımlarını yaptık, kısa tarihsel geçmişini sunduk, Köle Spartaküs‘ün MS 70’lerde ayağındaki zinciri farkederek ünlü Roma dönemi kanlı isyanlarını dile getirdik;

  • Bu zincir bizim ayağımızda ne arıyor?? 

1215 önemli bir dönemeçti.. İngiltere Kralı Yurtsuz John’a, feodal aristokratlar kazan kaldırmışlardı. Vergi verdikleri gerekçesiyle yönetimde söz sahibi olmak istiyorlardı. Yönetme yetkisini Tanrı’dan aldığı tartışılmayan Mutlak Monark, sınırlandırılmaya çalışılıyordu. Feodal soylular, ayaklarını yere vurarak;

  • Taxation with representation, Taxation with representation.. diye tempo tutuyorlardı.
    (Vergi veriyoruz, yönetimde söz hakkı istiyoruz..)

İngiltere Kralı kayıtsız kalınca seslerini yükseltmiş, söylemlerini daha da keskinleştirmişlerdi :

  • No taxation without representation, No taxation without representation!
    (Yönetimde temsil edilmeyeceksek vergi vermeyeceğiz!)

Magna Carta Libertatum (Büyük Özgürlük Şartı) 1215’te yayımlandı ve İngiltere Krallığı mutlak monarşiden koşullu (meşruti – şarta bağlanmış) monarşiye doğru büyük bir adım atmış oldu. Veegilendirme birlikte kararlaştırılacaktı.. Askere alma da. Kimse yargılanmadan Kral buyruğuyla öldürül(e)meyecekti..

Osmanlı’da benzer adımların iyimser 1807 (Sened-i İttifak), eh biraz 1839 (Tanzimat Fermanı) ve anayasal olarak 1876’da (1. Meşrutiyet) atıldığı anımsanacak olursa arada 600 yılı, 6 koca yüzyılı bulan bir süre var! 2. Abdülhamit’in daha 2. yılında anayasal meşruti rejimi askıya aldığı, 32 yıl koyu bir baskı rejimi (istibdat) uyguladığı anımsanacak olursa, bu müstebit (baskıcı) Padişahın İtthat Terakki öncülüğünde halk ayaklanmasıyla 2. Meşrutiyet 1908’lere kayıyor ve aradaki fark 700 yıla uzanıyor!

İngiltere’de 1640’larda ilan edilen Cumhuriyet, Büyük Atatürk‘ün devrimci önderliği sayesinde Anadolu’da 400 yıllık bir gecikme ile 1923’ü buluyor..

  • Günümüzde ise AKP – Erdoğan iktidarı yüzlerce yıl gecikmiş Cumhuriyeti ve demokrasiyi Türk halkına çok görüyorlar ve vargüçleriyle çağdışı bir Başkanlık rejimi için Türkiye’yi kuşatmış bulunuyorlar..

1679’un Habeas Corpus’una dokunmadan geçemezdik.. O özgürlük belgesiyle İngiltere halkına çok temel bir hukuksal güvence veriliyordu :

  • Korkma, Kralın adamları seni haksız yere tutarsa,
    bağımsız yargıçlar seni ilk fırsatta salıverecektir..

Böyle deniyordu Habeas Corpus’ta (Kişi Dokunulmazlığı anlamına geliyor..). Bu saygın metin, Kolluğun “tutma” süresini en çok 24 saat olarak sınırlıyordu. Türkiye 5 aydır OHAL rejimi altında inletiliyor ve bu süre 30 gün! Olağan dönemde 24 saat idi ve savcının 1’er günlük uzatmaları ile 4 günü bulabiliyor yargıç karşısına çıkarılana dek gözaltı süresi..

Elbette 1776 Virginia Haklar Bildirgesini, 1789 Fransız Devrimi ve İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisini (Liberte / Fraternite / Egalite)…. satır başları ile anımsattık. Bu şanlı devrimi düşünsel olarak hazırlayan AYDINLANMA Dönemi düşünürlerinin adlarını saygıyla andık.. 6 ciltlik AYDINLANMA Ansiklopedisi yazarı şanlı Denis Diderot’yu, Monteskiyö’yü, Voltaire’i, JJ Rousseau’yu, Robespier’i.. Onların öncüllerini.. İncil’i Latince’den Almanca’ya çeviren yürekli ve aydın din bilgini – papaz Martin Luter’i, Kilisenin yaktığı Jan Huse’u, Giardano Bruno’yu, ceberrut Kiliseyi bilimsel keşifleriyle çökerten Kopernik ve Galile’yi…

Ortaçağın karanlığından deneysel – gözlemsel bilim ile, bilimsel akılcılıkla, siyaset filozoflarının ve bilim insanlarının birkaç yüzyıl süren çok yoğun, çok kanlı ve müthiş saygın çabasıyla çıkabildi insanlık..

Günümüzde yobazlığa, karanlığa, insan hakları düşmanlığına karşı artık bileği bükülmez bir aracımız var : BİLİMSEL AKILCILIK.. Büyük Atatürk’ün bize manevi mirası tam da bu!

İNSAN HAKLARI NOTLARI başlığı altında Ankara Üniv. Siyasal Bilgiler Fakültesi – Mülkiye’deki eğitimimiz sırasında oluşturduğumuz notların ana başlıklarını özetledik.. 47 sayfalık bu özlü ve emekli çalışmayı ekte aşağıda pdf olarak sunuyoruz (730 KB)

İNSAN HAKLARI

Ardından 79 yansıdan oluşan power point yansıları eşliğinde sunumumuzu sürdürdük..Yaklaşık 75 dakika bizim sunuşumuzun ardından katılımcıların soru ve katkıları ile 2 saati doldurduk.. Bu sunumu da pdf olarak site okurlarımızla paylaşıyoruz.. (4.2 MB)

Insan_Haklari_Saglik_Konf._10.12.16

*****

Akşam evlerimize geldikten birkaç saat sonra ise ne yazık ki İstanbul’da polise ve yurttaşlara dönük katliamı duyduk ve içimiz ezildi.. Bu dizeleri yazdığımız dakikalarda son verilerle (11.12.2016, 17:16) 38 can yitiği ve 166 yaralı var… Bu kaçıncı katliam AKP – RTE’nin tek başına iktidarının 15. yılında?? Tayyip bey gene kandırılmakla mı meşgul?? Türkiye tarihinin en kanlı 15 yılının AKP – RTE dönemi olduğu artık söylenip – yazılıyor.. Tarih de bu tür dönemlerin nasıl kapandıklarının acı ve ibre dolu örneklerini gözümüze gözümüze sokuyor.. Bu acı ve yürek yangını içinde yazdığımız yazı sitemiz manşetinde.. Manşet hep güncellendiğinden, yazının sitemizde kalıcılığını sağlamak için pdf olarak bu yazımıza ekliyoruz…

INSAN_HAKLARI_GUNUNDE_ISTANBUL’da_KATLIAM

Okunmasını, paylaşılmasını ve
gereğinin hızla – basiret ve dirayetle – hukuk içinde ve akıl – bilim öncülüğünde
yapılmasını haykırarak seslendiriyoruz artık..

Sevgi, saygı, acı ve kaygı ile.
11 Aralık 2016, Ankara

Prof.Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak.
Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net

profsaltik@gmail.com

Türk Tabipleri Birliği : “İnsan Hakları İhlalleri ve İyi Hekimlik”

ttb_logosu“İnsan Hakları İhlalleri
ve İyi Hekimlik”

10 Aralık 2016, Cumartesi, Gazi Mustafa Kemal Bulv. Şehit Daniş Tunalıgil Sok 2/17-23, Maltepe – Ankara

(AS: Bizim katkımız yazının altındadır..)


10.00 AÇILIŞ
10:15-11-30
I. Oturum: Beden Bütünlüğü /
Medikal kastrasyon  (Hadım cezası)

Oturum Başkanı: Dr. Vedat Bulut
Dr. Koray Başar: Cinsel suç ruhsal bozukluk mudur? Psikiyatrik tedavinin suçun yinelemesine etkisi olur mu?
Dr. Nüket Örnek  Büken: Kişinin bedenine dokunulabilir mi?
Dr. Lale Tırtıl:  Tecavüz /cinsel suçlar bir şiddet mi yoksa hormonal hastalık mı?

11.30-12-30 

  1. Oturum: OHAL’de öğrenim ve çalışma hakkı ihlalleri
    Oturum başkanı: Dr. Taha Karaman
    Dr. Mihriban Yıldırım: Yaşanmış örnek üzerinden eğitim hakkının ihlali
    Dr. Kerem Altıparmak : OHAL hukuku ve eğitim ve çalışma hakkının ihlal edilmesi

12.30-13.30 YEMEK ARASI 

13.30 -15.15
III: Oturum: Olağanüstü hallerde insan hakları ihlalleri
Oturum başkanı: Dr. Halis Yerlikaya
Dr. Cem Kaptanoğlu: İşkence nedir, insanı nasıl etkiler
Dr. Ayşe Uğurlu: İstanbul Protokolü’nün uygulanması
Dr. İbrahim Halil Mert: Sokağa çıkma yasaklarında insan hakları ihlalleri
Dr. Kamiran Yıldırım: Cizre’de yaşanan insan hakları ihlalleri
Av. Gülseren Yoleri:  10 Aralık 2015 – 10 Aralık 2016 tarihleri arasında Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlalleri

ARA; 15:00-15.30
15.30-17.00

  1. Oturum: İnsan Hakları İhlalleri ile Mücadele
    Oturum Başkanı: Dr. Deniz Erdoğdu
    Dr. Taha Karaman : Travma ile baş etme
    Dr. Ümit Biçer :TİHV’de  İşkenceyi raporlama ve tedavinin planlanması
    Av. Gülseren Yoleri: Raporların değerlendirilmesi ve insan hakları mücadelesi
    =============================Dostlar,

Bilindiği gibi, tıp doktoru olmamız nedeniyle biz de Türk Tabipleri Birliği‘nin
Ankara Tabip Odası üyesiyiz. Bu toplantının öğleden önceki bölümüne katılacağız.

Yarın, 10 Aralık 2016 günü DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ..

Gerekçesi ise İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin (İHEB – UDHR) BM
(Birleşmiş Milletler) tarafından kabulünün 68. yıldönümü..

Evet, İnsan Haklarının 20. yy’da, somutlaşmış en ileri aşamasının belgesidir bu Bildirge..

Uygarlık, temel insan hak ve özgürlükleri adına son derece sevindirici, bir küresel uzlaşma metnidir. Taa 1215’lerde İngiltere Kralı Yurtsuz John’a doedal aristokratlarca dayatılan
Magna Carta Libertatum‘dan İHEB‘e.. 733 koca yıl geçmişti İHEB ilan edildiğinde..
Köle Spartaküs‘ün ayak bileğindeki tutsaklık – kölelik zincirini ayrımsayarak (fark ederek)

* Bu zincir benim ayağımda ne arıyor??
diye sorarak isyanının özerinden ize neredeyse 1900 yıl geçmişti 1948’e geldiğimizde..
Çoook kanlı oluştu Bu Bildirge‘ye (İHEB) ulaşma savaşımız ve Çağlar geride kalmıştı..

21. yy’a yaklaşırken, çeyrek yy kadar öncesinden gönlümüzden geçirdiğimiz, bu Bildirge’nin
21. yy. ya da 3. Binyıl (Millenium) sürümünü (versiyonunu) yaratabilmek idi..

Ne var ki emperyalizm Küresel ölçekte yaşamın hemen her alanına abanıyor ve yabanıl (vahşi) kapitalizmi dayatıyordu.. Bu yüzden epey mevzi yitirdik, İHEB surlarında çoook gedikler açıldı.. Günümüzde neredeyse örtük ve vekaleten, şimdilik bölgesel sınırlama ile bir 3. Dünya Paylaşım Savaşı içindeyiz ne acı ki!

Biz de yarın, üyesi olduğumuz Ulusal Eğitim Derneği‘nde bir konferans vereceğiz:

  • İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 68. Yılnda En Temel İnsan Hakkı :
    Sağlıklı Yaşam Hakkı

Duyuru görselini sitemiz manşetine koyduk.. 10 Aralık 2016 Cumartesi, saat 14:00 – 16:00, Necatibey Cd. 13/13, Sıhhiye  – Ankara..

Her 2 toplantıyı da bilgi ve ilginize sunmak isteriz.

Emek verenlere, vereceklere, bize konferans olanağı sunanlara teşekkür ederiz.

Sevgi ve saygı ile.
10 Aralık 2016, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak.
Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net

profsaltik@gmail.com

Dil Derneği 24 Kasım Öğretmenler Günü Konferansı : TÜKETİLEN ÖĞRETMENLİK

Dostlar,

Bizim de üyesi olduğumuz Dil Derneği, 24 Kasım Öğretmenler Günü anması bağlamında, bir eğitim emekçisini konferans için konuk ediyor..

Yine üyesi olduğumuz Ulusal Eğitim Derneği‘nin genel başkanı sevgili dostumuz
Nazım Mutlu öğretmenimizi.. Konusu TÜKETİLEN ÖĞRETMENLİK!

Konferans günü, yeri ve saati.. aşağıdaki duyuru posterinde..

dil_dern-_nazim_mutlu_tuketilen_ogretmenlik_24kasim2016

İlgi ve bilginize sunarız..

Bilindiği gibi 24 Kasım, Mustafa Kemal ATATÜRK‘ümüzün Dil Devrimi – Harf İnkılabı sonrasında (1 Kasım 1928; 1353 sayılı “Yeni Türk harflerinin kabul ve tatbiki hakkında Kanun”) Türk halkına yeni abece‘yi (alfabeyi) öğretmek üzere seferberlik anlayışıyla kurulan Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliğini kabul edişi anısına Öğretmenler Günü olarak değerlendirilir. (Pek çok ülkede 1994’ten beri her yıl 5 Ekim günü UNESCO önerisiyle Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır.)

Görsel sonucuUlusunun Başöğretmeni ATATÜRK!

Harf Devrimi yapılarak Arap abecesi yerine Latin harflerinin kabul edilmesi ile Türkiye Cumhuriyeti, uygarlık alanı olarak Batı uygarlığına yönelmeyi seçmiştir. Bu Devrim ile halkın okuryazarlığını yitirdiği savı kökten yanlış, yanıltıcı ve kasıtlıdır. Osmalı’nın perişan bıraktığı Anadolu halkında erkeklerin %7’si, kadınların %1’inden azı okur-yazar idi. Bunların da çoğu yalnız okuyabiliyor, yazamıyordu! Harf Devrimi sonrası Türk Ulusu’na hızla ve kolayca, gırtlak yapısına uygun yeni abece öğretilebilmiştir. Çünkü bu abece Türkçe’nin yapısına ve doğasına çok daha uygundur, daha yetkindir Türk Dili’nin yazılması ve seslendirilmesinde.. Ayrıca “mezar taşlarını okuyamıyoruz…” söylemi de kafa karıştırıcı, devrim karşıtı bir gerici demagojik davranıştır. Çok merak etmeye gerek yok; bu taşlarda ezici çoğunlukla “ruhuna fatiha..” ile merhumun adı (Osmanlıda soyadı yoktu!) ve 1-2 kuşak geriye doğru soyağacı yazılı!

Başta Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtarıcı ve kurucularını saygı ve şükranla, minnetle selamlıyoruz.. 12 Eylül 1980 darbesi ile Atatürk’ün vasiyeti çiğnenerek kapatılan Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu‘nun yeniden eski statüsüyle ve akçalı kaynaklarıyla (Atatürk’ün miras bıraktığı İş Bankası hisse gelirleri) yeniden açılmasını diliyoruz..

Öğretmenlerimizin saygın toplumsal – ekonomik – hukuksal konumlarının (statülerinin) yeniden kazandırılmasını diliyoruz.. Tüm eğitim emekçilerini saygı ile selamlıyoruz.

Sevgi ve saygı ile.
20 Kasım 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Dil Derneği Üyesi
Ulusal Eğitim Derneği Üyesi
www.ahmetsaltik.net

profsaltik@gmail.com

Ulusal Eğitim Derneği’nde anma : Ölümünün 17. Yılında FAKİR BAYKURT

Dostlar,

Ulusal Eğitim Derneği’nde anma :
Ölümünün 17. Yılında FAKİR BAYKURT

Bizim de üyesi olduğumuz Ulusal Eğitim Derneği haftalık gelenekselleşmiş Cumartesi konferanslarına başladı. Aşağıdaki bu dönemin 3. konferansı..

Aydın – emekçi öğretmen önderi – yazar – savaşım insanı FAKİR BAYKURT ölümünün 17. yılında anılacak.. O’nu ço yakından tanıyan 2 değerli konuşmacıdan dinleyeceğiz.. Eğitim Bilimci Dr. Niyazi Altunya ve Nazım Bayata..

Displaying FAKİR BAYKURT.jpg

Toplantıda görüşmek umuduyla..
Şimdiden emek verenlere ve vereceklere teşekkür ederiz..

Sevgi ve saygı ile.
14 Ekim 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com