Ulusal Eğitim Derneği 2016 EĞİTİM ONUR ÖDÜLÜ Prof. Dr. Aysel Özçelik’e..

Ulusal Eğitim Derneği 2016 EĞİTİM
ONUR ÖDÜLÜ Prof. Dr. Aysel Özçelik’e..

Dostlar,

Bizim de üyesi olduğumuz Ulusal Eğitim Derneği, her yıl 24 Kasım Öğretmenler Günü anma programı çerçevesinde EĞİTİM ONUR ÖDÜLÜ vermekte.. Bizim de ödülün seçici kurul üyesi olduğumuz 2016 yılı Eğitim Onur Ödülü, Sayın Prof. Dr. Aysel Özçelik‘e verildi. Sayın Özçelik saygın bir hukuk insanı. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi dekanlığı, Adalet Bakanlığı yaptı. Halen ÇYDD Genel Başkanı..

Ödül töreninin varsıl (zengin) izlencesi (programı) hakkında gerekli bilgiler aşağıdaki duyuruda.

ulusal_egitim_dernegi_aysel_ozcelike_onur_odulu

Bu izlencenin ardından akşam da birlikte yemek yenecek.. Gerekli bilgiler aaşağıdaki duyuruda.
ulusal_egitim_dernegi_yemegi_26kasim2016Kumpas davalarda, 80 yaşında Silivri zindanları önünde ayaküstü söyleşme olanağı bulduğumuz yürekli Cumhuriyet aydını – kadını Sayın Prof. Çelikel‘i Eğitim Onur Ödülü nedeniyle kutlarız. Ödül törenine emek veren ve vereceklere teşekkür eder, ilginize sunarız.

Sevgi ve saygı ile.
26 Kasım 2016, Ankara
Dr. Ahmet SALTIK
Ulusal Eğitim Derneği Üyesi
Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net

profsaltik@gmail.com

Not : Ödül törenine değil ama akşamki yemeğe katıldık ve ödül alan Sn. Prof. Çelikel’i, ÇYDD emekçilerini kutladık.
(26.11.2016)

Dil Derneği 24 Kasım Öğretmenler Günü Konferansı : TÜKETİLEN ÖĞRETMENLİK

Dostlar,

Bizim de üyesi olduğumuz Dil Derneği, 24 Kasım Öğretmenler Günü anması bağlamında, bir eğitim emekçisini konferans için konuk ediyor..

Yine üyesi olduğumuz Ulusal Eğitim Derneği‘nin genel başkanı sevgili dostumuz
Nazım Mutlu öğretmenimizi.. Konusu TÜKETİLEN ÖĞRETMENLİK!

Konferans günü, yeri ve saati.. aşağıdaki duyuru posterinde..

dil_dern-_nazim_mutlu_tuketilen_ogretmenlik_24kasim2016

İlgi ve bilginize sunarız..

Bilindiği gibi 24 Kasım, Mustafa Kemal ATATÜRK‘ümüzün Dil Devrimi – Harf İnkılabı sonrasında (1 Kasım 1928; 1353 sayılı “Yeni Türk harflerinin kabul ve tatbiki hakkında Kanun”) Türk halkına yeni abece‘yi (alfabeyi) öğretmek üzere seferberlik anlayışıyla kurulan Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliğini kabul edişi anısına Öğretmenler Günü olarak değerlendirilir. (Pek çok ülkede 1994’ten beri her yıl 5 Ekim günü UNESCO önerisiyle Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır.)

Görsel sonucuUlusunun Başöğretmeni ATATÜRK!

Harf Devrimi yapılarak Arap abecesi yerine Latin harflerinin kabul edilmesi ile Türkiye Cumhuriyeti, uygarlık alanı olarak Batı uygarlığına yönelmeyi seçmiştir. Bu Devrim ile halkın okuryazarlığını yitirdiği savı kökten yanlış, yanıltıcı ve kasıtlıdır. Osmalı’nın perişan bıraktığı Anadolu halkında erkeklerin %7’si, kadınların %1’inden azı okur-yazar idi. Bunların da çoğu yalnız okuyabiliyor, yazamıyordu! Harf Devrimi sonrası Türk Ulusu’na hızla ve kolayca, gırtlak yapısına uygun yeni abece öğretilebilmiştir. Çünkü bu abece Türkçe’nin yapısına ve doğasına çok daha uygundur, daha yetkindir Türk Dili’nin yazılması ve seslendirilmesinde.. Ayrıca “mezar taşlarını okuyamıyoruz…” söylemi de kafa karıştırıcı, devrim karşıtı bir gerici demagojik davranıştır. Çok merak etmeye gerek yok; bu taşlarda ezici çoğunlukla “ruhuna fatiha..” ile merhumun adı (Osmanlıda soyadı yoktu!) ve 1-2 kuşak geriye doğru soyağacı yazılı!

Başta Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtarıcı ve kurucularını saygı ve şükranla, minnetle selamlıyoruz.. 12 Eylül 1980 darbesi ile Atatürk’ün vasiyeti çiğnenerek kapatılan Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu‘nun yeniden eski statüsüyle ve akçalı kaynaklarıyla (Atatürk’ün miras bıraktığı İş Bankası hisse gelirleri) yeniden açılmasını diliyoruz..

Öğretmenlerimizin saygın toplumsal – ekonomik – hukuksal konumlarının (statülerinin) yeniden kazandırılmasını diliyoruz.. Tüm eğitim emekçilerini saygı ile selamlıyoruz.

Sevgi ve saygı ile.
20 Kasım 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Dil Derneği Üyesi
Ulusal Eğitim Derneği Üyesi
www.ahmetsaltik.net

profsaltik@gmail.com

YÜKSEK TİCARETLİLER DERNEĞİ’nden ÖĞREMENLER GÜNÜ ANMASI

YÜKSEK TİCARETLİLER DERNEĞİ’nden ÖĞREMENLER GÜNÜ ANMASI

24 Kasım Öğretmenler Günü anmasında, öğretmenlerimiz ve öğretmen dostları, eğitim sevdalıları tüm katılımcılar konuşacak. Konuşarak, tartışarak, dayanışarak, sorunlarımızı aşacağız. Katkılarınızı bekliyoruz. Selamlar, saygılar. 22.11.2016

Davut Özdemir
Ankara Şubesi Başkanı24_kasim_2016_ogretmenler_gunu_anmasi_yuksek_ticaretliler_dernegi

****************
Dostlar,

Bizim de onursal üyesi olduğumuz Yüksek Ticaretliler Derneği Ankara Şubesi, toplumsal sorumluluğu kapsamında düzenli Aydınlanma toplantılarını sürdürüyor.. Bize ulaşan duyuru – çağrı yukarıda.. Bilindiği gibi 24 Kasım, Yüce ATATÜRK‘ün Millet Mektepleri Başöğretmenliği görevini kabul ettiği gündür ve Harf Devrimi‘nin yapıldığı 1928 yılına denk düşmektedir. Türkiye’nin, Osmanlının engellediği – ıskaladığı  Çağdaşlaşma için Batı Uygarlık alanını seçmesinin zorunlu gereklerinden bir olarak, ayrıca Türkçe’nin seslendirilmesine (fonetiğine) ve Türklerin gırtlak yapısına uygun olmayan Arap abecesinin (alfabesinin) terk edilerek 26 harfli ve Türkçe’ye uyarlanmış Latin abecesine geçişinin ardından bir seferberlikle Ulusa bu abece ile okuma-yazma öğretilmesi gerekmektedir.

Ne mutlu – uğurlu tablodur ki, 1911-22 arasında 11 yıl Ulusunun kurtuluşu için cepheden cepheye koşarak destanlar yaratan ve tansıksal (mucizezi) biçimde Kurtuluş Savaşını da kazanan yengin (muzaffer) komutan Gazi Mareşal Mustafa Kemal ATATÜRK, bu kez de Ulusunun Başöğretmenidir! Uygarlık tarihinde örneği olmayan kapsamlı bir önderliktir izlediğimiz ve Osmanlı’da erkeklerde %7’yi, kadınlarda %1’i bile bulmayan okuryazarlık hızla yükselmeye başlamıştır. Yeni abece ile okumayazma öğrenmek eski Arap abecesinden çok daha kolaydır!

Harf Devrimi yapıldığında Anadolu nüfusu 13-14 milyon. Büyük kesimi kadın, çocuk, yaşlı ve savaş engellisi (harp malulü). Erkeklerde okuryazar oranı %7, kadınlarda ise %0,4 (binde dört)! Bu oranlara gayrı Müslimler de dahil. Onların eğitime verdikleri önem düşünülürse, Müslüman halkta okuryazar oranının çok daha düşük olduğu kesin. Harf Devriminden 7 yıl sonra 1935’te yarım milyon kadın okumayazma öğrendi. Okuryazar oranı %20’ye erişti! Dünyada eşi benzeri olmayan çok başarılı bir devrim.. (http://www.r-demir.com/makalelergsboncekilergoster. aspx?m=250, 22.11.2016)

Günümüzde ise AKP – RTE’nin ulusal eğitim sistemini yıkıp yozlaştıran 4+4+4 dinci ucubesi ile son birkaç yılda (anılan yasanın uygulanmaya başlandığı 2012-13 ders yılından bu yana) ilk 4 yıl sonrası okula devam etmeyen / edemeyen / ettirilmeyen / çoğu çocuk gelin yapılan 1 milyona yakın çocuğumuz oldu ne yazık ki! Gericilik bunca mı olur?? Oldu işte AKP ile Türkiye’de.. Şimdilerde ise bu facianın acı sonuçlarını “cinsel tecavüzcüleri bağışlayan yasa” çıkararak saklamaya çalışmaktalar.. Bereket bu ilkel yasal düzenleme, aydın kamuoyunun kapsamlı ve kararlı karşı koyması ile bu sabah TBMM’den Komisyona çekildi. AKP’nin 317 vekilinin bile yapamayacakları şeyler olduğu bir kez daha görülmeli, görüldü. Bu, Cumhuriyet’in birikimidir!

  • Atatürk Devrimlerine sahip çıkmak ve gerçekleştirerek Anadolu Aydınlanmasını =
    Anadolu Rönesansını, Osmanlının birkaç yüzyıllık muazzam geciktirmesine – engellemesime karşın başarmak zorundayız ve başaracağız!

Bu bilinç ve sorumlukla davranan Mustafa Kemal’in saygın Türkiye Cumhuriyeti’nin öğretmenlerine devrimci selamlarımızı sunuyoruz..

Dikkat, anma toplantısı 25 Kasım 2016 Cuma günü saat 16:00’da…
Açılış konuşmasını, İsmet İNÖNÜ’nün kızı Özden Toker – İNÖNÜ yapacak..

Dr. Ahmet SALTIK
AÜTF Halk Sağlığı AbD
Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net

profsaltik@gmail.com

AKP NEDEN SIFIRLANAMIYOR??


AKP NEDEN SIFIRLANAMIYOR??

portresi
Arslan BULUT

Başka bir siyasal parti olsa, bu denli yolsuzluk ve beceriksizlikten sonra siyaset sahnesinden tümden silinirdi. Peki AKP nasıl ayakta duruyor?

“Uzun adam” gibi bir sürü ideolojik laf edilebilir ama
somut gerçek şu ki, sorun tümüyle duygusal!

***

Örnek verelim… AKP’li başkanlar, belediyeleri nasıl yönetiyor?

Bu konuda en güvenilir ve tartışılmaz kaynak, belediyelerin kendi faaliyet raporlarıdır.

Elimde İstanbul’da bir ilçe belediyesinin faaliyet raporu var.
Rapora göre yıllık bütçe 320 trilyon lira. Kimi harcama kalemleri ise şöyle:

1-Özel güvenlik firması: Belediye Başkanı, kendisi ile halk arasında duvar oluşturmaktan başka bir işe yaramayan 200 kişilik güvenlik taburu için
firmaya 12 trilyon ödedi.

2-Belediye binalarının iç temizliği: 80 kişilik hizmet alımı yapılmış görünüyor ve harcanan para 1.5 trilyon. Oysa bu hizmet, belediyenin kendi maaşlı personeli tarafından yapılabilirdi.

3- Meydanlara led ekran sistemi kurmak: Belediye Başkanı, kendi fotoğraflarını  ve etkinliklerini yayınladığı bu sistem için 741 milyar TL lira harcadı

4- Spor salonları onarım ve bakım teknik hizmet alımı: 926 milyar!
Bu hizmetlerde 18 eleman görünüyor!

5- Özel günleri kutlama organizasyonları: 2 trilyon 452 milyar lira!

Sevgililer Günü kutlaması ve karanfil dağıtımı için 129 milyar lira!
-Anneler Günü kutlaması ve çiçek dağıtımı organizasyonu için 153 milyar lira.
-Piknik organizasyonu hizmet alımı için 301 milyar lira!
24 Kasım Öğretmenler Günü kutlamaları hizmet alımı için 171 milyar lira!
-Otobüsler ile düzenlenen kültür turları yani yandaş gezdirme hizmet alımı için
1 trilyon 698 milyar lira!

6-Patates alımı: 153 milyar lira! Sosyal yardım amaçlı olduğu söylenen ancak yandaşlara dağıtılan, 300 ton patates alımı yapıldı. Patateslerin 80 tonu da
çürük olduğu için elde kaldı.

Bütün alımların kimlerden, yani hangi yandaş firmalardan alındığı faaliyet raporunda var!

Bunların yanında, imar yolsuzlukları ve rantlar da faaliyet raporunu okuduğunuzda anlaşılıyor.

20 dairelik bir bina yapılabilecek yere 100 dairelik ruhsat vermek gibi…

Bu faaliyet raporu, İstanbul Bahçelievler Belediyesi’ne ait!

Üstelik Bahçelievler’de vatandaşın bir bölümü, henüz açılışı yapılmamış,
ruhsatı da bulunmayan, fakat yaklaşık bir yıldır, belediyenin sosyal yardım dağıtım merkezi olarak kullandığı yani bütünüyle belediyenin denetiminde bulunan bir spor salonunda oy verecek? Böyle bir binada yapılan oy verme işlemine güvenilebilir mi?

***

Tayyip Erdoğan ise

“İstihbarat teşkilâtımızı hallaç pamuğu gibi atmışlar, emniyet istihbarat öyle, MİT’imiz, diğer istihbarat kuruluşlarımız öyle. Bütün bunlar üzerinden demokrasi tahribata uğruyor. Bizim de bunları güçlendirmemiz gerek,
onun için de önemli adımlar atmamız gerekiyor.
Şu anda bütün bunların çalışmalarını yapıyoruz. Güçlü bir istihbarat örgütünü bir an önce kurmanın çabası içindeyiz” diyor.

12 yıla yaklaşan iktidarı döneminde, devletin bütün istihbarat kuruluşları
hallaç pamuğu gibi atılıyor ve bunun sorumlusu halkın karşısına geçmiş,
şikâyette bulunuyor!

***

A’dan Z’ye devletin çivisi çıkmış durumdadır.
Bir ilçe belediyesini örnek olarak alırsanız, halkın vergilerinin yandaşları
zengin etmek için nasıl çar-çur edildiğini görüyorsunuz; Başbakanlık makamında bulunan kişi ise devleti yönetemediğini, paralel bir örgütün her yere sızdığını
itiraf ediyor.

Açıkça görülüyor ki; bu kadroların, devleti, milleti daha ileri götürmek için
hiçbir projesi yok! Bütün hesapları, yandaşları maddi olarak tatmin ederek
iktidarı sürdürmek! Tatmin edilen yandaş sayısı da çok olduğu için evdeki paraları sıfırlamak gibi her alanda foyaları ortaya çıktığı halde tek bir seçimde
tümden sıfırlanamıyorlar! (YENİÇAĞ, 27.3.14)