DİL DERNEĞİ : SÖYLEV’in 90. YILI KUTLU OLSUN

Dostlar,

Bizim de üyesi olduğumuz Dil Derneği bu yıl oldukça atak..

SÖYLEV’in 90. yılındayız!

Yüce ATATÜRK, 20 Ekim 1927’de ünlü SÖYLEV’ini TBMM’de okumaya başlamış ve 6 gün boyunca her gün yaklaşık 6 saat bu tarihsel eylemini sürdürerek tarihe
1. elden, kendi ağzından
not düşmüştü.

Bu yıl İzmir ve İstanbul’da da benzer etkinlikler yapıldı ve ve biz bu siteden duyurmaya çabaladık. Ankara etkinliğinin duyurusu yukarıda. Destek verilmesini diler, emek veren herkese, CHP’li belediyelere, başta Dil Derneği Başkanı Sn. Sevgi ÖZEL olmak üzere teşekkür ederiz.

Daha önce de vermiştik ama bir kez daha, SÖYLEV‘den, Sn. Prof. Dr.  Özer OZANKAYA‘nın  yaptığı çok anlamlı bir seçkiyi sunmak istiyoruz.. 20 sayfa.. okunsun, okutulsun ve üzerinde düşünülsün dileriz günün doğru eylemini belirlemek için..

Söylev seçkisi, Aralik 1997

Sevgi ve saygı ile. 17 Ekim 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi – Dil Derneği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

“KÜRT SORUNU” DEYİMİ, DIŞ ve İÇ SÖMÜRGECİLİĞİN PKK EŞKİYALIĞI MAŞASIYLA DAYATTIĞI BİR DEYİMDİR!

 

“KÜRT SORUNU” DEYİMİ,
DIŞ VE İÇ SÖMÜRGECİLİĞİN

PKK EŞKİYALIĞI MAŞASIYLA DAYATTIĞI BİR DEYİMDİR!

 

portresi_sapkali
Prof. Dr.Özer OZANKAYA
HDP Genel Başkanı, “Kürtlerin vatanı var.” diyor ve böylece “Kürt Sorunu” deyiminin,
“bu vatanın yabancı işgalinde olduğu ve kurtarılması gerektiği” anlamına geldiğini
artık açıkça meydana koyuyor!

Ama “Kürtlerin vatanı” dediği yerin “Türklerin de vatanı” olduğu gerçeğini saklıyor!
(Tıpkı Irak ve Suriye’de “Kürtlerin vatanı” dedikleri yerlerin aynı zamanda Arapların ve Türkmenlerin de binlerce yıllık vatanı olduğu gerçeğini eşkiyalık yoluyla
saklamaya çalıştıkları gibi!)

Böylece HDP yöneticilerinin de, PKK gibi, “Kürt sorunu” dedikleri şeyin,
gerçekte Türk ulusunun en az BİN YILLIK yurdunu elinden almak, o yurdu eşkiyalık yoluyla, TARİHTE HİÇ OLMAMIŞ BİR ŞEY, yani “Kürdistan” yapmak sorunu olduğunu
açıkça söylemiş oluyor.

Türkiye Cumhuriyeti’nin ise, bin yıldan beri “Türk yurdu” niteliği tarih, coğrafya, toplumbilim, kültürbilim, siyasetbilim, yönetimbilim, sanat ve felsefe … verileriyle kanıtlanmış olan
tüm Türkiye’yi, 80 milyon ulustaşların eşit ortak yurdu yapan çağdaş bir cumhuriyet olduğu gerçeğini, güneşi balçıkla sıvar gibi unutturmaya çalışanlar gibi konuşuyor!

İşte PKK eşkiyalığı sorununun BAM TELİ bu noktada yatıyor.

Bu temel gerçek açıkça söylen(e)mediği için, 80 milyon Türk ulusunun ortak vicdanının sesi, etkin bir kamuoyu oluşturacak biçimde, örgütlü olarak dile getiril(e)miyor.

Kürt asıllı ulustaşlarımızın PKK eşkiya tehdidi altında, Güneydoğu ve kimi Doğu Anadolu yerleşimlerinde seçimlerde özgürce oy kullanamadıkları gerçeği bile dile getiril(e)miyor.

Güneydoğu Anadolu’nun Türk yurdu olmaktan çıkması durumunda, orada kalacak
Kürt ulustaşlarımızın Atatürk Türkiyesi’nin çağdaş koşulları yerine, Irak’taki gibi
ABD/İNGİLİZ/AB sömürgesi, ilkel, baskıcı, din sömürücüsü, bilim, sanat ve çağdaş kültürden yoksun kitleler durumunda kalacakları gerçeği dile getiril(e)miyor!

Bunda AKP yöneticilerinin de, demokratik, laik, sosyal hukuk devleti nitelikleriyle
Atatürk Cumhuriyeti’ne düşman denilecek ölçüde karşıt oluşunun büyük payı var.

Bunda, ABD’nin BOP jenosidine ve ona yardımcı olan başlıca AB üyesi sömürgeci hükümetlere baş kaldırmaktan korkan, AYMAZ, SAPKIN, ya da KİŞİSEL ÇIKARLARINI ONLARIN SİYASAL AMAÇLARIYLA BİRLEŞTİREN siyaset, basın, hukuk, bilim,
iş dünyası, … ÖGELERİNİN büyük sorumlulukları var.

“KÜRT SORUNU” denilen şeyin gerçek özünün, İslam Coğrafyasına, özellikle de
Arap ülkelerine ATATÜRK TÜRKİYESİ AYDINLIĞININ ULAŞMASINI ENGELLEMEK politikası olduğu da dile getiril(e)miyor..

SONUÇ                  :

TÜRKÜ, KÜRDÜ, ZAZASI, ARABI, … İLE TÜM TÜRK ULUSUNUN
BAĞIMSIZLIĞI, ÖZGÜRLÜĞÜ, ÇAĞDAŞ DÜNYANIN ONURLU ÜYESİ OLMASI, “ÇOĞUNLUĞUN ADI ORTAK ADIMIZ, ÇOĞUNLUĞUN DİLİ ORTAK DİLİMİZ”
DİYE ÖZETLENEBİLECEK BİN YILLIK BİRLİKTELİĞE SAHİP ÇIKILMASIYLA SAĞLANABİLİR, ANCAK.

BÖLÜNÜP PARÇALANMAK, BAĞIMSIZLIKTAN DA, ÖZGÜRLÜKTEN DE,
ONURDAN DA YOKSUN, DIŞ VE İÇ SÖMÜRGECİLERİN OYUNCAĞI
VE MAŞASI OLMAKTAN BAŞKA SONUÇ VERMEZ.

BÜTÜN SİYASET, BASIN, HUKUK, BİLİM, SANAT, EKONOMİ DÜNYASI ÖRGÜTLERİ BU GERÇEĞİ GÜR SESLE ULUSA AÇIKLAMALI, KENDİ ÖZGÜRLÜK VE ONURLARININ DA BUNU GEREKTİRDİĞİNİ GÖRMELİDİRLER.

(https://www.facebook.com/of.ozankaya/posts/10153541229624019?fref=nf&pnref=story)

================================

Dostlar,

Son derece net ve açım değil mi??

Aynen paylaşarak siz site okurlarımızın bilgisine sunarız..

Sevgi ve saygı ile.
14.09.2015, Datça

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Prof. Dr. Özer Ozankaya’dan…


Prof. Dr. Özer Ozankaya’dan…
Okunup, paylaşılması dileği ile..

E-adresime gelen aşağıdaki yazıyı, tüm ADD şube üyelerinin okuması,
okutması ve paylaşması dileği ile iletiyorum.
Saygılarımla.

Prof. Dr. Özer Ozankaya
ADD Kurucu Üyesi, 4. Genel Başkanı


Konu:: AKP’yi rahatsız ettiği söylenen e-ileti
100 kişi, listesindeki 10 kişiye çağrı gönderse 1.000 kişi yapar..
1.000 kişi, listesindeki 10 kişiye gönderse çağrı 10.000 kişi yapar..
10.000 kişi, listesindeki 10 kişiye çağrı yollasa 100.000 kişi yapar..

İŞTE AKP’nin CANINI SIKAN 7.000.000 KİŞİYE GİDEN e-ileti.
Bir süreden beri internette e-ileti kümelerinde dolaşan bir ileti var.
İçeriğine baktığınızda birtakım bilgilerin toplandığı ve bunların “ilkler” diye sunulmasından oluşuyor.

AKP Genel Merkezi’nin canını oldukça sıkan bu e-iletiyi bugüne dek tam 7 milyon internet kullanıcısı okumuş. Yahoo ve Gmail
e-ileti kümlerinde şu sıra en popüler içeriklerden birisi bu e-ileti.

*İşte AKP’nin canını çok sıkan o e-ileti.. Türkiye’deki icraatlarının unutulmaması ve bakar-körlerin gak guk etmemesi için Tayyip Erdoğan liderliğindeki AKP’nin Türk siyaset tarihindeki kimi “İlk” lerini anımsatmakta yarar görüyorum.

*1- İlk kez bir Başbakan “Tezkere geçmezse memura maaş ödeyemeyiz ” dedi.
*2- İlk kez ekonomi büyürken işsizlik arttı.
*3- İlk kez cari açık verilirken döviz kuru arttı.
*4-
İlk kez bir Başbakan zam isteyen memura “IMF’yi ikna edin,” dedi.
*5- İlk kez ithalat
(AS: dışalım) 100 milyar doları aştı.
*6- İlk kez cari açığın üstünde borçlanma yapıldı
*7- İlk kez Yunan kilise bankası Türkiye’de banka satın aldı.
*8- İlk kez domuz, kesimlik hayvanlar arasına alındı
*9- İlk kez düşük faizli dış borç, yüksek faizli iç borç ile ödendi.
*10- İlk kez bir Başbakan ve Dışişleri Bakanı, İslamiyet’i yok etmeye yemin eden bir Papa’nın heykeli önünde fotoğraf çektirdi.
*11- İlk kez bir Başbakan “Toprak satılıyorsa alıp götürmüyorlar ya.” dedi.
*12- İlk kez bir cami kiliseye çevrildi.
*13- İlk kez kilise ve havralar imar planında yer aldı.
*14- İlk kez bir Başbakan Yahudi düşünce kuruluşundan
“Üstün Cesaret Ödülü” aldı.
*15- İlk kez Türk askerinin başına ABD güçlerince çuval geçirildi.
(AS: 4 Temmuz 2003, Irak)
*16- İlk kez bir Başbakan “Bir dönem dini kullandık..” dedi.
*17- İlk kez petrol yasası ile yabancılara 50 yıllık imtiyaz verildi.
*18- İlk kez yabancı rantiyecilere vergi muafiyeti tanındı.
*19- İlk kez iletişim sektörünün tümü yabancıların eline geçti.
*20- İlk kez, Tezkere’nin reddedilmesine karşın Dış İşleri Bakanlığı genelgesi ile silahlar Türkiye üzerinden geçti.
*21- İlk kez bir Başbakan İslam dünyasının sınırlarını değiştirecek
BOP’un eş başkanı oldu.
*22- İlk kez bir Başbakan Müslüman topraklarını işgal eden ABD askerlerinin evlerine sağ salim dönmeleri için dua ettiğini açıkladı.
(AS : Wall Street Journal’de RTE’nin demeci yayımlandı, yalanlanmadı)
*23- İlk kez İsrailli bir iş-adamına çok gizli bir şekilde 800 milyon $ 
kaynak aktarıldı.
*24- İlk kez bir Başbakan yapılan ihalede önce uçak istedi ama sonra Mercedes’e razı oldu.
*25- İlk kez fındık üreticileri en büyük mitingi yaptı.
*26- İlk kez bir Başbakan Türkiye’yi pazarladığını açıkça itiraf etti.
*27- İlk kez tarımsal üretimde dış ticaret açığı ortaya çıktı.
*28- İlk kez bir Başbakan çiftçilere “Gözünüzü toprak doyursun.” dedi.
*29- İlk kez kap kaç diye bir sektör ortaya çıktı.
*30- İlk kez zina suç olmaktan çıktı.
(AS: zarar gören tarafın yakınmasına bağlı suç oldu..)
*31- İlk kez bir Başbakan en çok yurt dışı gezisi yaptı.
*32- İlk kez bir Başbakan “Borç yiğidin kamçısıdır” diyerek borçlanmayı başarı olarak gösterdi.
*33- İlk kez enflasyon % 10 artarken pancar fiyatları 99 kuruştan
88 kuruşa indi.
*34- İlk kez çiftçi ve emekliden vergi alınması sözü verildi.
*35- İlk kez bir Başbakan Danışmanı Amerikalılara Başbakan için
“Bu adamı kullanın, onu rögara süpürmeyin.” dedi.
(AS: Cüneyt Zapsu)
*36- İlk kez GSMH artarken KDV tahsilatı yerinde saydı.
*37- İlk kez bir Başbakan TMSF katkısıyla bu denli çok TV ve
gazeteyi yönlendirdi.
*38- İlk kez Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı,
konuk olarak gelen bir kralın ayağına gitti. Hem de 10 Kasım günü…
*39- İLK kez BİR BAŞBAKAN ÇİFTÇİYE “ANANI DA AL GİT!” dedi.
*40- İLK kez BİR BAŞBAKAN ŞEHİD ZİYARETİNDE “ASKERLİK YAN GELİP YATMA YERİ DEĞİLDİR.” dedi.
*41- İLK kez BİR BAŞBAKAN 300 METRELİK GEMİYE
“GEMİCİK”
dedi.
*42- İLK kez BİR BAŞBAKAN ….. GAZETELERİNİ OKUMAYIN TELEVİZYONLARINI AÇMAYIN DEDİ.
*43- İLK kez BİR BAŞBAKAN ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNEN İNSANLARI DİNSİZLİKLE SUÇLADI.
*44- İLK kez BİR BAŞBAKAN İÇİN CUMHURİYET MİTİNGLERİ YAPILDI.
*45- İLK kez BİR HALK KENDİ LÃİKLİĞİNDEN VE ÖZGÜRLÜĞÜNDEN KORKTU…
*46- İLK kez ATAMI ANLIYORUM.

*****
Bu hızla Tayyip Erdoğan bu dönemde ülkemizde ki her şeyi özelleştirmiş olacak..İş bu ya özelleştirmeye ve satmaya kafayı takmış olan başbakanımız en sonunda kendisini özelleştirir mi?

*- Türk Telekom, Arap’ın.
*- Telsim (AS: Vodafone) İngiliz’in.
*- Kuşadası Limanı İsrailli’ nin.
*- İzmir Limanı Hong Konglu’nun…
*- Araç muayene işi Alman’ın.
*- Başak Sigorta Fransız’ın.
*- Adabank Kuveytli’nin.
*- İETT Garajı Dubaili’nin.
*- Avea Lübnanlı’nın.
*- Petkim? Ermeni’nin.
(Kazak’a sattık dediler, Kazağı bir çıkardık Ermeni…)
*- Rakı, Amerikalı’nın.
*- Finansbank Yunan’ın…
*- Oyakbank Hollandalı’nın.
*- Denizbank Belçikalı’nın.
*- Türkiye Finans Kuveytli’nin.
*- TEB Fransız’ın.
*- Cbank İsrailli’nin.
*- MNG Bank Lübnanlı’nın.
*- Alternatif Bank Yunan’ın.
*- Dışbank Hollandalı’nın.
*- Şekerbank Kazak’ın.
*- Yapı Kredi’nin yarısı İtalyan’ın.
*- Turkcell’in yarısı Finli’nin-Rus’un.
*- Beymen’in yarısı Amerikalı’nın.
*- Enerjisa’nın yarısı Avusturyalı’nın.
*- Garanti’nin yarısı Amerikalı’nın.
*- Eczacıbaşı İlaç, Çek’in.
*- İzocam, Fransız’ın.
*- TGRT (Fox) Amerikalı’nın.
*- Demirdöküm Alman’ın.
*- Döktaş Fransız’ın.
*- Süper FM Kanadalı’nın.

Hepsi TÜRK’tü bir zamanlar…
Yalnızca 5.5 yıl önce (AKP hükümetinden önce)..

Önemli!
Bor ile çalışan araba üretildi!
Türkiye kıskaçta. Arabayı BOR madeniyle çalıştıracak patentli 600 proje olduğu ortaya çıktı.
Türkiye dünya Bor rezervinin %70`ine sahip.!

*********************************************************

AYDIN İNSAN ARAŞTIRIR, YARGILAR VE SONUCA VARIR.

CAHİL, YOBAZ; DUYAR, GÖRÜR VE HÜKME VARIR.

*********************************************************
100 kişi, listesindeki 10 kişiye çağrı gönderse 1.000 kişi yapar.
1.000 kişi, listesindeki 10 kişiye gönderse, çağrı 10.000 kişiye ulaşır.
10.000 kişi, listesindeki 10 kişiye çağrı yollasa 100.000 kişi yapar.

******
Bunları Biliyor muydunuz ?

1-Che Guevara, 1967 yılında Bolivya’da yakalanıp öldürüldüğünde
sırt çantasından; Atatürk’ün Büyük NUTKU’nun çıktığını..
(AS: Fransızca çevirisi)

2- Fidel Castro’nun 12 Mayıs 1961’de Havana’da görevli genç Türkiye diplomatı Bilal Şimşir‘den ABD’nin BİLGİSİ OLMAMASI koşuluyla  “Atatürk’ün Büyük Nutuk Kitabını” istediğini…

Ve: “Devrimci M. Kemal ATATÜRK varken Türk gençleri
neden kendilerine başka önder arıyorlar?” dediğini,

* 3- 1935’teki Uzun Yürüyüş öncesinde Şankay Meydanı’nda toplanan
yüz binlerce Çinliye seslenen Mao’nun ilk sözlerinin :

“Ben, Çin’in Atatürk’üyüm. .” olduğunu

* 4- Yunan başkomutanı Trikopis`in, hiçbir zorlama ve baskı olmadan
her Cumhuriyet bayramında Atina’daki Türk büyükelçiliğine giderek, Atatürk`ün resminin önüne geçtiğini ve saygı duruşunda bulunduğunu,

5- 1938’de, General McArthur’un en zor, en sorunlu, en bunalımlı döneminde, danışman, senatör ve bakanlarından oluşan yüz yirmiden çok kişiye;

“Şu anda hiçbirinizi değil, büyük istidadı ile Mustafa Kemal‘i görmek için neler vermezdim..” dediğini,

* 6- 1938’de Ata’nın ölümünde Tahran gazetesinde yayınlanan bir şiirde;

“Allah bir ülkeye yardım etmek isterse,
onun elinden tutmak isterse

başına Mustafa Kemal gibi lider getirir..” denildiğini

veee..

* 7- 2006’da ise AB Uyum yasaları gereğince devlet dairelerinden
Atatürk resimlerinin kaldırılmasının istendiğini …

Herkes bir kez paylaşssın lütfen.

Sevgi ve saygılarımla..

*****

Sevgi ve saygı ile.
09 Şubat 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net

 

ERMENİ İFTİRALARINA BATI DESTEĞİNİN ANLAMI ve ÖNLEMENİN YOLU!


Dostlar,

Sözde Ermeni soykırımı palavrasının 100. yılına da geldik..

Dış politikanın entrika dolu labirentlerinde pişirilen emperyalist yalan,
doğrusu epey ürün de sağladı kurgulayıcılarına oltalanan Türkiye‘nin aleyhine.

ADD önceki genel başkanlarından Sn. Prof. Dr. Özer OZANKAYA,
bir Sosyolog olarak bu değerli yazısını 25 Nisan 2014’te kaleme almış ve bu makale ADD web sitesinde yayımlanmıştı.

ERMENİ İFTİRALARINA BATI DESTEĞİNİN ANLAMI ve ÖNLEMENİN YOLU! 

Şöyle başlıyor :

  • “Yaklaşık 40 yıldan beri, birçok Batılı devlet, Osmanlı Devletinin
    son döneminde Doğu ve Güney Anadolu’da özellikle Rusya, İngiltere, Fransa ve Amerika’nın kışkırttığı Ermeni – Türk kanlı kavgalarından Türk Ulusu’nu ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni sorumlu tutmak, üstelik bunu ‘Ermenilere karşı soykırım’ gibi sunmak haksızlığını işleyegelmektedirler. Bu ülkelerin nesnellik ölçütlerine uyma gereğini gözardı eden politikacıları, ‘Türkler Ermenilere soykırım uygulamışlardır’ diyen Parlamento kararları almakta, 
    bu savın doğru olmadığını söylemeyi suç sayan ve cezalandıran yasalar bile çıkarmaktadılar!”…. 

Ve şöyle bağlanıyor :

  • IV. SONUÇ
    Ermeni iftiralarına kesin bir son vermek ve bunların helikopter alımlarımız sırasında açıkça yapıldığı gibi Türkiye’yi haraca bağlamada bir tür şantaj aracı olarak kullanılmasını önlemek için,
    Türk hükümetleri ve dış temsilciliklerimizin yetkilileri, yukarıdaki gerçekleri gür sesle bir kez ve son kez olmak üzere dile getirmeli,
    onları
    görmezlikten gelerek parlamentolarına ve uluslararası ortamlara Ermeni iftiralarını taşıyan hükümetlere bu davranışın Türkiye tarafından düşmanca eylem’  sayılacağını ve ona göre karşılık göreceğini açık ve kesin bir biçimde bildirmelidirler. Ama bunu yapabilmeleri için önce Türk hükümetlerinin gerçekten demokratik,
    yani her eyleminin hesabını Türk Ulusu’na vermek yükümlülüğünün bilincinde, bilimin ve erdemin yolunda güçlü hükümetler olması,
    içeride ve dışarıdaki görevlilerin de partizan ölçülerle değil,
    gerçekten Türk Ulusu’nun meşru çıkarlarını koruyup kollayacak yeterlikte olma ölçüsüne göre seçilip çalıştırılan görevliler olması zorunludur. Bilim ve yayın dünyamızın da demokratik yurttaşlık sorumluluğuyla bu yolda etkin destek vermeyi başarmalıdır. 
    Yarım yüzyıldan beri bu ölçülerden uzaklaşıldıkça Türk Ulusu’na ve
    Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı iç ve dış saldırıların da arttığına

    tanık olmaktayız.” 

*****

Yazı değerini ve güncelliğini koruduğundan, sizlerle paylaşmak istiyoruz.. Uzunca (dolu dolu 4 A4 sayfası) pdf olarak veriyoruz.

Lütfen tıklar mısınız okumak için ??

ERMENI_IFTIRALARINA_BATI_DESTEGININ_ANLAMI_VE_ONLEMENIN_YOLU

Sevgi ve saygıyla
08.01.2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net

SÖYLEV’den seçkiler : Prof. Özer OZANKAYA ve Yrd. Doç. Orhan ÇEKİÇ


SÖYLEV’den seçkiler :

Prof. Özer OZANKAYA ve
Yrd. Doç. Orhan ÇEKİÇ

Dostlar,

Saygın öğretmenimiz Mehmet AYHAN, Devrim Tarihi uzmanı Sn. Yrd. Doç. Dr. Orhan Çekiç’in Büyük ATATÜRK’ün SÖYLEV’inden yaptığı bir seçkiyi paylaşmış sağolsun..

Power point yansıları biçiminde, çok rahat okunan çok iyi bir seçki – özet..
Ancak bu değerli sunuyu biz 26.9.2013’te web sitemizde paylaşmışız..

Erişkesi şöyle : http://ahmetsaltik.net/2013/09/26/17948/

Bu bakımdan, teşekkür ederek, Sn. Ayhan’ın salt iletisini paylaşalım.. o da çok sıcak ve öğretici..

Bir de Sn. Prof. Dr. Özer Ozankaya‘nın 30 A4 sayfasına yakın word metni olarak
SÖYLEV Özeti olduğunu (Aralık 1997) anımsatmak isteriz. Biz bu metni de web sitemizde yayımlamış bulunuyoruz (Mayıs 2012). Erişkesi (linki):

http://ahmetsaltik.net/arsiv/2012/05/SOYLEV_seckisi_O_Ozankaya_-Aralik1997.pdf

Sevgi ve saygı ile.
29 Aralık 2014, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net

=================================================

portresi

 

Mehmet Ayhan

 

 

Batılı bir gazeteci Mustafa Kemal’e sorar:
“Silah arkadaşlarınızı dışladığınız, ekarte ettiğiniz söyleniyor, ne dersiniz?”
Mustafa Kemal;
” Ben kimseyi dışlamış, ekarte etmiş değilim. O değerli arkadaşlarımla bu Yurdu,
bu Ulusu kurtarmak için yola çıktık ve yürümeye başladık. Onlar kendi görüş ufuklarının sonuna geldiler ve orada durdular. Ben ise yürümeye devam ettim !…”

Bu rejimdeki insanlık onuruna uygun niteliği sezmek görmek ve yürürlüğe koyabilmek için, “Özgürlük ve bağımısızlık benim karakterimdir” diyebilen kafa ve yürek gerekir.
Atatürk sevgisi kuru bir ifade değildir. Atatürk sevgisi;

– Cumhuriyet,
– Yurt,
– Ulus,
– Bağımsızlık,
– Özgürlük,
– Bilim – teknik,
– Sanat – Kültür,
– Eğitim,
– Kalkınma,
– İnsan – insanlık,
– Yaşamseverlik…. sevgisidir.

Anmak, anlamaktır…
O’nu  salt ulusal günlerimizde değil, her zaman anmalıyız, duyumsamalıyız !..
Yaptıklarını unutmamak,  daha iyi anlamak için bilgilenelim bilgilerimizi tazeleyelim.
Ekteki dosyayı okuyalım (AS: yukarıda erişkesini – linkini verdiğimiz SÖYLEV Seçkisi), yüceliğini bir kez daha anlayalım ve anlatalım.

Atatürk, Yurt – Ulus sevgisiyle kalınız.

Saygıyla !…
29.12.14, Ankara