YIKIMIN MASKELİ ORTAKLARINI GÖRÜN ARTIK

YIKIMIN MASKELİ ORTAKLARINI GÖRÜN ARTIK


MUSTAFA YILDIRIM

Ulus Dağı, 25 Haziran 2018

Türk devleti Eylül 2010’da sandıkla yıkıldı…

Yetmedi; 2017’de kökten yıkıldı..

Bu yıkımı Rehber İmam’ın karakterine bağlayanlar – yalnızca partiler değil- halkın da gözünü bağladılar.

Şimdi de “Sandıkta kaybettik; ama” diye başlıyor ve savaşım ruhunu yitirmeyen azınlığa, “Umudunuzu yitirmeyin!” deme hayınlığıyla son direnci de ham hayallerde boğuyorlar.

Oysa devlet yıkılmışsa bunun kağıt üstünde davası olmaz!

Yırtılan şalvarın davasının da olmayacağı gibi.

Demokrasi tuzağına 1989’da düşen aydınımsılar, şimdi de cehennemin dibinden yine demokrasicilik oyunu gösteriyorlar.

Acı çekilecekse çekilecek; daha da  acıttıkça düşünülecek!

Demokrasi cambazları, gözboyama tiyatrosunda yalnız bırakılacak!

Rehber İmam 16 yıldır fetvalarla yönetiyordu; şimdi revolver onda; şeyhler emrinde; tüm etnik azınlık milliyetçileri yanıbaşında.

Gerisi boş söz.

Karadeniz kıyılarında yaşayanların 16 yıldır sandık desteğine, Araplaşan cihad erlerinin silahlı baskısına bakmak, etnik cehennemin ziftini anlatıyor…

Daha ne yazabilirim ki!

Zifiri karanlığın 100 yıllık örgütlü akışını yazdım aldırmadılar.

“Başkanlık sistemi öyle mi olacak, böyle mi olacak” diye halkı oyalayanlara,  “Palavrayı bırak Rehber İmam’a bak!” diye haykırırken kulaklar tıkalı, yürekler kördü.
=================
(Gönderen; Erol Güçlü, 03.07.2018, Viyana)

Biz de şu çoooooooooooooo önemli kitabı bir kez daha anımsatalım. :

  • SİVİL ÖRÜMCEĞİN AĞINDA!

sivil örümceğin ağında ile ilgili görsel sonucu

Sevgi ve saygı ile. 05 Temmuz 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

 

19 Mayıs 1881’in 125. Yılına Armağan : EMPERYALİZM TÜRKİYE’den NE İSTİYOR?

19 Mayıs 1881’in 125. Yılına Armağan : EMPERYALİZM TÜRKİYE’den
NE İSTİYOR?

Dostlar,

12 yıl önce, 2006’da, ADD Genel Başkan Yard. iken Viyana‘da bir konferans vermiştik.
ADD Avusturya Şubeleri kurucu başkanı dostumuz Sn. Erol Güçlü’nün çağrısı ile o ülkede idik. Erol bey ve arkadaşları inanılmaz bir özveri ile çalışmaktaydılar.

AKP iktidarı Türkiye’nin başına bir küresel proje ile getirilmişti 3 Kasım 2002 seçiminde. 57. Koalisyon hükümetinin 2 ortağından MHP Genel Başkanı Bahçeli durup dururken (!?) ortaklıktan çekilmiş, Başbakan Ecevit’in “has” (!?) adamlarından Hüsamettin Özkan ve İsmail Cem CHP’den ayrılmış ve süregelen ağır 2001 ekonomik bunalımı ortamında erken seçime gidilmişti.

AKP yeni kurulmuş, programı dışarılarda yazılmış, bir an önce misyonuna koşulmak istiyordu. Öyle de oldu, seçmen, ekonomik bunalıma tepki ile %34 dolayında oy ile TBMM’nin 2/3’üne yakın sandalyesini, -seçim sisteminin de azizliği ile- bu çiçeği burnunda partiye vermişti. AKP, Erdoğan önderliğinde Türkiye’yi hızla dönüştürmeye başlamıştı. Biz 2004 Haziran’ında merhum Ertuğrul L. Kazancı ile ADD yönetimini almış, Genel Başk. Yrd. görevini üstlenmiştik. 2 yıl olup biteni halkımıza anlatmaya çabaladık konferanslarla vb. çabalarla. 2006 Haziran’ında biz de Genel Başkanlığa aday olmuştuk ancak yurt içi ve dışı Aydınlanma çalışmalarımızı sürdürüyorduk.

Bu bağlamda Viyana‘da idik seçim kampanyası sürerken. Ulusun dikkatini çekmek isitiyorduk

  • EMPERYALİZM TÜRKİYE’den NE İSTİYOR??

Kapsamlı bir power point yansısı demeti (yansı sayısı 125’i aşkın) hazırlamıştık ve dolaşıp anlatıyorduk.. Mustafa Kemal ATATÜRK, kendi doğum gününü “19 Mayıs” olarak sevinçle kabul etmişti. 19 Mayıs 1919’un 87. ama gerçekte Mustafa Kemal’in doğumu 19 Mayıs 1881’in 125. yılında idik ve bu ince espriye de gönderme yapmak için bu konferansı 125. yıla adadık..

Dosyayı indirmek için lütfen tıklar mısınız??

19_Mayis’in_125._Yilina_Armagan_Emperyalizm_Turkiye’den_Ne_Istiyor_VIYANA_konf.

 2006 verilerini günümüzle karşılaştırma olanağı da bulunabilir böylelikle..
Ekonomide duvara nasıl dayandık adım adım…

Sevgi ve saygı ile. 20 Mayıs 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

 

Mustafa Önsel’in kitabı : Bir Köy Dört Adam Altı Buçuk Darbe

Değerli İnsanlar

Saygıdeğer Mustafa Önsel‘in son kitabı Bir Köy Dört Adam Altı Buçuk Darbe” okudum, değerli Mustafa Önsel’i candan kutluyorum. Ekte “İşgal Hazırlığı mı?” bölümünü bilginize sunuyorum.

Isgal_Hazirligi_mi_Mustafa_Onsel  (346 KB 5,5 sayfa)

Ben ülkemizin bize benzeyen ancak bizden olmayanlarca  içten işgal altında olduğuna ve bu işgalin 11 Kasım 1938’den sonra yavaş yavaş, 12 Eylül 1980’den sonra hızla ama 2007’den sonra şaha kalkarak sürdürüğüne inanıyorum ve bunu her fırsatta belirtiyorum. Değerli Mustafa Önsel’in yapıtının bu işgali kabullenemeyenlere ışık tutacağına inanıyorum.

Saygı ve sevgilerimle. 28.3.2018, Viyana.

Erol Güçlü
Avusturya Atatürkçü Düşünce Dernekleri Kurucu Başkanı
=================================
Dostlar,

Çok değerli dava arkadaşımız Sn. Erol Güçlü’nin Viyana’dan yolladığı kısa ileti yukarıda.
Adının altındaki onurlu görev uunvanını O yazmamıştı, biz ekledik.
Sevgili Güçlü, öteden beri bu “içten işgal edildiğimiz” savını ileri sürmekte.
Hiç de haksız değil!
Salt 1 örnek vereceğiz.. Sitemizde yayınladığımız aşağıdaki yazıyı dikkatle okumak bile yeter..

Ulusumuz ve yurtsever öncü aydınlarımız nasıl zorlu bir savaşım içindeler ülkemizin savunması için.. Çoooooooooooooook hazin olan, bu vatan savunmasını yer yer hatta sık sık emperyalizmin çıkarlarına hizmet eden iktidarlara karşı da yapmak zorunda kalışımız..

Batı emperyalizmi, hedef ülkelerde iktidara devşirmelerini taşıyarak örtük işgalini sürdürmekte. Açık – konvansiyonel askeri işgalle o ülkelerde ulusal direnişi başlatmanın – uyarmanın ne anlamı olabilir ki?

Mustafa Önsel'in kitabı : Bir Köy Dört Adam Altı Buçuk Darbe ile ilgili görsel sonucu

Yaygın halk kitlelerinin bu acı ve örtük (çıplak değil mi?) gerçeği hızla öğrenmesi gerek.
Bu bakımdan örgütlü biçimde, başta siyasal partiler aracılığıyla bu uyandırmayı yapmak zorunlu. İktidarlar ise bu gerçekleri saklamak, saptırmak üzere ağababalarının yönlendirmesi ile ellerinden geleni arkalarına koymuyorlar. Tarih de bir bakıma bu “kavga” nın öyküsü.

Bir saptama daha yapmalıyız : Er ya da geç insanlık onuru kazanıyor, kazanacak!
Bu arada Türkiye Cumhuriyeti de, kurucusu Büyük ATATÜRK‘ümüzün şaşmayan öngörüsü ve buyruğu doğrultusunda sonsuza dek yaşatılacak.. Üstelik başı dik ve onurlu olarak.
Son “lanetli parantez”i de kapatarak, çok büyük olasılıkla hesabını da sorarak..

Sevgi ve saygı ile. 28 Mart 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

 

 

BU YALANCILARIN YÖNETTİĞİ ÜLKEDE YAŞAMAKTAN UTANÇ DUYUYORUM 

BİZE ULAŞAN 2 E-İLETİ…
BU YALANCILARIN YÖNETTİĞİ ÜLKEDE YAŞAMAKTAN UTANÇ DUYUYORUM 

Sevgili okurlarım,
Ülkemden değil ama bu toplumun bir ferdi olmaktan, böyle bir toplumun içinde
yaşamaktan utanç duyuyorum. Bu toplum nasıl bu hale getirildi? Hırsızlar, soyguncular, yalancılar, hainler bu ülkede itibar görüyorsa, seçimlerde halktan oy alıyorsa, toplum bunlarla gurur duyduğunu haykırıyorsa utanmaktan başka bir şey gelmiyor elimden. Gerçekten utanç içindeyim. Türkiye Cumhuriyeti’nin dışişleri bakanlığı koltuğunda oturan AKP’li Mevlüt Çavuşoğlu, Afrin harekatı sona yaklaşırken ABD dışişleri bakanı Tillerson ile yaptığı görüşmeden sonra, 17 Mart 2018 günü “ABD ile Münbiç konusunda anlaşmaya vardık” demiş ama nasıl bir anlaşmaya vardıklarını açıklamamıştı. Bir haftadır gazeteler, TV’ler
Türkiye’nin Münbiç konusunda ABD ile anlaşmaya vardığını yazmış, çizmiş, söylemişti. TV ekranlarının alt yazılarında hep Türkiye’nin Münbiç konusunda ABD ile anlaşmaya vardığını okuyor, görüyor, duyuyorduk. Ancak Amerika, bu yalan haberin yaygınlaşması üzerine 21 Mart günü Türkiye ile Münbiç konusunda bir anlaşmaya varmadıklarını, Mevlüt Çavuşoğlu’nun halka yalan söylediğini resmen açıkladı. ABD’den bu açıklama gelince bu kez Mevlüt Çavuşoğlu, “Ben ABD ile anlaşmaya vardık demedim, Münbiç konusunda bir anlayışa vardık dedim.” dedi.
Eğer ABD ile bir anlaşmaya varmamışsanız, bir haftadır gazeteler ABD ile anlaşmaya
varıldığını yazıyordu, TV ekranlarından bu söyleniyor ve ekranların alt yazılarında ABD ile anlaşmaya varıldığı yazıyordu. Niçin kamuoyuna “ABD ile bir anlaşmaya varmadık, sadece bir anlayışa vardık” demedin ve bir düzeltmede bulunmadın? Söylediğin sözün bir yalan olduğu, halka yalan söylediğin ABD tarafından suratına çarpılınca “Anlaşmaya vardık demedim, anlayışa vardık dedim” demek zorunda kaldın?
Hiç utanmadın mı?
– Şimdi yüzün kızarmıyor mu?
– Bu halktan özür dilemeyecek misin?
Eyy Çavuşoğlu, seni gördüğüm yerde yüzüne tükürmezsem insanlığımdan utanırım.
Sefer Çetinkaya
Eğitimci, gazeteci, yazar
———–
Irak başbakanı İbadi’yi
“Sen benim muhatabım değilsin, seviyemde değilsin, karatımda değilsin, kalitemde değilsin, haddini bil” diyerek yuhalatan kimdi “değerli dostum, kardeşim İbadi’yi külliyemizde ağırlamaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek isterim” diyerek alkışlatan kimdi?.


E-Turkiyeyiz Biz dagitim listesi Turkish Forum – Dunya Turkleri Birliginin yayin organidir ve web sitesi http//www.turkishnews.com ile birlikde calisir.. facebook siteleri ise https://www.facebook.com/TurkishForumPage ve https://www.facebook.com/turkishnewspage
olarak seçilmiştir.
===================================
Yanıt…

Sayın Sefer Çetinkaya,

Lütfen utanç duymayınız, çünkü ülkemiz İÇTEN İŞGAL ALTINDA dır. Bu işgal 11 Kasım 1938’de başlamış (AS: Bize göre 1938-1950 İsmet İNÖNÜ’nün cumhurbaşkanlığı döneminden sonra!) göre, 12 Eylül 1980 ile hızlanmış ve 2007’den bu yana şaha kalkmıştır.

Bizlerin utanç duymak yerine, her ortamda  işgalcilere KANLA ve İRFANLA kurulan CUMHURİYETİMİZİN yıkılma koşullarının da belli olduğunu, bedelini ödemeyi kabullenmeleri koşulu ile istediklerini yapabileceklerini, ancak kendileri için bu durumun hiçbir yararı olmayacağını hatırlatmamız gerekir. Yani YERSENİZ demek, tam yüzyıl önce olduğu gibi.

Saygılarımla. 23.03.2018

Erol Güçlü
ADD Viyana Şubesi Kurucu Başkanı
==============================

Erol bey dostumuzun hoşgörüsü ile yukarıdaki iletisine ayraç içinde 1 tümce ekledik.. Yineleyelim :

  • Ülkemizin örtük işgali bize göre 1938-1950 İsmet İNÖNÜ’nün cumhurbaşkanlığı döneminden sonra başlamıştır.

ATATÜRK‘ün en yakın dava ve silah arkadaşını haksız suçlamak, Mustafa Kemal Paşa’yı de çok üzerdi eminiz..  

Bir de Sn. Sefer Çetinkaya‘ya AKP iktidarına ilişkin

  • Ne bekliyordunuz ki??

diye sorma geliyor içimizden..

Sevgi ve saygı ile. 23 Mart 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

 

MESELE VATANSA GERİSİ TEFERRUATTIR..

Dostlar,

ADD Viyana Şubesi önceki başkanı dostumuz Sayın Erol Güçlü, özlü bir ileti yollamış..

Aşağıda paylaşıyoruz :

– ARKAMDA YÜRÜME, YOL GÖSTERMEYEBİLİRİM. ÖNÜMDE YÜRÜME, ARKANDAN GELMEYEBİLİRİM. YANIMDA YÜRÜ VE DOSTUM OL. / Albert CAMUS

– SUSMAK, APTALLARIN ERDEMİDİR. / Francis BACON

– ABD, ARADA UYGARLIĞI YAŞAMADAN, BARBARLIKTAN YOZLUĞA GEÇEN TEK ÜLKEDİR. / Oscar WILDE

– BÜTÜN YÖNETİMLERDE, YOZLAŞMA HEMEN HER ZAMAN İLKELERİN YOZLAŞMASINDAN BAŞLAR. / Charles de MONTESQUIEU

MESELE VATANSA GERİSİ TEFERRUATTIR.
Mustafa Kemal ATATÜRK

– BUGÜN BİZİM İÇİN 11 KASIM 1938 dir. / Osman PAMUKOĞLU,
HEPAR Genel Başkanı, 4 Eylül 2008 – Anıtkabir Özel Defteri

Her şeye karşın her koşulda mücadele eden Sivil-Asker KEMALİN ASKERLERİne saygılarımla. 16.10.12, Erol Güçlü

* * * * * * * *
Sayın Erol Güçlü’nün Viyana Şubesi Başkanı olduğu yıllarda, biz de ADD Genel Başkan Yardımcısı olarak bir yurtdışı gezimizde, Almanya’da bir dizi ADD Aydınlanma konferanslarımızın ardından, nazik çağrıları ile Viyana’ya geçmiştik..

– Türkiye`deki Güncel Sorunlar ve Atatürkçülere Düşen Görevler.
Almanya / Duisburg ADD, 09.06.06
– Globalizm ve Güncel Gelişmeler. Almanya / Bielefeld ADD, 10.06.06
– Emperyalizm Türkiye’den Ne İstiyor? Almanya / Wuppertal ADD, 11.06.06
– Batı (AB+D) Türkiye’den Ne İstiyor? Avusturya / W. Neustade ADD, 13.06.06
– Türkiye`de Güncel Gelişmeler. EuroTürk TV ile söyleşi, 14.06.06

2 konferans düzenlemiştik Avusturya’da. İlki W. Neustade’de idi, 13.06.06 günü.
Konumuz, “Batı (AB+D) Türkiye’den Ne İstiyor?” idi.
Yansılar eşliğinde sunumumuz epey ilgi toplamıştı.

Ertesi gün 14 Haziran 2006 idi.. Tıbbiyeden (İstanbul Tıp Fakültesi) mezun oluşumuzun 30. yılına giriyorduk.

Erol bey ve arkadaşları ateş gibiydi.. Soyadı gibi “güçlü” idiler..

Yeni taşındıkları şube binasında pek çok eksik vardı ama bir avuç Türk yurttaşımız arılar gibi özveri ile koşturuyorlardı.. Zamanla yarışılarak şube yerleşimi konferans için enaz (asgari) yeterliğe kavuşturuldu. O akşam biz de görseller eşliğinde,

“Batı (AB+D) Türkiye’den Ne İstiyor?”

başlıklı konferansımızı Viyana’da yineleyerek sunduk..

Erol bey, Viyana’da yayın yapan EuroTürk TV’de bize program olanağı da sağlamıştı.

Akşam Viyana kırsalında doğa içinde bir lokantada dostlarla, enfes şaraplar eşliğinde yemekte idik. İşadamı Sayın Edip Bayezit hoş sohbeti ve ev sahipliği ile geceye damgasını vuruyordu.

Viyana Şubesi Başkanı dostumuz Sayın Erol Güçlü ve Şube yönetimindeki arkadaşlarımızın konukseverliğine sınır yoktu..

Bir yandan da ADD Genel Başkanlığı için seçim kampanyamız Türkiye’de sürüyordu.

İlginç gelişmeler olmuş, sağ kolu olarak birlikte çalıştığımız Genel Başkanımız Sn. Ertuğrul L. Kazancı, aramızdaki centilmenlik anlaşmasını bozarak, bizi desteklemek yerine “yeniden” 3. kez aday olmuştu.

Bir de, seçime 15 gün kala, emekli Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur ADD’ye üye olmuş ve hemen takımını (ekibini) kurarak genel başkanlığa aday olmnuştu!..

Kendilerini zorlukla Bodrum’da bularak cep telefonu ile konuşmuş ve Ankara’da mutlaka görüşme dileğinde bulunmuştuk.. Bu olanağı bize vermedi Sn. Eruygur.

Genel kurulda uyarımızı çok açık yaptık; ADD için “uygun” olmayacaktı bu proje..
Gerekçelerini apaçık ortaya koyduk, bu yüzden epey sert tepki de aldık..
Seçimde 3 genel başkan adayından hiçbirimiz yeterli çoğunluk sağlayamadık.

Sonrası biliniyor.. 1 Temmuz 2007 operasyonu ve Sn. Eruygur’un tutuklanması! ADD’ye operasyon.. El konan bilgisayar ve evraklar..

Erol Güçlü kardeşimiz bizi böyle gerilere götürdü..

Paylaşalım istedik..

Yeri geldikçe bu konuya ilişkin ayrıntıları da yazmak isteriz.

Sevgi ve saygı ile.
16.10.12

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net