Yurdum İnsanından Karun Kadar Varsıllığa ve Ölümcül 5. Senfoni


Yurdum İnsanından Karun Kadar Varsıllığa ve Ölümcül 5. Senfoni

Dostlar,

Bize ulaşan bir fotoğraf karesini paylaşalım..

T.C. Başbakanı R.T. Erdoğan ve ailesi “bir zamanlar” piknikte..
Son derece mütevazi “yurdum insanı”

Ya günümüzde??

fotoğrafta gördüğümüz aile, şu anda dünyanın 8. en zengin başbakanı ve ailesi. Eeeee Allah yürü ya kulum dedi mi diyor……

Piknikte_ailesiyle


İsviçre bankaları
nda milyar doları bulan 8 ayrı hesabı olduğu
Wikilieaks belgelerinde yaymlandı..Bu konuda kendisine basın üzerinden bilgi soran İP Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek 5+ yıldır hapiste..Başbakan RT Erdoğan bu hapsedilme tablosu ile övündü ve “büyük serveti” olduğunu ileri sürenlerin, kendi deyimiyle kendisine iftira atan müfterilerin hapse tıkıldığını büyük bir hazla konuşmasında dile getirdi. Bu tümceleri kurarken duyduğu haz, ses tonuna,
sesinin tınısına ve mimik – jestlerine apaçık yansıyordu..Bu savı kanıtlamayanın “müfteri” olduğunu haykırdı.
Oynadığı şuydu gerçekte :

Daha önce de bu sitede yazdık, bilinen bir olgudur; İsviçre bankalarındaki hesaplar gizlidir.. İsviçre yasaları bu gizliliği güvenceler (taahhüt eder).
Bu yüzden, yatırılan paraların yasal olup olmadığına bakılmaz..

Avuç içi kadar ülke bu “çok özel bankacılık sistemi” sayesinde Dünya’nın
en varlıklı ülkelerinden biri olmuştur. Dolayısıyla Başbakan’a servetinin kaynağını soran Doğu Perinçek aslında Wikileaks belgelerinde yer alan sav hakkında Başbakanın açıklamasını istemişti pek doğallıkla.

Ancak Başbakan ve yalakalarının gücü Wikileaks belgelerine ve sızdıranlara yetmediğinden / yetemeyeceğinden, o belgelere dayalı soru soranları kurban seçmiş ve etmişlerdir. İkinci olarak da, halkın önemli kesiminin bu yüksek perdeden meydan okumaya inanacağı varsayımına dayanılmaktadır.
Eğitimi yeterli olmayan halkın basın eliyle de bilgilendirilmeyeceği, basının da kendisine hesap sormayacağını hesaplayan / bilen RT Erdoğan, yine kuru gürültü ile “şimdilik” sonuç almış görünüyor.

Ne var ki, dürüstçe çıkıp, halka şunu söyleyemedi :

  • Bizim alnımız açık, veremeyeceğimiz hesap yok. İsviçre hükümetine
    resmi yazı yazacak ve adıma ve 1. derece yakınlarıma ait hesapların
    resmen açıklanmasını isteyeceğiz..

İşte o zaman gerçekleri öğrenebilirdik..
Başbakan bu adımı atamadı.
Neden acaba??

Hala geç değil.. Eğer gerçekten dürüst ise bu konuda hemen gereğini yapsın.. Kredisinin dibe vurduğu bir ortamda, 30 Mart 2014 yerel seçimleri öncesi
pek işe yarayabilir böylesi bir belge..

Malum hep mağduru oynuyor ve halkımıza duygu sömürüsü yapıyoruz ya..

Bir de hiç utanıp sıkılmadan din – inanç sömürüsü sürüyor..

“Bizim Besmelemiz – Allahımız var..”

Haydi  bizi geçelim, yalınkılıç muhataplarınızın nesi var?

Örneğin kendi ağzıyla sizi “ine tıktığını” belirten Cemaat başkanının ve müritlerinin Allah’ı ve Besmelesi yok mu??
Ayrıca ciddi servis kaynakları?? Bir bakıma misyonları da bu değil mi??

Ağzımızdan yel alsın ama, “ipi çekilen ve artık deliğe süpürülmesine
karar verilen”
RT Erdoğan direnmeyi sürdürürse, iyi bilinen birkaç büyük ülkenin resmi gizli servisleri bu belgeleri bir “bavulcuya” ya da “savcıya..” sızdırırlarsa; A. Gül’ün dediği gibi “delillendirip bir de savcı bulup”
Ergenekon gibi kurgu (ya da gerçek!) davalar açarlarsa ne olacak?

Erdoğan bu vb. yumrukları da yiyip kesin “knock out” (nakavt) olarak
boylu boyunca ringe serilmeden (attan düştüğü gibi!) siyasal sahneden çekilmeyecek gibi duruyor.. Bu stratejiye de yandaşları ve akıldaneleri “vuruşarak çekilme” diyerek Başbakan’a bir başka tuzak kurmakla meşguller korkarız!
O’nu bu kez eşekten düşen karpuza döndürmeyi hesaplıyorlar sanırız..

Bizden uyarması..

Enflasyon hızla tırmanıyor, Borsa (BİST) tepetaklak düşüyor..
Yeni yılın ilk günlerinde doğalgaz, elektrik…. için okkalı bir zam kaçınılmaz..

“AKP’nin RTE’si – RTE’nin AKP’si” direndikçe fatura hem ülkemiz için
hem de bu yapışık ikizler için kaçınılmaz olarak büyüyecek..
Sıcak para girişine sıkı bir fren, Erdoğan’ın halkıkandırmak için
çok övündüğü Merkez Bankası’nın borç ve balonlu rezervlerinin 1-2 ayda tükenmesi demektir.. Bu olası süre, Erdoğan’ı kurtarmaya, yerel seçimlere taşımaya yetmez.. İşte “tam bağımsızlık” böylesine yaşamsaldır;
bu öngörüleri yazarken gerçekte içimiz kanıyor ülkemiz adına..

Yol yakınken Başbakan R.T. Erdoğan “yumuşak” çekilme seçeneklerini mutlaka değerlendirmeli..

Bir kez daha anımsatmış olalım.. 11 yıl, gereğinden uzun bir süre iktidar için.

Dünyanın en güçlü orduları bile birkaç cephede birden savaş sürdüremezler..

  • Erdoğan kaç cephede döğüştüğünün / döğüştüğünü sandığının
    ayrımında mı??

Bir de AKP içinde O’ndan nasıl kurtulacaklarını hesaplayan ve türlü girişimlerde olan Vekil sayısından haberli mi? (6 istifa çok küçük bir rakam..)

Giderayak sağduyulu davranılmazsa çöküş çok hazin olacak..

Aklımıza onyıllar önce tıbbiyede öğrenci iken Kadın Hastalıkları – Doğum kitaplarımızdan birinde okuduğumuz söz düşüyor :

  • Her menstruasyon (adet kanaması), döllenmemiş bir ovumun (yumurtanın) hazin bir cenaze törenidir. (Dr. Robert Meyer)..

Bir de Beethoven’in 5. senfonisinin uğursuz uğultuları
kulaklarımızda yankılanıyor..

Beethoven, bir soru üzerine bu “ta ta taaa” seslerinin işlevinin
“Azrail’in kapıyı çalışı” olduğunu açıklamıştı..

  • Elleriniz bilhassa kanlıdır!.

Demokratik ve yasal Gezi eylemlerinde 7 insanı öldürdünüz,
onlarca insan gözünü yitirdi, kemikleri kırıldı, engelli oldu,
ağır ruhsal travma aldı.. yüzlercesi hakkında yıldırıcı davalar açtırdınız..

Milyonlarca insanın ahını aldınız..
Bu sessiz – sindirilmiş milyonların da Allah’ları ve besmeleleri vardır;
elleri yüce göklere açık, dudakları gönülden duadadır; bilesiniz ki bu dualar
sizin hayrınıza değildir.

Mazlumun ahı çıkacaktır, çıkmaktadır..

Attila İlhan‘ın deyişiyle “kan tutmaktadır”!

Derdiniz şifasızdır; bu bedeli ödeyeceksiniz..

Sevgi ve saygı ile.
29 Aralık 2013, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

Niye Bayrak Açıp Demokratik Süreci Baltalıyon Lan Çapulcu Terörist!

Dostlar,

Bir Ergin Asyalı karikatürü..

T. C. Başbakanı R.T. Erdoğan :

  • Niye Bayrak Açıp Demokratik Süreci Baltalıyon Lan Çapulcu Terörist!

Ve 13 tane daha hepsi birbirinden anlamlı ve hünerli çizimler..

  • Yaşasın mizah!







Almanya Hamburg’dan dostumuz Ahmet Büyükyılmaz‘a içten teşekkürlerimizle..
Sevgi ve saygı ile.
27.11.13, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net

Onun dizinin dibinde kim var?

Dostlar,

Sevgili arkadaşımız Sayın Bülent ESİNOĞLU‘nun altından kalkılması son derece güç sorular ve çarpıcı saptamalar içeren yazısını paylaşmak istiyoruz.

T.C. Başbakanı R.T. Erdoğan‘ın bu göreve gelmeden önce çekilmiş,
bu yazının konusu kişi ile çekilmiş fotoğrafını da biz ekleyelim ..

Tayyip ve Taliban

 

 

 

 

 

 

 

 

Teşekkürler Sn. Esinoğlu..

Sevgi ve saygı ile.
Ankara, 11.10.13

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

========================================

Onun dizinin dibinde kim var?

Bulent_Esinoglu_portresi

Bülent ESİNOĞLU

 

Haberimiz Resmi Gazete‘den.

Yani açık istihbarat, yani yorum yapmıyoruz.

12.9.2013 tarihli Remi Gazete’de, hem de Erdoğan’ın imzasıyla…

Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanun‘un
5. maddesi Bakanlar Kurulunca kabul edilmiştir.

Kimler terörist, kimlerin finansmanı önlenecek diye baktığınızda, 42. sayfada
Gulbettin Hekmetyar’ın ismi ile karşılaşıyorsunuz.

  • Kim bu Hekmetyar?
  • Hekmetyar’ın dizinin dibinde fotoğraf çektiren Erdoğan’ın dostu.

ABD’nin ve dolayısı ile İnterpol’ün terörist diye belirlediği kişi.

Hekmetyar’ın eğer varsa, terörist olduğu için Türkiye’deki mal varlığına el konulacak.

Tahmin edebileceğiniz gibi, eğer mal varlığı var idiyse bile, kendisine yardım ve yataklık edenler tarafından yurt dışına çoktan çıkarılmıştır.

Burada önemli olan mal varlığına el konulup konulmaması değildir.

Uluslararası camiada, terörist olarak belirlenmiş olan birisinin,
bir zamanlar Erdoğan’ın yanında olmasıdır.

Basındaki fotoğraflar bunu gösteriyor.

Erdoğan’ın kaderine bakın ki, bir zamanlar kader birliği yaptığı Hekmetyar’ı,
şimdi kendi imzaladığı terörist listesine koyuyor.

Bir ülkenin Başbakanının, üstelik kendi imzası ile terörist olarak ilan ettiği birisi ile
birlikte fotoğrafının bir manası yok mudur?

Türkiye bir hukuk devletiyse veya Türkiye’de hukuk varsa,
Erdoğan Başbakanlık yapabilir mi?

Diyelim ki, Hekmetyar, Erdoğan’ın ölçülerine göre terörist değil.

Ama ABD ve İnterpol, Hekmetyar’ı terörist ilan etmiş.

Bu durumda daha büyük bir felaket ortaya çıkıyor.

  • Amerika’nın talimatları, Erdoğan’ın en yakın dostunu harcamasına sebep oluyor.

Bu durumda ister istemez, insanın aklına, Gülen Cemaati‘nin bu listelere
ne zaman gireceğidir.

Burada cereyan eden ahlakın tartışılması başka bir yazının konusudur.

Ancak ülkemizde medya namuslu olsa, hukuk işlese, savcılar çalışsa, bu konuda
dava açmaları gerekmez mi?

“Hukuk siyasetin piçidir..” derlerdi…

Gerçi şimdilerde ondan da öteye geçti.

  • Bir ülke bu kadar zilleti nasıl kaldırabilir?

Yaşadığımız süreç; bunların daha beterinin gelişeceği yönündedir.

Suçları artıyor.

Suç işleme özgürlüğü, kuvvet sizin elinizde olduğu müddetçe olur.

Güç gitti mi?

Yandı külüm keten helvası…

11.10.2013, bulentesinoglu@gmail.com

RİFAT SERDAROĞLU : TEK BAYRAK MI?

RİFAT SERDAROĞLU

portresi3

TEK BAYRAK MI ?

Türkiye Cumhuriyeti Devleti‘ne, dün AKP Hükümeti- Anayasal Kurumlar ve medya işbirliğiyle çok büyük bir darbe vuruldu.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti‘ni kuranlar, devleti ve kurumlarını dıştan gelebilecek tehlikelere karşı düzenlemişlerdi. Kurucu İrade T.C. Devleti’ne içerden, bizzat kendi kişi ve kurumları tarafından ihanet edilebileceğini hiç düşünememişti.

Cumhuriyete -temel değerlerine açıkça karşı çıkan- demokrasiyi yıkmayı hedefleyen, kafasında “Federe İslam Devleti” bulunan ve bu amacı için, 54 bin vatan evladının katili ile bile işbirliği yapanların olabileceğini akıllarına bile getirememişlerdi.

Dün (21 Mart 2013) Diyarbakır’da olanları (Nevruz kutlamaları..) ve önümüzdeki günlerde yaşayacaklarımızı, tartışacak çok zamanımız olacak. O zaman herkes niçin mücadele ettiğimizi anlayacak ama dilerim iş işten geçmemiş olsun.

Şimdilik Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve
Cumhuriyet Savcılarına birer adet sorum olacak :

Eğer sorumluluk sahibi insanlarda bulunması gereken vasıfları üzerlerinde taşıyorlarsa, bu sorulara cevap verirler.

T.C. Başbakanı R.T. Erdoğan                                :

Siz devamlı olarak “Tek Bayrak-Tek Millet-Tek Devlet-Tek Dil” dediniz.
Eğer bunları tek ayak üstünde söylemediyseniz, lütfen bana “Tek Bayrak” olarak
hangi bayrağı kabul ettiğinizi söyleyiniz. Sizin “Tek Bayrak” dediğiniz, PKK Bayrağı mıydı, Barzani’nin Bayrağı mıydı, yoksa Türk Devletinin Bayrağı mı idi?

  • Diyarbakır’da Allah rızası için bir tane bile Türk Bayrağı yoktu!?

Orada “İki Bayrak” vardı. O bayraklar, PKK Bayrağı ve Barzani Bayrağı idi.

Sizin “Tek Bayrak” dediğiniz bu ise, Tek Devlet- Tek Millet- Tek Dil dediğiniz nedir?

Büyük Kürdistan Devleti- Federe İslam Devleti ve Kürtçe mi sizin tekleriniz?

Laf kalabalığına hiç gerek yok. Hollanda’dan gazel okumaya da gerek yok.
Öcalan’ın çağrısı ile sizin çağrınızın birbirine uyduğunu söylediniz. Çıkın, Barzani’nin
yani sizin “Onur Konuğunuzun” bayrağını taşıyıp, Türk Bayrağını çiğneyenlerle
nasıl fikir birliği içinde olduğunuzu Türk Milleti önünde mertçe cevap verin.

T.C. Devleti’nin Cumhuriyet Savcıları                     :

Sizler, adının başında “Cumhuriyet” bulunan Savcılar olarak, yasaları ve Anayasa’yı iktidarlara göre yorumlayamazsınız. Yasaları herkese eşit olarak uygulamazsanız, toplumda anarşiye ve isyana sebep olursunuz.

Görev yapamıyorsanız, “istifa” denen bir kurumu çalıştırmanız gerekir.

Bu devletin bir “Bayrak Kanunu” var mıdır?

Türk Ceza Kanunu’na göre, “Suçu ve Suçluyu Övmek” suç değil midir?
Anayasa’nın “Lâiklik” ilkesinin nasıl paspas edildiğini görmüyor musunuz?
Bir Narko-Terör örgütünün hapisteki önderine yataklık eden Milletvekillerini
ve Devlet memurlarını görmediniz mi?

Diyarbakır’daki toplantı Türk Milletine şu gerçeği açık-seçik göstermiştir :

  • PKK-BDP yandaşları “Türk Bayrağı” altında yaşamak istememektedirler. 
  • PKK ve Barzani bayrağını baş tacı yapıyorlar, Türk Bayrağını kabul etmiyorlar.

Bu olayın sevindirici tarafı ise şudur :

Güneydoğu illerimizin toplamında yaklaşık 7,5-8 milyon vatandaşımız yaşamaktadır.
Bunca tantanaya, paraya, tüm Türkiye’den, Kuzey Irak’tan, Avrupa’dan adam taşımalarına,  harcanan milyonlarca liraya, çoluk-çocuğa ve mitinge katılım için baskı-tehdide rağmen, katılan sayısı 400 bin dolayında idi.

Bu eşkıya ve bölücü takımı, AKP’nin 11 yıldır tüm bölgeyi terör örgütünün emrine verdiği halde, Kürt kökenli vatandaşlarımızın gönlünü kazanamamışlardır.

  • Kürt kökenli vatandaşlarımızın büyük çoğunluğu Türk Milleti ile beraberdir.

Dün medyanın tamamına yakınından iğrenç davranışlar izledik.

Aydın Doğan – Ferit Şahenk – Turgay Ciner – Mehmet Emin Karamehmet,
benim tanıdığım Türk Milleti ve Türk Tarihi sizleri ve tetikçilerinizi asla affetmeyecektir.

Sizleri, Kandil’de ikamet ile ödüllendirmezse, Büyük Türk Milletine de yazıklar olsun…

Sağlık ve başarı dileklerimle.
22 Mart 2013

RİFAT SERDAROĞLU
rifatserdaroglu@gmail.com
twitter.com/rifatserdaroglu
0 532 211 00 11