“Erdoğan .. ya akıl hastanesine kapatılacak ya da intihar edecek.”

“Erdoğan 30 Mart’taki yerel seçimleri göremeyecek.
Çünkü ya akıl hastanesine kapatılacak ya da intihar edecek.”

Gülerce’den şok Erdoğan iddiası! Gülerce, Beyaz TV’de katıldığı programda yine çok konuşulacak iddialarda bulundu.

Yurt Gazetesi, 27 Temmuz 2015
http://www.yurtgazetesi.com.tr/gundem/gulerceden-sok-erdogan-iddiasi-h93034.html

Gülerce’den şok Erdoğan iddiası!

Hüseyin Gülerce    :

Bana

“Erdoğan 30 Mart’taki yerel seçimleri göremeyecek.
Çünkü ya akıl hastanesine kapatılacak ya da intihar edecek.”

dendi. 17 Aralık sürecinin ardından yıllardın önde gelen isimlerinden olduğu Fethullah Gülen cemaatinden ayrılan ve cemaat aleyhine açıklamalarıyla gündeme gelen yazar Hüseyin Gülerce, Beyaz TV’de katıldığı programda yine çok konuşulacak iddialarda bulundu. Gülerce Cemaatteki üst düzey iki yetkili bana,

‘Erdoğan 30 Mart’taki yerel seçimleri göremeyecek.
Çünkü ya akıl hastanesine kapatılacak ya da intihar edecek’

dedi” iddiasında bulundu. Melih Gökçek’in sahibi olduğu Beyaz TV’de konuşan
Hüseyin Gülerce,

“Beni ikna etmek için cemaatin tepesinden iki isim evime geldi. ‘Erdoğan 30 Mart’taki yerel seçimleri göremeyecek. Çünkü ya akıl hastanesine kapatılacak ya da intihar edecek’ dedi.
Bu gazetelerde ve televizyonlarda yer almadı. Ben hayretler içerisindeyim. Diyorum ki;
Tayyip Erdoğan gibi birisi namazlı niyazlı, imam hatip mezunu neden intihar etsin?’
Onlar da ‘Çünkü çok gizli çekilmiş videolar var’ dediler. ‘Bu gizli çekimleri kim yapıyor?’ dedim. Ağzından kaçırdı; ’40 koruma polisinin 25′i bizim arkadaşımız’ diye konuştu.

==================================

Dostlar,

Komplo kuramları bir yana, Bay RTE‘nin başına gelecekler için “dilekte bulunmalar” fazlasıyla bir yana; kimi yönetici insanların sonları zaten diyalektik olarak tarihin – siyaset biliminin yasalarıyla belirleniyor. Neron‘dan tutunuz (Roma’yı ateşe vermişti!) Sezar‘a (en yakın adamı Brutus hançerledi!), A. Hitler‘den alınız (bir mahzende intihar etti?) N. Çavuşesku‘ya (aşağılanarak yargılandı ve eşiyle birlikte kurşuna dizildi), Saddam‘dan (boynu kırılarak
infaz edildi) alınız Kaddafi‘ye (cenazesine tecavüz edildi!)… tarihin eytişimsel (diyalektik) örnekleri gözler önünde. Benzer öngörüler üretmek parlak zeka ürünü olmadığı gibi,
tersinden kaçınılabileceğini sanmak akıllıca olmamalı.

*****
Bay RTE’ye kendisinden başka yardım edebilecek kalmadı korkarız.
Ve sanırız ki Bay RTE kendi kendisine yardım edebilecek konumdan da hızla uzaklaşmakta..
En büyük handikapı narsisistik kişilik yapısı ve major – çok ağır politik hataları..

Fuat Avni    :
(http://www.yurtgazetesi.com.tr/gundem/fuat-avni-suruc-ve-kilis-onlarin-karaririydi-h93037.html)

“IŞİD’in en büyük destekçisi Y… ve avaneleriyken Türkiye’ye saldırması abes. Suruç da, Kilis de IŞİD’in değil Y…’in kararıydı.”

Sav dehşet verici değil mi??
Bay RTE kendisini ve AKP’yi ve de ülkemizi dönüşümsüz bir çıkmaza doğru savruluyor..
Yakınındaki hekimlerine de büyük bir görev düşüyor. Epey kıdemli akademisyen bir hekim olarak çoook zor olduğunu bilmekle birlikte, meslektaşlarım O’na ayna tutmak zorundalar.. Bıkmadan, usanmadan, sabır ve akıllılıkla, Türkiye’nin hatırına!
*****

Kulaklarımızda Beethoven’in 5. senfonisinin “ta ta ta..” sözlü hazin ve ürperten ezgileri yankılanıyor. Kendisine bu “crecendo” (yükselen) ritmin ve “ta ta ta..” olarak yinelenen hecelerinin anlamı sorulduğunda,

– Ölüm kapıyı böyle çalacak…(ya da Azrail’in ayak sesleri..) demişti.

Bu besteyi yaptığında (1804-8) kulakları az duyuyordu (1817’de tam sağırdı ve
bir başka görkemli senfoniyi, günümüz AB marşı 9. Senfoniyi bestelemişti) ama sezgileri
O’nu doğru yönlendiriyor ve yaşamın gerçek ruhunu yakalayabiliyordu..
57’sinde, erkenden yaşamdan ayrıldı (1827)..
İmgelediği (imagination) gibi “ta ta ta” lar, erken (prematüre) ölümün habercileriydi.

Bay RTE’nin Bethoven ile karşılaştırılacak hiçbir yanı – özelliği olmadığı çok açık..
Ancak –fazladan– 5 duyusu yerinde, sanırız aklı da.. Peki hiç öngörü yap(a)mıyor mu?
O’na kim yardım edecek ya da tarih tekerrür mü edecek ??
Bilindiği gibi tarih aptallar için yineliyor. Aklı başında olanlar bu hataya düşmeyebiliyor.
Bu seçenek de Bay RTE için geçerli değil.. (kesinlikle aptal değil!) O halde??

Bu arada… Ya Türkiye?? Caanım mazlum ülkemizin ödediği, ödemeye devam edeceği
kanlı ve çok ağır fatura?

Son 7 Haziran 2015 genel seçiminde AKP’ye 18 milyon dolayında oluk oluk oy akıtan
“necip milletimizin” hiç sorumluluğu yok mu? 7 Haziran gece yarısı gördük ki; kayıtlı
57,7 milyon seçmenden AKP ancak %32,9 yani 3 seçmenden 1’inin oyunu alabildi..

Ama düşük – emanetçi AKP hükümeti, Kaçak Saray’ın isteği ve desteği ile gündem yaratarak ve ateşle oynayarak fiilen iktidarda, hükümet yetkisini gasp etmiş durumda!??..

Seçimden bu yana 50 gün geçti.. Dünyada örneği var mı böyle bir ucubenin?
(Tayyip bey Kars’ta Mehmet Aksoy’un yaptığı insanlık anıtına “ucube” demiş ve 14.6.2011’de yıktırmıştı, tazminata mahkum olmuştu.. Asıl “Ucube” bu iktidar işgali işte.. )

Biz bu genel seçimi 50 gün önce neden yaptık??

– Ya Cumhurbaşkanlığı danışmanlarının?
– Ya AKP kurmaylarının?
– Ya TBMM’deki 258 AKP’li vekilin?
(Anayasa hukuku profesörü Burhan Kuzu Kaçak Saraya başdanışman olmuş..
Tayyip beye demez mi ki, Anayasa md. 92 uyarınca alınan yetki, önceki Meclisin verdiği idi. Devlette süreklilik asıl ama yeni seçilen TBMM süs mü?? Neden ivedilikle toplanıp
yeni kararlar almaz? AKP’li Başkanı da, Başkanlık divanı da hazır ve nazır üstelik!?)

– Ya Bay RTE üzerinde etkili olabilecek “akillerin” ??

Hepsi boşuna mı?
Hepsi, hepsi narsisistik kişiliğin aurasında felç mi??

Sevgi ve saygı ile.
27 Temmuz 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yazının pdf biçimi : Erdogan_Nereye_Kosuyor_Turkiye_ve_AKP’yi_Nereye_Surukluyor

Yurdum İnsanından Karun Kadar Varsıllığa ve Ölümcül 5. Senfoni


Yurdum İnsanından Karun Kadar Varsıllığa ve Ölümcül 5. Senfoni

Dostlar,

Bize ulaşan bir fotoğraf karesini paylaşalım..

T.C. Başbakanı R.T. Erdoğan ve ailesi “bir zamanlar” piknikte..
Son derece mütevazi “yurdum insanı”

Ya günümüzde??

fotoğrafta gördüğümüz aile, şu anda dünyanın 8. en zengin başbakanı ve ailesi. Eeeee Allah yürü ya kulum dedi mi diyor……

Piknikte_ailesiyle


İsviçre bankaları
nda milyar doları bulan 8 ayrı hesabı olduğu
Wikilieaks belgelerinde yaymlandı..Bu konuda kendisine basın üzerinden bilgi soran İP Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek 5+ yıldır hapiste..Başbakan RT Erdoğan bu hapsedilme tablosu ile övündü ve “büyük serveti” olduğunu ileri sürenlerin, kendi deyimiyle kendisine iftira atan müfterilerin hapse tıkıldığını büyük bir hazla konuşmasında dile getirdi. Bu tümceleri kurarken duyduğu haz, ses tonuna,
sesinin tınısına ve mimik – jestlerine apaçık yansıyordu..Bu savı kanıtlamayanın “müfteri” olduğunu haykırdı.
Oynadığı şuydu gerçekte :

Daha önce de bu sitede yazdık, bilinen bir olgudur; İsviçre bankalarındaki hesaplar gizlidir.. İsviçre yasaları bu gizliliği güvenceler (taahhüt eder).
Bu yüzden, yatırılan paraların yasal olup olmadığına bakılmaz..

Avuç içi kadar ülke bu “çok özel bankacılık sistemi” sayesinde Dünya’nın
en varlıklı ülkelerinden biri olmuştur. Dolayısıyla Başbakan’a servetinin kaynağını soran Doğu Perinçek aslında Wikileaks belgelerinde yer alan sav hakkında Başbakanın açıklamasını istemişti pek doğallıkla.

Ancak Başbakan ve yalakalarının gücü Wikileaks belgelerine ve sızdıranlara yetmediğinden / yetemeyeceğinden, o belgelere dayalı soru soranları kurban seçmiş ve etmişlerdir. İkinci olarak da, halkın önemli kesiminin bu yüksek perdeden meydan okumaya inanacağı varsayımına dayanılmaktadır.
Eğitimi yeterli olmayan halkın basın eliyle de bilgilendirilmeyeceği, basının da kendisine hesap sormayacağını hesaplayan / bilen RT Erdoğan, yine kuru gürültü ile “şimdilik” sonuç almış görünüyor.

Ne var ki, dürüstçe çıkıp, halka şunu söyleyemedi :

  • Bizim alnımız açık, veremeyeceğimiz hesap yok. İsviçre hükümetine
    resmi yazı yazacak ve adıma ve 1. derece yakınlarıma ait hesapların
    resmen açıklanmasını isteyeceğiz..

İşte o zaman gerçekleri öğrenebilirdik..
Başbakan bu adımı atamadı.
Neden acaba??

Hala geç değil.. Eğer gerçekten dürüst ise bu konuda hemen gereğini yapsın.. Kredisinin dibe vurduğu bir ortamda, 30 Mart 2014 yerel seçimleri öncesi
pek işe yarayabilir böylesi bir belge..

Malum hep mağduru oynuyor ve halkımıza duygu sömürüsü yapıyoruz ya..

Bir de hiç utanıp sıkılmadan din – inanç sömürüsü sürüyor..

“Bizim Besmelemiz – Allahımız var..”

Haydi  bizi geçelim, yalınkılıç muhataplarınızın nesi var?

Örneğin kendi ağzıyla sizi “ine tıktığını” belirten Cemaat başkanının ve müritlerinin Allah’ı ve Besmelesi yok mu??
Ayrıca ciddi servis kaynakları?? Bir bakıma misyonları da bu değil mi??

Ağzımızdan yel alsın ama, “ipi çekilen ve artık deliğe süpürülmesine
karar verilen”
RT Erdoğan direnmeyi sürdürürse, iyi bilinen birkaç büyük ülkenin resmi gizli servisleri bu belgeleri bir “bavulcuya” ya da “savcıya..” sızdırırlarsa; A. Gül’ün dediği gibi “delillendirip bir de savcı bulup”
Ergenekon gibi kurgu (ya da gerçek!) davalar açarlarsa ne olacak?

Erdoğan bu vb. yumrukları da yiyip kesin “knock out” (nakavt) olarak
boylu boyunca ringe serilmeden (attan düştüğü gibi!) siyasal sahneden çekilmeyecek gibi duruyor.. Bu stratejiye de yandaşları ve akıldaneleri “vuruşarak çekilme” diyerek Başbakan’a bir başka tuzak kurmakla meşguller korkarız!
O’nu bu kez eşekten düşen karpuza döndürmeyi hesaplıyorlar sanırız..

Bizden uyarması..

Enflasyon hızla tırmanıyor, Borsa (BİST) tepetaklak düşüyor..
Yeni yılın ilk günlerinde doğalgaz, elektrik…. için okkalı bir zam kaçınılmaz..

“AKP’nin RTE’si – RTE’nin AKP’si” direndikçe fatura hem ülkemiz için
hem de bu yapışık ikizler için kaçınılmaz olarak büyüyecek..
Sıcak para girişine sıkı bir fren, Erdoğan’ın halkıkandırmak için
çok övündüğü Merkez Bankası’nın borç ve balonlu rezervlerinin 1-2 ayda tükenmesi demektir.. Bu olası süre, Erdoğan’ı kurtarmaya, yerel seçimlere taşımaya yetmez.. İşte “tam bağımsızlık” böylesine yaşamsaldır;
bu öngörüleri yazarken gerçekte içimiz kanıyor ülkemiz adına..

Yol yakınken Başbakan R.T. Erdoğan “yumuşak” çekilme seçeneklerini mutlaka değerlendirmeli..

Bir kez daha anımsatmış olalım.. 11 yıl, gereğinden uzun bir süre iktidar için.

Dünyanın en güçlü orduları bile birkaç cephede birden savaş sürdüremezler..

  • Erdoğan kaç cephede döğüştüğünün / döğüştüğünü sandığının
    ayrımında mı??

Bir de AKP içinde O’ndan nasıl kurtulacaklarını hesaplayan ve türlü girişimlerde olan Vekil sayısından haberli mi? (6 istifa çok küçük bir rakam..)

Giderayak sağduyulu davranılmazsa çöküş çok hazin olacak..

Aklımıza onyıllar önce tıbbiyede öğrenci iken Kadın Hastalıkları – Doğum kitaplarımızdan birinde okuduğumuz söz düşüyor :

  • Her menstruasyon (adet kanaması), döllenmemiş bir ovumun (yumurtanın) hazin bir cenaze törenidir. (Dr. Robert Meyer)..

Bir de Beethoven’in 5. senfonisinin uğursuz uğultuları
kulaklarımızda yankılanıyor..

Beethoven, bir soru üzerine bu “ta ta taaa” seslerinin işlevinin
“Azrail’in kapıyı çalışı” olduğunu açıklamıştı..

  • Elleriniz bilhassa kanlıdır!.

Demokratik ve yasal Gezi eylemlerinde 7 insanı öldürdünüz,
onlarca insan gözünü yitirdi, kemikleri kırıldı, engelli oldu,
ağır ruhsal travma aldı.. yüzlercesi hakkında yıldırıcı davalar açtırdınız..

Milyonlarca insanın ahını aldınız..
Bu sessiz – sindirilmiş milyonların da Allah’ları ve besmeleleri vardır;
elleri yüce göklere açık, dudakları gönülden duadadır; bilesiniz ki bu dualar
sizin hayrınıza değildir.

Mazlumun ahı çıkacaktır, çıkmaktadır..

Attila İlhan‘ın deyişiyle “kan tutmaktadır”!

Derdiniz şifasızdır; bu bedeli ödeyeceksiniz..

Sevgi ve saygı ile.
29 Aralık 2013, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net