Fatih Altaylı: Menzili yazdığıma pişman oldum

Fatih Altaylı:
Menzili yazdığıma pişman oldum

Fatih Altaylı: Menzili yazdığıma pişman oldum

HABERTÜRK’ten aktaran AYDINLIK, 7.9.2017 13:09

(AS : Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

Fatih Altaylı, Menzil Tarikatı‘nın bürokraside FETÖ’den oluşan boşluğu doldurmaya çalıştığını dün köşesine taşımıştı bu gün ise kendisine gelen mailleri aktardı

Habertürk gazetesinde dünkü köşesinde

  • “Yarın da ‘METÖ bizi kandırdı’demeyin”

başlıklı bir yazı kaleme alan Fatih Altaylı, bürokraside FETÖ’den boşalan yerleri Menzil Tarikatı’nın doldurduğunu yazmıştı.

Altaylı dünkü yazısı sonrası kendisine devlet memurlarından gelen mailleri bugünkü köşesine taşıdı. Menzil Tarikatı yazısı sonrası binlerce mail aldığının altını çizen Fatih Altaylı, dünkü yazısı için “Yazdım ve yazdığıma pişman oldum” dedi ve şunları aktardı:

“Dün devletin hâlâ eski hatayı sürdürme eğiliminde olduğunu, FETÖ’den boşalan kamu görevlerine, başlıca birkaç tarikatın hızla aktığını ve örgütlendiğini yazarak

  • “Yarın da ‘METÖ bizi kandırdı’ demeyin sakın” diye yazdım.

Yazdım ve yazdığıma pişman oldum.

Birkaç saat içinde ben diyeyim yüzlerce, siz deyin binlerce mail yağdı. Farklı kamu kurumlarından pek çok “dertli” bürokrat. Pek çoğu, “Atı alan Üsküdar’ı geçti” diyerek kurumlarında kimi tarikatların örgütlenmeyi tamamladığını, bazılarının zaten yıllardır örgütlendiğini ve

  • artık kurumların tamamen tarikat kontrolüne girdiğini anlatıyor.

Bu kişilerin belirli simgeleri fütursuzca üzerlerinde taşıdıklarını, kimilerinin yüzükleriyle, kimilerinin giysilerinde taşıdıkları bazı renklerle tarikat bağlantılarını ortaya koyduklarını anlatan okurlar. Şunu söylemem lazım.

Tarikat veya cemaat mensubiyetini tasvip etmemekle beraber, canı çekenin bunlarla içli dışlı olmasına, aklını, fikrini, hatta bazen namusunu ve şerefini şeyhine emanet etmesine karışmam. Böyle bir hakkım da yok yetkim de.

İnanç dünyasında aklına ve kendine güvenmeyip, kendini bir tarikatın şemsiyesi altına sokan birinin kamuda görev almasına da doğrudan karşı çıkmam. Ancak Gülen Cemaati henüz FETÖ olmadan ve pek çoğunca makbul bulunduğu dönemlerde yazdıklarımı tekrarlamak isterim.

– Bir kamu çalışanı, hangi görevde veya makamda olursa olsun, devlet görevini yerine getirirken tarikat hiyerarşisini devlet hiyerarşisinden üstte tutuyorsa,
– Bir kamu çalışanı, kamunun veya halkın çoğunluğunun çıkarındansa mensubu olduğu cemaatin çıkarını korumaya çalışıyorsa,
– Yetkili makamdaki kamu görevlisi, delegasyonunda liyakate değil, tarikat bağına önem veriyorsa,
– Üst makama atanan kişi tarikata bağlı olmadığı zaman bu amire itaatsizlik başlıyorsa,
devlet bitiyor demektir.

Biz bunları FETÖ için de yıllarca yazdık ve uyardık. Karşılığını, karalama, dinleme olarak cemaatten, “Siz anlarsınız bu işlerden” diyerek siyasetten gördük. Ama biz yine de uyaralım. Biliyorum ki, yine bir işe yaramayacak.

  • Ama bir süre sonra “METÖ ile mücadele” dedikleri zaman, en azından kendimizi tatmin için bu yazıları tekrar gündeme getiririz.
    =====================================
    Dostlar,

    AKP = RTE artık bitiktir..
    Kağıttan kaplan.. Sabık Çiller’den koalisyon için medet umulmaktadır; %51 hayaldir..
    İçeriden ve dışarıdan kuşatılmış ve kullanılmaktadır.
    Bu hazin tablonun farkında olduklarından hırçınlıkları ve zulümleri daha da artmıştır.
    Korku çok büyüktür ve çok yönlü / kaynaklıdır.. Eee eden bulacaktır.. Mazlumun ahı!

    İlki iktidardan ve nimetlerinden olma.. saadet zincirinin – saltanatın sonu
    – İkincisi yargıda hesap verme
    – Üçüncüsü yabancı istihbarat kurumlarının operasyonları
    – Sonki de Türkiye’den kaçmak zorunda kalırlarsa nasıl ve nereye..

Aslolan Türkiye’nin bu süreçten en az zararla kurtulabilmesidir.

Eğitim sistemi artık mide bulandırmaktadır. ”Günaydın” sözcüğü bile dışlanmaktadır!
Atatürk‘e yapılan ihanet her türlü dayanç (tahammül) ve sabır sınırlarını zorlamaktadır.
Ege’de işgal edilen adacıklar ve coğrafik formasyonlara çaresizce sessiz kalınmaktadır.
Irak’ın kuzeyinde ABD-AB-İsrail kuklası Barzani referandum girişimine ikirciklidir..
Tarım – hayvancılık perişandır, enflasyon yeniden 2 rakamlıdır.. İşsizlik de!
Ekonomide tam bir alarm temposuna karşın dikiş tutturulamamaktadır.. Borçlar büyüyor..

Yargı sopasıyla toplum vahşetle baskılanmaktadır
: AKP’nin eski bakanlarından, genel başkan yardımcısı Hayati Yazıcı’nın yakın akrabasının FETÖ bağına ”yargı” (!) der-hal yayın yasağı koymaktadır.. FETÖ ile mücadele, muhalefeti susturmak ve tasfiye için için sopadır!

  • 16 Nisan halkoylaması net ve kesin olarak hileli – gayrımeşru ve YOK HÜKMÜNDEDİR.. 

    Uzatmayalım..
    …………………
    En önemlisi ise tüm uyarılar hiçbir işe yaramamaktadır..
    Ölüm döşeğinde hiçbir tıbbi olanağın kalmayan hastanın son demleri gibi..

  • Ana muhalefet CHP çoook akıllı, hızlı – atak olmak zorundadır; hiç olmadığı denli!

    Sevgi ve saygı ile. 07 Eylül 2017, Datça

    Dr. Ahmet SALTIK
    Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
    www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Çöküşün işaretleri!

Çöküşün işaretleri!

İsmet Özçelikİsmet Özçelik

(AS : Bizim katkımız yazının altındadır..)

AKP Fatih Gençlik Kolları’ndan, kendisini Çevre, Şehir ve Kültür Başkanı olarak tanıtan Tolgay Demir, “Düz Dünya Teorisi”ni açıkladı. Dünyanın yuvarlak olması mason uydurması, Dünya düzdür dedi.

Sarayda ağırlanan Kadir Mısırlıoğlu Twitter hesabından vasiyetini açıkladı. “Mustafa Kemal Atatürk’le zerre kadar muhabbeti olanların” cenazesine gelmemesini istedi.

Atatürk ve İnönü döneminde “camilerin ahır yapıldığı” yalanı yeniden piyasaya sürüldü.

AKP Muğla Teşkilat Başkanı Şadi Pirci, derisi soyulmuş bir dananın bacakları arasından çektirdiği fotoğrafını sosyal medyada paylaştı.

AKP’de itibar gören Menzil Tarikatının şeyhi Abdülbaki Erol’un torunu Seyyid Abdulbasid El Hüseyni altın yaldızlarla donatılmış tahta oturarak poz verdi.
***
Bunlar sadece birkaçı.

CEHALETİN ÖZGÜVENİ

Bir tarafta “cehaletin özgüveni”, diğer tarafta “saltanat” özentisi. Bir tarafta yalan dolan, diğer tarafta Cumhuriyete ve Atatürk’e bitmek tükenmek bilmeyen düşmanlık.

AKP’nin 15 yıllık durumu ortada. İktidarda, ama sürekli duvara tosluyor. “Kandırılmaktan” da bıkmıyor. Yanlışlardan dönmeye çalışsa da bilinçaltındaki gerici ideoloji eteğinden çekiyor.
Öne çıkardıkları ve yücelttikleri “aydınlar” da bunlar!

BUNLAR NEYİN İŞARETİ!

Peki bir kısmını yukarıda sıraladığım olaylar neyin işareti?
Bayram ziyaretlerinde AKP’li ve AKP’ye yakın duran tanıdıklarımla bunu konuştum. Genelde yorum yapmaktan kaçınıyorlar. “Münferit eylemler” diye işi geçiştirmeye çalışsalar da gidişattan kaygılı oldukları hemen anlaşılıyor.

“Çöküşün işareti olabilir mi?” diye sorunca itiraz etmiyorlar. Kalabalıkta konuşmayı sevmiyorlar. Ama yalnız kalınca iş değişiyor. Öyle şeyler anlatıyorlar ki, AKP’de iş sandığımızdan daha vahim!

“Metal yorgunluğu” çok hafif kalıyor. “Çürümüşlük” durumu daha iyi anlatıyor.

Belki de “Çöküşün işareti” demek daha doğru.

AKP’NİN KURTULUŞU

“AKP nasıl kurtulur?” sorusuna hemen hemen herkes aynı yanıtı verdi: “Milli Koalisyon“.

Bürokrat kökenli AKP’liler “denetime” vurgu yapıyor. “Denetimsiz harcamalar, denetimsiz uygulamalar, denetimsiz işler, OHAL’le yasaların rafa kaldırılmasının bedeli ağır olacak. Kontrolden çıkmış bir durum var, Allah korusun…” diyerek endişelerini dile getiriyorlar.

Milli bir koalisyonun Türkiye’yi kurtaracağını, AKP’yi de denetim altına alacağını düşünüyorlar.

İKTİDAR, MUHALEFET

Türkiye zor günlerden geçiyor.

  • ABD ve İsrail, Irak’ta “2. İsrail” için bastırıyor.
  • Suriye’de sınırımızın hemen ötesinde “3. İsrail” için hamleler yapılıyor. 

PKK/PYD’ye düzenli ordu kurduruyorlar. Gelişmiş silahlarla donatıyorlar.

Sırada Türkiye var. İç kargaşa yaratmak için fırsat kolluyorlar.

Durum bu. Ama iktidar da muhalefet de küçük hesaplar peşinde. Birbirinin kalesine gol atma derdindeler.

ŞAM, BAĞDAT

Esad yönetimi, başarı üstüne başarı kazanıyor. Bölge ülkeleri ile işbirliği gelişiyor. Kafamızın arkasındakileri bıraksak daha da gelişecek. Şam’la ilişkiye girsek iş daha da kolaylaşacak.

AKP yanlıştan dönmede hala ayak sürüyor. Anamuhalefetin bu konuda iktidarı sıkıştırması beklenir. Ama o tam tersini yapıyor.

Hükümeti Esad yönetimi ile ilişkiye zorlayacağına, Esad’a saldırıyor. “Bağdat’la, Tahran’la ilişki kurun” diyeceğine başka arayışlar peşinde. Umudunu ABD ve AB’ye bağladığı için gözü, kulağı Washington’da, Brüksel’de…

CHP’Lİ OLMAYAN CHP’LİLER

Bir ara kenara itilmişlerdi. Ama “Adalet Yürüyüşü” ile birlikte yeniden öne çıktılar. CHP’liler bunlar için “CHP’li olmayan CHP’liler” ifadesini kullanıyorlar.

– TR 705 ve arkadaşları,
– FETÖ ile yakın mesai yapanlar,
– PKK/HDP dostları
ortalıkta hava atıyorlar.
Bunları ben söylemiyorum. Kendilerini “gerçek CHP’li” olarak niteleyenler söylüyor.
Yorum sizin!
=================================================
Dostlar,

CHP’nin bu ciddi uyarıları dikkate alması gerek..
Sn. İsmet Özçelik‘in içtenliğinden kuşku duymuyoruz..
Eski İzmir Milletvekili (CHP) Sayın Prof. Dr. Oğuz Oyan’ın sitemizde yayınladığımız irdelemesi de CHP açısından son derece yol gösterici..
(http://ahmetsaltik.net/2017/09/06/prof-dr-oguz-oyan-nasil-bir-muhalefet/)
Hata yapma lüksümüz kalmadı..
Herkes, başta anamuhalefet CHP seferberlik konumunda çalışmalı;
AKP = RTE ülkemize yeşil OHAL’i dayatırken..
Hukukta silahların denkliği ilkesini akıldan çıkarmayalım..
Kitleleri harekete geçirmek ve onlara iktidar seçeneği sunmak..
Ana sorunları içeren Bütüncül bir program ile..
Toplumla birlikte dokunacak bir siyasal restorasyon programı!

Sevgi ve saygı ile. 06 Eylül 2017, Datça

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com