Şam olmadı verelim El-Bab

Şam olmadı verelim El-Bab

Portresi

Hüsnü MAHALLİ
YURT
, 21.9.16

(AS: Bizim katkımız yazının altındadır..)

Halep üzerinden Şam’a 24 saatte varılacaktı.
Üç ay sonra Emevî Camisi’nde namaz kılınacaktı.
Şam’dan devam edip Kahire’ye gidilecekti.
Müslüman Kardeşler Mursi, Erdoğan’ı Yavuz Selim gibi Sultan ve Halife ilan edecekti. 29 Mayıs 2013’te 3. Boğaz Köprüsü’ne Yavuz Sultan Selim adı verildi.
Bir ay sonra Mursi devrilip proje çökünce AKP çok kızdı.
Suriye’de binlerce cami, kilise, kutsal türbe, mezar  ve dini mekân yakılıp yakıldı.
AKP’nin Sünni müttefikleri tarafından. Allah yolunda cihat için. Yine olmadı.
‘Bari Halep olsun’ dediler. Herkes bu şehre yüklendi. Hiçbir Alevi ve Şii’nin yaşamadığı Halep.
Yüzlerce ruh hastası terör örgütü Halep’i ele geçirmek için saldırıya geçti.
Halep ile Türkiye sınırı arasında tüm köy, kasaba ve şehirler bu örgütler tarafından işgal edildi.
IŞİD, NUSRA, ÖSO ve benzerleri…

  • On binlerce yabancı ruh hastası, manyak ve katil Türkiye’ye geldi ve buradan Suriye’ye girerek bu örgütlere katıldı.
  • On binlerce TIR durmadan onlara silah, askeri malzeme ve günlük ihtiyaçlarının tümünü taşıdı. Donları dâhil.
    ‘Sünni’ Halep düşmedi. 30 Eylül 2015’te Rus uçakları geldi denge bozuldu. Suriye ordusu birçok yeri teröristlerden geri aldı. 24 Kasım’da Rus uçağını düşüren Türkiye savaşın doğrudan tarafı oldu. Komşularla sıfır sorundan tümü düşman komşulara geçildi. İki de yeni komşumuz oldu.
    PYD ve IŞİD.
  • Her şey karıştı ama AKP ders almadı.

Suriye’nin yakılıp yıkılması için AKP’ye mezhepsel ve emperyal gaz verenler ortadan kayboldu.
Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri, Ürdün ve bildik Batılı ülkeler. AKP yine anlamadı.
Ya da anladı da anlamazlıktan geldi. Şimdi de ‘Şam ve Halep olmadı bari El-Bab olsun’ diyor.
Musul da bonusu olur. Bab, Halep’in 35 km kuzey doğusunda. Şimdi değil 50 yıl önce de
bu kasaba Suriye’nin en çağdışı bağnaz ve gerici kasabasıydı. Tam AKP’ye göre.
Hiçbir yerde siyah çarşaf yokken burada kadınlar çarşaf erkekler şalvar giyerdi.

AKP hiçbir şeyden ders almıyor ve almayacak.

24 Ağustos’ta TSK’yi ÖSO ve benzeri katil grupların emrine verdi.
Öz olarak hiçbirinin IŞİD ve NUSRA’dan farkı yok.
500 yıl önce 24 Ağustos’ta Selim, Mercidabık’tan Suriye’ye girmişti.
Mercidabık Cerablus ile El-Bab arasında bir yerde. Mercidabık IŞİD elektronik gazetesinin adı.
Peki diyelim ki Türk ordusu Cerablus’tan Azez’e  kadar olan sınır bölgesinden sonra  El-Bab’ı aldı. Bu da yetmedi PYD kontrolündeki Menbiç’i ele geçirdi. Ya sonrası?
Menbiç’ten sonra Türk ordusu Fırat’ın doğusuna geçmeli oradan Rakka’ya doğru yol almalı sonra da eski Osmanlı vilayeti Musul’a girmeli! Yavuz oraya gitmemişti ama olsun.
AKP yapar mı yapar. Türk generaller artık memur.
15 Temmuz’u atlatmış bir ordu El-Bab’ı 24 saat içinde halleder! Şam’ı hallettiği gibi!
El-Bab Arapçada kapı demek. ‘O kapıdan girildiği zaman tüm bölge bizim’.
Öyle düşünüyor AKP ve onun zavallı yandaşları.
5 yıllık kan susuzluklarını gideremedi. 5 yıllık kin, nefret ve gaddarlık yetmedi.
Girdik El-Bab’tan çıktık Musul’dan. Düşman dediğiniz de kim!
Suriye, Irak ve onlara destek veren İran, Rusya, Lübnan Hizbullah.
Artı PYD ve ona destek veren ABD ve Batılı müttefikler.
Artı ‘Musul bizimdir’ diyen müttefikimiz Barzani.
İki başkentini yani Rakka ve Musul’u elinden alacağımız IŞİD. Evelallah hepsini yeneriz.
Baktık yenemiyoruz döneriz özümüze.
IŞİD, NUSRA ve onlarca ‘hakiki Müslüman’ örgütü yeniden müttefik beller yedi hatta on yedi düvele karşı savaşırız. Haçlı kâfirler ve onların devamı Ermeni, Süryani ve bilumum yerli Hıristiyanlar, Komünist artıkları, Araplar, Persler, Kürtler, Şiiler, Aleviler ve daha kimler kimler.
İçtekilerini saymıyoruz. Tam AKP’ye göre bir söylem. Ver gazı şişir hamaseti.
Türk-Osmanlı-İslam sentezi. Yalandan kimin boynu kırılmış şimdiye kadar.
Salla palavrayı gitsin. Ya gitmezse?
Türkiye gider. 
Nasıl mı? El-Bab’tan. İki tarafı cehenneme açılan kapıdan. Oralarda Huriler de yok!
=====================================

Dostlar,

AKP’nin sorumsuz , öngörüsüz, ufuksuz, akıldışı Suriye politikası ülkemizi batağa sürükledi. İşte BOP Eşbaşkanlığı böyle bir şeydir.. Adama kendi ülkesini böldürürler!
TBMM derhal sürgündeki tatilini bitirmeli ve OHAL Kararnameleri dahil, temel yakıcı sorunlar ele alınmalıdır. Suriye politikası özel oturumlarda tartışılmalı, AKP politikaları değil, ulusal bir rota çizilmelidir.

Ne yazık ki günümüzde Özal’ı Irak serüveninden alıkoyan merhum Genelkurmay Başkanı Necip Torumtay kıratında komutanlar da yok!

Sevgi ve saygı ile.
22 Eylül 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Zahide Uçar : Hedefteki ülke; TÜRKİYE!..


Hedefteki ülke; TÜRKİYE!..

Dostlar

Sn. Zahide UÇAR‘dan nefes kesen bir irdeleme..

Son günlerin İŞİD odaklı gözünen ve çok iyi kurgulanan emperyalist tezgahında
AKP – RTE yönetiminin ülkemizi nasıl bir açmaza sürüklediklerini okumak gerekiyor..

Bu gün biz de yazdık.. New York Times’ta yayımlanan savlar olağanüstü ciddi..
Türkiye’nin IŞİD ile petrol ticareti yaptığı, örgüte bu yolla parasal kaynak sağladığı ve bu süreçte kimi hükümet üyelerinin de rant sağladığı…

Korkunç bir durum – açmaz…

TBMM derhal bu akıldışı dış politikaya el koymalı, Meclis Soruşturması ile durum
açığa kavuşturulmalı ve ülkemizin esenliğini sağlayacak akılcı dış politika belirlenmelidir.
Bu gidiş Türkiye’yi HAYDUT DEVLET olmaya sürükler ve bedeli önce AKP – RTE’ye sonra da ülkemize çok ağır olur..

http://ahmetsaltik.net/2014/09/15/turkiye-ile-isid-petrol-alisverisi-yapiyor-ve-batiyi-karsisina-aliyor/

Lütfen tıklar mısınız??

Teşekkürler Zahide Uçar’a..

Sevgi ve saygı ile.
15.9.2014, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

======================================

10355862_10203736939396996_7203193781107341290_n

Zahide Uçar

portresi_sloganla

 

 

 

 

 

Arap Baharı, Fas’tan Irak’a uzanan bölgede yaşanan “böl-parçala-yut” oyunu,
asıl hedefe, yani Türkiye’ye yöneldi.
Güneri Cıvaoğlu’nun 1. Körfez Savaşında Amerikalı yarbaydan dinlediklerini hatırlayalım. Cıvaoğlu yazısında;

((Zihnimde lego parçaları gibi uçuşan eylemler, söylemler, tavırlar…

Bunları bir araya getirerek büyük fotoğrafa varmaya çalışıyorum.
İşte onlardan ikisi…

1. Körfez Savaşı sırasında Suudi Arabistan’dayım ABD kumanda merkezi olarak kullanılan otelin bir odasında dinlediklerim dehşet verici.
Amerikalı yarbay duvardaki harita üzerinde Türkiye’nin Güneydoğusu’nu ve Kuzey Irak’ı işaret ediyor.
Avucunu o coğrafyada dolaştırırken şöyle diyor:i
‘Savaş bitecek. Amerika Irak’tan çıkacak. Giderken silahlarının büyük bölümünü bırakacak.
Bunlar içinde ağır silahlar, roketler de olacak.
Yöredeki Kürtler bu silahları alacaklar ve Türkiye’ye karşı kullanacaklar.
Toprak isteyecekler.
Türkiye, ya istedikleri toprağı verecek ya da vermeyecek ve savaşacak.’

Yarbay iyi derecede Türkçe konuşarak anlatıyor bunları.
Kulaklarıma inanamıyorum.
“Ya NATO ortaklığı ya üplkelerimiz arasındaki dostluk?” diye soruyorum,
oralı olmuyor.))

Türkiye-Suriye sınırı “dostum Esad” tezgahı ile açıldı. Suriye’ye ajanlar sokulurken, AYNI YOLDAN Türkiye’ye de ajanlar sokuldu. ÖSO, NUSRA, IŞİD, El Kaide gibi küresel güçlerin dolaylı yoldan beslediği kanlı, sapkın terör grupları Türkiye’yi
üs olarak kullandı. Türkiye, Fas’tan Irak’a kadar bütün operasyonlarda kullanıldı. Gırtlağına kadar teröre bulaştırıldı.
Uluslararası mahkemede teröre destek vermekten yargılanacak duruma getirildi.

Türkiye bir bombanın üzerine oturtuldu. PKK silah bırakıyor yalanıyla Türk Ordusu’na silah bıraktırıldı. Güneydoğu bölgemiz PKK’ya teslim edildi. PKK kendi güvenlik güçlerini oluşturdu. Olası bir iç savaşa hazırlanıyor. Askerlerin boşalttığı karakollara yerleşti. PKK paçavraları asıldı. PKK bütün metropolleri, MİT Müsteşar Yardımcısı
Afet Güneş’in itiraf ettiği gibi ağır silahlarla doldurdu. Yani ülke her an patlamaya hazır bir hale getirildi.

Dünyanın dört bir tarafından toplanan IŞİD denilen katil sürüsü girdiği her yerde insanlığın “onuru-namusu-şerefi üzerinden geçip” dümdüz etti. Bu sapkın katillerin içinde Irak’ta her türlü insanlık suçu işlemiş olan ABD’nin özel güvenlik şirketi olan BLACKWATER şirket elemanları da var. Adları çok kirlendiği için 2010 yılında ACADEMI adını alarak göreve devam ettiler. Bu katilleri Tunus, Libya, Mısır gibi ülkeler karıştığında da görmüştük. Türkiye’nin adı bu sapkın Haçlı katilleriyle birlikte anılır oldu.

  • IŞİD Kuzey Irak’tan Hatay’a kadar uzanan bölgede 2. İsrail’i kurabilmek için
    mıntıka temizliği yaptı.

IŞİD girdiği yerlerde öyle bir travma yarattı ki, o bölge insanlarının normal hayata dönüp normal insanlar gibi davranabilmesi çok zor. Türkmen katliamı yaparak Türkmen yerleşim alanlarını, yani petrol bölgelerini Barzani’ye teslim ettiler.

IŞİD işini yaptı. Müslümanlara ait simge mekanları yerle bir etti. Müslümanların namus-şeref ve onurlarını iki paralık etti. Bütün dünyanın Müslümanlardan nefret etmesini sağladı. Dünyaya Ortadoğu Müslüman halkları “Kürtler hariç”acımasız katiller olarak tanıtıldı. O zaman yok edilmelerinde de bir mahzur olmayacaktır(!)..
Çünkü bütün insanlık için tehlike arz ediyorlar denecektir.

IŞİD’in görevi sona erdi. Türkmenler artık geriye dönemeyecek. Barzani zaten bu durumu ilan etti.
IŞİD’in işlediği insanlık suçları birinin üzerine yıkılmalı, ABD elini yıkamalıydı.
ABD Türkiye üzerinden elini yıkamak istiyor. Türkiye’nin verdiği silahları araştırıyormuş (!).. Komik!!. Zaten AKP ne yaptı ise ABD ile beraber yaptı.
Bu durum bana İsmet Paşa’nın “büyük devletlerle ilişkiye girmek,
ayıyla yatağa girmeye benzer”
 sözünü hatırlattı.

Erdoğan ve ortaklarının mecburiyetleri, koskoca ülkenin mecburiyeti haline geldi.
BOP üzerinden oynanan satranç oyununda Erdoğangiller bütün piyonları, atı, kaleyi kaptırdı. Merkel, elindeki Erdoğan CD’si üzerinden oyuna dahil oldu.

Condeleezza Rice’nin söylediği 22 ülkeyi bölme projesi tam gaz devam ediyor.

Ve asıl hedefteki ülke Türkiye, büyük oyunun içine çekiliyor. Kendi terör örgütleri IŞİD’e operasyon yapmak bahanesi ile Peşmerge ve PKK silahlandırılıyor. 1. Körfez savaşında ABD’li yarbayın Cıvaoğlu’na pervasızca verdiği mesaj 23 yıl sonra hayata geçiyor.
Ve en korkuncu ne biliyor musunuz?

TÜRK ORDUSU PKK ile birlikte IŞİD’e karşı savaşmaya zorlanıyor.

Böyle bir olay Türk Ordusu mensuplarının cinnet geçirmesine neden olur.
Doğru ile yanlışın, gerçek ile hayalin yer değiştirdiği bir cinnet hali…
Türk Ordusunun üst kesimi dizayn edildi ama alt kesimi bütün öfke ve hıncıyla bilenerek görevini yapmaya çalışıyor. Türk Ordusu’nu PKK ile aynı cephede savaştırmak tamamı ile Türk Ordusunu tepeden erine kadar FELÇ ETME oyunudur. Artık o ordu mensuplarından hayır beklemeyin. Ayağa kaldıramazsınız.

Milletçe bu alçak oyuna dur demeli, ayağa kalkmalıyız.

Erdoğangiller en hassas yerinden yakalanmıştır.
Amerikalılar PKK ve açılım konusunda ne demişti?

“Erdoğan öyle bir yola girdi ki, ileri giderse kendi halkı, geri durursa biz bitireceğiz.”
Demişti değil mi?
Hedefteki ülke TÜRKİYE…
Önce Irak’a girip çiğnediler, yardım ettik.
Libya’yı parçalayıp tecavüz ettiler, yardım ettik.
Mısır’a girdiler, karıştırdılar, rol kapmaya çalıştık.
Suriye’yi en kahpe oyunla vurdular. Katillere yer verdik. Tedavi ettirdik. Eğitim verdik. Silah verdik.
Azerbaycan’ı bile Ermenistan uğruna küstürdük.
İran’a karşı İsrail’i korumak için füze kalkanı kurduk.
ABD, İngiltere, İsrail’in yanında saf tuttuk. Şimdi silahlar bize yöneldi. Ve çevrede
buna dur diyecek tek bir ülke bırakmadık. Alman aydınının düştüğü duruma biz ülke olarak düşürüldük.

Erdoğan ve özel kalem müdürü Devit, ABD’nin istediğini yaparsa IŞİD Türkiye’de büyük patlamalar başlatır ve AKP altından kalkamaz. Yapmazsa; ABD, Almanya, İngiltere PKK’yı harekete geçirir ve metropoller patlatılır.

İşte 12 yılda Türkiye’nin AKP tarafından içine sokulduğu İHANET GİRDABI
Tarih tekerrür ediyor. 2. Kurtuluş Savaşının ayak sesleri geliyor…
Ve nasıl bir örtüşmedir ki, Erdoğan Vahdettin’in sarayına taşınıyor

Demek ki layık olduğu yeri çok iyi biliyor.

  • Türk Milleti bilmelidir ki; büyük bir savaşın içindeyiz.

Hem de bütün yaşam alanlarımızda.
Ve yaşam alanlarımız giderek DAHA ÇOK daralıyor.


Bu arada Yunanistan, “Ermeni ve Rum Pontus soykırımı yoktur” demeyi suç sayan yasa çıkardı. Emperyalist devletlerin ayakçısı olan Yunanistan, Kurtuluş Savaşında yüklendiği role yeniden hazırlanıyor. Demek ki Türkiye’ye yapılacak operasyondan haberdar ve payını koparmak için ön hazırlık yapıyor. 


Sevr’in ayak sesleri…

Diclehaber’de şöyle bir haber vardı:

“İSTANBUL (DİHA) – Kadın Dengbêj ve Aşıklar projesi konserinde bir araya gelen Vanlı Dengbêj Gazin ve Ermeni Aşık Leyli, seslendirdikleri Kürtçe ve Ermenice klamlarla müzik ziyafeti yaşattı.”

Hep söyledik :

  • PKK yalnızca büyük Yahudi Kürdistanı’nı kurmak için kurulmuş bir taşeron örgüt değildir.
  • PKK Aynı zamanda Büyük Ermenistan projesini hayata geçirmek gibi bir görevi de vardır.
  • PKK’nın üst kesimi Ermeni asıllıdır. İçinde birçok Ermeni vardır.
    ASALA PKK içine gömülmüştür. Pakrudini, Ermeni Yahudileri görevini yapıyor…

Devit-oğlu Ermenilere ne demişti hatırlayalım;

“Bir gün topraklarınıza geri dönebileceksiniz..” demişti değil mi?

Peki, Sevr anlaşmasının içeriği neydi? “Kürdistan, Büyük Ermenistan, Rum Pontus Devleti Sevr anlaşmasının maddeleriydi” değil mi?

Türkiye Cumhuriyeti Devletine, Atatürk ve silah arkadaşlarına yıllardır sövenler 100 yılın sonunda SEVR’i yeniden hortlatmıştır.

Ve 2. Vahdettin 1. Vahdettin’in sarayına yerleşiyor.

Bir İngiliz gemisinin gelmeme ihtimaline karşılık 400 milyon TL’ye uçak alınıyor.

15 Eylül 2014

İLK KURŞUN