Etiket arşivi: anormal örtülü harcamaların gerekçesi nedir

AKP Bütçe Harcamalarını SAYIŞTAY’dan Kaçırıyor..


AKP Bütçe Harcamalarını SAYIŞTAY’dan Kaçırıyor!

Dostlar,

AKP yönetiminin bir başka dehşet veren hukuk dışı uygulamasına daha tanık oluyoruz ne yazık ki..

2012 mali yılı merkezi yönetim bütçesi için gerekli belgeleri AKP hükümeti Sayıştay’a vermemiş ve büyük bir mali – hukuksal skandal yaşanmıştı. Anayasa’nın açık hükümleri (md. 160 ve 164) ayaklar altına alınmış ve ne acı ki, TBMM de bu eyleme (suça!) katılmıştı.

Bu ciddi sorunu sitemizde aşağıda erişkelerini (linklerini), tarih ve özetlerini verdiğimiz
3 yazımızda işlemiştik.. Sorun bu güne dek (18.10.13) çözülmediği gibi,
pervasızca, adeta yerleştirilerek sürdürülüyor..

2013 BÜTÇE GÖRÜŞMELERİNDE AÇIK ANAYASAL SKANDAL
 (17.12.12)

“… AKP hükümeti 2011 bütçe harcamaları için SAYIŞTAY
genel uygunluk bildirimi raporlarını bile TBMM’ye sun(a)madı!

Böyle bir skandal Türkiye tarihinde ilk kez görülüyor..

  • AKP Hükümetinin derhal istifası zorunlu..
    TBMM’de bütçe görüşmelerinin yapılAMAması gerekiyor..
    (Anayasa md. 160, 164)
  • Basın suskun, seyirci, ayrımında değil ??
  • Bunlar yetmiyormuş gibi, Başbakan R.T. Erdoğan’ın namusuna-sütüne
    emanet edilen örtülü ödenek harcamalarında olağanüstü artış var.
    Bu rakam 2011′de 391 milyon TL oldu. 2012 için neden 4 katı kaynak ayrıldı!?
    1,5 milyar TL’lik bu ödenekten ilk 9 ayda iki milyar TL’yi aşkın harcama yapıldı. Bütçe yasası çiğnenerek ve Sayıştay denetiminden geçirilmeyen (?) (genel uygunluk bildirimi) bu anormal örtülü harcamaların gerekçesi nedir?

Başbakana tanınan bu örtülü ödenek yetkisi mutlak ve sorgulanamaz mıdır?

Demokrasilerde hiçbir yetki mutlak, sınırsız ve denetimsiz değildir, olamaz…”

AKP’nin TBMM’den Kaçırdığı SAYIŞTAY Raporu..
  (24.1.13)

” Dostlar,

Arada kaynamaması gerek..

  • Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir hükümet, 2012 yılı merkezi yönetim bütçesi harcamalarına ilişkin Sayıştay’ın Kesin Hesap Raporunu 
    TBMM’den kaçırdı!

2013 Bütçe görüşmeleri tümüyle Anayasaya aykırı olarak yürütüldü ve yasalaştırldı.

Bu, çok ağır bir anaysal ve demokrasi suçu..
Anayasa buyrukları (md. 160 ve 164) çiğnenmiştir!

Çağdaş demokrasilerde akla hayale gelmez böyle bir eylem..
ya da dakikalar içinde hükümet düşer, düşürülür..

Bu konuda Aralık 2012 içinde bu sitede çok uyarıcı bir yazı yazdık; 2013 bütçesinin
mutlak butlan ile sakatlanabileceğini (yok hükümünde kalabileceğini!) vurguladık
(http://ahmetsaltik.net/2013-butce-gorusmelerinde-acik-anayasal-skandal/, 17.12.13).
Bu yazımızın dikkatle okunmasını özellikle diliyoruz..

  • 2013 BÜTÇE GÖRÜŞMELERİNDE AÇIK ANAYASAL SKANDAL!

SAKANDAL, 1 ay kadar sonra da sorun sınırlı olarak basında yer aldı..
Cumhuriyet 21.1.13 günü ana haber (manşet) yaptı..”

TBMM’Yİ “BÜTÇE HAKKI” na SAHİP ÇIKMAYA DAVET EDİYORUZ (17.7.13)

“…Bilindiği gibi 2013 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Yasası Tasarısı TBMM’ye hükümetçe sunulurken, önceki yıl Bütçesine ilişkin Sayıştay Raporu’nun da sunulması zorunluydu Anayasa gereği. AKP hükümeti Cumhuriyet tarihinde ilk kez bunu da yapmadı!

Biz de bu siteden, 2013 yılı Bütçe Yasası’nın anayasa ve hukuk dışı – İLLEGAL olduğunu yazdık (Başta Anayasa buyrukları md. 160 ve 164) :
(http://ahmetsaltik.net/akpnin-tbmmden-kacirdigi-sayistay-raporu/, 24 Ocak 2013)

AKP’nin TBMM’den Kaçırdığı SAYIŞTAY Raporu..”

****

Bu yıl da (Ekim 2013) aynı sorun ve davranış (SUÇ!) yineleniyor..

Gerçekten sözün bittiği yere gelmedik mi??
Hem de sayısız örneklerle..
Peki bunca hukuk tanımaz durum nereye varır?

  • AKP eylemsel (fiili) diktatörlüğünü ilan etmek üzere midir,
    ya da etmiş midir?

Cumhuriyet, AKP’nin mali denetimden kaçışını, ölçüsüz ve yasa dışı
muazzam harcamalar yaptığını 3 gün önce de (15.10.13) yazmıştı :

*****

Devlet Ancak Savaşta Yapılabilecek Türden
15 Milyar TL Tutarında
Usulsüz Harcama Yapmış!

Sayıştay, devletin hesabından 15 milyar TL’lik fazladan harcama saptadı.
Denetçilerce hazırlanan taslak raporda, “mevzuata aykırı” olarak yapılan bu harcamalar için “Tamamlayıcı ödenek verilmemesi gerektiği” vurgulandı. Ancak TBMM’ye sunulan
ve kamuoyuna açıklanan nihai raporda, “Tamamlayıcı ödenek verilip verilmemesi
hususu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin takdirindedir.” denildi.

Cumhuriyet, Sayıştay’ın, 2012 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi ile ilgili genel uygunluk bildirimi raporunun taslak haline ulaştı. Raporda, 2012 merkezi yönetim bütçe yasasıyla 665 milyon 250 bin TL’lik yedek ödenek kalemi oluşturulduğuna değinen Sayıştay,
bu rakamın yıl sonunda 30 milyar 919 milyon 961 bin TL’ye yükseldiğine işaret etti. Sayıştay raporunda, “5018 sayılı kanunun ‘Yedek ödenek’ başlıklı 23’üncü maddesi gereğince mali yıl içinde yedek ödenekten yapılan aktarmaların tür, tutar ve idareler itibarıyla dağılımı Maliye Bakanlığı’nca başlangıç bilgileri değil, yıl sonu gerçekleşmeleri üzerinden ilan edilmelidir” denildi.

Bütçede devasa boyuta ulaşan ödenek üstü giderlere de değinen Sayıştay, merkezi yönetim ödenek üstü gider toplamının kamu idareleri için 15 milyar 56 milyon 194 bin TL, özel bütçeli idareler için de 17 milyon 943 bin TL olmak üzere toplamda 15 milyar 74 milyon 821 bin 500 TL olduğunu saptadı. ‘Savaş ve seferberlik dışında kullanılamaz’ Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Yasası’nda yer alan “Kamu idareleri, bütçelerinde yer alan ödeneklerin üzerinde harcama yapamaz”, “Bütçede yeterli ödeneği bulunmayan işler için yüklenmeye girişilemez. Yüklenme süresi mali yılla sınırlıdır.

Harcama yetkilileri, tahsis edilen ödenekler dahilinde yüklenmeye girebilirler” ve “Harcama yetkilileri bütçede öngörülen ödenekleri kadar, ödenek gönderme belgesiyle kendisine ödenek verilen harcama yetkilileri ise tahsis edilen ödenek tutarında harcama yapabilir” hükümlerini anımsatan Sayıştay, “Ödenek üstü harcama” başlıklı 70’inci maddesindeki şu ifadeye de atıfta bulundu: “Kamu zararı oluşturmamakla birlikte bütçelere, ayrıntılı harcama programlarına, serbest bırakma oranlarına aykırı olarak veya ödenek gönderme belgelerindeki ödenek miktarını aşan harcama talimatı veren harcama yetkililerine, her türlü aylık, ödenek, zam ve tazminat dahil yapılan bir aylık
net ödemeler toplamının iki katı tutarına kadar para cezası verilir.”

Bu hükümlere göre belirli hizmetler için bütçeye konulmuş bulunan ödeneklerden fazla harcama yapılmamasının ödenek kullanımında esas olduğunu vurgulayan Sayıştay, aynı yasaya göre bunun tek istisnasının seferberlik, savaş ilanı ve olağanüstü haller olduğuna işaret etti. Tüm bu saptamaların ardından bütçede oluşan 15 milyar TL’lik ödenek üstü harcama konusunda “Genel bütçeli idareler için 15.056.878.194 Türk Lirası, özel bütçeli idareler için 17.943.305 Türk Lirası olmak üzere, merkezi yönetim toplamında 15.074.821.500 Türk Lirası tutarındaki ödenek üstü gider için, 5018 sayılı kanunun 20, 26, 31 ve 70’inci maddeleri ile 2012 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun 9, 23 ve 24’üncü maddelerinin açık hükümleri karşısında tamamlayıcı ödenek verilmemesi gerekir.” denildi.

Meclis’e sunulunca değişti

Ancak bütçedeki kara delik için açık bir dille “tamamlayıcı ödenek verilmesin” diyen Sayıştay, önce Meclis’e, ardından da kamuoyuna sunduğu raporunda bu ifadelerini “sansürledi”. Raporun ilgili bölümünde “Tamamlayıcı ödenek verilip verilmemesi hususu, TBMM’nin takdirindedir.” ifadeleri kullanıldı. (1510.13, Cumhuriyet)

**********************************

Peki, bir hükümet bunca apaçık anayasal suç işler ve bunu sürdürürse
hiçbir yaptırım görmeyecek midir?

Hiçbir yaptırım görmeyeceğini güvenceye mi almıştır AKP hükümeti??

Eğer böyle ise güvenceyi kimler vermiştir?

Bu durumda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve TBMM suç ortağı değil midir?

Bu 2 kurumdan kimler, nasıl hesap soracaklardır??

  • Farkında mıyız; rejim giderek tıkanıyor..
  • Ağır bir bunalıma sürükleniyoruz..
  • Soluksuz kalıyoruz..
  • Bunun adı AKP faşizmi – diktatörlüğü değilse nedir?
  • AKP’nin İLERİ DEMOKRASİSİ – AÇILIM / SAÇILIM PAKETİ midir??

Biz yine uyaralım AKP’li vekilleri ve seçmenleri     :

Fatura (=suçlar) artık çuvallara sığmaz oldu..
Bu böyle sürdürülemez..
Bedeli mut – la – ka ama mut – la – ka, er ya da geç ödenir..

Ülkeyi apaçık yıkıma götürüyorsunuz..
Vebalinin altından kalkamazsınız..
Bir an önce sağduyuya ve hukuk içine dönmelisiniz..
Bir an önce..
“Bayram” bitti, 21 Ekim 2013 Pazartesi günü hemen, hemen!

Sevgi ve saygı ile.
Ankara, 18.10.13

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

=========================================

AKP Harcamalarını SAYIŞTAY’dan Kaçırıyor..

Var mı böyle bir ülke ??

Sayıştay; Emniyet’i, belediye şirketlerini denetleyemedi.
Yüksek yargı bile hesap vermedi!

NEYİN ÜZERİ ÖRTÜLÜYOR? 

Sayıştay’ın TBMM’ye sunduğu 2012 yılı raporlarında, Başbakanlık başta olmak üzere çok sayıda bakanlık ile kamu kurum ve kuruluşlarının denetlenemediği ortaya çıkmıştı.

En dikkat çeken ise yüksek yargı oldu. Danıştay ve Yargıtay’ın da hesaplarını inceleyemeyen Sayıştay’ın raporunda yalnızca yargı organlarının görev tanımı yapıldı.

BÜTÇEDEN FAZLA HARCAMA 

Emniyet’in geçen yılki bütçesinin tamamını harcayarak 1 milyar liralık yedek ödenek kullandığına değinen Sayıştay, denetim yapılamadığını belirtti.

Sayıştay Başkanı Akyel, belediye şirketlerinin de pilot uygulamalar yapılamadığından denetim programına alınamadıklarını bildirdi

AB: DENETİM VE ŞEFFAFLIK YOK

  • Kamudaki denetimsizlik AB İlerleme Raporu’na da yansıdı

Raporda,

Sayıştay’ın zayıflatıldığına,
performans denetimi yapılmadığına

dikkat çekildi.

  • Sıra dışı ve karmaşık bir para politikası izleyen
    Merkez Bankası’nda şeffaflık olmadığı
    belirtildi.

Türkiye’nin ihracat hacminin İran’a altın ihracı ile büyüdüğü,
AB ile ticaretin gerilediği vurgulandı.

Sayıştay’ın gerekli belge ve bilgileri vermediği için denetleyemediği çok sayıda kurum arasında iki kurum dikkat çekti.

Hükümetin çıkardığı yönetmelik, genelge ve tüzükleri denetleyen Danıştay ile
adalet konusunda son sözü söyleyen Yargıtay’ın 2012 yılı hesapları, gerekli mali rapor ve tablolar ile bilgi ve belgelerin verilmemesi ve Maliye Bakanlığı’nın kayıt sistemini kurmaması nedeniyle denetlenemedi.

  • Sayıştay’ın TBMM’ye sunduğu 2012 yılı raporlarında, Başbakanlık başta olmak üzere çok sayıda bakanlık ile kamu kurum ve kuruluşlarının denetlenemediği ortaya çıkmıştı.

İlgili yasa uyarınca zamanında Sayıştay’a gerekli mali rapor, tablo, bilgi ve belgeler verilmediği için denetlenemeyen kurumlar arasında Yargıtay ve Danıştay da yer aldı.

Sayıştay’ın iki kurumla ilgili raporlarında şu değerlendirmelere yer verildi:

Danıştay  : Denetlenen kamu idaresinin yönetimi, tabi olduğu muhasebe standart ve ilkelerine uygun olarak hazırlanmış olan mali rapor ve tabloların doğru ve güvenilir
bilgi içerecek şekilde zamanında Sayıştay’a sunulmasından sorumludur.

Denetim görüşü oluşturabilmek için gerekli mali rapor ve tablolar ile bilgi ve belgeler, kamu idaresi yönetimi tarafından sağlanamadığı için Danıştay Başkanlığı’nın
2012 yılına ilişkin mali rapor ve tabloları hakkında görüş bildirilememektedir.

Yargıtay      : Yargıtay Başkanlığı, bütçesine ilişkin mali rapor ve tablolarını
ilgili yönetmeliğe göre hazırlamakla sorumludur. Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 114’üncü maddesinde, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin mali tablolarının Maliye Bakanlığı tarafından üretileceği belirtilmiştir.
Maliye Bakanlığı’nca kurulan muhasebe sistemi (Say2000İ, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri için kurumsal bazda Bilanço ve Faaliyet Sonuçları Tablosu’nu doğru bir şekilde üretmemektedir. Maliye Bakanlığı, tabloların oluşturulmasına olanak verecek yevmiye kayıtlarının, kurumsal bazda, 2013 yılı itibarıyla kaydedilmesine başlanacağını beyan etmiştir. Denetim görüşü oluşturabilmek için gerekli mali rapor ve tablolar ile bilgi ve belgeler, kamu idaresi yönetimi tarafından sağlanamadığı için, Yargıtay Başkanlığı’nın 2012 yılına ilişkin mali rapor ve tabloları hakkında görüş bildirilememektedir. (Cumhuriyet portalı, 18.10.13)

Yazının tümünü pdf olarak okumak için lütfen tıklayınız..

AKP_Butce_Harcamalarini_SAYISTAY’dan_Kaciriyor

2013 BÜTÇE GÖRÜŞMELERİNDE AÇIK ANAYASAL SKANDAL

Dostlar

Ve de ilgililer…

2013 BÜTÇE GÖRÜŞMELERİNDE AÇIK ANAYASAL SKANDAL

başlıklı yazımızı ilginize sunuyoruz..

Sorun ivedidir, kritiktir..

Sevgi ve saygı ile.
17.12.12, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net

============================================

2013 BÜTÇE GÖRÜŞMELERİNDE AÇIK ANAYASAL SKANDAL

Prof. Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniversitesi Öğr. Üyesi
ADD Bilim Kurulu Yazmanı
www.ahmetsaltik.net


Hükümet, 2011 bütçe harcamaları için SAYIŞTAY genel uygunluk bildirimi raporlarını bile TBMM’ye sun(a)madı!?

Yineleyelim            :

AKP hükümeti 2011 bütçe harcamaları için SAYIŞTAY genel uygunluk bildirimi raporlarını bile TBMM’ye sun(a)madı!

Böyle bir skandal Türkiye tarihinde ilk kez görülüyor..

  • AKP Hükümetinin derhal istifası zorunlu.. 

    TBMM’de bütçe görüşmelerinin yapılAMAması gerekiyor..
    (Anayasa md. 160 ve 164)Basın suskun, seyirci, ayrımında değil ??

  • Bunlar yetmiyormuş gibi, Başbakan R.T. Erdoğan’ın namusuna-sütüne emanet edilen örtülü ödenek harcamalarında olağanüstü artış var. Bu rakam 2011’de 391 milyon TL oldu. 2012 için neden 4 katı kaynak ayrıldı!? 1,5 milyar TL’lik bu ödenekten ilk 9 ayda iki milyar TL’yi aşkın harcama yapıldı. Bütçe yasası çiğnenerek ve Sayıştay denetiminden geçirilmeyen (?) (genel uygunluk bildirimi) bu anormal örtülü harcamaların gerekçesi nedir?

Başbakana tanınan bu örtülü ödenek yetkisi mutlak ve sorgulanamaz mıdır?

Demokrasilerde hiçbir yetki mutlak, sınırsız ve denetimsiz değildir, olamaz.

Örneğin İngiltere’de kralın Parlamentoya danışmadan-onay almadan vergi salamayacağı kuralı, 1215 tarihli ünlü Magna Charta’da not edilmiş, öncesindeki mutlak yetki koşula bağlanmıştır.

Türkiye’de “makul ölçüler” kat be kat neden aşılmaktadır ? Bu uygulama bir hakkın-yetkinin kötüye kullanımı değil midir? Ortada olağanüstü bir durum yokken, hakkın-yetkinin kötüye kullanımını genel hukuk ilkeleri korur mu?

Ülkemiz bu örtülü harcamalarla savaşa mı sürüklenmektedir?
Kirli savaş hazırlıkları mı finanse edilmektedir bu anormal örtülü (?!) ödenek giderleri ile??

En azından TBMM gizli oturumunda, Başbakan Parlamento’ya, anormal örtülü ödenek harcamaları hakkında çok haklı soruları ve kaygıları giderici açıklama yapma borcunu demokrasinin saydamlık ve hesap verme ilkesi gereği saymalıdır.

Muhalefet bu istemde ısrarlı olmalıdır.
Tersi durumda anayasal suçun sorumluluğuna katılmış olacaklardır.

Adı, geçen hafta seçim çevresi Yozgat’ta bir baraja verilen TBMM Başkanı Cemil Çiçek,
bu
çok özel rüşvet”i kabul edecek midir?

  • Parlamento, vazgeçilmez ve devredilemez, ertelenemez, olmazsa olmaz
    bütçe kesinhesap denetimi anayasal görevini (Anayasa md. 160 ve 164) yerine getirebilecek midir? Getirmezse bu durum demokratik rejim açısından bir
    meşruiyet sorunu ve bunalım kaynağı olmaz mı?

Anayasa ne buyuruyor ??

D. Kesinhesap

Madde 164 – Kesinhesap kanunu tasarıları, kanunda daha kısa bir süre kabul edilmemiş ise, ilgili oldukları mali yılın sonundan başlayarak, en geç yedi ay sonra Bakanlar Kurulunca Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur. Sayıştay, genel uygunluk bildirimini, ilişkin olduğu kesinhesap kanunu tasarısının verilmesinden başlayarak en geç yetmişbeş gün içinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar. 
Kesin hesap kanunu tasarısı, yeni yıl bütçe kanunu tasarısıyla birlikte Bütçe Komisyonu gündemine alınır. Bütçe Komisyonu, bütçe kanunu tasarısıyla kesinhesap kanunu tasarısını Genel Kurula birlikte sunar, Genel Kurul, kesinhesap kanunu tasarısını, yeni yıl bütçe kanunu tasarısıyla beraber görüşerek karara bağlar. Kesinhesap kanunu tasarısı ve genel uygunluk bildiriminin Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiş olması, ilgili yıla ait Sayıştayca sonuçlandırılamamış denetim ve hesap yargılamasını önlemez ve bunların karara bağlandığı anlamına gelmez.

Daha da açıkçası                   :  Hükümet 2011 bütçe harcamalarını en geç Temmuz 2012 sonunda TBMM’ye sunmak zorunda idi (Kesinhesap kanunu tasarısı olarak).
Sayıştay da bu sunumun ardından 75 gün içinde “genel uygunluk bildirimi” ni düzenleyecektir. Bu ikisi (hükümetin Kesinhesap kanunu tasarısı ve Sayıştay’ın
genel uygunluk bildirimi“) eklenerek 2012 bütçe yasası tasarısı TBMM’ye sunulur ve önce Bütçe komisyonunda (en çok 55 günde) sonra Genel Kurulda (en çok 20 günde) “birlikte” görüşülür
.

Anayasa buyrukları (md. 160 ve 164) bu denli açık ve AKP hükümetinin çiğnemi de
(ihlali de) öyle..

Bu açık anayasal suçun zaman aşımı süresi var mıdır ve kaç yıldır ey AKP’li ilgililer
ve TBMM Başkanı Cemil Çiçek beyefendi??

Bu arada muhalefet ne yapar??
Bu olağanüstü AKP skandalı da mı Türkiye’yi ayağa kaldırmaya elverişli değil ??

Bütçe görüşmelerine tamam mı, devam mı??

Kritik soru budur..

Bu koşullarda 2012 bütçesinin mutlak butlanla sakatlanması (yok hükmünde olması!) işten bile değildir..

Cumhuriyet Gazetesi 16 Aralık 2012 günlü sayısı ve yorumlarımız..

Dostlar,

Türkye acılar ülkesi oldu neredeyse.. İçaçıcı gelişmeler öyle az ki..

  • Suçlamanın böylesi görülmedi :Türkiye cezaevlerinde 800’e yakın öğrenci bulunuyor, üstelik çoğu suçu kesinleşmediği halde tutuklu yargılanıyor.
    Kayhan Tüney, işte bu “azılı suçlu”lardan biri. 26 yaşında Tüney. Neredeyse
    iki yıldır F tipinde. Hakkında bir de darp iddiası var ki evlere şenlik çünkü
    % 70 engelli Kayhan, sağ kolunu kullanamıyor, sağ bacağında da aksama var.
    Uzun mesafeyi zorlukla yürüyor. 
     
  •  İşkencenin peşinde bir ömür   :

Türkiye’nin önemli adli tıp uzmanlarından Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı,
30 yılını insan haklarına adamış bir ad. Yalnızca Türkiye’de değil,
Yeni Zelanda’dan İsrail’e dek  pek çok ülkede işkence mağdurlarıyla çalışıyor.

Melektaşımız Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı’ya teşekkür ediyoruz.

  • Ve AKP’nin TOKİ eliyle kentsel dönüşüm masalları..
    Önceki TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar‘ın (şimdilerde Çevre ve Şehircilik Bakanı..) ülkeye verdikleri milyonlarca zararı itiraf edişi ve bu itirafı için
    Başbakan RT Erdoğan’dan azar işitmesi ?! Bu kurumda neler döndüğünün mutlaka ortaya konması gerek.
  • Ne var ki, AKP 2011 bütçe harcamaları için SAYIŞTAY raporlarını bile TBMM’ye sun(a)madı.
  • Yineleyelim                     : 
  • AKP 2011 bütçe harcamaları için SAYIŞTAY raporlarını bile
    TBMM’ye sun(a)madı!
     

    Böyle bir skandal Türkiye tarihinde ilk kez görülüyor..

  • AKP Hükümetinin derhal istifası zorunlu.. TBMM’de bütçe görüşmelerinin yapılAMAması gerekiyor.. (Anayasa md. 160 ve 164)

    Basın suskun, seyirci, ayrımında değil ??..
  • Bunlar yetmiyormuş gibi, Başbakan R.T. Erdoğan’ın namusuna-sütüne
    emanet edilen örtülü ödenek harcamalarında olağanüstü artış var.
    Bu rakam 2011’de 391 milyon TL oldu. 2012 için 4 katı kaynak ayrıldı!?
    1,5 milyar TL’lik bu ödenekten ilk 9 ayda 2 milyar TL’yi aşkın harcama yapıldı. Bütçe yasası çiğnenerek ve Sayıştay denetiminden geçirilmeyen (?)
    (genel uygunluk bildirimi) bu anormal örtülü harcamaların gerekçesi nedir?Başbakana tanınan bu örtülü ödenek yetkisi mutlak ve sorgulanamaz mıdır?Makul ölçüler kat be kat neden aşılmaktadır ?

    Ülkemiz bu örtülü harcamalarla savaşa mı sürüklenmektedir?

    En azından TBMM gizli oturumunda, Başbakan Parlamento’ya, anormal örtülü ödenek harcamaları hakkında çok haklı soruları ve kaygıları giderici açıklama yapma borcunu demokrasinin saydamlık ve hesap verme ilkesi gereği saymalıdır.

  • Adı, geçen hafta seçim çevresi Yozgat’ta bir baraja verilen
    TBMM Başkanı Cemil Çiçek bu özel “rüşvet”i kabul edecek mi?

  • Parlamento, vazgeçilmez ve devredilemez, ertelenemez, olmazsa olmaz
    bütçe kesin hesap denetimi anayasal görevini (Anayasa md. 160 ve 164)
    yerine getirebilecek mi? Getirmezse bu durum demokratik rejim açısından
    bir meşruiyet sorunu ve bunalım kaynağı olmaz mı?
    Anayasa ne buyuruyor ??D. Kesinhesap

    Madde 164 – Kesinhesap kanunu tasarıları, kanunda daha kısa bir süre kabul edilmemiş ise, ilgili oldukları mali yılın sonundan başlayarak, en geç yedi ay sonra Bakanlar Kurulunca Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur. Sayıştay, genel uygunluk bildirimini, ilişkin olduğu kesinhesap kanunu tasarısının verilmesinden başlayarak en geç yetmişbeş gün içinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar. Kesin hesap kanunu tasarısı, yeni yıl bütçe kanunu tasarısıyla birlikte Bütçe Komisyonu gündemine alınır. Bütçe Komisyonu, bütçe kanunu tasarısıyla kesinhesap kanunu tasarısını Genel Kurula
    birlikte sunar
    , Genel Kurul, kesinhesap kanunu tasarısını, yeni yıl bütçe kanunu tasarısıyla beraber görüşerek karara bağlar. Kesinhesap kanunu tasarısı ve genel uygunluk bildiriminin Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiş olması, ilgili yıla ait Sayıştayca sonuçlandırılamamış denetim ve hesap yargılamasını önlemez ve bunların karara bağlandığı anlamına gelmez.

    Açıkçası :  Hükümet 2011 bütçe harcamalarını en geç Temmuz 2012 sonunda TBMM’ye sunumak zorunda idi (Kesin hesap kanunu tasarısı). Sayıştay da  bunun ardından 75 gün içinde “genel uygunluk bildirimi” ni düzenleyecektir.
    Bu ikisi eklenerek 2012 bütçe yasası tasarısı TBMM’ye sunulur ve önce Bütçe komisyonunda sonra Genel Kurulda “birlikte”  görüşülür.

    Anayasa buyruğu bu denli açık ve AKP hükümetinin çiğnemi de (ihlali de) öyle..

  • Bu anayasal suçun zaman aşımı süresi var mıdır ve kaç yıldır ey AKP’liler
    ve ey TBMM Başkanı Cemil Çiçek beyefendi??
     
  • Bu arada muhalefet ne yapar?? Bu olağanüstü AKP skandalı da mı
    Türkiye’yi ayağa kaldırmaya elverişli değil ??
Bütçe görüşmelerine tamam mı, devam mı?? Kritik soru budur..

Sevgi ve saygı ile.
16.12.12, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net