CUMHURİYET’e BASKILARI KINIYOR ve REDDEDİYORUZ!

CUMHURİYET’e BASKILARI KINIYOR ve REDDEDİYORUZ!

Cumhuriyet Gazetesine operasyon... Hükümetten ilk açıklama

Cumhuriyet
gazetesine yönelik operasyonda Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu ile gazetenin yazar ve yöneticilerinden Turhan Günay, Hikmet Çetinkaya, Aydın Engin, Güray Öz, Musa Kart, Bülent Utku, Mustafa Kemal Güngör, Önder Çelik, Bülent Yener, Eser Sevinç gözaltına alındı. Gazetenin Yayın Danışmanı Kadri Gürsel de gözaltına alınanlar arasında. İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay’ın yurtdışında olduğu, Atalay hakkında da gözaltı kararı verildiği öğrenildi. Can Dündar ve muhasebe müdürü Günseli Özaltay hakkında da gözaltı kararı var. Yurtdışında bulunan Can Dündar hakkında yakalama kararı çıkartıldı. Başsavcılık ise Cumhuriyet gazetesine yönelik operasyonla ilgili açıklama yaptı. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, operasyon sonrası Cumhuriyet gazetesine telefon açarak “Birlikte mücadele edeceğiz” dedi. Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet’in Ankara bürosunu ziyaret etti. Cumhuriyet Gazetesi Vakfı yöneticilerine yönelik gözaltı kararlarına gazetenin Şişli’deki binası önünde protesto ediliyor. Gazete binasının yakınına TOMA ve Çevik Kuvvet ekipleri geldi. Avrupa Konseyi operasyona tepki gösterdi. Hükümet’ten ilk açıklamayı ise Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş yaptı. Kurtulmuş, “Bu, tüzel kişiliğe açılmış bir soruşturmadır. Devam eden bir hukuki süreç var. Hep beraber bu süreci izleyeceğiz. Bizim bir şey söylememiz mümkün değil, doğru da değil” dedi.

Cumhuriyet gazetesi yönelik operasyonda Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, Cumhuriyet Kitap eki Genel Yayın Yönetmeni Turhan Günay, Yazar Hikmet Çetinkaya, Yazar Aydın Engin, Yazar Güray Öz, karikatürist Musa Kart, Avukat Bülent Utku (Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurul Üyesi), Avukat Mustafa Kemal Güngör (Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurul Üyesi), Önder Çelik (Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurul Üyesi), Bülent Yener (Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurul eski üyesi) Mali Müşavir Eser Sevinç (Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurul Üyesi) gözaltına alındı.İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay yurtdışında olduğu için hakkında gözaltı kararı verildi. Hakkında gözaltı kararı bulunan isimlerden Nebil Özgentürk’ün de yurt dışında olduğu öğrenildi. Muhasebe müdürü Günseli Özaltay hakkında da gözaltı kararı çıkartıldı. Akşam saatlerinde Kadri Gürsel’in de gözaltına alındığı öğrenildi.

HÜKÜMET’TEN İLK AÇIKLAMA

Bakanlar Kurulu toplantısının ardından kameraların karşısına geçen Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Cumhuriyet Gazetesi’ne yönelik polis operasyonu ile ilgili soruyu yanıtladı. Kurtulmuş, “Cumhuriyet Gazetesi’nin yazar kadrosuna değil, Yeni Gün Haber ve Yayıncılık Grubu’na yani Cumhuriyet Gazetesi’ne ve Cumhuriyet Gazetesi Vakfı’na ilişkin 18.08.2016 tarihinde başlatılan bir soruşturma var. Tüzel kişiliğe açılmış olan bir soruşturmadır. Dün itibariyle arama, el koyma ve gözaltı kararları verilmiş; uygulama bu gün itibariyle başlatılmıştır. Şu anda devam eden bir hukuki süreç var. Hep beraber bu hukuki süreci izleyeceğiz. Bizim siyaset olarak bu süreçle ilgili şöyle ya da böyle olsun, şeklinde bir söz söylememiz doğru değil. En kısa zamanda sürecin sonucunu hep beraber göreceğiz.” diye konuştu.

ORHAN ERİNÇ’İN DE EVİ ARANDI

Cumhuriyet gazetesi imtiyaz sahibi, gazeteci Orhan Erinç, yazar Hikmet Çetinkaya ile vakıf üyesi ve Cumhuriyet çizeri Musa Kart’ın evlerinde arama yapıldı. Hikmet Çetinkaya gözaltına alındı. Musa Kart, gazete binasından teslim olmak için avukatıyla birlikte emniyete gitti. Orhan Erinç hakkında yaşından ötürü sadece evinde arama kararı olduğu öğrenildi.

ERİNÇ GAZETE ÖNÜNDE AÇIKLAMA YAPTI

 Cumhuriyet gazetesi imtiyaz sahibi Orhan Erinç gazete 15.40 sularında gazete binası önünde yaptığı açıklamada şunları söyledi:

  • Cumhuriyet yazarlarının terör örgütleriyle bağlantılı gösterilmesini hayretle karşılıyoruz. İnanılması ve kabul edilmesi güç iddialara dayalı yakalama ve gözaltılar kabul edilemez. Haberler nedeniyle muhabirlerimizin basın savcılığına çağrılarak ifadelerine başvurulması çok doğaldır. Ancak baskın şeklinde gerçekleşen aramalar
    söz konusudur. Ancak ifadelerine başvurulmak üzere çağrıldıklarında her zaman gelecek olan vakıf yöneticilerimize bu yapılanlar kabul edilemez. Bunu
    Cumhuriyet Gazetesi’nin yayınlarına son verme girişimi amacı taşıdığını düşünüyoruz Mücadelemizin okurlarımız ve dayanışmayla süreceğine inanıyoruz. Benim için gözaltı kararı yoktu gelen polislerin ifadesine göre. Cep telefonumu, iPad’imi ve evdeki iki laptopu alıp gittiler
    .
    (AS: CMK md. 134 uyarınca sabit disklerin imajı alınmalı, bu kişisel zorunlu gereçlere el konulmamalıdır. Çünkü Orhan Erinç Cumhuriyet’in kıdemli yazarıdır ve bu görevini sürdürebilmesi bilgisayarıyla olanaklıdır. Cep telefonuna el koymak ise temel iletişim hakkını engellemektir!)

Cumhuriyet Gazetesine operasyon... Hükümetten ilk açıklama

Eski CHP genel başkanı ve CHP Antalya milletvekili Deniz Baykal, Cumhuriyet Gazetesi‘ne yapılan operasyona ilişkin olarak, ”Hukuki, adli değil, siyasi ve idari bir karardır” dedi.

CHP Antalya milletvekili Deniz Baykal CNN Türk canlı yayınında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Baykal, Cumhuriyet Gazetesi‘ne yapılan operasyonu da sert bir dille eleştirdi. İsmi geçen gazetecilerin FETÖ ve PKK ile ilişkilendirilmesinin kesinlikle mümkün olamayacağını söyleyen Deniz Baykal, bu davanın darbe sonrasında başlatılan FETÖ soruşturmasını sarsacağını da söyledi.

Baykal, operasyonun ‘FETÖ’ soruşturmalarını sulandıracağını ifade ederken,

Yargıyla ilgili çok ciddi kaygı verici bir tablonun bulunduğu bu operasyonla ortaya çıkmıştır. Savcılık çok ince biçimde bir açıklama yaptı. Savcılık ince bir yaklaşım içine girmiş. Açıklamada diyor ki; ‘FETÖ’cü ve PKK üyesi olmamakla birlikte onlar adına suç işleyen kişileri soruşturmak üzere’ diyor. Bunun inandırıcı bir yönü yok.” dedi.

Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Martin Schulz, twitter hesabından yaptığı açıklamada Cumhuriyet Gazetesi çalışanlarına yönelik bu sabah başlatılan PKK/KCK ve FETÖ/PYD operasyonlarına ilişkin gözaltıların, “düşünce özgürlüğüne ilişkin kırmızı çizgiyi” aştığını ifade etti.

Schulz, bu kararın “siyasi” olduğunu belirterek şunları yazdı: “Murat Sabuncu’nun ve diğer Cumhuriyet’te çalışan gazetecilerin gözaltına alınması, ifade özgürlüğüne ilişkin kırmızı çizginin bir kez daha geçilmesi anlamına geliyor. Cumhuriyet Gazetesi sadece bağımsız bir gazete değil aynı zamanda, ülkenin en eski seküler gazetesi ve cumhuriyetin bir kurumudur.”

AP Başkanı Schulz, “AB’nin darbe girişiminin ardından demokrasiyi savunan Türk vatandaşlarının cesaretini takdir ettiğimi daha önce belirtmiştim ama sürmekte olan tasfiye, hukuk ve güvenlik saiklerinden ziyade siyasi kaygılarla yapılıyormuş gibi görünüyor. İdam cezası, seçilmiş belediye başkanlarının tutuklanması ve üniversite rektörlerininin seçilmeden atanması üzerindeki tartışmalar, Türk hükümetinin birlikten çok kutuplaşma peşinde olduğunu gösteriyor ” açıklamasını yaptı.
(http://www.hurriyet.com.tr/son-dakika-haberi-cumhuriyet-gazetesine-operasyon-40263726?utm_source=wpush&utm_medium=breaking#webPushId=MTE1)
============================================
Dostlar,

Söylenip yazılacak çok şey var ancak kısa tutalım..
Gelinen noktada siyasal iktidarın iyice gemi azıya aldığını saptoyoruz.
Mülkiye‘de kazandığımız Siyasal Tarih ve Siyasetbilimi bilgilermiz, benzer durumların baskıcı iktidarların sona yaklaştıklarında görüldüğünü anımsatıyor..

Tıpkı bir balonun en şişkin – en görkemli göründüğü anın aynı zamanda en zayıf anı olduğu, patlamaya en yakın durumda olduğu gibi..

AKP içinde 80’i aşkın vekilin FETÖ’nün iletişimde kullandığı by lock şifresinin cep telefonlarında varlığı savları son derece ciddidir ve Başbakanı’ın öyle bağırıp çağırarak, hamasi çığlıklarıyla geçiştirilebilecek türden değildir. Mızrak çuvala sığmamaktadır. AKP – RTE iki arada bir derededir ve her an iktidarın düşmesi riski vardır. By lock kullandığı belirtilen 83 AKP’li vekil ile AKP – RTE arasında dehşet dengesi söz knusudur. RTE Başkanlığı kotarmayı hesaplamakta, bu vekiller ise RTE’nin Başkan olması durumunda çok güçlenerek tek seçici olacağını ve kendilerini vekil adayı göstermeyeceğini öngörmektedirler.. Cehennem pazarlıkları sürmektedir kapalı kapılar ardında ancak kokusu mutlaka çıkacaktır..

Cumhuriyet, güçlü haber alma kanalları ile AKP – RTE için ciddi bir potansiyel siyasal risk odağıdır. MİT TIR’larının Suriye’ye ilaç – gıda vb. insani yardım değil fakat tam tersine silah ve mühimmat taşıdığını kanıtlayarak çarşaf çarşaf fotoğraflarını yayınlaması örneğini AKP – RTE asla unutmamış ve hazmedemeiştir. Şimdi tam zamanıdır, ülke OHAL altında inletilirken, Tayyip beyin ağzıyla “Allah’ın lütfu” olan 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ertelenen, korkulan… hayaş bile edilemeyen sivil darbeyi ülkede dem,r yumrukla birkaç ay içinde yapmanın tam zamanıdır. Böyle bir fırsat asla bir daha ele geçmez. O bakımdan, 2023 hedeflerini öne çekmiştir AKP – RTE.. Diyalektik olarak kendi sonlarını da..

AP Başkanı Schulz‘un saptaması çok yerinde ve düşündürücüdür :

  • “..Türk hükümetinin birlikten çok kutuplaşma peşinde olduğunu..”

AKP – RTE, sürdürülemez bir politik darboğaza girmişlerdir.. Öylesine çok suça bulaşmışlardır ki, geri dönüşleri kalmamış, tüm köprüler atılmıştır. RTE ve AKP’nin çelik çekirdeğinin gemileri yaktığı ve “vuruşmayı” seçtiği kaygı ve esefle izleniyor..

Çok yazık çok, çok, çok..

Sevgi ve saygı ile.
31 Ekim 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

AB – ABD raporları ve sivil darbe

AB – ABD raporları ve sivil darbe

Emre Kongar
r

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın İnsan Hakları Raporu ile Avrupa Birliği’nin Türkiye raporu aynı günde açıklandı.
Olayın güncel öneminden dolayı Kürt sorunu konusundaki okur mektuplarına ara veriyorum.
Her iki rapor da Türkiye’de demokrasinin yozlaştırıldığına ilişkin göstergelere işaret ediyor ama esas soruna, Yargıyı siyasal iktidarın emrine veren, Parlamenter rejimi bekleme odasına alan ve Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımayansivil darbeye yeterince yer vermiyor!
***
ABD’nin raporu 1 Kasım seçimlerini adil görmüyor.
Ama 7 Haziran’ı kabul ediyor.
2015’teki en önemli insan hakları sorunlarının başına ifade özgürlüğüne müdahaleyi” koyuyor.
Hükümetin LGBTİ karşıtı, Ermeni karşıtı, Alevi karşıtı ve anti-Semitik söylem kullandığını belirtiyor.
Hükümetin veya bağlı birimlerinin keyfi ve hukuka aykırı öldürmeler yaptığına dair güvenilir iddialar olduğunu söylüyor.
Erdoğan’ın 1 Haziran 2015’te Iğdır’da düzenlediği mitingde kadınların protesto olarak arkalarını dönmesi üzerine yaşananlara yer veriliyor.
ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Tom Malinowski raporu “Endişe verici” olarak niteledi.
***
Avrupa Parlamentosu’nun yıllık olağan Türkiye raporunda ise Türkiye’de demokrasinin ve hukuk devletinin gerilediğine işaret ediliyor.
Medya özgürlüğü alanında yaşanan gelişmeler “kaygı verici” diye tanımlanıyor.
Cumhurbaşkanı’nın Anayasa Mahkemesi’ne ilişkin sözleri eleştiriliyor.
Yolsuzlukla mücadeleye öncelik verilmesi, terörle mücadele alanındaki yasal mevzuatın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarıyla uyumlu hâle getirilmesi isteniyor.
Güneydoğu’daki gelişmeler “kaygı verici” olarak değerlendiriliyor, Türkiye’nin terörle mücadele hakkı meşru kabul edilmekle birlikte, bu mücadelenin insan hakları ve hukuk devletine saygı çerçevesinde yapılması ve orantılı olması gerektiği ifade ediliyor.
Türkiye’nin yargı bağımsızlığı, insan haklarına saygı gibi konularda Kopenhag ölçütlerinden uzaklaştığı belirtiliyor.
Akademisyenlerin tutuklanması ve kadına şiddet gibi güncel konular da raporda yer alıyor.
AB Bakanı Volkan Bozkır, Ermeni Soykırımı iddialarından dolayı, raporun iade
edileceğini belirtti.
***
ABD ve AB raporlarında belirtilen bu olumsuz göstergelerin bir “Sivildarbe”den kaynaklandığı ya görülmüyor, ya da görmezden geliniyor…
Bu sivil darbeyi simgeleyen olaylar şöyle                           :

1) 12 Eylül 2010’da yargıyı siyasetin emrine veren referandum.

2) Başbakan’ın görevinden istifa etmeden girdiği haksız ve eşitsiz koşullarda yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimi.
3) Tarafsız olması gereken Cumhurbaşkanı’nın, Anayasa’ya aykırı olarak sahalara inip herkesten çok, yoğun ve şiddetli bir propaganda yaptığı 7 Haziran 2015 seçimleri.
4) 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra Cumhurbaşkanı’nın keyfi uygulamalarla yeni hükümeti kurdurmaması ve seçimlerin yenilenmesi kararından sonra ortaya çıkan şaibeli terör olayları ile yapılan baskılarla gidilen 1 Kasım 2015 seçimleri.
5) Rejimin meşruiyetinin temellerinden biri olan Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının, Cumhurbaşkanı tarafından tanınmamasına ilişkin demeçler ve yargının bağımlı davranışları.

=============================

Dostlar,

Cumhuriyet gazetesi önemli doğrultu yitirdi ancak yine de çok değerli yazarlar var kadrosunda. Biz de seçici olarak bu Cumhuriyetçi – Ulusalcı – Atatürkçü yazarlardan alıntılar aktarıyoruz.
Sayın Prof. Dr. Emre Kongar da bu seçkin – saygın tutarlı yazarlardan biri.. Yukarıda aktardığımız değerlendirmesi önemli. Konuyu biz de birkaç gün önce kapsamlı olarak işlemiştik:

  • Avrupa Parlamentosu ‘Türkiye İlerleme Raporu’ – 2016
    http://ahmetsaltik.net/2016/04/14/avrupa-parlamentosu-turkiye-ilerleme-raporu-2016/

    Son sözü – çizgiyi üstad Musa Kart‘a bırakalım… (16.4.16, Cumhuriyet)

    Sular iyice ısındı görünen.. Bu arada Tayyip bey, devasa egosuna karşın Suudi Kralını havalanında karşıladı.. Niye acaba??

    Sevgi ve saygı ile.
    18 Nisan 2016, Ankara

    Dr. Ahmet SALTIK
    www.ahmetsaltik.net
    profsaltik@gmail.com

2020 Olimpiyatı AKP Yüzünden Yitirildi


2020 Olimpiyatı AKP Yüzünden Yitirildi!

Dostlar,

Türkiye 2020 olimpiyatlarını İstanbul’a neden alamadı?

Hazret taa Arjantinlere dek kendi deyimi ile 16 saat rekor kırıp takımıyla uçtuğu halde..

Aşağıdaki 2 çizim, bir film bir de 11.9.13 günlü Cumhuriyet‘in kapak sayfası
her şeyi açıklıyor..

Slayt17
Musa Kart da gerçeği harika çizgileriyle tarihe kaydetti (Cumhuriyet, 10.9.13)

Musa_Kart_olimpiyatlar_10.9.13

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ve Türkiye’de POLİS ŞİDDETİ – VAHŞETİ – CİNAYETLERİ ile ilgili
dehşet verici “uygar” görünüler..

Tam da Olimpiyatları hak etmemize (!) uygun..

http://www.youtube.com/watch?v=ShF_vvlTWsg

Sevgi ve saygı ile.
Datça, 11.9.13

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

Gazeteler.. 27 Ağustos 2013


Dostlar
,

27.8.13 günlü Cumhuriyet, AYDINLIK ve Yeniçağ gazetelerinin kapak sayfalarına
göz atalım..

GIRGIR’ın kapağına ve de Musa Kart’ın çizimine de..

Türkiye’nin hal-i pür melali..

11. yıla varan AKP iktidarında, Kasımpaşalı imamın yönetiminde dibe vuran Türkiye Cumhuriyeti..

Çok yazık..

Ata’nın emanetini gereği gibi koruyamadık..

Hızla toparlanmak gerek..

Bu arada; 91 yıl önce bugünlerde Büyük Taarruz bütün şiddetiyle sürmekteydi..

Vatan evlatları vuulup tertemiz alınlarından, şehit düşmedeydi..

O kahramanlar boşuna ölmediler..
Türkiye bu lanetli çemberi kırmanın bir yolunu elbette bulacak.

İlk sınav Mart 2914 yerel seçimleri..

Siyasal partiler engel de olsalar, köstek de olsalar, HALKIMIZ ORANTISIZ ZEKAZSIYLA şeytan döngüsünü (circulus viciosus) kıracak..

Sevgi ve saygı ile.
Tekirdağ, 28.8.13

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

=========================================


Gazeteler.. 27 Ağustos 2013

AYDINLIK Gazetesi, 27.8.13

Cumhuriyet gazetesi, 27.8.13

Musa Kart çizimi, 27.8.13, Cumhuriyet

Musa_Kart_.cizimi_27.8.13