Soma katliamının 1. yılında İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI – 2014 ÇIKTI..

Soma katliamının 1. yılında
İŞ CİNAYETLERİ ALMANAĞI – 2014 ÇIKTI..

“İş Cinayetleri Almanağı 2014” çıktı

İş kazaları ile ilgili istatistik ve raporların yanı sıra kazalarla ilgili insan öykülerinin de yer aldığı
İş Cinayetleri Almanağı 2014
15 Mayıs’ta kitapçılarda olacak

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi
http://www.dunyabulteni.net/haberler/329636/is-cinayetleri-almanagi-2014-cikti

Adalet Arayana Destek Grubu tarafından düzenli olarak yayımlanan
İş kazaları raporları “İş Cinayetleri Almanağı 2014” adıyla bir araya getirildi.

Almanakta Türkiye’nin iş kazalarında Avrupa 1.’si, dünya 3.’sü olduğu belirtilerek kazaların esasında durdurulabileceğinin altı çiziliyor. Kitapta iş kazaları ile ilgili rapor ve istatistiklerin yanı sıra yavaş yavaş ve sessizce ayrılan meslek hastalıkları mağdurlarının öyküleri; çocuk işçiliği ve çizgilerin diliyle iş cinayetleri dosyaları; meslek hastalıkları mağdurlarının öyküleri ve işçi ailelerin adalet mücadelesinden kesitler yer alıyor.

İş kazalarında yakınlarını yitirenlerin ve yaralanarak kurtulanların oluşturduğu
Adalet Arayan İşçi Aileleri;

– Davutpaşa’dan Ostim ve İvedik patlamalarına,
– Esenyurt çadır yangınından Kozlu’ya,
– Van/Bayram Otel’den Milas/Güllük’e,
– Arka Sıradakiler dizi setinden BEDAŞ’a ve
– Doğa Hastanesi’nden Soma’ya..

büyük kazaları unutturmamak için faaliyet gösteriyor.

Bu çerçevede ceza davalarını izliyor, her ayın ilk pazar günü
Galatasaray Meydanı’nda eylem yapıyor.

Türkiye’de 2014’te en az 1886 işçi çalışırken yaşamını yitirdi.
Her gün 5 işçi çalışırken yaşamını yitiriyor. (AS: kayda girenler!)

“İş Cinayetleri Almanağı 2014” 15 Mayıs’tan kitapçılarda olacak.

Soma_kurbanlari_toplu-mezarlari


 

 

 

 

 

Soma_is_cinayeti_bilirkisi_raporu

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Soma Eynes Linyit İşletmesinde 301 emekçiyi kurban alan korkunç faciadan (13 Mayıs 2014) birkaç gün önce denetim yapan (!?) ve her şeyi güllük – gülistanlık gösteren ÇSGB İş Teftiş Kurulu Denetçilerinin Savcılığa ifadeye çağrılmalarında neden izin vermedi??
Bereket Danıştay 1. Dairesi, bu hukuk dışı pervasız – gözükara Bakan kararını kaldırdı..

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı TKİ (Türkiye Kömür İşletmeler Kurumu) Soma Eynes linyit ocağını, 4857 sayılı İş Yasası‘na aykırı olarak neden altişverene (taşerona, sub-contractor) devretmiştir?

4857 sayılı İş Yasası md. 2 : “..İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle
uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez...”

Bir kömür madeninde kömür çıkartmak “asıl iş” değil de ne “asıl iş” tir?

Üstelik çok tehlikeli düzeyde içten yanma durumunda olduğu halde, bir önceki taşeron (Turgay Ciner Grubu Park Madencilik) risk almayıp geri çekildiği halde..

Bu maden sahasının yandaş özel sektöre peş keş çekilmesinin altında kimin imzası vardır?
Dönemin Başbakanı R.T. Erdoğan’ın mı?? Eğer böyle ise, Başbakan neden ilgili bakanın yetkisini üstlenmiş ve ülkedeki tüm maden işletme, arama vb. ruhsatlarını kendine bağlamıştır?? Bu uygulamanın hiç yasal sorumluluğu yok mudur?

Sorular uzayıp gidiyor…

12. Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan Almaya Karlsruhe’de yasa dışı seçim konuşması – propaganda sırasında dinleyen Türklerin önemli bir bölümünce, “Alevilik din ise ben yokum” dediğinde yuhalanıyor, yuhalanabiliyor. Hiç olay çıkmıyor.. Alman yasaları ve demokratik gelenekleri buna elveriyor.. Türkiye’de ise, Kenan Evren’in cenaze töreninde helallik istenirken “haram olsun” deme hakkı bile yok.. Başörtülü 2 kadın karga – tulumba, bir yandan da ağızları kapatılarak alandan uzaklaştırılıyor.. İleri demokrasi olsa gerek..

Biz de soruları “fazla uzatmasak” iyi olacak galiba..??
Ne diyorsunuz, 3 seçimdir AKP’ye 20 milyona yakın oy yağdıran soylu milletimiz??
Soma’da katledilen 301 kömür emekçisinin ahı da yerde mi kalsın??
Yetim kalan 432 çocuğun (ortanca yaşları 10 dolayında), 270’i aşkın eşin,
birkaç yüz anababanın… acıları adalet yerini bulmadan nasıl hafifleyebilir ki??

Ne diyorsunuz Diyanet İşleri Başkanı Prof. Görmez hoca??..
Niye görmüyorsunuz? 1 milyonluk ultra lüks makam aracı, evinize yaptırdığınız söylenen çooook lüks jakuzi sizi alıp nerelere savurdu?? 301 emekçinin topluca katliamının
1. yılınde tek bir sözcük etmeyecek misiniz??

Sevgi ve saygı ile.
13 Mayıs 2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Bir İŞ CİNAYETLERİ BİLANÇOSU DAHA : AKP Döneminin Utancı


Bir İŞ CİNAYETLERİ BİLANÇOSU DAHA :
AKP Döneminin Utancı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı‘nın verilerine göre,
2002-13 arasında iş kazası geçiren toplam sigortalı sayısı 1 921 000 kişi.

Bu kazalarda ölen toplam sigortalı işçi sayısı ise 13 510 kişi.

En çok iş kazası 191 247 kişi ile 2013 yılında olurken, en çok iş kazası sonucu sigortalı işçinin öldüğü yıl ise 1700 kişi ile 2011 yılı oldu.
İş göremezlik raporu alan kişi sayısı 2002-14 arasında 15 519 496 kişi.

Manisa Soma’da 301 işçinin maden faciasında yaşamını yitirmesi, ardından Karaman’da
(Ermenek’te) 18 işçinin yeraltında kalması, Türkiye’de iş kazalarını gündemin 1. sırasına yerleştirdi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, CHP Genel Başkan Yardımcısı
ve İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu‘nun iş kazalarına ilişkin soru önergesine yanıt verdi. Bakan Çelik, “2013 yılı verileri geçici rakamlar olup, 2014 yılı verileri henüz derlenme aşamasında olduğundan verilememiştir. 2012 ve öncesi yıllarda kurum kayıtlarına giren
ve işlemi tamamlanan vakalar iş kazası geçiren sigortalı sayısı olarak alınmakta idi.
2013 yılı verileri tüm iş kazası geçiren sigortalıları içermektedir.” dedi.

301 MADENCİNİN ÖLDÜĞÜ FACİADA YETERLİ BİLGİ YOKMUŞ!

15 MİLYON KİŞİ İŞ GÖREMEZ RAPORU ALDI

Yıllar itibariyle kurum kayıtlarına giren ve işlemi tamamlanan iş kazası geçiren sigortalı sayıları ile iş kazası sonucu ölen sigortalı sayıları ise şu şekilde:

2002 yılında iş kazası geçiren sigortalı sayısı 72 344 iken;
iş kazası sonucu ölen sigortalı sayısı ise 872 oldu.

2003 yılında iş kazası geçiren sigortalı sayısı 76  668 iken;
iş kazası sonucu ölen sigortalı sayısı ise 810 oldu.

2004 yılında iş kazası geçiren sigortalı sayısı 83 830 iken;
iş kazası sonucu ölen sigortalı sayısı ise 841 oldu.

2005 yılında iş kazası geçiren sigortalı sayısı 73 923 iken;
iş kazası sonucu ölen sigortalı sayısı ise 1072 oldu.

2006 yılında iş kazası geçiren sigortalı sayısı 79 027 iken;
iş kazası sonucu ölen sigortalı sayısı ise 1592 oldu.

2007 yılında iş kazası geçiren sigortalı sayısı 80 602 iken;
iş kazası sonucu ölen sigortalı sayısı ise 1043 oldu.

2008 yılında iş kazası geçiren sigortalı sayısı 72 963 iken;
iş kazası sonucu ölen sigortalı sayısı ise 865 oldu.

2009 yılında iş kazası geçiren sigortalı sayısı 64 316 iken;
iş kazası sonucu ölen sigortalı sayısı ise 1171 oldu.

2010 yılında iş kazası geçiren sigortalı sayısı 62 903 iken;
iş kazası sonucu ölen sigortalı sayısı ise 1444 oldu.

2011 yılında iş kazası geçiren sigortalı sayısı 69 227 iken;
iş kazası sonucu ölen sigortalı sayısı ise 1700 oldu.

2012 yılında iş kazası geçiren sigortalı sayısı 74 871 iken;
iş kazası sonucu ölen sigortalı sayısı ise 744 oldu.

2013 yılında iş kazası geçiren sigortalı sayısı 191 247 iken;
iş kazası sonucu ölen sigortalı sayısı ise 1356 oldu.

*****

Dr. Ahmet Saltık                 :

2014’ü biz ekleyelim… Bakanlık önceki gün 1570 işçi ölümü olarak verdi.
Eksiktir.. İstanbul İş Güvenliği Meclisi tek tek ad vererek 1886 rakamını açıkladı..
35’i meslek hastalığı olmak üzere..
Varın bu rakamları da 2002-13 bilançsosuna siz ekleyin..

ÜLKE SAVAŞTA MI??

Nedir bu onbinlerce işi ölümü – yaralanması ve yüzbinlerce iş kazası???

İşin fıtratından olmalı.. By RTE öyle buyuruyor..

Eski Çalışma Bakanı Prof. Ömer Dinçer “güzel öldüler..” diyebiliyor Zonguldak Karadon
grizu kurbanlarına (30 emekçi) iyice saçmalayarak..
(17 Mayıs 2010)

Oysa bilim iş kazalarının % 98, meslek hastalıklarının da neredeyse %100 engellenebileceğini vurguluyor.

Bu durumda ülkemizdeki bu mezbaha yangının 1 numaralı nedeni,
yukarıda belirttiğimiz çağdışı – akıl dışı inanç ve yaklaşımdır..
Çok yazık, çok yazık..

*****

ERMENEK’TE 10. GÜNDE 2 İŞÇİNİN CANSIZ BEDENİ ÇIKARILDI..

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın verilerine göre; iş göremezlik raporu alan başhekim onaylı kişi sayısı, 2002-2014 yılları arasında 15 519 496 kişi oldu. 2012-2014 arasında tersanelerde gerçekleşen iş kazası sayısı 605 olarak gerçekleşti.
2012 öncesi tablolarda veriler iş kazası bazlı değil kişi temelli tutuluyordu. 2002-2014
arasında tersanelerde gerçekleşen iş kazalarında yaşamını yitiren işçi sayısı ise 19 oldu.

======================================

Dostlar,

Bu hazin ve traji – komik tablo karşısında aklımıza bir tek açıklama geliyor :

Liberalizmin peygamberi Adam Smith, 1776’da yazdığı “Milletlerin Refahı”
(The Wealth of Nations) adlı kitabında tezini savunujrken;

– Girişimci sermayenin serbest bırakılması durumunda bir yandan kendi çıkarını – kârını maksimum kılarken, toplumsal yararı da başka hiçbir türlü olamayacak biçimde en çok kılar..

Böylece tüm eleştirileri kapıyor, tezini biricik görüyor ve onu kutsuyordu..

AKP’nin İŞÇİ CİNAYETLERİ BİLANÇOSU da benzer perişanlık örneği..

Hiçbir siyasal iktidar, bundan daha alasını, ne denli çabalarsa çabalasın başaramazdı!..

AKP’nin eli Gezi cinayetleri ve işleyeni bilinmeyenlere (faili meçhul!?) ek;
İŞÇİ CİNAYETLERİ ile de kirlenmiştir, kanlıdır.

Türkiye’nin bir an önce böylesi bir çağdışı – insana – emeğe düşman yönetimden kurtulması gerekiyor..

Sevgi ve saygıyla.
02.02.2015, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net

SOMA Maden Kazası Nedeniyle Ortak Basın Açıklaması

SOMA_.siyah_kurdela_13.5.14SOMA Maden Kazası Nedeniyle Ortak Basın Açıklaması

KAMUYOUNA

Dün, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin
en büyük felaketlerinden birini yaşadık ve ne yazık ki, 200’den çok işçimizi Soma’da yaşanan maden kazasında yitirdik, onlarca da
yaralımız var. Tüm Ulusumuza ve emekçilerimizin yakınlarına başsağlığı diliyor,
acılarını paylaşıyoruz.

Bilmeliyiz ki, Türkiye`de meydana gelen iş kazalarının tamamı önlenebilir niteliktedir ve bu nedenle yaşananlar aslında “iş kazası” değil “iş cinayeti” dir.

Maden kazalarındaki ölümlerde Avrupa birincisi olmamız ve daha önceki
maden kazaları incelendiğinde görülmüştür ki, bu tür kazalardaki ölüm nedenleri; sektörün piyasaya terk edilmesi, denetimsizlik, kaçak madencilik,
taşeronlaştırma ve üretim zorlamalarıdır.

Bu nedenle Hükümet ölümlerden 1. derecede sorumludur.

Ayrıca, Soma’daki iş kazalarının incelenmesi için ana muhalefet partisince
23 Ekim 2013′te TBMM’ye verilen araştırma önergesi aylarca bekletildikten sonra
29 Nisan 2014′te gündeme alınmış, ancak siyasal iktidarın oylarıyla reddedilmiştir.

Reddedilmesi doğaldır;
çünkü 12 yıldır emek düşmanı bir anlayış bu ülkede iktidardır.

Doğaldır, çünkü ülkemiz yalnızca bu iktidar döneminde işçiler için “güzel öldüler” diyen bir Çalışma Bakanı görmüştür.

Siyasal iktidari uyarıyoruz                 :

Çağdışı anlayışlar terk edilerek, akıl ve bilimin rehberliğinde, sektörde gerekli önlemler alınmalı, sermayenin değil, emekçilerimizin sağlıklı ve güvenli yaşam haklarını
birinci öncelik olarak gören bir anlayışla yasal değişiklikler yapılmalıdır.

Bu tip sektörlerde özelleştirme ve taşeronlaştırma uygulamaları son bulmalıdır.

Denetim mekanizmaları artırılmalı, müfettişler üzerinde varsa siyasal baskılar kaldırılmalıdır.

  • Başta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ile
    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız olmak üzere
    tüm sorumlular bir an önce 

istifa etmelidir!

Tekrar tüm ulusumuza başsağlığı diliyoruz.

Atatürkçü Düşünce Derneği
Birleşik Kamu İş Konfederasyonu
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği
Eğitim -İş
Müzik Eğitimcileri Derneği
Ulusal Eğitim Derneği
Türkiye Emekli Subaylar Derneği

Cumhuriyet Gazetesi 10 Aralık 2012 günlü sayısı

Cumhuriyet Gazetesi 10 Aralık 2012 günlü sayısı ve yorumlar..

Dostlar;

Türkiye yoksulluk çemberini kıramıyor!.

İktidardaki siyasiler, toplam ulusal gelir (TUG, GSMH) tabanlı yaklaşımla 772 milyar dolara yaklaşan makro-ekonomik büyüklüğü özellikle öne çıkararak Türkiye’yi dünyanın en büyük 17. ekonomisi ilan ediyorlar. Oysa tek ölçüt bu değil. Örn. bu rakam nüfusa bölündüğünde 10 bin doların altına iniyoruz.. Gerçek nüfus TÜİK‘in 31.12.11’de verdiği gibi 74,724 milyon değil, yaklaşık % 10 fazlasıyla 82 milyona yakın. Dolayısıyla
kişi başına ortalama gelir 10 bin doların altında, 9,4 bin dolar gibi. Bu rakam dünya ortalamasına çok yakın.. Dünyada 65 trilyon $ / 7 milyar hesabıyla 9,3 bin $/kişi/yıl.
Bu rakam ölçü alındığında Türkiye hemen 60. sıraya düşüyor.

Bir de gelirin dağılımı konusu var ki, son 10 yılda Gini katsayısı giderek büyüyüyor.

UNDP’nin (BM Kalkınma Programı) HDI (İnsansal Gelişim İndeksi) bakımından da durum parlak değil, son 10 yılda 82. sıradan 92. sıraya geriledik.

Bu arada borçlarımız daha da arttı ve epey ama epey özelleştirme yaptık.
Bu gün sitemizde yer alan Maliye Bakanı’nın (Memet Şimşek) 2013 Bütçesi
sunuş konuşmasını irdelerken,

cari açığın ulusal gelire oranında Dünya 1. si olduğumuzu vurgulamıştık.
Ne yazık ki 2013 bütçesi de yapısal iyileşmeler getirecek güç ve yapıda değil.

Bir başka ilginç haber ise, sağlık giderleri ile ilgili:

  • Bakan, harcamaların artmasında faturayı doktora giden vatandaşa kesti

Suçlu halkmış!?

AKP’nin iktidarda olduğu 10 yıl içinde sağlık harcamalarının 2’ye katlanmasını değerlendiren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik,
bunda hekime başvuru sayısının artmasının ve ilaç israfının etkili olduğunu iddia etti.
Çelik, “Tüm vatandaşlarımızın sağlık güvencesi altına alınması ve yıllar itibarıyla hekime başvuru sayılarındaki artışlar, kamu sağlık giderlerini artışındaki ana ögelerdir.” dedi.  

Hem “performans” diye sağlık çalışanlarını yapay ve etik dışı biçimde zorladılar
hem de şimdi yakınmaktalar..

Çözüm çok net :

  • HER-KE-SE ETKİN-YAYGIN-SÜREKLİ-KAMUSAL KORUYUCU SAĞLIK HİZMETİ SUNMAK..
Dünyada henüz başka bir reçete bulunamadı..
Türkiye de, dünya da sonunda oraya gelecek ama ne zaman??

Sevgi ve saygı ile.
10.12.12, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net