Özgür Özel, sır gibi saklanan yandaş medya gerçeğini açıkladı!

Özgür Özel, sır gibi saklanan yandaş medya gerçeğini açıkladı!

  • 29-05-2019, ABC gazetesi

Özgür Özel, sır gibi saklanan yandaş medya gerçeğini açıkladı!Özel, Yandaş medyanın çalışma şeklini açıklayarak” Hepimiz biliyoruz ki bir merkezden üretilen manşetler, bir merkezden yaratılan algı operasyonları ve mutlaka ve mutlaka ‘1’inci sayfayı bir görsün bakalım bizim başkan, ondan sonra baskıya girersiniz’ diye gece yarılarına kadar basın emekçilerinin bekletiliyor” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, gazeteciler Yavuz Selim Demirağ ve Sabahattin Önkibar’a yönelen saldırıların ardından gözaltına alınanların serbest bırakıldığını belirterek, gazetecilere yönelik saldırılarda cezaların caydırıcı hale getirilmesini önerdi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı manşetlere bizzat karar veriyor diyen CHP’li Özgür Özel, TBMM Genel Kurulu’nda partisinin gazetecilere yönelik artan saldırıların araştırılmasına yönelik grup önerisinde yaptığı konuşmada, “Bugün Türkiye’de gazeteciler tarihimizin en kötü günlerini yaşıyor. Anadolu Ajansı’nın dahi üzerinde bir vesayet odağı var. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve bizzat İletişim Başkanı, şu anda basın kartlarının kime verileceğini, gazetelerin hangi manşetlerle çıkacağını, hangi siyasi parti temsilcisinin hangi gazetede, hangi televizyonda kaç dakika kalacağına bizzat karar veriyor.

Ben şunu duymak isterim: ‘Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na gazeteler baskıya girmeden önce gönderilmiyor, -3, 5 tane buna direnen muhalif gazete hariç- manşetlerini İletişim Başkanı görüp onay vermiyor, bu doğru değildir’ denmesini isterim burada. Ama bu yalanlamayı yapabilecek durumda değilsiniz. Hepimiz biliyoruz ki bir merkezden üretilen manşetler, bir merkezden yaratılan algı operasyonları ve mutlaka ve mutlaka ‘1’inci sayfayı bir görsün bakalım bizim başkan, ondan sonra baskıya girersiniz’ diye gece yarılarına kadar baskı makinelerinin başında bekletilen basın emekçileri ve Türkiye’nin savrulduğu durum yani ön sansür pozisyonuna gelmiş durumdayız” ifadesini kullandı.

Özgür Özel, şunları kaydetti:

SAVUNULACAK BAHANE BULUNACAK TARAFI YOK

“4’üncü güç, demokrasinin 4’üncü gücü ne durumda? Dünyada Basın Özgürlüğü Endeksi var. Bununla AKP dönem dönem övündü, geldiğinde 180 ülkede 99’daydık, 90’lara doğru yaklaştıkça övünüyordu, aynı endekste 157’nci sıradayız. 180 ülke içinde siz geldiğinizde 99’uncu sıradayken bugün 157’nci sırada. Bunun savunulacak, kenarından dolaşılacak, bir bahane bulunacak tarafı da yok. 10 Mayıs günü Yeniçağ gazetesi yazarı Yavuz Selim Demirağ, 25 Mayıs günü de Odatv yazarı Sabahattin Önkibar evlerinin önünde sopalı birden çok kişi tarafından darbedildiler, öldüresiye dövüldüler, çok uzun iş göremezlik raporları var.

Bunlar 2019 Türkiye’sinde bu gazeteciler muhalif söylemlere sahip diye oluyor. Sadece onlar değil, Antalya’da İdris Özyol ve Engin Çevik, Adana’da da Hakan Denizli isimli yerel gazeteciler aynı şiddetin kurbanı olmuş durumdalar ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu prompterdan konuşarak diyor ki: ‘Tayyip Erdoğan Türkiye’si bugün herkesin kendini ifade ettiği, kimsenin korkmadığı, kimsenin çekinmediği bir ülkedir.’ Okudukları gazetenin yazarının elinde beyzbol sopaları olan vandallar tarafından dövüldüğünü, kan içinde kaldığını, kaburgalarının, kemiklerinin kırıldığını görünce bu ülkede insanlar korkmaz mı? Gazeteciler o kalemi tekrar tutuyorsa sizin yarattığınız özgürlük ortamından değil, yüksek ahlakları ve baskıya karşı üstün dirençleri ve mesleklerine bağlılıklarından dolayı tutuyorlar. Ya tutamayanlar ya yazarken kendiliğinden kendini sansürleyenler? Bunu yapmaya mı geldiniz erdemliler hareketi olarak?

SUSMAYIN HEP BERABER ÇÖZELİM

On yedi yıl önce yoksullukla, yasaklarla mücadele edeceğiz diye gelip de bugün Türkiye’de gazetecilerin kanlar içinde yerde yattığı görüntülerinin üstüne trollerin ‘Öyle konuşursan böyle oldu’ paylaşımlarını mazur gören bir iktidar anlayışı olabilir mi? Ve bu dil birileri tarafından teşvik ediliyor. ‘İllet’ diyen ‘zillet’ diyen ‘terörist’ diyen… Adamın kardeşine, çocuğuna, arkadaşına ‘illet, zillet, terörist’ diyen, hedef gösteren ve gösterilen hedef kanlar içine boğulduğunda mahcup, üzüntü mesajları atmak yerine burada bir tavır göstereceğiz. Hekime karşı şiddetle ilgili mücadeleyi 16 kere reddettiniz 16 kere. Ne zaman Ersin kardeşimin böğrüne Gaziantep’te bıçağı sonuna kadar sokup çevirdiler, önergeyi kabul ettiniz. Hekime karşı, sağlık çalışanlarına karşı şiddet için oturuldu, toplanıldı, gereği yapıldı mı? Önerilerin büyük bir kısmı duruyor.

Ama ne çıktı ortaya? Dendi ki: ‘Caydırıcı olması için: Bir, tutuksuz yargılamayı neredeyse imkânsız kılacak düzenlemeler yapmalıyız; iki, cezayı ağırlaştırmalıyız.’ Şimdi, sağlık çalışanlarının böyle bir özel düzenlemeyi çoktan hak ettiği konusunda hemfikiriz, peki gazeteciler hak etmiyor mu? Gazeteciye sağlayacağınız özgürlük ortamı ve ona sağlayacağınız güvence toplumun haber alma hakkına sağlanmış güvencedir, toplumun özgür düşünce ve özgür düşünceye özgürce ulaşma hakkına sağlanmış güvencedir, demokrasiye sağlanmış güvencedir. Bunu yaparsanız hepimiz seviniriz ama gururu iktidara kalır. Neden bundan çekiniyorsunuz? Neden burada gerekli adımları atmıyorsunuz? O zaman sustuğunuzda şiddetin ortağı olursunuz. Susmayın, hep beraber çözelim.”

ÇARŞAMBA İĞNELERİ – 19 Aralık 2018

ÇARŞAMBA İĞNELERİ –
19 Aralık 2018

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

Haftanın tüm iğneleri Ali Tatar ve Murat Özenalp gibi kumpas şehitlerine neden olanlara ve onların hakkını yiyenlere…

HAREKAT
RTE, birkaç gün içinde Fırat’ın doğusuna harekatın başlayacağını açıkladı.
Genel seçim öncesi Kandil’de harekat başlatmıştı. Elde var sıfır.
Yerel seçim yaklaşıyor…

TECAVÜZCÜ
İ. Melih, gece mini etekle sokağa çıkan kadınların tecavüze katlanması gerektiğini söyledi.
Al bir sapkın …

SİNYAL
Ulaştırma Bakanı, “Sinyalizasyon yok, kaza oldu yaklaşımı yanlış” dedi.
Yanlış sinyal…

GÜNDEM
Muhalefetin YHT kazasını tartışmalarını AKP “gündem değiştirme” olarak niteledi.
Penguen muhabbeti zamanıydı…

MAKASÇI
9 kişinin ölümü ile sonuçlanan tren kazasında suçlu bulundu; eğitime bile alınmamış olan makasçı.
Üst düzey sorumlulara ulaşılmaması için makasçılık…

DAVA
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, kumpas şehidi  Albay Murat Özenalp’in eşinin açtığı tazminat davasını “ölmeden önce vasiyet etmeliydi veya dava açmalıydı” diyerek reddetti.
Ah be Murat;

  1. Beyin kanaması geçirip öleceğini biliyordun da niye dava açmadın,
  2. Bu kararı verenler için niye iki satır yazmadın…

TRAKTÖR
RTE, “Çiftçiye traktör yetiştiremiyoruz”  dedi.
Vatandaş “traktör satışları yarıya düştü, traktörümü yarı fiyatına satamıyorum” diyor.
Birisi yalancı…

TASARRUF
AKP, seçim öncesi, Rize İkizdere’ye çay fabrikası sözü vermişti. ”Tasarruf” gerekçesiyle vazgeçmiş.
Oradan tasarruf edilenleri saraya aktarmalılar, itibardan tasarruf olmasın…

KÜRTÇE
AKP Ağrı Belediye Başkan Adayı Savcı Sayan, “Kürtçe zorunlu ders olsun
CEHAPE ve HADEPE ile işbirliği yapıyor olmasın…

ARKADAŞ
MSB H. Akar, silah arkadaşlarına ihanetini yüzüne vuran Özgür Özel’e, “Atatürk’ün partisinde grup başkanvekili olmasaydın” dedi.
Atatürk karşıtlarının partisinden çıkan ses…

ÖZÜR-KABAHAT
MSB Akar, Atatürk düşmanı Nuri Pakdil’i ziyaretine mazeret olarak Pakdil’in meclisten ödül almış  olmasını ileri sürdü.
Zavallı…

ŞEREFSİZ
MSB Akar, “Arkadaşlarını ziyaret etmeyen şerefsizdir!” dedi.
Ali Tatar’ın mezarı başında E. Kora. A. Kezek sordu; ”Kimden bahsediyor anlamadım”
Anlayan anladı…
====================================

Gecikme için sevgili dostumuz Sn. Naci Beştepe Paşamızdan ve sitemiz okurlarından
bağış dileyerek yayınlıyoruz..

Dr. Ahmet SALTIK
23.12.18, Ankara