5393 SAYILI BELEDİYE YASASI İLE KİMİ YASALARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA YASA ÖNERİSİNİN İNCELENMESİ

5393 SAYILI BELEDİYE YASASI İLE KİMİ YASALARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA YASA ÖNERİSİNİN İNCELENMESİ

AKP tarafından hazırlandığı ifade edilen, henüz TBMM Başkanlığına sunulmadığı için taslak halinde olan; “torba kanun” tekniğine göre hazırlanmış, toplam (61) maddeden oluşan, özellikle belediyeleri ilgilendiren (15) adet temel kanunda ek/değişiklikler yapan, ayrıca (2) adet kanununun tamamen, bir kanunun da bazı maddelerinin yürürlükten kaldırılması öngören;
5393 Sayılı Belediye Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi”nin tarafımdan incelenmesi sonucunda ulaşılmış bulgular, analitik değerlendirmeler özet olarak maddeler halinde aşağıya çıkarılmıştır.

Selam ve saygılarımla. 08 Şubat 2020, Ankara

Mahmut ESEN
(E) Mülkiye Başmüfettişi
*****

1-2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanununda ek/değişiklikler yapılmıştır.

Bu bağlamda;

-Yasaklara uymadığı için bir yıl içinde 3 kez idari para cezası uygulanan umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin işyeri açma ve çalışma ruhsatları iptal edilecektir.

-Kumar oynatılması, derneklere / sendikalara ait lokallerin umuma açık yer haline gelmesi, fuhuş yapılması vb. nedenlerle  (en çok 30 gün süreyle)  çalışmaktan alıkonmuş işyerlerinde; bir yıl içinde aynı fiillerin tekrarı halinde işyeri açma ve çalışma ruhsatları iptal edilecektir.

Ruhsat iptalleri 5 gün içinde belediye idarelerince yapılmadığı takdirde, mülki amir tarafından yerine getirilecektir.

2- 5682 sayılı Pasaport Kanununda değişiklik yapılmış, büyükşehir / il belediye başkanlarına görevlerinden sonra da hususi pasaport verilmesi kabul edilmiştir.

3- 213 sayılı VUK ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununda ek/değişiklikler yapılmıştır.

-Emlak vergisine esas bedel ve değerlerin tespitine (takdirine) ilişkin süreler kısaltılmıştır.

– Arsa/arazi takdir komisyonlarına çevre ve şehircilik il müdürleri de alınmıştır.

-Takdir komisyonlarının görev alanına ilişkin kimi düzenlemeler yapılmıştır. Komisyonlar bölgeleri özelliklerine göre belirleyebileceklerdir.

-Arsa sayılan parsellenmemiş araziler için binde bir buçuk şeklinde ayrı bir vergi oranı getirilmiştir.

– Emlak vergisinde mükellefiyetin başlama tarihleri öne çekilmiştir.

4- 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununda ek/değişiklikler yapılmıştır.

-Yangın Sigortası Vergisi kapsamı genişletilmiş; adı yangın sigortası olmasa bile, yangın riskini içeren sigortalar da kapsama alınmıştır.

-Konutlardan m2 başına, büyükşehirlerde 15, öbür yerlerde 12 Kuruş olarak alınan ÇTV; en az 17, en çok 47 Kuruş olacak şekilde artırılmıştır.

-ÇTV tarifesi konusunda Cumhurbaşkanının yetkileri artırılmıştır.

-Gerçek usulde vergilendirilmeyen tarımsal kazanç sahiplerinin hal / balıkhane / mezat yerlerinde mal / ürünlerinin satışlarından tellallık resmi alınmayacaktır.

-İcra müdürlükleri aracılığıyla yapılan satışlarda tellallık resmi taşınır / taşınmazın bulunduğu belediye ile satışın yapıldığı ilgili belediyeye ödenecektir.

-Vergi harç ve tarifelerine ilişkin usul/esaslar yeniden düzenlenmiştir.

Yol ve trafik katkı payı getirilmiştir. Bu yolla belediyelerin ulaşım hizmetlerinde kullanılmak üzere Motorlu Taşıtlar Vergisi %10 oranında artırılmaktadır.

5-2560 sayılı İSKİ Kanununda ek / değişiklikler yapılmıştır.

İSKİ genel müdür/ genel müdür yardımcısı kadrolarına atanacaklarda aranacak koşullar yeniden düzenlenmiş, genel müdür için İSKİ konusuna giren teknik işlerde / yöneticilikte / işletmecilikte uzmanlığı bulunması koşulu getirilmiştir.

-İSKİ’nin en önemli gelir kaynağı olan % 10 payın matrahında değişiklik yapılmıştır.

-Yağmur sularının uzaklaştırılması işleri İSKİ tarafından karşılanacak, eskiden olduğu gibi ilgili belediyesinden alınamayacaktır.

-İSKİ’de görev yapan memurların (AS: görevleriyle ilgili) işledikleri suçlar hakkında 4483 sayılı yasa uygulanacak, haklarında doğrudan C. Başsavcılığınca işlem başlatılmayacaktır.

6- 2872 sayılı Çevre Yasasında ek / değişiklikler yapılmış, bu bağlamda, Yasanın 11. maddesinde yer alan, atıkların uygun ortamlara verilmesi konularında izin, arıtma ve bertaraf etme iş / işlemlerini içeren hükümler yeniden düzenlenmiştir.

7- 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarları ve İhtiyar Heyetleri Seçimleri Hk. Kanunda ek / değişiklikler yapılmıştır.

Büyükşehir belediye meclisine seçilecek yedek üyelerin belirlenmesi; yedek üye çıkaramayacak siyasal parti veya bağımsız adayların yedeklerinin yerine seçileceklere ilişkin usul / esaslar (AS: ilke  ve yöntemler) belirlenmiştir. 

8- 3194 sayılı İmar Kanununda ek / değişiklikler yapılmıştır.

Elektronik haberleşme istasyonları kurulumlarının imar planlarında gösterilmesi, yapı kullanma ruhsatı iş / işlemlerinde uygulanacak usul ve esaslar (AS: ilke  ve yöntemler); yıllık yer kullanım bedeli vb. konularda ve halen kurulu olan kule ve direkleri için yeni düzenlemeler getirilmiştir.

9- 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hk. Yasada değişiklik yapılmıştır.

Belediyeler ve öbür yerel yönetimler ile bunların kurdukları birliklerce ticaret amacıyla etkinlikte bulunmak üzere ticaret kuruluşları şirket / kooperatif kurması, bedelsiz de olsa şirket edinmeleri vb. hususlarda Cumhurbaşkanı ve ilgili bakanlıkların yetkileri yeniden düzenlenmiştir.

10- 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Mal ve Hizmet Tarifeleri Kanununda ek / değişiklikler yapılmıştır.

65+ yaş vatandaşlara kent içi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz yararlananlara, mesai saatlerinin başlangıç / bitiş saatleriyle sınırlı kalmak üzere saat düzenlemesi yapılabileceği belirtilmiştir.

11- 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununda kimi ek/değişiklikler yapılmıştır.

Yasada yer alan ilçe belediyesi kavramı; büyükşehir merkez ilçe / büyükşehir ilçe ve ilçe olmak üzere üç ayrı şekilde tanımlanmış ve tanımlanmış belediyeler ekli listelerde gösterilmiştir.

-Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumluluklarında kimi düzenlemeler yapılmıştır.

(Bu bağlamda planların aynen veya değiştirilerek onaylanmaları için “üç aylık süre“ koşulu getirilmiş, haşere mücadelesi hizmetleri büyükşehir belediyesi görevleri arasına alınmış, büyükşehir belediyesinin bazı görevlerinin ilçe belediyelerine devrine ilişkin hükümler yeniden düzenlenmiştir.)

  • Genel sekreter ve genel sekreter yardımcısı kadrolarına atanacaklarda aranılan koşullar yeniden düzenlenmiştir.

Büyükşehir ve ilçe belediyeleri bütçelerinin hazırlanması, kabulü ve uygulanmasına ilişkin yasada yer alan hükümler kaldırılmış, bu konularda Belediye Yasası hükümlerine göre uygulama yapılacağı; büyükşehir ve ilçe belediyelerinin ortak yatırımları için bütçelere gereken ödenek konulması ve ilçe belediyelerinden tahsili konuları yeniden düzenlenmiştir.

Katı atıkların depolanması, yeniden değerlendirilmesi, bertaraf edilmesi, enerji üretimi vb. hizmetleri belediyelerce doğrudan veya şirketler aracılığıyla gördürülebilecektir.

-Büyükşehir ve ilçe belediyeleri; hizmetlerini, bedelli / bedelsiz olarak birbirlerine devir edebilecekler veya ortaklaşa yapabileceklerdir.

-Büyükşehir belediyesi tarafından devir edilmiş hizmetler için ilçe belediyelerince kullanılmakta olan taşınır / taşınmaz mallar; personel, araç ve gereçler komisyon aracılığıyla paylaştırılacaktır.

12- 5393 sayılı Belediye Yasasında yapılmış ek / değişiklikler.

-Haciz işlemlerine ilişkin 15/10 maddesi hükümleri büyükşehir belediyeleri için de uygulanacaktır.

-Belediye taşınır/taşınmaz malları en çok 20 yıl süre ile kiraya verilecektir. Bu süre toplu taşımalar için 15 yıl olarak belirlenmiştir.

-Kiralık malların süresi, rayiç (AS: geçerli) bedel üzerinden yenilenerek uzatılabilecektir. Bu yolla, kira süresi sonunda taşınmazın yeniden ihale edilmesine ilişkin kural kaldırılmıştır.

–  Konusu 50 bin TL üzerindeki uyuşmazlıkların sulh yolu ile çözümlenmesi; bütçe içi işletme, kooperatif, şirket kurulması vb. konulardaki belediye meclisinin yetkileri yeniden düzenlenmiştir.

– Belediye meclis üyeleri denetim komisyonuna, bağlı şirketlerden de her türlü bilgi/belge isteme yetkisi getirilmiştir.

-Belediye encümeninin uyuşmazlıkların sulh yolu ile çözümlenmesine ilişkin yetkileri, konusu 50 bin TL atındaki olanlar biçiminde yeniden düzenlenmiş, Kanun metnindeki hatalı ibare düzeltilmiştir.

Belediyeyi özel avukatlarla temsil ettirmek konusunda belediye başkanlarına açık yetki tanınmıştır.

Belediye hizmetlerinde aksama durumunda, aksayan hizmetlerin vali tarafından kamu kurum kuruluşları aracılığı ile yaptırılabileceği;  belediye olanaklarının terör örgütlerine destek amacıyla kullanılması halinde, el konulmasını içeren madde yeniden düzenlenmiştir.

Sayıştay tarafından yapılmış denetimlerde yasal sınırı aşan borçlanma yapıldığının belirlenmesi durumunda (Görevi kötüye kullanma bakımından TCK yönünden yapılacak adli işlemin yanı sıra) ayrıca Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca borçlanma kararına katılan belediye meclis üyelerine yasal sınırı aşan miktarın % 10’u üzerinden idari para cezası verilecektir.

– Belediye başkanlarına, göreve başladıkları tarihten sonra 4. dereceye dek kan ve sıhri hısımlarını, merkezi yerleştirme dışında, belediyedeki (bağlı idare ve şirketler dahil) kadrolara atama yasağı getirilmiştir. Atama yapmaları durumunda oluşacak kamu zararı kendilerinden tahsil edilecektir.)

13- 5779 sayılı İl Özel İdareleri ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hk. Yasada değişiklik yapılmıştır.

Büyükşehir belediye sınırları içinde (akaryakıt ürünlerinden alınan ÖTV dışında) tahsil edilen genel bütçe vergi gelirlerinden, belediyelere dağıtılacak payın hesabında, bundan böyle, vergi iadeleri düşüldükten sonra net toplamlar dikkate alınacaktır.

Merkez ilçe dışındaki ilçe paylarından alınan büyükşehir belediyesi payları % 30’dan, % 20’ye düşürülmüştür.

Belediye paylarının dağıtılmasında kullanılan ölçütlerdeki (nüfus/ gelişmişlik) oranlarda değişiklikler yapılmıştır.

14- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa ekleme yapılmıştır.

Kamu kurum ve kuruluşlarının taraf olduğu davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının bildireceği hesap numarasına 4 hafta içinde yatırılacaktır. Yatırılmaması durumunda genel hükümlere göre hareket edilecektir.

15- 02.07.1941 gün ve 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanun, 02. 03. 1954 gün ve 6301 sayılı Öğle Dinlenmesi Kanunu ile 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun (Tatil Günleri Ruhsat Harcı, Kaynak Suları Harcı,  Tellallık Harcının oranını % 1’e düşüren 70/1 maddesinin 2. cümlesi, Hayvan Kesimi Muayene ve Denetleme Harcı, Ölçü ve Tartı Aletleri Muayene Harcı,  Muayene, Ruhsat ve Rapor Harcı vb. harçlar ile yol harcamalarına katılma paylarına ilişkin) hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır.

Bu yolla, yüzyıla yakın bir süredir uygulamada olan kimi vergi ve harçların tahsilinden vazgeçildiği görülmektedir.

Kurulu / faaliyette olan çiftçi malları koruma başkanlıkları kaldırılmış, belediyeye devir edilmiştir.

Barajların doluluk oranı alarm veriyor, kuraklık kapıda!

Son 44 yılın en kötü tablosu         :

Barajların doluluk oranı alarm veriyor, kuraklık kapıda!

(AS: Bizim katkımız yazının altındadır.)
Yağış miktarının beklenenin altında olması nedeniyle yurt genelinde barajların doluluk oranlarında düşüş yaşanıyor. İSKİ verilerine göre İstanbul’daki 10 barajın doluluk oranı % 65 düzeyindeyken, bu rakam Ankara’da %20, İzmir’de ise %34 olarak verilere yansıyor. Kuraklık Doğu’yu da vuruyor. Keban Barajı’nda doluluk oranı % 30’a dek indi.

[Haber görseli]

Mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar, kuraklık tehlikesini kapımıza kadar getirdi. Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, bir ay önce 2017 yılının son 44 yılın en kurak yılı olduğunu söyledi. Türkiye genelinde sulama, enerji ve içme suyu ihtiyacını karşılayan birçok barajın doluluk oranlarında ise hızla düşüş yaşanıyor.

Gazete Habertürk’ten Caner Aktan’ın haberine göre İstanbul’a su sağlayan Ömerli, Terkos, Darlık, Büyükçekmece, Alibey, Istrancalar, Sazlıdere, Kazandere, Elmalı ve Pabuçdere barajlarındaki toplam doluluk oranı % 65’e kadar düştü.

ANKARA’DA 2 BARAJ KENTE SU VEREMİYOR

Ankara’da bulunan 7 barajın doluluk oranında da ciddi oranda düşüş yaşandı. Çamlıdere Barajı %18, Eğrekkaya Barajı % 23, Kurtboğazı Barajı %50, Kavşakkaya Barajı %17, Akyar Barajı %14, Çubuk-2 Barajı %30, Elmadağ Kargalı Barajı %11 düzeylerine dek geriledi. 7 barajın genel doluluk oranı ise %20 oranına değin indi.

Bu oranlarla başkent Ankara da son yılların en kurak mevsimini yaşıyor. Elmadağ Kargalı Barajı’nda su tümden tükenme noktasına geldi. Elmadağ Kargalı ve Akyar barajları su verme düzeylerinin altına düşmesi nedeniyle bu barajlardan Ankara’ya su verilemiyor. ASKİ Barajlar Daire Başkanlığı yetkililerinden yapılan açıklamaya göre ise barajlardaki varolan su Ankara’nın 1 yıllık gereksinimini karşılamaya yetiyor.

DOĞU’DA TARIMSAL KURAKLIK TEHDİDİ

Elazığ, Malatya, Tunceli ve Bingöl’deki barajlarda da yeterli yağışın olmaması nedeniyle düşüş yaşandı. Özellikle Keban Barajı’ndaki düşüş dikkat çekti. Keban Barajı’nın doluluk oranı %54’ten %30 düzeyine dek geriledi. Barajda 4 milyar 100 milyon metreküp su kaldı.

GÜNEY’DE DE DURUM ÖTEKİLERDEN FARKSIZ

Kahramanmaraş’taki Ayvalı Barajı %8, Adatepe Barajı % 33, Kandil Barajı %35, Menzelet Barajı ise %43 düzeyine geriledi. Adıyaman ve Şanlıurfa arasında bulunan Türkiye’nin en büyük barajı olan Atatürk Barajı’ndaki su miktarında da düşüş var. Geçen yıl ocak ayında %90 doluluk oranına erişen Atatürk Barajı, 2018 Ocak ayında %70 oranına gerilemiş durumda. Türkiye’nin ve bölgenin en büyük tarımsal sulama kaynağını oluşturan Atatürk Barajı’ndaki düşüş, tarımsal faaliyetleri de tehdit ediyor.

YUVACIK %28’E İNDİ

Kocaeli’nde bulunan ve aynı zamanda Sakarya’nın da içme suyu gereksinimini karşılayan Yuvacık Barajı’nda ise doluluk oranı %28’e düştü. 51 milyon metreküp kapasiteli Yuvacık Barajı’nın su kapasitesi 14 milyon 270 bin metreküpe geriledi.

TÜRKİYE’NİN KURAKLIK HARİTASI

Yurt genelinde yaşanan kuraklığın şiddeti, Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) tarafından Ocak 2018’de bir harita ile paylaşıldı.

‘ŞUBAT VE MART TELAFİ EDEBİLİR’

Meteoroloji uzmanı Orhan Şen, Türkiye’de belirgin bir kuraklık yaşandığını ifade ederek şubat ve mart aylarının bu durumu telafi edebileceğini söyledi. Şen şu öngörüde bulundu: “Şu ana kadar yağması gereken yağışlar olmadı. Dolayısıyla belirgin bir kuraklık söz konusu. Bu hafta perşembe gününe dek herhangi bir yağış görünmüyor. Cuma gününden başlayarak yağışlar ülkemize batıdan girecek. Cuma günü sıcaklıklar 4-5 derece düşecek. Hafta sonu ise sıcaklıklar mevsim normallerinin de altında seyredebilir. Hafta sonu tüm Türkiye’de yağış bekleniyor. Ancak kar beklentimiz yok. Önümüzde şubat ve mart var. Bu aylar kuraklığı telafi edebilir.”

‘2. AŞAMAYI YAŞIYORUZ’

İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Türkiye’de hem meteorolojik hem de hidrolojik kuraklık (baraj kuraklığı) olduğunu belirterek, “İstanbul’da bu iki aşama daha çok hissedilir durumda. Bir sonraki aşama tarımsal kuraklık, son aşama ise sosyo-ekonomik kuraklık. Biz şu an ilk 2 aşamayı yaşıyoruz. Şayet yağışlar mevsim normallerinin altında devam ederse bahar aylarında tarımsal kuraklık yaşayabiliriz. Yaz aylarında ise sosyo-ekonomik kuraklık kaçınılmaz olur.” dedi.

İklim Uzmanı Prof. Dr. Ümit Erdem kuraklığın önlenebilmesi için yeşilin korunması gerektiğini söyledi. Erdem,

  • “İklim değişikliği tüm dünyayı olduğu gibi Türkiye’yi de doğrudan etkiliyor.
  • Ülkemizde yaşanan seller ve taşkınlar bu değişikliğin en belirgin örneklerindendir.
  • Yeşil varsa su da vardır, yoksa kuraklık gelir.
  • Biz yeşili korumak yerine başka işlerle uğraşıyoruz.
  • Yapmamız gereken en acil iş yeşili artırmaktır.
  • Baraj kurmak yerine ağaçlarımızı korursak daha etkili sonuçlar elde edilir. Her baraj yeni bir ekolojik sistem yaratıyor. Bu durum diğer ekosistemlere zarar veriyor.” dedi.Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Abdullah Kahraman, “Sadece barajlar değil yeraltı su kaynaklarında da sıkıntı yaşanabilir” diye konuştu.

‘ÇİFTÇİ STRESE GİRDİ’

Diyarbakır Ziraat Odası Başkanı Süleyman İskenderoğlu da yağışların az olmasının çiftçilere stres yaşattığını ifade etti. İskenderoğlu, “Bunun ötesinde barajlarımız da boş durumda. Bazı bölgelere yağmur hiç yağmadığı için tohum olduğu gibi arazide kaldı. Yeşermediği için bitki yok. Önümüzdeki aylarda zararı kestiremeyebiliriz ama bu ciddi bir sorun ortaya çıkaracaktır” değerlendirmesinde bulundu. (Cumhuriyet, 9.1.18)
==================================================

Dostlar,

Haydi bakalım ”çevreci iktidar”!
Erdoğan kendilerini çevreci ilan ediyor.. Hem de herkesten çok.. Asıl çevreci, öz çevreci…
Kentler beton yığınlarına döndürüldü.. Hem de çoooooooooook yüksek binalarla…
Gerekçesi ”kentsel dönüşüm” oldu, öyle sunuldu. Gerçekte yağmalanan kent rantları idi.
Suret-i haktanlık bu olsa geek, Erdoğan ”4 kat geçilmeye!” buyurdu. Olanaksızdı, ilgili Bakan ertesi gün gidip ricacı olunca 4+1’e izin verdi TEK ADAM.. Çooook geç değil mi??

Hemen her şeyi özelleştiren iktidar, ”her ne hikmetse” TOKİ‘yi kamu kurumu olarak elde tutuyor. Sosyal konut ile başlayan TOKİ lüks konutlara geçti.. 1 milyona yakın konut fazlası yarattı. Ama yeterince öğrenci yurdumuz hala yok.. İnşaat sürükleyici sektör olarak kullanıldı, kullanılıyor.. Ama gerçek ve orta – uzu erimli bedeli çok ağır..

  • Şakası bir yana, her- kes su konusunda OLAĞANÜSTÜ SORUMLU – TASARRUFLU davranmak zorunda!
  • Her gün duş, her gün gömlek değiştirme, bahçe sulama, otomobil yıkama.. Hem de arıtılmış kent suyu ile öyle mi?? Yapabilecek misiniz?? Sürdürülebilir mi bu hovardalık??
  • Nüfusu azaltın kardeşim, nüfusu.. HER AİLEYE 1 ÇOCUK.. başka yolu yok!Bir de, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu yakın geçmişte bu su sorunu nedeniyle hiçbir kaygıya yer olmadığını, iktidarlarının A, B, C,…. planları olduğunu açıklamıştı. İstanbul’un 2030’ların ortalarına dek su sorunun çözümlendiğini… açıklamıştı kamuoyuna.. Bunları görmenin zamanı geldi korkarız..

Belki de Erdoğan, açık ara ile en çok yurt dışı gezi yapan ”kurtarıcımız” olarak bundan böyle ‘‘su ithali” ile bu derdimize de deva bulur!?

Sevgi ve saygı ile. 09 Ocak 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

 

Barajlarda kritik su düzeyi!


Barajlarda kritik su düzeyi!

Dostlar,

Bu yaz yaşanması çok olanaklı su kıtlığı hakkında sitemizde epey yazdık.
Önerilerimizi epey süre manşette tuttuk..
Geçtiğimiz ay aldığımız geciken yağmurların “normal” in altında kaldığını,
yersiz iyimserliğin yanlış olacağını belirttik.

Su tasarrufu için yurt genelinde alarm verilmelidir!

Özeksel (merkezi) ve yerel yönetimler mutlaka seçenek politikalar geliştirmeli ve kamuoyu ile paylaşmalıdır. Özellikle İstanbul “kritik ötesi” eşiğe sürüklenmiştir.
Bu 2 ay geçirilse bile sonbaharda su kesintileri zorunlu olabilir..

SU KITLIĞI yaşamı tehdit eden en önemli etmenlerdendir.

  • En ivedi olumsuz sonucu bulaşıcı hastalık salgınları ve yaygın ölümlerdir!

Yetkililerin ne önlemler aldığını mutlaka öğrenmek istiyoruz.

Sokak lambalarında tasarruflu ampullere geçiş için kamu 2 milyar TL harcamaya
karar verdi. Su muslukları için de benzer bir yolla ışığa duyarlı (fotoselli) düzeneğe geçmek için maliyet – yarar, maliyet – etkinlik irdelemeleri (mali fizibilite etüdü) hızla yapılmalı ve uygun görülürse uygulamaya başlanmalıdır.

  • Halkın hızla ve yaygın olarak eğitimi ve duyarlığı sağlanmalıdır.

Sevgi ve saygıyla
12.7.2014, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net 

=====================================

İstanbul’daki barajlarda doluluk % 22,18,
Ankara’da %35 olarak kayıtlara geçti.

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile belediyelerin su ve kanalizasyon idarelerinden derlenen bilgiye göre, İstanbul’daki barajlardan Ömerli %11,77, Pabuçdere %9,76, Sazlıdere % 11,49, Büyükçekmece % 18,02, Alibey %21,22, Terkos %49,76, Kazandere %43,68, Elmalı %33,19, Darlık % 20,29 ve Istrancalar %26,4 dolulukla hizmet veriyor.

DSİ’nin kritik verileri aşağıda..

İl genelindeki barajların doluluğu ise %22,18 ölçüldü.

ANKARA’DAKİ DOLULUK %35’te!

Ankara’daki barajlardan Elmadağ ise %100, Kurtboğazı %65, Kavşakkaya %43, Eğrekkaya %35, Çamlıdere %33, Akyar %29 ve Çubuk %24 doluluğa sahip bulunuyor.

Başkentteki barajların doluluk oranı da %35 olarak kayıtlara geçti.

İZMİR, Bursa, Konya, Adana

İzmir’deki Tahtalı %56,68, Balçova %45,87, Ürkmez % 60,21, Güzelhisar %62,18 ve Gördes Barajı %15,99; Bursa’daki Nilüfer Barajı %88,39, Doğancı Barajı %73,08, Konya’daki Altınapa Barajı %27,7 ve Adana’daki barajlar %74,51 dolulukla hizmet veriyor. (www.cumhuriyet.com.tr, 11.7.14)

MELEN Çayı’nın ACI YAZGISI


MELEN’in ACI YAZGISI

Ali_Ercan_portresiDeğerli arkadaşlar,

Megakent İstanbul, Düzce ve yöresini kurutmak pahasına Melen Çayından su çekiyor. 15 milyon nüfuslu İstanbul’u besleyen barajlardaki su düzeylerinde şimdiye dek görülmedik ölçüde düşüşler var.
Yıllardan beri söylüyoruz,

  • “Türkiye su yoksulu bir ülkedir, su zengini değildir, Toprak ve su potansiyeli olarak 40 milyon nüfustan fazlasını insan gibi yaşatabilecek bir ülke değildir.” diye;

ama anlayan dinleyen olmadı.. Bir zamanlar “Türkiye su zengini bir Ülkedir, adam başı 2 bin m3 / yıl dolayında su potansiyelimiz var..” diyen uzmanlar(!) bile, şimdilerde ” aaa, Türkiye gerçekten su yoksulu bir Ülkeymiş” demeye başladılar. æ

Melen Çayı
Dosya:Buyuk-melen-duzce (1).JPG

 

Istanbul’a su sağlayan Melen Çayı’nda da kuraklığa bağlı olarak
su düzeyinde 80 cm düşüş oldu.
 

Uzmanlar, Melen Çayı’nın İstanbul’a çare olamayacağı görüşünde.
Eylül ayının sonuna dek etkili yağışlar beklemiyoruz.

  • Durum çok ciddi.

Sakarya’nın Kocaali ilçesine bağlı Ortaköy beldesinde bulunan regülatör ile Melen Çayı’ndan İstanbul’a geçen yıl 160 milyon metreküp su sağlandı.
Bu yıl ise Melen Çayı’nın %80’inin bulunduğu Düzce’de kuraklık etkilerini göstermeye başladı. Melen Çayı’nda ve besleyen derelerde su düzeyi düştü. Vatan’ın haberine göre; geçen yıl Şubat ayı ile kıyaslandığında çaydaki su düzeyinde yaklaşık 80 cm’lik düşüş olduğu belirlendi.
Düzce’nin Cumayeri İlçesi Dokuz değirmen köyündeki köprünün ayaklarında ve çay yatağında su düzeyindeki düşüşün izleri belli oluyor. Geçen yıllarda mayıs ayına dek karların bulunduğu Kardüz Yaylası’nda ise çok az kar bulunması, kuraklığın boyutunu da gösteriyor.

Prof. Dr. Selahattin İncecik (İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü):

“Yıllık ortalama yağış miktarı yaklaşık 750 mm. En yüksek yağışlar Ekim-Mart ayları arasında görülür. Melen de yağış alamıyor. Melen suyunu taşımak fikri İstanbul için
en doğru proje. Ancak Melen; İstanbul’la aynı havzada yer aldığından,
yeterli yağış alamıyor.

  • İstanbul’un su havzaları yasalarla sıfır tolerans ile koruma altına alınmalıdır. 
  • Ömerli ve Terkos Havzası yaşamsal öneme sahip.
  • İstanbul’un kuzeyi mutlaka özel koruma altına alınmalıdır.

Kent çok hızlı büyüyor ve mevcut altyapı yetmiyor. Eylül ayının sonuna dek etkili yağışlar beklemiyoruz. Durum çok ciddi. Şebeke suyuyla araba yıkamasına son verilmeli.

  • İSKİ, tüm abonelerine faturayla birlikte tasarruf önlemlerini anlatan broşürlerden göndermeli. Kayıp, kaçak denetim altına alınmalı.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre yağışlar geçen yıl Ocak ayında
önemli ölçüde azaldı. Bu yıl ocak ayı yağış ortalaması 60 mm. Normali ise 77 mm. Geçtiğimiz yıl Ocak ayı yağış ortalaması ise 100 mm. Yağışlar normale göre %22, geçen yıl Ocak ayı yağışına göre ise %39 azaldı. Marmara Bölgesi yağış ortalaması
52 mm. Normali 75 mm. 2013 Ocak ayı yağışı ise 108 mm’dir. Yağışlarda normale göre %31 geçen yıl Ocak ayı yağışına göre ise %52 azalma gözlendi.
Devlet Su İşleri eski yönetici olan ve Melen Projesi’nde görev alan
Su Politikaları Uzmanı Dursun Yıldız şunları söylüyor:
“Melen, mega kentin can damarı durumuna geldi. İstanbul’da Melen Projesi dışında depolama kapasitesi oluşturacak yer yok. Ankara’nın içme suyu depolama oranı İstanbul’un 2 katı. Kaldı ki, İstanbul’un nüfusu Ankara’nın 3 katı. Şu an Melen’den
yılda 257 milyon metreküp su almayı düşünüyoruz. Projenin 3 ve 4’üncü aşamaları gerçekleştiğinde rakam 1 milyar metreküp üzerine çıkacak. İstanbul için Melen havzasındaki toplama kapasitesi ve suyun akım gücü bir koşulla yeterli olur : 

İstanbul bir an önce kendine çeki düzen vermek zorundadır. Şehirdeki yitik-kaçak oranı %30 düzeyinde. Günde 2,5 milyon metreküp su verilen bir kentte %30 çok önemli bir orandır. Yılda 850 milyon metreküp su tüketen İstanbul’da yitik-kaçak 250 milyon metreküp yapar. Bu oranı %15’e çeksek 1 yılda Melen’den gelen suyun yarısı ölçüsünde tasarruf sağlamış oluruz. Şayet Melen Havzası’nda da kurak döneme girilirse, denizden su arıtma veya sitelerdeki atık suyun yeniden arıtılması
gibi çözümlere yönelmek gerekecek.”

Prof. Dr. D. Ali ERCAN
Milliyet