5393 SAYILI BELEDİYE YASASI İLE KİMİ YASALARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA YASA ÖNERİSİNİN İNCELENMESİ

5393 SAYILI BELEDİYE YASASI İLE KİMİ YASALARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA YASA ÖNERİSİNİN İNCELENMESİ

AKP tarafından hazırlandığı ifade edilen, henüz TBMM Başkanlığına sunulmadığı için taslak halinde olan; “torba kanun” tekniğine göre hazırlanmış, toplam (61) maddeden oluşan, özellikle belediyeleri ilgilendiren (15) adet temel kanunda ek/değişiklikler yapan, ayrıca (2) adet kanununun tamamen, bir kanunun da bazı maddelerinin yürürlükten kaldırılması öngören;
5393 Sayılı Belediye Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi”nin tarafımdan incelenmesi sonucunda ulaşılmış bulgular, analitik değerlendirmeler özet olarak maddeler halinde aşağıya çıkarılmıştır.

Selam ve saygılarımla. 08 Şubat 2020, Ankara

Mahmut ESEN
(E) Mülkiye Başmüfettişi
*****

1-2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanununda ek/değişiklikler yapılmıştır.

Bu bağlamda;

-Yasaklara uymadığı için bir yıl içinde 3 kez idari para cezası uygulanan umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin işyeri açma ve çalışma ruhsatları iptal edilecektir.

-Kumar oynatılması, derneklere / sendikalara ait lokallerin umuma açık yer haline gelmesi, fuhuş yapılması vb. nedenlerle  (en çok 30 gün süreyle)  çalışmaktan alıkonmuş işyerlerinde; bir yıl içinde aynı fiillerin tekrarı halinde işyeri açma ve çalışma ruhsatları iptal edilecektir.

Ruhsat iptalleri 5 gün içinde belediye idarelerince yapılmadığı takdirde, mülki amir tarafından yerine getirilecektir.

2- 5682 sayılı Pasaport Kanununda değişiklik yapılmış, büyükşehir / il belediye başkanlarına görevlerinden sonra da hususi pasaport verilmesi kabul edilmiştir.

3- 213 sayılı VUK ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununda ek/değişiklikler yapılmıştır.

-Emlak vergisine esas bedel ve değerlerin tespitine (takdirine) ilişkin süreler kısaltılmıştır.

– Arsa/arazi takdir komisyonlarına çevre ve şehircilik il müdürleri de alınmıştır.

-Takdir komisyonlarının görev alanına ilişkin kimi düzenlemeler yapılmıştır. Komisyonlar bölgeleri özelliklerine göre belirleyebileceklerdir.

-Arsa sayılan parsellenmemiş araziler için binde bir buçuk şeklinde ayrı bir vergi oranı getirilmiştir.

– Emlak vergisinde mükellefiyetin başlama tarihleri öne çekilmiştir.

4- 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununda ek/değişiklikler yapılmıştır.

-Yangın Sigortası Vergisi kapsamı genişletilmiş; adı yangın sigortası olmasa bile, yangın riskini içeren sigortalar da kapsama alınmıştır.

-Konutlardan m2 başına, büyükşehirlerde 15, öbür yerlerde 12 Kuruş olarak alınan ÇTV; en az 17, en çok 47 Kuruş olacak şekilde artırılmıştır.

-ÇTV tarifesi konusunda Cumhurbaşkanının yetkileri artırılmıştır.

-Gerçek usulde vergilendirilmeyen tarımsal kazanç sahiplerinin hal / balıkhane / mezat yerlerinde mal / ürünlerinin satışlarından tellallık resmi alınmayacaktır.

-İcra müdürlükleri aracılığıyla yapılan satışlarda tellallık resmi taşınır / taşınmazın bulunduğu belediye ile satışın yapıldığı ilgili belediyeye ödenecektir.

-Vergi harç ve tarifelerine ilişkin usul/esaslar yeniden düzenlenmiştir.

Yol ve trafik katkı payı getirilmiştir. Bu yolla belediyelerin ulaşım hizmetlerinde kullanılmak üzere Motorlu Taşıtlar Vergisi %10 oranında artırılmaktadır.

5-2560 sayılı İSKİ Kanununda ek / değişiklikler yapılmıştır.

İSKİ genel müdür/ genel müdür yardımcısı kadrolarına atanacaklarda aranacak koşullar yeniden düzenlenmiş, genel müdür için İSKİ konusuna giren teknik işlerde / yöneticilikte / işletmecilikte uzmanlığı bulunması koşulu getirilmiştir.

-İSKİ’nin en önemli gelir kaynağı olan % 10 payın matrahında değişiklik yapılmıştır.

-Yağmur sularının uzaklaştırılması işleri İSKİ tarafından karşılanacak, eskiden olduğu gibi ilgili belediyesinden alınamayacaktır.

-İSKİ’de görev yapan memurların (AS: görevleriyle ilgili) işledikleri suçlar hakkında 4483 sayılı yasa uygulanacak, haklarında doğrudan C. Başsavcılığınca işlem başlatılmayacaktır.

6- 2872 sayılı Çevre Yasasında ek / değişiklikler yapılmış, bu bağlamda, Yasanın 11. maddesinde yer alan, atıkların uygun ortamlara verilmesi konularında izin, arıtma ve bertaraf etme iş / işlemlerini içeren hükümler yeniden düzenlenmiştir.

7- 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarları ve İhtiyar Heyetleri Seçimleri Hk. Kanunda ek / değişiklikler yapılmıştır.

Büyükşehir belediye meclisine seçilecek yedek üyelerin belirlenmesi; yedek üye çıkaramayacak siyasal parti veya bağımsız adayların yedeklerinin yerine seçileceklere ilişkin usul / esaslar (AS: ilke  ve yöntemler) belirlenmiştir. 

8- 3194 sayılı İmar Kanununda ek / değişiklikler yapılmıştır.

Elektronik haberleşme istasyonları kurulumlarının imar planlarında gösterilmesi, yapı kullanma ruhsatı iş / işlemlerinde uygulanacak usul ve esaslar (AS: ilke  ve yöntemler); yıllık yer kullanım bedeli vb. konularda ve halen kurulu olan kule ve direkleri için yeni düzenlemeler getirilmiştir.

9- 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hk. Yasada değişiklik yapılmıştır.

Belediyeler ve öbür yerel yönetimler ile bunların kurdukları birliklerce ticaret amacıyla etkinlikte bulunmak üzere ticaret kuruluşları şirket / kooperatif kurması, bedelsiz de olsa şirket edinmeleri vb. hususlarda Cumhurbaşkanı ve ilgili bakanlıkların yetkileri yeniden düzenlenmiştir.

10- 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Mal ve Hizmet Tarifeleri Kanununda ek / değişiklikler yapılmıştır.

65+ yaş vatandaşlara kent içi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz yararlananlara, mesai saatlerinin başlangıç / bitiş saatleriyle sınırlı kalmak üzere saat düzenlemesi yapılabileceği belirtilmiştir.

11- 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununda kimi ek/değişiklikler yapılmıştır.

Yasada yer alan ilçe belediyesi kavramı; büyükşehir merkez ilçe / büyükşehir ilçe ve ilçe olmak üzere üç ayrı şekilde tanımlanmış ve tanımlanmış belediyeler ekli listelerde gösterilmiştir.

-Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumluluklarında kimi düzenlemeler yapılmıştır.

(Bu bağlamda planların aynen veya değiştirilerek onaylanmaları için “üç aylık süre“ koşulu getirilmiş, haşere mücadelesi hizmetleri büyükşehir belediyesi görevleri arasına alınmış, büyükşehir belediyesinin bazı görevlerinin ilçe belediyelerine devrine ilişkin hükümler yeniden düzenlenmiştir.)

  • Genel sekreter ve genel sekreter yardımcısı kadrolarına atanacaklarda aranılan koşullar yeniden düzenlenmiştir.

Büyükşehir ve ilçe belediyeleri bütçelerinin hazırlanması, kabulü ve uygulanmasına ilişkin yasada yer alan hükümler kaldırılmış, bu konularda Belediye Yasası hükümlerine göre uygulama yapılacağı; büyükşehir ve ilçe belediyelerinin ortak yatırımları için bütçelere gereken ödenek konulması ve ilçe belediyelerinden tahsili konuları yeniden düzenlenmiştir.

Katı atıkların depolanması, yeniden değerlendirilmesi, bertaraf edilmesi, enerji üretimi vb. hizmetleri belediyelerce doğrudan veya şirketler aracılığıyla gördürülebilecektir.

-Büyükşehir ve ilçe belediyeleri; hizmetlerini, bedelli / bedelsiz olarak birbirlerine devir edebilecekler veya ortaklaşa yapabileceklerdir.

-Büyükşehir belediyesi tarafından devir edilmiş hizmetler için ilçe belediyelerince kullanılmakta olan taşınır / taşınmaz mallar; personel, araç ve gereçler komisyon aracılığıyla paylaştırılacaktır.

12- 5393 sayılı Belediye Yasasında yapılmış ek / değişiklikler.

-Haciz işlemlerine ilişkin 15/10 maddesi hükümleri büyükşehir belediyeleri için de uygulanacaktır.

-Belediye taşınır/taşınmaz malları en çok 20 yıl süre ile kiraya verilecektir. Bu süre toplu taşımalar için 15 yıl olarak belirlenmiştir.

-Kiralık malların süresi, rayiç (AS: geçerli) bedel üzerinden yenilenerek uzatılabilecektir. Bu yolla, kira süresi sonunda taşınmazın yeniden ihale edilmesine ilişkin kural kaldırılmıştır.

–  Konusu 50 bin TL üzerindeki uyuşmazlıkların sulh yolu ile çözümlenmesi; bütçe içi işletme, kooperatif, şirket kurulması vb. konulardaki belediye meclisinin yetkileri yeniden düzenlenmiştir.

– Belediye meclis üyeleri denetim komisyonuna, bağlı şirketlerden de her türlü bilgi/belge isteme yetkisi getirilmiştir.

-Belediye encümeninin uyuşmazlıkların sulh yolu ile çözümlenmesine ilişkin yetkileri, konusu 50 bin TL atındaki olanlar biçiminde yeniden düzenlenmiş, Kanun metnindeki hatalı ibare düzeltilmiştir.

Belediyeyi özel avukatlarla temsil ettirmek konusunda belediye başkanlarına açık yetki tanınmıştır.

Belediye hizmetlerinde aksama durumunda, aksayan hizmetlerin vali tarafından kamu kurum kuruluşları aracılığı ile yaptırılabileceği;  belediye olanaklarının terör örgütlerine destek amacıyla kullanılması halinde, el konulmasını içeren madde yeniden düzenlenmiştir.

Sayıştay tarafından yapılmış denetimlerde yasal sınırı aşan borçlanma yapıldığının belirlenmesi durumunda (Görevi kötüye kullanma bakımından TCK yönünden yapılacak adli işlemin yanı sıra) ayrıca Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca borçlanma kararına katılan belediye meclis üyelerine yasal sınırı aşan miktarın % 10’u üzerinden idari para cezası verilecektir.

– Belediye başkanlarına, göreve başladıkları tarihten sonra 4. dereceye dek kan ve sıhri hısımlarını, merkezi yerleştirme dışında, belediyedeki (bağlı idare ve şirketler dahil) kadrolara atama yasağı getirilmiştir. Atama yapmaları durumunda oluşacak kamu zararı kendilerinden tahsil edilecektir.)

13- 5779 sayılı İl Özel İdareleri ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hk. Yasada değişiklik yapılmıştır.

Büyükşehir belediye sınırları içinde (akaryakıt ürünlerinden alınan ÖTV dışında) tahsil edilen genel bütçe vergi gelirlerinden, belediyelere dağıtılacak payın hesabında, bundan böyle, vergi iadeleri düşüldükten sonra net toplamlar dikkate alınacaktır.

Merkez ilçe dışındaki ilçe paylarından alınan büyükşehir belediyesi payları % 30’dan, % 20’ye düşürülmüştür.

Belediye paylarının dağıtılmasında kullanılan ölçütlerdeki (nüfus/ gelişmişlik) oranlarda değişiklikler yapılmıştır.

14- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa ekleme yapılmıştır.

Kamu kurum ve kuruluşlarının taraf olduğu davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının bildireceği hesap numarasına 4 hafta içinde yatırılacaktır. Yatırılmaması durumunda genel hükümlere göre hareket edilecektir.

15- 02.07.1941 gün ve 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanun, 02. 03. 1954 gün ve 6301 sayılı Öğle Dinlenmesi Kanunu ile 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun (Tatil Günleri Ruhsat Harcı, Kaynak Suları Harcı,  Tellallık Harcının oranını % 1’e düşüren 70/1 maddesinin 2. cümlesi, Hayvan Kesimi Muayene ve Denetleme Harcı, Ölçü ve Tartı Aletleri Muayene Harcı,  Muayene, Ruhsat ve Rapor Harcı vb. harçlar ile yol harcamalarına katılma paylarına ilişkin) hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır.

Bu yolla, yüzyıla yakın bir süredir uygulamada olan kimi vergi ve harçların tahsilinden vazgeçildiği görülmektedir.

Kurulu / faaliyette olan çiftçi malları koruma başkanlıkları kaldırılmış, belediyeye devir edilmiştir.

Bulanık Suda Balık Avlamak


Bulanık Suda Balık Avlamak

portresi_genc

Prof. Dr. Birgül Ayman GÜLER
CHP İzmir Milletvekili
http://www.baguler.blogspot.com.tr/, 29.10.14
CHP, 2015 siyaset bildirisi hazırlayacak.
Avrupa Konseyi’nin Yerel Yönetimler Özerklik Şartının (AYYÖŞ) vaatler arasında yer alacağı görülüyor.

Kimi zaman, “iktidara gelince bu Şart’ı kabul edeceğiz.”sözü sarf ediliyor.

Ne var ki AYYÖŞ, Türkiye tarafından 1988’de imzalandı; 1991’de TBMM tarafından onaylandı; Nisan 1993’de yürürlüğe girdi. Şart, 21 yıldan bu yana yürürlükte bulunuyor. Demek ki ya bu söz yanlışlıkla söyleniyor ya da “Şart’ı kabul edeceğiz” sözünün hukuksal bir anlamı yok, bu bir “siyasal ima”. Ama seçim vaadi imada bulunarak yapılmaz. O halde bu söz bir yanlıştan ibaret.

Kimi zaman da “iktidara gelince Şart’ın çekincelerinin tümünü kaldıracağız.” deniyor.

Türkiye 1993’te Şart’ı onayladı ama 10 paragrafını (hükmünü) uygulama konusunda söz vermedi. Kamuoyu bunları “çekince” diye biliyor. Şart’ın şu hükümlerini uygularım, şu hükümlerini uygulamam deme hakkı, tüm imzacı devletlere tanınmış bir hak. Türkiye de bu hakkı kullanmış durumda.

Biz ülke olarak şunları uygulamayacağız denen paragrafları uygulamaya karar vermek her zaman mümkün. Nitekim bu işlemi yapma yetkisi, Şart’ı onayladığımız yasa tarafından Bakanlar Kurulu’na verilmiş bulunuyor. TBMM gündemine getirilmesine gerek yok. Bakanlar Kurulu herhangi bir toplantısında bu kararı verebilir. Şimdiye dek böyle bir karar verilmedi.

Verilmedi ama, AKP hükümetleri 2005 yılı dolayında çıkardığı yasalarla, aslında söz konusu 10 hükümden 8’ini uygulamaya koydu. Bunları

5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Yasası,
5393 sayılı Belediye Yasası,
5302 sayılı İl Özel İdaresi Yasası gibi yeni yasalarda getirdiği düzenlemelerle gerçekleştirdi. Şu anda bunları Bakanlar Kurulu’na getirmek bir prosedürden ibaret.

Muhalefet olarak “çekincelerin tümünü kaldıracağız” demek yerine AKP iktidarına “çekinceleri yasalarla kaldırdın. Yasa Bakanlar Kurulu’ndan (AS: BK kararından) daha üstün olduğu halde, neden şu basit Bakanlar Kurulu kararını çıkarmıyorsun?” diye sormak anlamlı olur.

Ama meraklanmamak mümkün değil. Durum bu iken, AKP’nin de benimsediği ve % 98’ini uygulamaya koyduğu bu Şart’ı seçim vaadi olarak kullanmanın
anlamı nedir?

*

AYYÖŞ‘ün henüz uygulama dışında ve taahhüdü verilmemiş yalnızca 2 hükmü var. Bunlardan biri yerel yönetimlere “idari federalizm”, diğeri “mali federalizm” yetkileri tanımaya kadar açılan hükümler.

Bunları uygulamak, Anayasa’da çok temel değişiklikler yapmakla mümkün. Anayasa’nın 127. maddesindeki “İdare kuruluşu ve görevleri ile bir bütündür.” cümlesi. Söz konusu iki hükmün uygulanabilmesi için “idarenin bütünlüğü” olarak bilinen bu ilkenin Anayasa’dan çıkarılması gerekiyor. Yerine de, AYYÖŞ’e 1995 yılında bir tavsiye kararıyla getirilen “subsidiarite ilkesi”ne uygun bir ifadenin koyulması isteniyor. “Yerellik ilkesi” ya da “yerindenlik ilkesi”ne göre düzenlenecek bir Anayasa isteniyor.

*

Bu durumda, “tüm çekinceleri kaldıracağız” demek şu anlamlara geliyor:

(1) Yeni Anayasa‘ya destek vereceğiz ve
(2) Üniter devletin madde temeli olan “idarenin bütünlüğü” ilkesini
terk edeceğiz.

Bu sözlerin güncel siyasetteki anlamı ise “PKK/HDP cenahının talep ettiği ‘demokratik özerklik’ formülünü destekleyeceğiz.” değildir de nedir?
*

Hadi, siyasette bir kişinin başka bir kişiye örtülü, yanıltmalı, imalı konuşabileceğini kabul edelim. Ama siyasal kurumların seçim sürecinde halka sözlerini bu tarzlarla söylemesinin kabul edilebilir yanı yoktur. Yine de buna yeltenen varsa, o zaman sözlerinin “siyasal kodlar” bakımından illa ki çözüleceğini ve halkla gerçeğin paylaşılacağını bilmeleri gerekir.
*

Sözümün özü şudur:

  • AYYÖŞ, etnikçi siyasetle dinci siyaseti destekleyen sözlerin paravanı olarak kullanılmaktadır.
Cumhuriyetçi ve Halkçıların böyle bir tarza onay vermesi,
dayandıkları ahlaki temel bakımından mümkün değildir.Siyaset ilke işidir, bulanık suda balık avlamak değil.

==================================

Dostlar,

Birgül hoca Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi uzmanıdır. Ankara Üniversitesi
Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi idi siyasete girmeden önce Yerel Yönetimler ise özellikle derinleştiği bir alandı. Yazdıkları son derece yalın gerçekler..
AYYÖŞ’ün kritik içerik metni bir yana, CHP gibi Devlet kurmuş bir büyük ve
köklü partinin bu uluslararası metni bu düzeyde kavrayabilmiş (?!) olmasına
ne demeli?

Sayın Güler, “Siyaset ilke işidir, bulanık suda balık avlamak değil.” diyerek yazısını bağlıyor. Biz de ekleyelim; Siyaset aynı zamanda bir uzmanlık işi değil midir?

Sevgi ve saygıyla.
09.11.2014, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net

* Bu dip notumuz, sayın Güler’in web sitesinde ilgili yazının altına yorum olarak eklenmiştir.