SAPIKÇA YALANIN KATMERLİ BELGESİ

SAPIKÇA YALANIN KATMERLİ BELGESİ

YILMAZ ÖZDİL
SÖZCÜ, 17 Nisan 2018

Hatırlarsınız… Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ilahiyat fakültesi öğretim üyesi Abdullah Akın diye bir herif üniversitenin televizyon kanalına çıkarak hiç utanmadan “1924 yılında camiler kapatıldı Çanakkale ve Bursa’da genelev olarak kullanılan camiler var.” demişti.
*
Bunun üzerine ben de köşemden sormuştum: “Çanakkale veya Bursa’da bu genelevlerin adresini bilen var mı? Herhangi bir devlet büyüğümüz kerhane yapılan camileri gösterebilir mi? Devlet kerhane yapılan caminin yerini bilmiyorsa o devlete devlet denir mi? Yok eğer böyle bir kerhane yoksa bu sapıkça yalana sessiz kalan devlete devlet denir mi?”

CHP Bursa milletvekili Ceyhun İrgil bu soruları resmiyete döktü, Bilgi Edinme Kanunu çerçevesinde Bursa Valiliği’ne yazılı olarak başvurdu.“Geneleve çevrilen cami var mıdır? Varsa hangi cami nerede ne zaman geneleve çevrilmiştir” diye sordu.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Vakıflar Müdürlüğü bu sorulara “resmi imzalı” yanıt verdi. “Camilerin genelev olarak kullanıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmamıştır.” dedi.

Böylece ilahiyatçı öğretim üyesinin resmen yalan söylediği resmen iftira attığı “devletin resmi yazısı”yla belgelenmiş oldu. Peki bu sapıkça yalanın kaynağı neydi? Yanına bırakacak değiliz… Onu da yazdım.
*
Bu sapıkça yalanın kaynağı kafasında fesle dolaşan tımarhanelik Kadir Mısıroğlu 2012 yılında AKP yandaşı televizyon kanalında ‘tarih sohbetleri’ programına katıldı. Tarihte ilk kez o gün bu yalanı söyledi. ‘İsmet paşa döneminde Çanakkale’de bir cami kerhane yapılmıştır Sebilürreşad koleksiyonuna baksınlar fotoğrafı var’ dedi. Yani adıyla sanıyla belgeli kaynak gösterdi fotoğrafı var dedi.

Sebilürreşad haftalık bir dergiydi. 1908’de Mehmet Akif Ersoy’un kuruculuğunda Sırat-ı Müstakim adıyla çıkarıldı. 1912’de adını değiştirdi Sebilürreşad oldu 1966’da kapandı. Ama… 2016’da tekrar açıldı. AKP himayesinde açıldı. Yayın hayatına başlaması nedeniyle TBMM Kültür Evi’nde etkinlik düzenlendi. TBMM’de milletvekili odalarına dağıtıldı. Hatta asrın liderimiz bu dergiye makale bile yazdı.
Ayrıca… AKP’li Bağcılar belediyesi Sebilürreşad dergisinin Mehmet Akif Ersoy dönemindeki eski sayılarını günümüz Türkçesiyle kitaplaştırdı sayı sayı cilt cilt eksiksiz bastırdı.
E şimdi buradan AKP’ye açık çağrı yapıyorum… Sebilürreşad dergisinin arşivi komple elinizde olduğuna göre cilt cilt bastırdığınıza göre, İsmet İnönü döneminde Çanakkale’de kerhane yapılan caminin fotoğrafını gösterebilir misiniz?”
*
Bu yazım üzerine… İstanbul büyükşehir belediye meclisi’nin adeta tek başına muhalefet partisi gibi mücadele eden namuslu üyesi CHP’li Hüseyin Sağ soru önergesi verdi.

Bağcılar belediyesi tarafından bastırılan Sebilürreşad dergisinde gerçekten böyle bir bilgi belge fotoğraf var mıdır?” diye sordu.

Daha doğrusu sormaya çalıştı… Çünkü tartışma çıktı Hüseyin Sağ’ın mikrofonu bile kapatıldı Akp’li meclis başkanvekili soru önergesinin oya sunulmasını bile kabul etmedi zorla üstü örtülmeye çalışıldı.
Ve… Sebilürreşad dergisi tartışmalara noktayı koydu.
Derginin bu ay çıkan son sayısında aynen şöyle denildi.

Sebilürreşad üzerinden yapılan polemik sürüyor. Kadir Mısıroğlu Sebilürreşad’ın umumevine dönüştürülen cami haberi yayınladığını söylüyor. Yılmaz Özdil ise arşiv elinizde koyun haberin belgesini diyor. Bu iddianın zaten tarafı değiliz ancak bize bir açıklama düşüyor. Biz umumevine dönüştürülen cami haberi görmedik.”
*
Evet… Kafasında fesle dolaşan tımarhanelik Kadir Mısıroğlu‘nun sapıkça yalanını bizzat Kadir Mısıroğlu tarafından kaynak gösterilen Sebilürreşad dergisi çürüttü: “Biz böyle bir haber görmedik.”
Gazeteci olarak milletvekili olarak belediye meclis üyesi olarak üstümüze düşeni yaptık hem mesleki hem vicdani görevimizi yerine getirdik Cumhuriyet düşmanı kindar yobazların sapıkça yalanını hem devletten hem de kaynak gösterilen dergiden tescilledik.
*
Mustafa Kemal’in askeriyizMüsterihiz.
Şimdi sıra YÖK’ün mesleki ve vicdani görevini yerine getirmesine geldi.
Katmerli yalancı Abdullah Akın denilen herif Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde öğretim üyesi olmaya devam edecek mi?

https://www.sozcu.com.tr/2018/yazarlar/yilmaz-ozdil/sapikca-yalanin-katmerli-belgesi-2354971/

Mustafa Kemal’in askerleri mücadeleye yeni başlıyor!


Mustafa Kemal’in askerleri! Mücadeleye yeni başlıyor!

Tüm gözlerin çevrildiği Yargıtay 9.Ceza Dairesi,
Balyoz Davası’nda 237 sanığa verilen mahkumiyeti onadı,
88 sanığın ise tahliyesine karar verdi.
Başta siyasal partiler, kitle örgütleri ve asker yakınları olmak üzere karara
tüm yurtta tepki yağıyor

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Balyoz Davası’nda aralarında eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek, eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına ve
MHP milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan‘ın bulunduğu 237 sanığa verilen mahkumiyeti onadı.

Yargıtay, Balyoz davasında 237 sanık hakkında verilen mahkumiyet kararlarını düzelterek onarken, 88 sanığın tahliyesine karar verdi.

Karar öncesi geniş güvenlik önlemleri alındı

Balyoz Davası’nın Yargıtay 9.Ceza Dairesi’ndeki temyiz duruşmalarının ardından
dün (9.10.13) karar duruşması yapıldı. Karar duruşması için Yargıtay çevresinde
geniş güvenlik önlemleri alındı.

Duruşmayı izlemek isteyenler için de çeşitli yerlerde arama noktaları oluşturuldu.
Duruşmayı avukatlar, sanık yakınları ve akredite yaptıran gazeteciler izledi.

  • CHP milletvekillerinden Emine Ülker Tarhan, Dilek Akagün Yılmaz, Mahmut Tanal, Atilla Kart ve Gürkut Acar da duruşmayı izleyenler arasındaydı.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi Başkanı Ekrem Ertuğrul,
Balyoz Davası’na ilişkin temyiz kararını açıkladı.

Karara göre, 36 sanık hakkında verilen beraat kararı onandı.
Ertuğrul, 25 sanık hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin sanıkların cezalandırılmasına yeterli her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerekçesiyle bozulduğunu açıkladı.

Heyet, 63 sanık hakkında ise eylemlerinin suç için anlaşma suçu kapsamında kalması nedeniyle haklarında 5237 sayılı TCK‘nın 316/2 ve CMK’nın 223/4-a maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verdi.

63 sanığın tahliyesine karar verildi.

Bozmanın niteliğine göre bu 88 sanıktan tutuklu olanların tahliyeleri, haklarında yakalama kararı çıkartılanların yakalama kararlarının geri alınması kararlaştırıldı.

Emekli orgeneraller Çetin Doğan, Halil İbrahim Fırtına, Bilgin Balanlı, Ergin Saygun, Şükrü Sarıışık, emekli Oramiral Özden Örnek, emekli Korgeneral Engin Alan,
emekli Koramiral Mehmet Otuzbiroğlu ile emekli albaylar Dursun Çiçek ve Ahmet Zeki Üçok’un da aralarında bulunduğu 237 sanık hakkında verilen mahkumiyet kararlarını, “sanıklara vekalet ücreti yükletilmesi” ve sanık Berna Dönmez hakkında
Türk Ceza Kanunu’nun, “babalık hakkından men edilme” hükmünün uygulanmasındaki hata nedeniyle düzelterek onanmasına karar verildi.

Rütbeler sökülecek!

Çok sayıda general ve amiralin yargılandığı Balyoz davasında verilen kararla beraber rütbeler sökülecek. Böylece komutanlar ve yakınları orduevlerine giremeyecek ve lojmanlarda kalamayacak. Devlet üstün madalyaları ve kılıçları da ellerinden alınacak.

Andımız okundu

Salona giremeyen emekli askerler, sanık yakınları, İşçi Partisi Genel Sekreteri
Dr. Serhan Bolluk ve partililer, TGB’li gençler, CKD üyeleri de Yargıtay girişinde toplandı. Kalabalık, kararın açıklanmasından sonra

  • “Mustafa Kemal’in askeriyiz”,
  • “Ne mutlu Türküm diyene”
  • “Kahrolsun AKP diktatörlüğü”
  • “Kahramanlar hapiste PKK Mecliste”
  • “Cumhuriyet değil AKP yıkılacak”
    sloganları atıldı.

Hep birlikte “Andımız”ı okuyan kalabalık uzun süre tepkisini sürdürdü.

Heyetin çoğunluğu ‘yeni yargı’dan

Balyoz Davasında karar veren 5 kişilik Yargıtay 9.Daire heyetinden başkan dışında öbür 4 üye, 2010 Anayasa referandumu sonrasında Yargıtay’a atanan yeni üyelerden oluşuyor. Çok tartışılan bu durum yargılama öncesinde de gündeme gelmişti.
Yargıtay çevrelerinde Yargıtay 9. Dairesine yapılan atamalara dikkat çekilmiş ve
yapılan atamalar “Silivri atamaları” olarak nitelenmişti.

Yargıtay kulislerinde,

  • Silivri’de hangi karar verilirse Yargıtay’dan o çıkar.
    Yalnızca suçluyu suçsuzu ayırdık’ mesajı vermek için
    ufak tefek değişiklikler yapılır. Asıl plan değişmez.” denmişti.

Komutanlardan açıklama: İntİkam alınmaktadır

Hadımköy Askeri Cezaevi’nde tutuklu komutanlar yazılı açıklama yaptı.
85 komutanın imzaladığı açıklama şöyle:

  • “Bizler uğruna can vermeye yemin ettiğimiz bu kutsal vatan ve onun üzerinde yaşayan Yüce Türk Milleti’nin hiçbir değerine ihanet etmedik,
    görevlerimizi yerine getirirken Anayasa ve yasaların çizdiği yoldan
    asla ayrılmadık. Birlikte yola çıktığımız ve bugünleri göremeyen aziz şehitlerimiz ile bugünleri yaşayarak kahrolan gazilerimizin ve bu ülkenin tek gerçek devrimini gerçekleştiren Mustafa Kemal Atatürk’ün tertemiz hatıraları önünde suçsuzluğumuzu bir kez daha haykırıyoruz.
  • Vatan sağolsun!

Yakınları: Mücadeleye devam!

Kararın açıklanmasından sonra ceza alan komutanların eşleri ve yakınları kararı protesto ederken, mücadeleye devam edeceklerini bildirdiler.
Dimdik ayakta olduklarını kaydeden komutan yakınları şunları söylediler:

Emekli Albay Hasan Basri Aslan’ın eşi Nefise Aslan:

“Eşim serbest bırakıldı ama sevinemiyorum. Buruk bir şekilde mutluluğumuzu yaşıyoruz.Herkesi içerden çıkarttığımız zaman asıl mutluluğumuzu yaşayacağız.
Onları çıkartmadan mücadelemiz bitmeyecek.
İçeride tek bir kişi bile kalmayacak.”

Dursun Çiçek’in kızı İrem Çiçek:

– Bu karar tanınacak bir karar değil.
– Türkiye’de hukukun işlemediğini net olarak gördük.
– Hükümet yarattığı ‘yargıdan’ zevk alabilir.
– Yargıtay, içtihatlarına aykırı kararına imzayı attı.
PKK pazarlığına tutsak edilen Türk askeri içeride.
– Rahat nefes al AKP.

Emekli Org.Çetin Doğan’ın eşi Nilgül Doğan:

Türkiye’de hukuku, adaleti böyle bir mahkemeden beklemek hata olurdu.
Bu dakikadan sonra, Cumhuriyet’e gönül veren, Ordumuzu seven herkesin
haklı mücadelemize daha çok destek vermesi lazım.
Bizler dimdik ayaktayız.
Türkiye Cumhuriyeti parça parça edilirken susmayacağız.
Bu düzen böyle gitmez, gitmeyecek.

Emekli Albay Ahmet Zeki Üçok’un eşi Berrin Üçok:

İlk günden başlayarak heyete güvenemedim.
Ama yine de Türkiye Cumhuriyeti’nin, bir hukuk devleti olduğuna inanmak istiyordum.
Artık hukuk olmadığına inancım tamdır.
Sonuna kadar mücadelemiz devam edecektir.

Olcay Kabaktepe – İlkay Akkaya
10 Ekim 2013