TÜRKİYE’nin BEKA SORUNU AKP’dir!

TÜRKİYE’nin BEKA SORUNU AKP’dir!

Rifat Serdaroğlu

Bazı siyasetçiler milletiyle inatlaşır, onu yok sayar ve onun iradesine hakaret eder! Bunların demokrasi ile uzaktan yakından ilgileri yoktur.
Çoğu kara cahildir. Ne bilime, ne uzmanlığa, ne dinlemeye, ne de öğrenmeye saygıları vardır. Bunlar biat (şartsız-tartışmasız itaat) kültürüne inanır.
Çünkü kendileri de öyle yetişmiştir.
Demokrasi ile biat asla bir arada olamaz. İşin doğasına aykırıdır.
Tıpkı ateşle barutun yan yana olamayacağı gibi!
Kesin kanaatim şudur ki; bu tip siyasetçiler asla DEMOKRAT OLAMAZLAR.

Bir millet eğer demokratik rejim içinde yaşamak, özgürlüğüne ve onuruna sahip çıkmak istiyorsa, bu tarz siyasetçilerden yine demokratik yoldan kurtulmak zorundadır.

AKP, Türk Milletine yalan söylemektedir.
AKP, emrindeki devlet gücü ve medya gücüyle doğruları çarpıtmaktadır.
AKP, devlet kadrolarını, AKP’ye emir eri olmayı kabul edenlerle doldurmaktadır.

Türk Milletinin doğruları ile AKP’nin doğruları birbirine yüz seksen derece zıttır.
Örneğin;
Türk Milletine göre, bir devlet bankasının genel müdürünün evindeki ayakkabı kutularının içinde milyonlarca dolar-avro çıkması, tek kelime ile hırsızlıktır.
AKP’ye göre, kendi adamı olan o genel müdür hırsız değildir. Ayakkabı kutusundaki dövizler, filanca yerdeki İmam Hatip Okulu yaptırmak için toplanan yardım parasıdır!

Türk Milletine göre, devletin iş verdiği müteahhitlerden toplanan avanta milyon dolarlarla satın alınan medya grubu, haram bir fesat yuvasıdır.
AKP’ye göre ise bu haram medyası, İslam Devletine giden yolda ele geçirilen bir kaledir ve mubahtır!

Türk Milletine göre, “Sandıkla gelen, sandıkla gitmelidir.”
AKP’ye göre; “Sandık, onlar kazandığı sürece geçerlidir.” Kaybederlerse mutlaka organize hile vardır!

Türk Milleti ne Cumhuriyet döneminde, ne Osmanlı zamanında, ne de daha eski dönemlerde böylesine çirkin, böylesine kindar, böylesine kendi vatanına düşman bir yönetim görmedi!

AKP’nin son densizliğini sizlerle paylaşalım;
İstanbul’da, AKP Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini kaybetti ya!
Bir taraftan YSK üyelerine ağır baskı uygularken, öte yandan hiçbir insanın kabullenemeyeceği yöntemlere başvurup, devleti tüm dünyaya rezil ediyorlar!

AKP, daha önce kendi adamlarında olan belediyelerin borçlarını, seçimi kazanan belediyelerin paylarından kesmeye başladı bile. Amaç, belediyeleri çalışanların maaşlarını ödeyemez hale getirmek!

Ayrıca, Belediye Encümenlerin yapısını kararname ile değiştirip, seçilen Başkanların elini kolunu bağlamak kararındalar!

Bu anlayışın benzerini biz daha önce görmüştük;
AKP’nin devlet katında konuk ettiği biri vardı! Fesli Deli Kadir!
Kurtuluş Savaşını keşke Yunan kazansaydı” diyen zavallı!
Bu anlayışıyla, “belediyeler benden olmazsa batsın” anlayışı aynı kafanın ürünüdür.

AKP’nin unuttuğu bir gerçek vardır;
Birileri Türk Milletine kötülük yapmaya kalkarsa, gün gelir Türk Milletinden öyle bir şamar yerler ki, geldikleri yeri bile unuturlar.
Geliyor beş kardeş, dikkat edin. Hem de öyle başparmağı kırık olanından değil…

Sağlık ve başarı dileklerimle 04 Mayıs 2019

TÜRK MİLLETİNİ SÜRÜ YERİNE KOYMAK

TÜRK MİLLETİNİ SÜRÜ YERİNE KOYMAK

Rifat Serdaroglu

AKP ve MHP Genel Başkanları önce söz kestiler, sonra birbirlerine nişan taktılar yakında da düğün yapacaklar! Düğün davetiyesine ne yazacaklarına karar verememişlerdi!
“Cumhur İttifakı”, “Ay Yıldız İttifakı”, “15 Temmuz İttifakı”, “Omuz Omuza İttifakı”, “İkili mi Çoklu mu İttifakı” gibi seçenekler gündemde tutuluyordu, sonunda cumhur ittifakında karar kıldılar.

Bu ilkesel tartışmalar sürüp giderken MHP Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan içimize su serpen şu açıklamayı yaptı!
“MHP’nin AK Parti ile kurduğu milli mutabakat bir menfaat ilişkisi değildir.”

Ohh şimdi rahatladık! Hele bu garantiyi MHP kurucusu Alparslan Türkeş’in “Şamanist” diye partiden attığı, Mehmet Ağar ve Özer Çiller’in kankası, oğulları son yılların en çabuk büyüyen taşeron inşaat şirketinin sahibi olan kişi söylüyorsa bu ilişkide menfaat olamaz, yoktur!
AKP-MHP ilişkisi tamamen duygusaldır ve ilkeseldir. Aralarında, henüz nikah yok ama düzeyli bir ilişkileri olduğu çok belli oluyor…

Şimdi her biri birer “dava adamı” olan Ülkücü gençlere soralım;
– Sizler, birileri AKP’li devlet müteahhitlerinin yanında taşeronluk yapıp zengin olmaları için mi siyaset yapıyorsunuz?
– Sizler, Alparslan Türkeş’in öğütlediği 9 Işık ilkesine böyle mi bağlısınız?
“Her türlü milliyetçiliği ayaklar altına aldım” diyen kişiyi desteklemek için mi,
9 Işık’ın birinci ilkesi olan Milliyetçiliği çiğneyeceksiniz?
– “Ahlakçılık” ilkeniz ile 17/25’i ve Reza Zarrab’ı-AKP’li rüşvetçi Bakanları nasıl bağdaştıracaksınız?
– Ülkücülerin temel düsturu olan “İnsan sevgisi ve insan haysiyetine sonsuz saygı” ile Öcalan’dan mektup getirip PKK ile iş tutanları, Türk Vatanında “PKK Şehitliği” açanları nasıl birleştireceksiniz?

-Sizler, “Ne Mutlu Türküm Diyene” ilkesini görüntü kirliliği yapıyor diye kaldırtıp, çöplüğe atan, Milli andımızı tüm okullardan kaldıran, fakat Hizbullah örgütünün ülkede sınav yapmasına izin veren bir anlayışı gerçekten destekleyecek misiniz?

-Sizler, kafasında hala “Türk Devletinin Tapusu” olan Lozan’ı hazmedemeyen birini nasıl destekleyeceksiniz?

-Sizler, Bozkurt işaretini bırakıp, Muaviye kaynaklı Rabia’yı mı simge olarak kabul edeceksiniz?

-Sizler, makam odasındaki saati 17/25’te durduran, kişileri Kandil uşağı diye suçlayan sonradan yüz seksen derece dönüp o kişiyi desteklemesini içinize sindirebiliyor musunuz?

-Sizler, Atatürk’e devamlı hakaret eden, Kurtuluş Savaşını keşke Yunan kazansaydı diyen fesli şarlatanın peşinden mi gideceksiniz?

Değerli Okurlar;
Özellikle kandırılmış gençlere şunu iyi anlatmamız gerek: Parti, DİN değildir. Partiyi yönetenler kişisel çıkarları için doğrudan ayrıldı ise, onların peşinden gitmek en büyük suçtur ve en büyük günahtır.
Sevgili gençler, çıkar uğruna kendisini satanların sizleri sermaye yapmalarına izin vermeyin.
Haram para kazananlara destek olup, bir taraftan aç ve işsiz gezerken bir de vatanınıza ihanet etmiş kişi durumuna düşmeyin… Eğer kendinizi gerçekten “Türk, Atatürk’çü, Türk Milliyetçisi” olarak görüyorsanız, size yakışanı yapın. Yok, bu parti kararıdır, biz uyarız diyorsanız kendinize yeni bir sıfat bulun! Sizden ülkücü, milliyetçi olmaz…

Sağlık ve başarı dileklerimle, 22 Şubat 2018
==============================================
Teşekkürler değerli Rifat Serdaroğlu…

Yazdıklarınıza tümüyle katılıyoruz.. Sağolunuz..

Sevgi ve saygı ile. 23 Şubat 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com