Yanıtlanmayan ve sorulmayan sorular

Yanıtlanmayan ve sorulmayan sorular

Naci BEŞTEPE
E. Tümgeneral

(AS : Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

Yine şehitlerimiz var (AS: 31 Mays 2017 gecesi helikopter kazası).
Oysa halk oylamasında “evet” çıktı! 13 yiğit. Kahramanlar yatağı Türk Ordusunun 13 aslanı. Saygı onlara, selam onlara. Türk milletinin kahramanları tükenmez. Yiğitler sırada bekler. Nice şehitler veririz bu vatan ve millet uğruna. 15 Temmuzcular kadar kıymetleri bilinmese de.

1 Haziran 13 00 haberlerinden sonra TRT Radyo-1’de “15 Temmuz Programı” nı dinliyorum. Vatandaş kahramanlığını anlatıyor;
Yollar tutulmuş, köprüden atlamış. Araba iterken elini cam kesmiş, gazi olmuş. Gnkur’un önüne gelmiş “Allahu ekber!” diye bağırmışlar, silahlı askerler korkup kaçmış.
Gerçi duvardan içeri girememiş ama olsun, gene de kahraman gazi…
13 şehidimiz üç gün sonra unutulur. Temmuz yaklaşıyor, görün tantanayı. TSK, terör, sınır ötesi, moral hepsi bir yana atılır…

AÇIKLAMA-MA

Soner Yalçın 31 Mayıs’ta (AS: 2017) köşesinde; 15 Temmuz öncesi “FETÖ askeri darbeye hazırlanıyor” diye yazanların “Genelkurmay PKK ile mücadele ediyor, bu tür yazılar moral bozuyor” diye eleştirildiğini yazdı. Aynı söylem artarak sürüyor
Gnkur. Bşk. Org. Akar’ın TBMM Araştırma-ma Komisyonu’na yazdığı mektup açıklandı.

Terörle mücadele devam ederken komisyon çalıştığına göre biz de değerlendirme yapabiliriz. Yeni bir şey yok.
TSK içindeki FETÖ’cü yapılanma bilgileri son dönemdeki MİT-Emniyet raporu ile sınırlı imiş de 30 Ağustos’taki YAŞ’ta gereken yapılmak üzere hazırlık yapılıyormuş.
Org. Özel döneminde yağmaya başlayan ihbarlar, şikayetler, makaleler, kitaplar ne olmuş?
Yok sayılmış. Mektup öyle diyor.
MİT’e giden binbaşının ihbarından büyük bir olay olacağını anlaşılmış.
Ne yapmış? Hava sahasını kapatmış, uçuşları durdurmuş. 30’dan çok askeri uçak indirilmiş. Güzel. Olması gereken yapılmış.
Peki, Malatya’dan kalkış yapıp “Alana dön!” çağrısına uymayan helikopterlerle ilgili bilgi gelmiş mi, gelmemiş mi, ne yapılmış?
Kara Havacılık Okulu’ndaki helikopterler kontrol ettirilmiş. Hangarlar kapalıymış. Ala.
Açıkta park durumundaki helikopterlere ne yapılmış?

SORMA-MA, ARAŞTIRMA-MA

Komisyonun sorup yanıtı geçiştirilenler yanında sormadığı pek çok soru var.
İşte birkaçı :

Fehmi Koru bile Korg. Aksakallı’nın değindiği konuyu sordu. Komisyon sormadı.
Neden personele “mesaiye devam” emri verilmedi?
Hatta alarm verilip dışardakiler de göreve çağrılsa daha uygun olmaz mıydı?
Gnkur. Bşk. ÖKK. lığındaki töreni neden bir gün öne aldırdı?
Törenden sonra MİT Başkanı ile baş başa saatlerce ne konuştular?
“Aile sohbeti, özel yaşam” kabul edildi ki oraya girilmedi.
MİT Bşk. Cumhurbaşkanı’na ulaşmaya ve uyarmaya çalışırken Gnkur. Bşk. en azından Başbakan’ı neden aramadı?
Bir binbaşı MİT’e gitmiş. Asker şahıs başvurusunu kime yapacağını bilmez mi?
Neden üst komutanlığa gitmemiş?
O binbaşının MİT’ten öğrenilip hemen çağrılması ve sorgulanması gerekmez miydi?
Tümg. Dişli’yi 17 yıl neden yakınında tuttu?
Tuğg. Partigöç hakkındaki MİT-Emniyet raporlarına neden itibar etmedi?

Derdest edilen birinin içerdeki odaya geçip namaz kılmasına izin verilir mi?
Derdest edilen birinin emri dinlenir mi?
Derdest edilen diğer generallerin elleri, ayakları, gözleri bağlı iken Gnkur. Bşk.
neden bağlanmadı?

Akıncılar’dan dönerken neden Tümg. Dişli ile birlikteydi? Dişli’ye “Ne anlatacağız?” diye neden sordu? ve neden “Teşekkürler evlat” dedi?

Son ve en önemli soru : Darbe girişimi sırasında komuta katını işgal etmekteydiniz?
Komutan sorumluğunu yerine getirdiniz mi?

Komisyonun görev alanı dışına çıktığı için ben devam ettireyim :

  • Getiremediyseniz istifa etmeniz gerekmez miydi?

TSK’da derdest edilen bir komutanın otoritesi sarsılmaz mı?
Göğsünüzü gere ger komutanlık yaptığınızı düşünüyor musunuz? (02 Haziran 2017)
==========================================
Dostlar,

E. Tümg. Sayın Naci Beştepe, TSK’da önemli görevler üstlenmiş ama NATO misyonu olmamıştır.. Bu husus, altı çizilmesi gereken bir özelliktir.

Emekliliğinden sonra köşesine çekilmemiş, yurt savunmasını sivil yurttaş olarak yürütmüştür.
Pek çok demokratik – yasal hak arayışında sokaklarda yay yana yürümüş, hukuk dışı polis şiddeti ile karşılaşmışızdır.. Tümüyle anlamsız – gereksiz hatta açık suç oluşturan orantısız polis müdahalesi.. Basınçlı su ve biber gazı.. Bolca.. Yakın uzaklıktan, yüzüne yüzüne…
Olmadı copları konuşturmak, hede gözeterek plastik mermi kullanmak..
Yerlerde ezerek sürüklemek..Düşman hukukunu bile aşan gaddarlıkla..

İnsanlık suçu gerçekte bunlar…
Bir ülkenin profesörü, emekli generali.. sokakta yürümeye zorlanmış ve bu demokratik hakkını kullanmaktan başka çıkar yol görememiş ise orada zaten olağandışı bir durum vardır.. Geçelim sonrasını.. yürüyüşte polisin faşist zihniyetle yönlendirilişini, kin – intikam aracı yapılışını..

İşte böyle bir kişi E. Tümg. Naci Beştepe ve bu yazısında son derece önemli soruları var
TBBM Araştırma-MA / Sorma-MA Komisyonuna.. (Acı veren ironi kaçırılmasın..)
Geçmişte birlikte çalıştığı şimdiki Genelkurmay Başkanı Org. Hulusi Akar‘a da elbette.

  • Ne yazık ki TBMM Komisyonu tam bir fiyaskoya imza attı ve 15 Temmuz felaketini örtbas etti.Ama FETÖ ile savaşım (mücadele) gerekçesiyle ülkede tam bir cadı avı, ne denli karşıt (muhalif) varsa, yaratılan bu fırsatla tasfiyesi tam gaz sürüyor.. 11. ayı bitmek üzere OHAL’in, 140 bin dolayında insan açığa alındı – ihraç edildi.. 40 bine yakını cezaevlerine kondu fakat hala sonu gelmedi, getirilemedi nedense (!)Fakat böyle kalmayacaktır, gerçekler inatçıdırlar ve 1’den çok yerde belgeleri bir biçimde arşivlenmiştir.. Mutlaka uç, hatta patlak verirler vakti – saati geldikte..

    Tıpkı Ergenekon – Balyoz ve türevi kumpas davalardaki iktidar – FETÖ işbirliğinde olduğu gibi. Erdoğan o karanlık zamanlarda Başbakan olarak gürlüyor ve ”Ben bu davanın savcısıyım!” diyordu.. Şimdi durum daha az ürkünç (vahim) değil;

  • FETÖ gerekçesiyle, OHAL çelik yumruğu ile akla – hayale gelen gelmeyen ne varsa yapılıyor Türkiye’ye.. Örn. Üniversite hocaları kendi dekan – rektörlerini seçmekten acizdirler ve tüm rektörleri tek başına partili Cumhurbaşkanı atamaktadır. Ama seçimlerde Cumhur’un oyu kutsal!
  • Tüm yollar, kadir-i mutlak TEK ADAM’a, 21. yy. padişahına çıkıyor!
    Adı Cumhurbaşkanlığı sistemi ve dünyada eşi benzeri olmayan bir ucube..Demokrasi, hukuk devleti, temel insan hak ve özgürlüklerini geçiniz efendim;
    can güvenliği bile kalmamıştır, bırakılmamıştır bu ülkede AKP iktidarının 15. yılında..

    Dünya, söylenceye (efsaneye) göre 900 yıl yaşayan Sultan Süleyman’a bile kalmadı..
    Atatürk Türkiye’sinin muazzam devrimci birikim ve bilinci, Cumhuriyeti emanetçisi 21. yy. kuşakları bu kumpası da yarmayı mutlaka başaracaktır.

  • Zamanın ruhu, Türkiye’de çağdışı bir rejimi sürgit kılmaya ne yazık ki (!) / ne mutlu ki
    el ver-me-mek-te-dir.. Bu böylece bilinmeli ve herkes haddini bilmelidir!Sevgi ve saygı ile. 09 Haziran 2017, Datça

    Dr. Ahmet SALTIK
    Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
    www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Not : Sn. Beştepe’nin 2 Haziran 2017’de yazdığı yazı bize yeni ulaştı…

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir