Keşke doğru olsa!

Keşke doğru olsa!

portresi_resmi


Prof.  Dr. Emre KONGAR
Cumhuriyet
, 26.08.2016

(AS : Bizim katkımız yazının altındadır..)

 

  • Dünkü Cumhuriyet’te Duygu Güvenç’in Cerablus haberi, Suriye’de üst üste yapılan sistematik yanlışlardan dönüleceği umudunu yaratıyordu; dilerim doğru çıkar!
    Önce haberin öğelerini bir kez daha anımsayalım:

    Harekât Rusya’yla koordineli:

    Türkiye’nin yurtdışındaki
    misyonları başta BM olmak üzere bilgilendirmelere devam ederken, operasyon başlamadan önce Rusya’ya da bilgi verildiği öğrenildi.

    Şam’la koordinasyon niyeti:

    Cumhuriyet’e konuşan kaynaklar ise “Suriye’de terör karşıtı eylemler hiç olmadığı kadar önemli” derken, Türkiye’nin operasyonlarını Şam ile koordine etmesi gerektiğini savundu.


    Bölge insanının geri dönmesi
    amaçlanıyor:


    Askeri kaynaklar operasyonun
    tamamlanmasının ardından amacın “terör ve teröristlerden arındırılmış bölge” oluşturarak buraya bölge insanının yerleşmesinin hedeflendiğini belirtti.


    Suriye’nin toprak bütünlüğü
    amaçlar arasında:


    Operasyonun 3 amacı şöyle
    açıklandı:

    1. Sınır güvenliğini sağlamak,
    2. IŞİD ile mücadele kapsamında koalisyon güçlerine destek vermek,
    3. Suriye’nin toprak bütünlüğünü sağlamak.”

***
Türkiye’nin Ortadoğu ve Suriye politikasında 5 büyük sistematik hata yapıldı:

1) Ülkelerin içindeki iktidar mücadelelerine ve iç savaşlara doğrudan taraf olunması:
Irak’ta görece uzak duruldu, Mısır’da kapısından dönüldü, Suriye’de gırtlağa dek girildi.
2) Üç yanlış ideolojiye saplanılması:
a- “Kadim kültürümüz” ve “Neo-Osmanlıcılık” söylemleri ve hayalleri ile…
b- “Ilımlı İslam” modeli çerçevesinde…
c- “Mezhepçi çizgide”…
Ortadoğu bölgesinde egemenlik kurulmak istendi.
3) İç politikanın dış politikada, dış politikanın da iç politikada kullanılması:
“Ilımlı İslam” projesine dayalı iç ve dış siyaset, “One minute”, Mavi Marmara, Gazze, seçim sonuçlarının bile İslam Âlemi referanslarıyla kutlanması, Gezi Direnişi’nin bile dışa bağlanması, Rus uçağının düşürülmesi, PKK-PYD-YPG ilişkileri, IŞİD, bombalar, vs.
4) Dünya ve bölge dengelerinin dikkate alınmaması:
Dünya dengeleri açısından, İran ve Rusya yok (ve hatta düşman) sayıldı, ABD’ye de“kraldan çok kralcı” davranıldı.
Bölge dengeleri açısından, oralardaki Kürt, Türkmen, Arap, Nusayri, vb gibi kimlikleri tanımak yerine, Sünni İslam kimliği öne çıkarıldı.
5) Kişilere endeksli politikalar izlenmesi:
Saddam, Kaddafi ve Esad karşıtlığı, Mursi yandaşlığı, Sisi karşıtlığı gibi saplantılara teslim olundu.
***

“ABD’nin Siyasal İslam’la Dansı” kitabımda; Türkiye’nin, İran ve Rusya ile olan iyi ilişkilerine ve NATO üyeliğine gönderme yaparak mevcut krizde CİDDİ BİR UZLAŞTIRICI ROL oynayabileceğine işaret etmiştim. Duygu Güvenç’in haberi bana bu konuda “Acaba” dedirtti… Yine de, baştaki kadrolara, bugüne dek izlenen yanlış politikalara, yapılan ısrarlı hatalara bakınca ve “Mercidabık” naralarını duydukça pek de umutlu olamıyorum!

==========================================

Dostlar,

AKP – RTE’ye serinkanlılık, sağduyu diliyoruz bir kez daha..
En küçük “yeni” hataların birikimli (kümülatif – sinerjistik) etki yüzüden çok daha ağır yeni ve stratejik olabilecek bedeller doğurabileceğinin hep ama hep hesaba katılması gerek..

TBMM anlamsız – akıl dışı tatilini bırakıp derhal açılmalı..
AKP’nin bu “Meclissiz OHAL” dayatması kökten despotik olup aşılmalı..

Anayasa md. 93/2-3 şöyle :

  • Meclis, … ara verme veya tatil sırasında, doğrudan doğruya veya Bakanlar Kurulunun istemi üzerine, Cumhurbaşkanınca toplantıya çağrılır.
  • Meclis Başkanı da doğrudan doğruya veya üyelerin beşte birinin yazılı istemi üzerine, Meclisi toplantıya çağırır.

Laiklik düşmanı Kahraman Başkan’ın içine siniyor mu Başkanı olduğu TBMM’nin OHAL döneminde “yok hükmünde” olması?? OHAL Kararnameleri TBMM İçtüzüğü gereğince (md. 128) görüşülmeden, “Komisyon yerinde yok” gerekçesi ile komik olunarak tatile çıkılması..

Ayıptır efendiler, ayıptır.. biraz utanmak gerekir.
Hele AKP Meclis grubunun oylarıyla “15 Temmuz Darbe Girişimi” nin TBMM tarafından incelenmesi önerisinin reddedilmesinin akla sığar zerre yanı bulunmaz.

Bu gidiş,“AKP – RTE aynı, değişen hiçbir şey yok.” değerlendirmelerine haklılık kazandırıyor. Oysa AKP – RTE’nin kökten rota değiştirmesi ve eski hatalarını zerrece yinelememesi gerekiyor.

Çare; Cumhuriyetin temel değerlerine sıkı sıkıya sarılmak ve başta TBMM, devlet kurumları ve düzeneklerini (mekanizmalarını) çalıştırarak danışan – katılımcı ulusal politikala üretmek ve saydamlıkla uygulamaktır..

Hala ders alınmazsa, çöküntünün (enkazın) yutacağı ilk kişi RTE, kurum ise AKP olacaktır..

Sevgi ve saygı ile.
27 Ağustos 2016, Tekirdağ

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir