Damadını, avukatını, doktorunu, metin yazarını, muhasebecisini, okul arkadaşını, asker arkadaşını, makam şoförünü milletvekili yaptı..

Dostlar,

Araştırmacı gazeteci -yazar geleneğini sürdüren çok yetenekli yazarlarımızdan biri,
görüşlerini paylaşmayan pek çok çevrenin de hakkını vererek onayladığı Yılmaz ÖZDİL..

Yazıları gerçekten birbirinden öğretici, düşündürücü ve de en önemlisi sorgulatıcı..
İnsanlık SORGULAMAYI öğrendiğinde, Kurtuluş Güneşi ufuklarımızda
yükselmeye başlayacak.

Bize göre bir insana verilecek en büyük armağan; SORGULAYAN AKIL kazandırmaktır.
Ama Türkiye, ezberci eğitimle ZİHİNSEL SOYKIRIM uygulamakta.. AKP ile iyice hızlandı.
onbinlerce bebe Kuran’ı ezberlemeye, Hafız olmaya zorlanıyor, bu soykırım teşvik ediliyor.
Binlerce Kuran kursunda onbinlerce çocuk öğrenci.. İnsan ve çocuk hakları ayaklar altında.

Kuran’ı anlayarak öğrenmeye / öğretmeye dönük kurslara neden pek rastlamıyoruz ??

Aydınlanma öncülerinden Alman felsefeci İmmanuel Kant‘ın feryadı kulaklarımızda :

  • SAPERE AUDE, SAPERE AUDE, SAPERE….AU…
    (Aklını fark et, aklını kullan, aklını kullan…)G20 Türkiye-2015 Doruğu’nun ardından yine dağ fare doğurdu denebilir.. Ancak bu yargı beklentinize bağlı. Doğrusu biz düş kırıklığına uğramadık, çünkü -sanırız- beklentilerimiz gerçekçi idi, yani Dünya Barış ve gönenci için anlamlı bir somut katkı veya gelecek için
    uygulanabilir çözüm önerileri zaten beklemiyorduk.
  • RTE egosunu biraz daha besleme olanağı buldu, dileriz bir süre idare eder ve bu arada
    doğru şeyler yapılır Türkiye’de.. Kısa süre sonrasını bilemiyoruz.. Narsisistik kişiliklerin onmaz ego doyumsuzluğu sorununun çözümsüzlüğü için sıradan bilimsel yazına (literatüre) bakılabilir.
    (DSM V’te Narsisistik Kişilik Bozukluğu  olarak tanımlanıyor. İngilizcesi “Narcissistic Personality Disorder” ancak.. bu “Disorder” karşılığı “Bozukluk” dendiğinde kimi cevval savcılar salt bu gerekçe ile hakaret davası açabiliyor!.. Ne günlere kaldık!??)26. genel seçimlerde RTE kimleri aday yaptı ve TBMM’ye taşıdı, Kanada ile karşılaştırmalı olarak Özdil’in yazısından ibretle okuyoruz.. Özellikle son paragrafı :
  • “Bizim asrın lideri ise… Damadını, avukatını, doktorunu, metin yazarını, muhasebecisini,
    okul arkadaşını, asker arkadaşını, makam şoförünü milletvekili yaptı.
    Bana sorarsanız G20’nin en önemli sonucu budur. Elalem, astronotu tercih etti. 

    Bizim ahali, bizimkinin şoförünü.”Sevgi ve saygı ile.
    18 Kasım 2015, Ankara

    Dr. Ahmet SALTIK
    www.ahmetsaltik.net
    profsaltik@gmail.com

    ========================

    G 20

Yılmaz Özdil Yılmaz ÖZDİL
SÖZCÜ, 17.11.2015

Annesi hippi’ydi. Nerde akşam orda sabah takılıyor, esrar kullanıyordu. Babasıyla birlikte olmaya başladıklarında henüz reşit değildi, 17 yaşındaydı. Aralarında 30 yaş fark vardı.
Nikah masasına oturduklarında, annesi 22 yaşında, babası 52 yaşındaydı.
*
Üç çocukları oldu ama, üç çocuk annesi hâlâ ele avuca sığmayan bir çiçek kız’dı.
Resmi davetlere sutyensiz gidiyor, süper mini giyiyor, üstelik külot giymiyor, kahkahayla
frikik veriyordu. Skandallar kraliçesiydi, paparazzi ordusuyla geziyordu. Mesela… Rolling Stones konserine gitti, çıkışta buhar oldu, nerede olduğu bilinmiyordu, geceyi Mick Jagger’la geçirdiği konuşuluyordu. Gazeteciler sabaha kadar otel otel aradı. Ertesi gün anlaşıldı ki,
Mick Jagger’la değil, Rolling Stones’un gitaristi Ronnie Wood’la beraber olmuştu.
*
Neticede, çocuklarını kocasının başına bıraktı, evi terketti. New York’un efsane gece kulübü Studio 54’ün müdavimlerinden oldu. Bir gece Andy Warhol’un kolunda, bir gece Mikhail Baryshnikov’un yanında, bir gece Truman Capote’nin masasındaydı. Sosyete dergilerinin kapaklarındaydı. ABD Başkanı’nın kardeşi, senatör Ted Kennedy’yle aşk yaşadı.
Jack Nicholson’la aşk yaşadı.
*
Diyeceksiniz ki, annesi bunları yaparken, annesinden 30 yaş büyük babası ne yapıyordu?
Gelmiş geçmiş en büyük zamparalardan biriydi. Barbra Streisand’la aşk yaşadı. Mick Jagger’ın eşi Bianca Jagger’la aşk yaşadı. Sex and the City’den tanıdığımız Kim Catrall’la yattı.
Klasik gitarın first leydisi olarak bilinen Liona Boyd’la yattı. Grammy ödüllü şarkıcı Gale Zoe Garnett’le yattı. Superman’i boynuzladı kardeşim… Superman filminde Superman’in
kız arkadaşı Lois Lane’i canlandıran Margot Kidder’la beraber oldu.
*
Görüldüğü gibi, annesiyle babası cümle alemle yatıyor, bi tek birbirleriyle yatmıyorlardı…
E nihayet boşandılar.
*
Babası, çocukların velayetini aldı. Annesi bir başkasıyla evlendi, iki çocuğu daha oldu,
gene boşandı. Babası, 2000 senesinde öldü. Babası hastanedeyken, annesi geldi, günlerce başucunda oturdu, son nefesini verene dek elini tuttu. Çünkü aslında, başka kollardayken bile birbirlerini seviyorlardı, ruhen birbirleri için yaratılmışlardı ama, evlilik onlara göre değildi. Jenerasyon farkı da, tuz biber ekmişti.
*
Annesi şu anda 67 yaşında… Yüreğindeki fırtınaları dindi, nihayet duruldu. Sivil toplum örgütlerinde çalışıyor. Gençliğinde ihmal ettiği çocuklarıyla ve torunlarıyla mutlu bir
babaanne olarak yaşıyor.
*
Kim bu insanlar diye merak edersiniz?
*
Hani, G20 zirvesinin en dikkat çekici ismi, Kanada başbakanı Justin Trudeau var ya…
İşte O’nun ebeveynleri. (AS: ebeveyn : anababa!)
*
(Babası Pierre Trudeau, kendisi gibi, Kanada başbakanıydı. 14 yıl  iktidarda kaldı.
Fransa yanlılarını yenilgiye uğrattı, Kanada’nın bölünmesini engelledi. Ülkesinin Birleşik Krallık’tan fiilen ayrılmasını sağladı, Kanada’nın tam bağımsızlığını ilan etti. Hem kendisinin, hem de eşi Margaret’in çalkantılı özel yaşamına karşın… Kanada tarihinin en başarılı başbakanıydı.)
*
(G20 ülkelerine bakarsak… Almanya’nın Cumhurbaşkanı Gauck, evli ama eşinden ayrı yaşıyor, kendisinden 20 yaş küçük sevgilisi var, saklamıyor, resmi gezilere bile sevgilisiyle gidiyor. Rusya Devlet Başkanı Putin, kendisinden 30 yaş küçük jimnastikçi sevgilisi yüzünden 30 yıllık eşinden boşandı. Fransa Cumhurbaşkanı Hollande, eşini sevgilisiyle aldattı, sevgilisini de yeni sevgilisiyle aldattı, kadınlar birbirine girdi, adamın özel yaşamı öylesine karışık ki, anca grafikle anlatılabiliyor. ABD eski başkanı B. Clinton, stajyer Monica’yla enselendi, eşi Hillary boşanmadı, Dışişleri Bakanı oldu, seneye Başkan olabilir. Çünkü… Gelişmiş ülkelerin milletleri, kim kiminle yatmış, ilgilenmiyor. Milletin orasına koyan var mı, ona dikkat ediyor!)
*
Kanada’ya dönersek…
Üç yaşındaki Aylan’ın cansız bedeni Bodrum sahilinde karaya vurana kadar, Kanada’da muhafazakar hükümet vardı. Aylan’ın halası Kanada vatandaşıydı, Aylan’ın babası Kanada’dan sığınma talep etmiş, reddedilmişti, mecburen çocuklarıyla birlikte bota binip Yunan adasına geçmeye çalışmıştı. Aylan’ın tüm dünyada manşet olan fotoğrafı, Kanada’da hükümetin değişmesine neden oldu, Justin Başbakan oldu. Kanada halkı, hükümeti cezalandırmıştı.
*
Türkiye’de ise… Aylan öldü, bizim hükümetin oyları arttı. Kanada halkı cezalandırırken,
bizim muhafazakar ahalimiz ödüllendirmişti!
Aylan’ın ölümü, Kanada’da bardağı taşıran damlaydı. Çünkü, muhafazakar iktidar döneminde, Kanada’nın borcu artmış, yolsuzluk iddiaları ayyuka çıkmıştı.
Türkiye’de ise… Ayakkabı kutularından dolarlar, yatak odalarından para kasaları fışkırdı, muhafazakar ailelerde büyümüş muhafazakar siyasetçilerimiz alenen hırsızlıkla suçlandı, muhafazakar iktidarımız oy patlaması yaptı.
*
Justin Trudeau hükümet kurdu, kadın-erkek eşitliği fıtrata ters değil dedi, 30 bakanlığın 15’ini kadınlara verdi. Irk, din ayrımı yapmadı, bakanları arasında Afgan kökenli de var, kızılderili kökenli de var, müslüman da var, ateist de var. Nobel Barış Ödülü sahibi profesörü teknoloji bakanı yaptı. Afganistan’da Bosna’da vuruşmuş, madalyalı savaş kahramanı subayı savunma bakanı yaptı. Maganda kurşunuyla rastgele vurulan ve tekerlekli sandalyeye mahkum olan avukatı gazi işleri bakanı yaptı. Görme engelli, olimpiyat madalyalı, paralimpik yüzücüyü, spordan ve engellilerden sorumlu bakan yaptı. Uzay mekiğiyle bir değil, üç kez uzaya çıkan astronotu, ulaştırma bakanı yaptı.
*
Bizim asrın lideri ise… Damadını, avukatını, doktorunu, metin yazarını, muhasebecisini, okul arkadaşını, asker arkadaşını, makam şoförünü milletvekili yaptı.
Bana sorarsanız G20’nin en önemli sonucu budur.
Elalem, astronotu tercih etti. Bizim ahali, bizimkinin şoförünü.
===============

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir