Başbakanın Amerika Ziyaretiyle İlgili Düşünceler


Dostlar
,

Deneyimli diplomat (Em. Büyükelçi ve Dışişleri Müsteşarı) Dr. Onur Öymen,
Başbakan RTE’nin ABD ziyaretini irdeledi.

Bu denli fiyasko bir ziyaret, sanırız Türk diplomasi tarihinde daha önce görülmedi.

Yine de allayıp pullayarak kamuoyuna her nasılda “pazarlaması” yapıldı.
Bu medya organları gün gelecek, halkın yüzüne bakamayacaklar..

Her şey iyi de ortada somut hiçbir bir sonuç – kazanım yok..
Türkiye’nin hangi ulusal çıkarları korundu, bir adım ileriye taşınabildi??

Dolayısıyla gelişmeler kısa – orta erimde çıplak gerçeği sergilemeyecek mi?

Türk halkı ya da herhangi bir ulus bu denli nasıl aldatılabilir?
Bu kadim millet nasıl -haşa huzurdan- “aptal” yerine konabilir??

Bu akıldışı politikaların öznelerinin artık sanallaşan iktidarlarını uzun bouylu sürdürmeleri olanaksızıdır..

Hesap vermemeleri de!

Tarih bu tür senaryoların çöplüğü bir bakıma..

Sn. Öymen’in çok düşündürücü ve ders verici yazısı aşağıda..

Sevgi ve saygı ile.
29.5.13, Ankara
Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net

============================================

Başbakanın Amerika Ziyaretiyle İlgili Düşünceler

portresi2

Onur ÖYMEN

Başbakan Erdoğan’ın Amerika’ya yaptığı ziyaret ve
Başkan Obama‘yla yaptığı görüşmeler beklentilerin
çok gerisinde kaldı.
Erdoğan neler bekliyordu?

– Suriye’ye karşı Amerika’nın daha katı ve sonuç alıcı bir tavır sergilemesi,
– Suriye’nin kuzeyinde uçuşa yasak bölge ilanı, muhalif güçlere silah yardımı,
– Birleşmiş Milletlerin Suriye ve mülticelere destek konularında daha etkili olması.
– Başbakanın Gazze ziyaretine destek olunması.
– Filistin sorununun çözümünde ABD’nin daha aktif politika izlemesi.
– ABD’nin Irak Hükümetine karşı güçlü tepki göstermesi,
– Kuzey Irak’ta Türkiye’nin petrol çıkarlarına destek olması.
– Yalnızca NATO ülkelerinin korunması amacıyla Kürecik’e yerleştirildiği açıklanan füze kalkanı radarlarının muhtemel bir İsrail-İran savaşında kullanılmayacağının ilanı.
– KKTC’ye karşı uygulanan ambargoların kaldırılması.
– Kıbrıs Rum Yönetiminin uluslararası hukuka aykırı olarak yürüttüğü Doğu Akdenizdeki petrol ve doğal gaz araştırmalarına karşı çıkılması ve Amerikan şirketlerinin bu projede yer almaması.
– ABD’nin Avrupa Birliği’yle imzalayacağı Serbest Ticaret Antlaşmasıyla eş zamanlı olarak Türkiye’yle de böyle bir anlaşma imzalaması.
– 
Teröre karşı işbirliği.

**********

Bu beklentilere karşı neler elde edildi?Kamuoyunu tatmin etmeye yönelik bazı protokol jestleri

 bir yana bırakılırsa,ABD Suriye konusunda Türkiye’nin beklentilerine destek olmadı.

Obama,”elimizde sihirli değnek yok” diyerek kısa vadede yapabileceği fazla bir şey olmadığını, muhaliflere öldürücü silah verilmeyeceği yolundaki politikasını değiştirmeyeceğini, uçuşa yasak bölgeler ilanına yanaşmayacağını ortaya koydu.

Obama, hedefinin Rusya’yla vardığı mutabakat çerçevesinde düzenlenecek
Cenevre konferansında bir siyasi çözüm aramak olduğunu gösterdi.

Mevcut Suriye yönetiminin muhaliflerle birlikte muhatap alınacağını teyid etti.

Mültecilere destek konusunda fazla bir şey yapılamayacağı, Birleşmiş Milletlerin daha aktif davranması için de daha etkili politika izleyemeyeceği izlenimini verdi.

Türkiye’nin BM’e yönelik eleştirilerine arka çıkmadı.
Amerikan basını da bu konularda bir görüş birliğinin ortaya çıkmadığını yazdı.

Görüşmeden sonra Dışişleri sözcüsü, Gazze’ye hakim olan Hamas’ı bir terör örgütü olarak gördüklerini ve bu örgütle temaslara sıcak bakmadıklarını söyledi.

Amerika, İsrail-Filistin ihtilafında daha aktif rol üstlenmeyi düşünmediği izlenimini verdi.

Obama’nın Türk hükümetinin Irak hükümetine yönelik eleştirilerine de
destek vermediği, hatta Türkiye’nin Bağdat’la iyi ilişkiler kurarak
İran’ın etkisini sınırlamasını beklediği anlaşılıyor.

Washington Post‘ta bu konuda yayınlanan makale anlamlıdır.

Küreciğin İsrail’le muhtemel bir çatışma halinde İran füzelerine karşı kullanılmayacağı yolunda bir ifade duyulmadı.

Kıbrıs konusunda müzakerelerin devamı yolunda muğlak destek ifadelerinin dışında Türkiye’yi tatmin edecek bir söz verilmedi.

ABD’nin, Avrupa Birliği’yle eş zamanlı olarak Türkiye’yle de bir
Serbest Ticaret Antlaşması imzalayacağı yolunda bir söz verilmedi.

Reyhanlı’da gerçekleştirilen terörist saldırı ABD tarafından kınandı

ve terörle mücadelede işbirliği sözü verildi, fakat aynı zamanda

terör örgütü PKK’yla mücadele değil müzakere politikasının desteklendiği

ortaya konuldu.

Bu tablo, basının büyük bir bölümünde yaratılmaya çalışılan iyimserlik, övgü ve başarı havasına rağmen ziyaretten beklenen sonuçların alınamadığını gösteriyor.

Esasında hazin olan,

  • Türkiye’nin izlemek istediği politikaları Amerika’nın desteği olmadan gerçekleştiremeceğinin ortaya çıkmasıdır.
Atatürk‘ün diğer alanlarda olduğu gibi dış politikada da tam bağımsızlık ilkesini savunması boşuna değildi. (27.5.13)

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir