Türkiye’nin internet kullanım haritası ve çağrışımları..


Dostlar,

İnternet erişimi ülkemizde de hızla yayılmakta.
Fakat, bir örneklem çalışmasında erişilen rakamlar, daha çok yol almamız gerektiğini ortaya koyuyor :

  • Türkiye’de 19,1 milyon hanenin % 52’sinde bilgisayar, 
  • % 41’inde ise internet bağlantısı var
Tersinden söylemek gerekirse evlerin yarısında hala bilgisayar yok ve
5 evden 3’ünde internet erişimi yok..
Bu tablonun ülke coğrafyasında dağılımı da elbette dengeli değil.
Geniş band hızlı ve kesintisiz bilişim için altyapı yatırımlarının kamu ve özel sektörce birlikte götürülmesi gerek.
Özel sektörün bu yatırım yükünü tümüyle devlete yıkmaması gerek.Bilindiği gibi bilgisayar ve internete ilişkin altyapı yatırımları neredeyse yarım yy. kadar önce ABD’de Ordu tarafından “ENIAC Project” ile başlatıldı (Savunma Sanayisinin önemi ve motor işlevi..).
Tüm AR-GE ve altyapı haracamaları devletçe yapıldı.
Deyim yerinde ise özel sektör “krema” sıyırmakla meşgul..
Önemli bir not        :
Toplumsal örgütlenmede, iletişimde kritik düzeyde önem kazanan bu sektörün,
TİB’in (Türkiye İletişim Başkanlığı) mutlak denetiminde olduğunu akıldan çıkarmamak gerekiyor. Bu Kurumun başkanını Başbakan doğrudan atıyor ve özellikle 2013 için çok ciddi bir bütçe artışı söz konusu. Tüm Türkiye’de iletişimi felç etmek,
birkaç “şalterin indirilmesi” ölçüsünde kolay.. Bu bakımdan, toplumsal karmaşa vb. durumlarında halkın elinde etkili bir araç olmaktan çok uzak..
  • Bir anda elimizdeki akıllı – akılsız telefonlar, teknoloji harikası bilgisayarlar sağır – dilsiz ve kör duruma düş(ürül)ebilirler..

Nitekim halen TİB, kimi porno siteler başta olmak üzere pek çok siteye erişimi engellemiş durumda. Türkiye’de erişime kapatılan site sayısı ise giderek artıyor!?

AKP’nin ileri demokrasisi işte..

Öte yandan, iyi niyetle kullanılması durumunda referandumlar, genel-yerel seçimler bile saatler içinde bu teknoloji ile kotarılabilir..
Bu, Eflatun’un Antik Yunan’ın DOĞRUDAN DEMOKRASİSİ olmaz mı?..
Elbette eşit haklarla kadınları da katarak, antik Yunan İsparta-Atina demokrasisinin
kadim hatasını kapayarak..
  • 2500 yıl sonra temsili demokrasiyi rafa kaldırarak..
***************************
Evet.. Paleolitik çağdan Neolitik çağa yerleşik yaşama geçerek Tarım Devrimi yaptık..
18. yy ve sonrasında Sanayi Devrimi’ni yaptık..
Sanırız şimdi 3. büyük devrim dönemindeyiz : Bilişim Devrimi!
Düş ötesi (fantastik), üstelik çok hızlı gelişmelere gebe..
Yaşamı hem cennete hem de cehennme dönüşterebilecek..
Örn. evrende seslerin “bir biçimde” kayıt edildiğini düşünelim (tasavvufta Lev-i mahfuzdedikleri!) ve bu kayıtları çözme (dekode etme) teknolojisine ulaştığımızı..
Fizik bilimci Nichola TESLA, bu keşfe çok yaklaşmıştı 1950’lere giderken.
Birdenbire ortalıktan yok oldu ve hala (!) bulunamadı..
O sıralar ABD Atom bombasını ve ilk bilgisayarını yaptı ??

Bu “yarı tanrısal yeteneğimiz” i gerilere götürdükçe acaba peygamberleri
kendi özgün seslerinden dinleyebilir miyiz??

Bu durumda dinsel kutsal kaynaklar yeni baştan yazılmak zorunda kalınca neler olur neler. Kilise vd. ne yaparlar caba? Güçleri yeter mi bilimin ışığını karartmaya??
G. Galile’yi susturabildiler mi ki??

Ne diyor Gazi Mustafa Kemal Paşa :
  • “İnsanlıkta dine ilişkin duygular, bilimin ve tekniğin ışıklarıyla dupduru olup yücelmelidir. Bu olmadıkça, din oyunu aktörlerine her yerde rastlanacaktır.”
Ne çok heyecan verici olurdu;
  • Kuran’ın, İncil’in, Tevrat’ın özgün ve doğru içeriğine erişebilmek?
  • Büyük Atatürk’ün konuşmalarını kendi sesinden dinleyebilmek..
Özel yaşamın gizliliği ile ilgili makul sınırlamalarla doğallıkla..
Ve de tüm insanlık tarihi yeniden yazılırdı değil mi?
Tarihçilerin metodolojileri de alt üst..
Bilimler piramidinin tepesinde, taç konumunda bu tarihsel dönemde
BİLİŞİM BİLİMLERİ parıldamakta.
Görüldüğü gibi yaşamda en gerçek yol gösterici, ATATÜRK‘ün şaşmaz bir öngörü ile gösterdiği üzere gene akıl ve bilim..  Ama ülkemizde AR-GE payı hala ulusal gelirin %1’ine bile erişemedi..
  • Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır… zaman süratle ilerliyor, milletlerin, toplumların, kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişimini inkâr etmek olur… Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar.”
    (1933, 10. yıl Cumhuriyet Bayramı açış konuşmasından)
Sevgi ve saygı ile.
06.11.12, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
===================================================

Türkiye’nin internet kullanım haritası

Türk Telekom A.Ş Doğu 1 Bölge Müdürü Timur Sevim, internet kafelerden internete bağlanma oranının gözle görülür düzeyde azaldığını bildirdi. (AA, 6.11.12)

TürkTelekom adına IpsosKMG tarafından 2012 yılının ilk çeyreğinde 38 ilde 15 bin üzerinde hane ile yüz yüze gerçekleştirilen bilgisayar ve internet kullanım detayları ile alışkanlıklarını ortaya koyan araştırmanın sonucunun açıklandığını belirtti.

Bu çok değerli istatistiksel çalışmanın genel olarak tüm sektöre, ilgili başlıklar ile ilgili planlamaları yaparken kılavuz olabileceğini ifade eden Timur, ”Türk Telekom A.Ş. olarak bugüne dek olduğu gibi bundan sonra da ülkenin bu alanda göstereceği gelişim çizgisine yoğun biçimde destek vermeye devam edeceğiz.” dedi..

Timur, Türkiye genelinde 38 ilde yüz yüze gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarına göre;

  • Türkiye’de 19,1 milyon hanenin % 52’sinde bilgisayar, 
  • % 41’inde ise internet bağlantısının bulunduğunu kaydetti.

Araştırmaya göre, bilgisayarı olan hane sayısı çoğalırken, internet kullanımında da
buna bağlı olarak artış olduğunu vurgulayan Timur, şunları ifade belirtti: ‘

‘İnternet kullanımında evden bağlanma oranı 2010’da % 58 iken, 2012’de
bu rakam % 66’ya ulaştı. Geçmiş yıllarda Türkiye’deki internet kullanım alışkanlıklarında önemli yer tutan internet kafelerden internete bağlanma oranı düşüş gösterdi. Türkiye’deki internet kullanıcıları internete daha çok evden bağlanırken, hanelerde en çok tercih edilen internet bağlantısı ADSL olarak gözlenmiştir.”

Timur, araştırmada ayrıca, Türkiye’deki 19,1 milyon hanenin % 34,6’sında masaüstü,
% 20,6’sında dizüstü bilgisayar olduğunun belirlendiğini, hem masa üstü hem de dizüstü bilgisayar bulunan hane sayısının % 4,2, yeni nesil bilgisayar ürünleri
netbookun oranının % 0,7, tabletin de % 0,2 olduğunu vurguladı.

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir