Genel Sağlık Sigortasında Anayasaya Aykırı Ayrıcalık ve Eşitsizlikler Kaldırılmalıdır..

İstanbul Milletvekili Eren ERDEM’in Sigortalıların
Sağlık Giderlerinin TBMM Üyelerinin Tabi  Oldukları Usul ve Esaslara Göre Ödenmesine İlişkin Kanun Teklifi[1] Üzerine Değerlendirme

Mahmut ESEN
E. Mülkiye Başmüfettişi

(AS: Bizim katkımız yazının altındadır…)

31.05.2006 gün 5510 sayılı Kanunla; ülkemizde, “kişilerin öncelikle sağlıklarının korunmasını, sağlık riskleri ile karşılaşmaları halinde ise oluşan harcamaların finansmanını sağlayacak olan” genel sağlık sigortası uygulamasına geçilmiştir. (AS: Yürürlüğe girme aşamalı olmuştur..)

Daha önce  çalışanların kurumlarınca ödenen  sağlık hizmetleri giderleri, bundan böyle tek elden SGK Başkanlığınca karşılanmaya başlanmıştır.

Bu bağlamda yasalarda mevcut genel sağlık sigortasına aykırılık oluşturan tüm hükümler (TBMM üyelerine ilişkin 3671 s.k./4’üncü md. hariç olmak üzere) yürürlükten kaldırılmıştır.

TBMM üyelerinin tedavi giderlerine ilişkin genel sağlık sigortası (GSS) uygulamasına ve eşitlik ilkesine aykırı bu yasa kuralı ise günümüze dek özenle korunmuştur.

Kaldırılması gereken bu kuralın günümüzde uygulama alanının genişletildiği, bu bağlamda yüksek yargı organlarının başkan ve üyeleri, oramiral/orgenerallerin de anılan yasa kapsamına alındığı, bu yolla kötü örneğin emsal olduğu görülmektedir.

Bu uygulamanın kamu vicdanında ve özellikle üst düzey bürokratlar arasında ciddi rahatsızlıklara neden olduğu anlaşılmaktadır. Bir kez dokunulmuş bu konuda, “bin ah” işiteceğimiz günler yakındır.

Belirtilen nedenlerle yol yakın iken hatalı uygulamadan vazgeçilmelidir. Bu amaçla yapılması gereken, İstanbul Milletvekili Eren ERDEM’in; 80 milyon sigortalının sağlık giderlerinin TBMM Başkanlık Divanınca belirlenecek usul ve esaslara göre  ödenmesini öngören” şeklinde özetlenebilecek gerçekleşme/uygulanma olanağı olmayan, popülist yaklaşımla hazırlanmış ve yurt gerçeklerinden uzak yasa teklifinin kabulü/desteklenmesi değildir.

Yapılması gereken, 5510 sayılı SS-GSSK’nun “Uygulanmayacak hükümler” başlıklı 105. md. sinde yer alan “…26/10/1990 tarihli ve 3671 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi..” ibaresinin kaldırılmasından ibarettir. Yeni bir düzenleme yapmaya gerek yoktur. Genel yasaya aykırı olarak korunmakta olan istisnai hüküm kaldırılması yeterli olacaktır.

               Bu yolla TBMM üyeleri; yüksek yargı organlarının başkan / üyeleri, orgeneral/ oramiraller de 81 milyon T.C. vatandaşı gibi GSS kapsamına alınmış olacaktır. GSS sistemine ve eşitlik ilkesine aykırı uygulama, kamu vicdanındaki rahatsızlıklar da sona erecektir. GSS sigortasının aksayan/ yakınmalara neden olan yanlarının düzeltilmesi daha kolay olacaktır.
Sistem dışına çıkmak/kaçmak/kendilerini kurtarmak; bu arada 81 milyon sigortalıyı da yazgılarıyla başbaşa bırakmak çözüm değildir. Bu biçim yaklaşımların TBMM üyelerine, yüksek yargı organları mensupları ve orgeneral/oramirallere yakışmayacağı, sağlıkla da ilgili olması nedeniyle ciddi rahatsızlıklara yol açacağı açıktır.

Makulü normalde arayalım.

Selam, sevgi ve saygılarımla.
_________________________________________________
[1]http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/saglik/956660/Eren_Erdem_den_kanun_teklifi__Millet_ile_milletvekilinin_saglik_giderleri_esitlensin.html

=================================================
Dostlar,

Değerli dostumuz E. Mülkiye Başmüfettişi Sayın M. Esen de, bu sorunu çözme amaçlı yasa önerisi sunan CHP İstanbul Milletvekili Sn. Eren Erdem de çok haklı.. Ayrıcalık sağlanan kesimlerin de etik olarak bu durumdan rahatsız olmaları beklenir.. 1982 Anayasasının doğrudan ilişkili maddesi aşağıda :

  1. Kanun önünde eşitlik

Madde 10 – Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
……………
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde (…) kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.
*****

Türkiye hukuk devleti olmaktan öylesine uzaklaştırıldı ki
Hele 15 Temmuz 2016 darbe girişimi ardından yürürlüğe konan sivil darbe girişimi, 20 Temmuz 2016’dan bu yana yaklaşık 2 yıldır hukuk devletini neredeyse tümüyle askıya almıştır. 5510 sayılı SS-GSS yasasında tanınan ayrıcalıklar (imtiyazlar) da nedense bu döneme rastladı!?

İktidar, yandaş seçkinlerini de yaratma ve iktidarını pekiştirmede siyasal rüşvet vermede apaçık! Üstelik Anayasal denetim dışında bırakılan (bizzat AYM tarafından) OHAL KHK’leri ile..

Türkiye’nin hızla normalleş(tiril)mesi gerekiyor.. HUKUK DEVLETİ çok acilleşmiştir!

24 Haziran 2018 seçimleri akut bir altın fırsattır ülkemiz ve halkımız için; gereği yapılmalıdır.

Sevgi ve saygı ile. 07 Mayıs 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com