Hava Kuvvetlerinde 80 pilot istifa etti


Saygı Öztürk

SÖZCÜ, 3.2.13

portresi

Hava Kuvvetlerinde 80 pilot istifa etti

Türk Silahlı Kuvvetleri’nde 400 dolayında muvazzaf ve emekli komutanın değişik davalar nedeniyle tutuklanması, zorunlu görev süresini dolduranların ayrılmalarına da neden oluyor. Türk Hava Kuvvetlerinde görevli pilotlar, daha yüksek aylıkla özel hava yolu şirketlerine geçmek için başvururken, Türk Hava Kuvvetleri’nde ise büyük bir kan kaybı yaşanıyor.

Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda 10 yıllık zorunlu çalışma süresini dolduran pilotlardan 80’inin ayrılmak için ilgili makamlara başvurduğu bildirildi. Başvurular 28 Şubat’a dek sürecek. Bu sürede, sayının daha da artması bekleniyor. Ancak üst düzey yetkililer,
bu sayının azalması için ikna yoluyla pilotları istifaden vazgeçirmeye çalışıyorlar.

Örnek aldıkları komutanları tutuklu

“Balyoz”, “Ergenekon”, “Casusluk-şantaj” gibi davalarda çok sayıda Hava Kuvvetleri mensubu da tutuklandı. Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na atanması beklenirken tutuklanan Orgeneral Bilgin Balanlı, Türkiye’de “gece uçuş sistemi”yle ilk uçuşların yapıldığı Bandırma’da, filoyu kuran Korgeneral Turgut Atman, Korgeneral Rıdvan Ulugüler, Hava Kuvvetleri Plan ve Prensipler Başkanı Tümgeneral Yalçın Ergül, tümgeneraller Atilla Özler, Bülent Kocababuç, İsmail Taş, tuğgeneraller Erhan Pamuk ve Mehmet Eldem de tutuklu komutanlar arasında bulunuyor.

Daha önce 15 yıl çalıştıktan sonra Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı’ndan ayrılmaya izin verilirken, şimdi 10 yılını dolduran pilotların ayrılmalarına izin verilmesi, genç pilotların örnek aldığı ve “efsane” olarak bilinenlerin de kalmamasına neden oldu. Bir yetkili, “Hem davalar, hem de dışarıda daha yüksek aylıklar alınması,
bir mesleği olan pilotların da Hava Kuvvetleri Komutanlığı’ndan kopmasında etkili oluyor” dedi.

İdealleri Filo Komutanı olmak

Türk Hava Kuvvetleri’nden emekliye ayrılan bir pilot, ayrılmaları SÖZCÜ’ye şöyle değerlendirdi:

“Kuvvetlerinde pilot olarak göreve başlayan kişinin en önemli ideali, Filo Komutanı olmaktır. Şu anda Türkiye’de 12 tane hava ana jet üssü bulunuyor. Filo Komutanı, deyim yerindeyse komutanı olduğu filonun her şeyidir. Kısacası, filosundaki pilotun ve ailesinin verdiği ve vereceği kararlarla yaşam kaynağıdır.

Zorunlu hizmetin 10 yıla düşürülmesiyle, pilotların da ayrılması kolaylaştı. Ayrılmalarında değişik nedenler var. Ancak, ayrılan pilot
yurt içi ve yurtdışında kolaylıkla iş bulabiliyorlar. Ayrılmayar bu şekilde devam ederse hedefe gönderilecek , görev yapacak pilot kalmayacak. En büyük zararı da Hava Kuvvetleri Komutanlığı görüyor.
Pilotların yerini doldurmak kolay kolay mümkün olmuyor.

Bir pilotun filo komutanı olabilmesi için ilk aşamada Harp Akademisi‘ne gitmesi ve kurmay olması gerekiyor. Sayısı fazla olmamakla birlikte kurmay olmadan filo komutanı olan pilotlarda bulunuyor.
Filosundaki pilotunu en zor göreve gönderecek kişinin yani filo komutanının çok özel özellikleri olması gerekir. Yerine göre babadır, arkadaştır en önemlisi de pilotlarının hakkını koruyan, hesap peşinde koşmayan bir liderdir. Filonun başarısı için filo eğitim subayı ve filo harekat subayı da çok önemlidir. Hangi pilot hangi göreve uygundur planlamasını yapabilmek doğal olarak önemli iştir. Filo komutanı başta olmak üzere filonun yönetim kadrosu Hava Kuvvetleri tarafından ince okunup sık dokunarak oluşturulur.

Pilot, tam yetiştirilince ayrılıyor

Zorunlu hizmetin 10 yıla inmesi ve ayrılmaların fazlalığından,
Hava Kuvvetlerimiz büyük zarar görmeye başladı. Bir pilotun başlangıç ve tekamül uçuş eğitim süresi 18 aydır. Bunun üzerine yaklaşık dokuz ay sürecek harbe hazırlık eğitimini de eklerseniz
her pilot seçildiği uçak tipine göre o uçakta, tayin olduğu filoya katılmadan önce harbe hazırlık eğitimi alır. Zorunlu hizmetin üç yılı böylece bitmiş olur. Geriye kalır yedi yıl.

Kol uçucusu olarak atanan pilot önce dörtlü kol uçucusu,
daha sonrada ikili kol uçucusu olur. Her uçuş kolunun bir lideri bulunur ve onun emirleri uygulanır. Kol uçucusu pilotun önce dörtlü kol, daha sonrada ikili kol lideri olması için o filoda belirli bir süre uçması ve bu uçuş sürecinde de iyi olması gerekir ki önce ikili kol lideri, sonra da dörtlü kol lideri olabilsin. Yoksa kolunda uçan pilotların yaşamını tehlikeye atar.

Uçuş deneyimi gerekiyor

Bu deneyime sahip olmak için pilotun en az 4-5 yılık uçuş deneyimi gerekiyor. Bu arada zorunlu hizmetinizin sonuna yaklaştığı için gelecekle ilgili hedefi olmadığından, kafanız bir ön önce sivil havacılık kuruluşlarından birisine geçme işini planlamakla meşgul oluyorsunuz.

Havacılık büyük zarar görüyor

Havacılık zor iştir. Bu süreçten en büyük zararı gören kuvvet ise
Hava Kuvvetleridir. Filo komutanı ve filonun öbür unsurları için hatta dörtlü kol lideri (istenen özellikte bulunamayacağı için) Hava Kuvvetleri Harekat Planlarında kendisine verilen görevleri yerine getirmekte zorlanacaktır.”

Emekli Albayın çığlığı : FERYAD-I VATAN..

FERYAD-I VATAN

SEN İBRAHİM PAŞAM, HATIRLARMISIN KANAT ALTINDA ONSEKİZ SAAT NÖBET TUTARKEN; “BEN DEĞİL, VATAN KANADIMIN ALTINDA” DEMİŞTİN. TER’LE, KAN’LA YOĞURDUĞUN ÖMRÜNÜ YERLE GÖK ARASINA SIĞDIRMIŞTIN. BAK ŞİMDİ NEREDESİN?

YA SEN BALANLI, YANIMA GELDİĞİNDE FİDAN GİBİ BİR TEĞMENDİN, BİR GECE YARISI ÇANAKKALE ÜZERİNDE,
ALTIMIZ NERESİ DİYE SORDUĞUMDA; “VATAN” DEMİŞTİN. VATAN O VATAN İSE, ŞİMDİ SEN NEREDESİN ?

YA DİĞERLERİ… HİÇ AKLINIZDAN GEÇER MİYDİ DUVARLARIN ARDINDA BEDEL ÖDEMEK.. ZORDUR VATANI SEVMEK, BEDELİ VAR.

YA SİZ, KASAPTAKİ ETE SOĞAN DOĞRAYANLAR, BU MUDUR AHDE VEFA, İZİMİZ ATA’NIN İZİYDİ, SEN KİMİN İZİNDESİN?.

YA SEN, TERAZİSİ VİCDANINDA MEDFUN ADALET, HANGİ MÜLKÜN TEMELİNDESİN ?

YA SEN, TEVEKKÜLÜ, İZHAR-I İBADET SAYAN AZİZ VE NECİP MİLLETİM, BU MUDUR VATANA HİZMETİN BEDELİ, KORKMAZ MISIN İLAHİ ADALETİNDEN ÇALABIN? YOK MUDUR NAZARINDA ASIMIN, BEŞİKTAŞ FENERBAHÇE KADAR DEĞERİ?

ATAM, KALK DA BAK ESERİNE VE OKU BİR FATİHA YAŞAYAN ŞEHİTLERİNE. AĞLA BATUR AĞLA Kİ, VATAN PARE PARE,
ADALET HAK-İ ZEMİN.

ZÜBEYİR BATUR
EM. HAVA PİLOT ALBAY

ÖZEL ERGENEKONCU

ÖZEL ERGENEKONCU

RİFAT SERDAROĞLU
rifatserdaroglu@gmail.com
twitter.com/rifatserdaroglu

Elinde suç aleti olarak Türk Bayrağı var mı? Var, hem de sopalısından
ve de en büyüğünden!…

“Bayrağa Saygı Yürüyüşü”ne katılmış mı? Katılmış yahu, görmüyor musun,
boy-boy resimleri var.

25 Mart 2005, Diyarbakır, Bayrağa saygı yürüyüşünde Bilgin Balanlı ve Necdet Özel (Ahmet Saltık arşivinden)

O zamanki Komutanı ve baş Ergenekonculardan Orgeneral Bilgin Balanlı ile kolkola
yürümüş mü? Hem de nasıl, can cana- et ete yürümüşler. Balanlı Türk Bayrağını bir sallarsa, (Necdet) Özel Paşa on sallamış…

İyi de, askeri darbe yapacağı iddia edilen Komutan tutuklu, hapiste.

Balanlı Paşanın karşısında esas duruşta duran ast rütbeli Özel Paşa nerede?
Türk Ordusunun başında !…

Nasıl bir ordu bu? Komutanlar darbeci, yardımcılarının hiçbir şeyden haberi yok.
Komutanlar darbe yapacaksa, tek başlarına mı yapacaklar?
Orgeneral bilecek, planlayacak, darbeye karar verecek ama Korgeneralin haberi bile olmayacak. Böyle bir şey olabilir mi?

Orgeneral Balanlı, mahkemede yaptığı savunmasında;

“Sahte dijital kayıtlarda tespit edilen sahteciliklerin sayısı 2 bine yaklaştı.
Sahtecilikleri bilimsel olarak kanıtlanan rapor sayısı 20’yi geçti.” dedi.

Orgeneral Balanlı ile birlikte bayrak sallayan, O’nun emrinde çalışan şimdiki
Genelkurmay Başkanı, hiç olmazsa silah arkadaşlarına kurulan bu dijital tuzaklar hakkında tek kelime etti mi?
Etmedi, edemedi!…

Çok özelsin, çok güzelsin, Özel Ergenekoncu tombalak paşa…

İŞTE BUDUR BU!

Tam da söylediğimiz buydu.
AKP; Arap Ülkeleri ile gereksiz yere vizeleri kaldırdı, oralarda ne kadar terörist- katil- tetikçi-bombacı-kaçakçı-it-uğursuz varsa Türkiye’ye girdiler.
Emniyetin ve İstihbarat Teşkilatımızın, kişiye dayalı istihbaratı çöktü.
Kim nerede, ne yapıyor, ne planlıyor kimse bilemez hale geldi.

Şanlıurfa Valisi açıklıyor;

Teröristler 3 Ağustos’ta Suriye’den gelip Türkiye’ye girdiler. Karayolu ile seyahat edip 9 Ağustos’ta İzmir-Foça’da bombalı bir eylemde iki askerimizi şehit ettiler,
öbürlerini yaraladılar.

Sonra yeniden karayolu ile Manisa ve Adana’ya gidip, Gaziantep’teki vahşeti planlayanlarla görüşüp, Viranşehir’de polisle girdikleri çatışmada biri ölü öbürü yaralı olarak ele geçirildiler…

Şimdi düşünelim;

Caniler elini kolunu sallayarak ülkeye giriyorlar, günlerce seyahat ediyorlar,
gerekli bomba düzeneklerini, malzemelerini sağlıyorlar, 6 gün sonra Foça’da bombalı eylem düzenliyorlar, iki askerimizi şehit ediyorlar, öbürlerini yaralıyorlar. Sonra Manisa’da, Adana’da geziyorlar. Gaziantep olayını organize ediyorlar. Viranşehir’de polisin rutin denetimine takılıp çatışıyorlar.

Nerede bu istihbarat örgütleri? Ne işe yarar bunlar?

Dediğimiz işte bu. AKP, yanlış uygulamaları nedeniyle Türkiye’nin istihbaratını çökertti.

Örnek mi? Arabanızın trafik sigortası olmadığı halde, teröristlerin bombalarla-silahlarla dolaştıkları güzergahı gezmeye kalkın, mümkün değil yapamazsınız. Herhangi bir denetimde yakalanırsınız ve arabanız trafikten alıkonur.

Bu cinayetlerin ve bundan sonra olacakların siyasal sorumlusu,
Türkiye’nin istihbaratını körelten AKP Hükümetidir.

UFAK AT DA KARGALAR YESİN

Türkiyeli Eşbaşkan Erdoğan’ı Çarşamba günü dinledik.
Bu sözü kendisi söyledi. Palavra konuşanlar, olayları abartanlar için kullanılan bir söz…
Bu hafta basında yer alan iki olayı aktaralım. Kimin ufak atması gerek görelim;

1) Erdoğan, “Türkiye’nin her metrekaresinde hükümetimiz hakimdir, gerisi yalandır.” dedi.

PKK Terör Örgütü, 422 (Dört yüz yirmi iki!) gün önce kaçırdığı 6 Asker – 1 Polis –
1 Kaymakam’ı hala tutsak tutmaya devam ediyor. PKK bu kişileri Türkiye sınırları içinde tuttuğunu açıkladı! PKK’nın elinde esir tutulan Polis Memuru Nadir Özgen’in maaşı da kesildi !…

2) Türkiyeli Başbakan Erdoğan, BDP’li milletvekillerinin PKK’lı teröristlerle yolda öpüşüp koklaşmalarına haklı olarak çok kızdı ve onları kınadı…

Tam o sırada arka sıralardan bir ses duyuldu;

Sen bu teröristlerin ağababası Barzani ile sıra gecesi düzenliyorsun ya !…

Ufak at da kargalar yesin…

Sağlık ve başarı dileklerimle, 06 Eylül 2012

RİFAT SERDAROĞLU
rifatserdaroglu@gmail.com
twitter.com/rifatserdaroglu
0 532 211 00 11