NASIL GÜVENİRİZ Kİ!?

NASIL GÜVENİRİZ Kİ!?

Rifat Serdaroğlu

Barış Pınarı Harekatını başlatan AKP önderliği, harekatın arkasındaki gerçeklerin Türk Milleti tarafından anlaşılmaması için sürekli olarak şunu pompalıyor :

“Susun, konuşmayın, eleştirmeyin askerimiz orada mücadele ediyor, yoksa sizi vatan haini sayarız!”

Bu düşünceyi şiddetle reddediyorum.
Çünkü, ordumuz sadece Türk Milletinin Ordusudur, AKP’nin değil.
Bizler askerlerimizi gözümüzden sakınırız. Onların yaptığı vatan görevini zamanında bizler de yaptık, gerekirse gelecek kuşaklar da yapacak.
Fakat sonu, çocuklarımızın canlarına mal olacak, milletimizin tümünü üzecek felaketleri ön göremeyecek kapasitedeki, geçmişleri hatalarla dolu yöneticileri uyarmak bir vatan görevidir…

Şunları lütfen bir daha, sakince düşünelim mi?
Türk Ordusunun komuta heyetini FETÖ-CIA’nın planlamasıyla çökerten, TSK’nin Genelkurmay Başkanını “Terör Örgütü Başı” diyerek zindana atan, aradan yıllar geçince, “Yanılmışız, kumpasmış” diyen siyasetçilerin yöneteceği, sınır dışı büyük bir harekata güvenebilir miyiz?

-“Mavi Vatan” dediğimiz Kıbrıs ve Akdeniz’deki haklarımızı engellemek, hareket yeteneğimizi yok etmek için yapılan CIA planına geçit veren ve Türk Deniz Kuvvetlerinin uzman Generallerini tasfiye eden bir eski askerin yöneteceği operasyona güvenebilir misiniz?

-Yaşar Güler Türk Ordusunun 30’uncu Genelkurmay Başkanıdır. 30 Başkandan ikisi Askeri Lise mezunu değildir. Necdet Özel ve Hulusu Akar! İkisi de AKP’lidir.

  • Atatürk’e hakaret eden yobazları evinde ziyaret eden,
  • üstündeki üniformanın değerini bilmeyen,
  • Askeri Liseleri, Harp Okullarını kapatan yani Türk Ordusunun kaynağını kurutan,
  • Askeri Hastaneleri kapatan
  • “Atatürk’ün Ordusuna” layık olmayan birinin yöneteceği operasyona güvenebilir misiniz?

-Tüm bunlar, Atatürk’ün Askeri olan Işık Koşaner Paşa ve silah arkadaşları görevde iken yapılabilir miydi?

-Döneminde;

  • Barzani’ye Kürt Devletinin ilk parçasını kurduran,
  • onunla sazlı-sözlü eğlence düzenleyen,
  • Kürdistan Bayrağını Ankara’da dalgalandıran,
  • PYD’li militanları ülkemizden ağır silahlarıyla geçiren,
  • PYD liderini devlet başkanı imiş gibi kırmızı halılarda karşılayan

    bir siyasi iradeye sizler güvenebilir misiniz?

-Bizim için esas olan “Suriye’nin toprak bütünlüğüdür” deyip, Suriye’de 3 fakülte açan bir siyasi iradenin iyi niyetine güvenebilir misiniz?

Eyy Türk Milleti;
Bir yandan “Bu günler birlik beraberlik içinde olmamız gereken günlerdir” deyip, Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanını “Önüne kemik atılacak varlık” olarak gören, Türk Askeri yani çocuklarımız can pazarında savaşırken, Türk Milletini AKP’ye üye olmaya çağıran , eleştirinin hiçbir biçimine tahammül edemeyen “kindar ve dindar” nesil isteyen bir kafaya nasıl ve niçin güvenelim ki?

Ben, 45 yıllık siyasal yaşamımdan ve devlet deneyiminden edindiğim bilgilere dayanarak, barış zamanı güvenmediğim, oy vermediğim bir yönetime, savaş zamanı nasıl güveneyim ki?

FETÖ olayında, AKP’yi uyardım. Bu konuda iki kitap yazdım. Dinlemediler!
Ergenekon Kumpaslarının uygulandığı ilk günden yapılanın yanlış olduğunu söyledim, yüzlerce yazı yazdım. Dinlemediler. Dinlemedikleri gibi “Biz bu davanın Savcısıyız” dediler.
Referandum ile Yüksek Yargıyı FETÖ’ye teslim ediyorsunuz, dedik. Dinlemediler. Sonra bir gecede 5 bine yakın Savcı ve Yargıcı ihraç ettiler.
Maalesef bunların tümünde biz haklı çıktık. Keşke yanılan biz olsaydık!

Bunlar 18 yıldır iktidardalar. Bu süre 4 Fakülte ve 1 Meslek Yüksek Okulu bitirme süresidir. İnsan her gün bir cümle öğrense şimdiye dek on kez “Devlet Adamı” olurdu!
Akılla ilgili bir sorunları olmadığı, aniden çok ama çok zengin olmalarından ve yol bulmakta çok usta olduklarından belli değil mi? O zaman geriye tek doğru kalıyor;
Bunların niyeti ve hedefi Türk Devleti ve Türk Milletininkiyle ters!

Benim, devletim ve milletimle ters olanları şimdilik yalnızca eleştiriyorum. Eleştirmeyi sürdüreceğim, Hem de artan dozda!
Çoban Ateşi Hareketi partileşince, Türk Milleti, Cumhuriyet tarihinin en güçlü muhalefet hareketi nasıl olurmuş görecek ve bu partiyi iktidara taşıyacak…

  • Ne Mutlu Türküm Diyene ve Sözünden Dönmeyene…

Sağlık ve başarı dileklerimle, 12 Ekim 2019

Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’e yakışır bir davranış !!!

 
Dostlar,

Yeni bir “gündem dalgası” daha..

Hem öyle hem de ilgilenip yanıt yazmadan olmuyor..

Biz de bu konuda birkaç yazı koyduk sitemize..

Sayın Naci Kaptan’ın irdelemesi de bu sitede yer almayı hak ediyor..

Sevgi ve saygı ile.
9.12.13, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net

======================================

YAZIYAyorum 

Naci KAPTAN
http://nacikaptan.com/, 8.12.13

 
Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’e yakışır bir davranış !!!
 
Necdet Özel tarafından Ergenekon ve Balyoz davaları sürecinde mağdurların konuşmaması sessiz kalmaları istenmişti.
Ordunun başkomutanı demişti ki ;
 
“Hukuksuzlukları kendi yöntemlerimle çözeceğim,
çözemezsem istifa edeceğim”
 
Dava büyük adaletsizlikle sonuçlandı.emekli Gen.Kur.Başkanı İlker Başbuğ başta olmak üzere TSK’nın değerli komuta kademesi ve geleceğin komutan adayı olan subaylar akıla ziyan adaletsiz cezalarla karşı karşıya kaldılar. 
 
Bir Anadolu sözü vardır ;
“Asker sözü” deriz..
Necdet Özel silah arkadaşlarına verdiği sözün ardında durmadı.
Yalnızca sözünün ardında durmamakla kalmadı.
Böylece ASKER SÖZÜNÜ de açığa düşürdü !!!
Kendisini, yazılı ve sözlü olarak eleştiren,hak arayan komutanlar,
subaylar hakkında orduevlerine giriş yasağı getirildiği haberi gündeme geldi.
Ergenekon ve Balyoz davalarında silah arkadaşlarına sahip çıkmayan, hatta “Sessiz kalın ” diyerek onları oyalayan Gen.Kur.Başkanı Özel şimdilerde de haklarına sahip çıkılmadığı için kendisini eleştirilen silah arkadaşlarının orduevlerine girmesini yasaklamış.
 
Özel’e yakışır …
 
Özel bulunduğu makama atandığında ilk eylemi, Atatürk’ün TSK’ya armağan ettiği 30 Ağustos Cumhuriyet Bayramı kutlamalarını irticaya odak olmaktan ceza almış olan AKP’nin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e devretmesi oldu. Böylece makama atanmış olmanın diyetini ödenmeye başlandı. 
 
– Milli Bayram kutlamalarının ve
– Atatürk anıtlarına çelenk konmasının yasaklanmasına ve
– Bölücü Kürt politikalarıyla Türkiye’nin bölünmesine sessiz kalan Necdet Özel;

Süleymaniye de askerimizin başına çuval geçirilmesi olayını ABD ile birlikte tezgahladıkları ileri sürülen AKP yönetimiyle içli dışlı oluverdi.

Truva atı ne ola ki???
 
Tarih 2003 CIA’nın Türkiye uzmanı Henri Barkey açıklama yapıyor ;
 
2003’te 1 Mart tezkeresinin reddedilmesinden 25 gün sonra 26 Mart’ta Utah Üniversitesi’nde verdiği “Felaket ile Flört: Türkiye, Irak ve ABD” adlı konferansta,

  • AKP lideriyle anlaşarak “Türk Ordusu’nu çok sıkı bir kafese kapattıklarını

söylediği ortaya çıktı. Barkey, AKP’nin, AB reformlarında ısrarlı tutumu ve ABD’nin Türkiye’ye gün vermesi için AB’ye baskı yapmasının “Türk Silahlı Kuvvetleri’ni kafesleme” planı olduğunu ifade ediyor.

BAKINIZ ; http://www.youtube.com/watch?v=iiiZpKhe-Y8


Özel, ABD – AKP tarafından TSK’ya yönelik kurgulanan tuzaklara,
iktidarın  hukuksuz siyasetine tutumuyla  destek veriyor.TSK’nın en değerli kuşaklarından birisi yok ediliyor. 

Dönemin Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner‘le birlikte
Kara Kuvvetleri Komutanı Erdal Ceylanoğlu,
Deniz Kuvvetleri Komutanı Eşref Uğur Yiğit ve
Hava Kuvvetleri Komutanı Hasan Aksay’ın onur istifalarına katılmayan Özel,

bu tavrıyla istifa eden heyetin davranış gücünün etkisini de kırmış ve AKP’nin totaliter yönetim gücünün daha da yerleşmesine katkı sunmuştur.

 
Bulunduğu Genelkurmay Başkanlığı makamına paraşütle gelen ve istifa eden
silah arkadaşlarına katılmayarak görevini bırakmayan dönemin Jandarma Genel Komutanı olan Orgeneral Necdet Özel, şimdi bulunduğu makama,
etik olmayan TSK geleneklerine aykırı atama yöntemiyle gelmişti.
 
TSK’ya karşı uygulanmakta olan baskı ve tuzaklar nedeniyle büyük oranda ayrılmalar oluyor ve TSK zayıflatılıyor ;
 
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın açıklamasına göre ;
 
“Son 6 yılda TSK’dan kendi isteğiyle ayrılan general ve amiral sayısını 38 olarak açıklayan Yılmaz, emeklilik ve istifa yoluyla ayrılan subay ve astsubay sayısının da 21 bini aştığı bilgisini verdi. 1 Ocak 2005 – 7 Mart 2013 arasında TSK’dan
kendi isteğiyle emekli olan veya istifa eden subay sayısı 8349, astsubay sayısı
23007 ve kendi isteğiyle sözleşme yenilemeyerek ayrılan uzman erbaş sayısı da
13589’dur.”
 
2013 Eylül ayında 522, Ekim ayında 158 olmak üzere 710 subay, Eylül ayında 739, Ekim ayında ise 566 astsubay emekli oldu ya da istifa etti.
TSK’dan iki yılda 450 pilot ayrıldı!

Yalnızca Ocak-Şubat 2013’te 148 pilotun emeklilik ve istifa yoluyla TSK ile ilişiği kesildi. Bir teğmenin pilot olabilmesi için 4 milyon TL harcanmaktadır.

F-16 pilotu olmak için toplam 283 sortide 342 saat uçuş ve 85,5 saat benzeşim (simülatör) eğitimi ve 853 saat kuramsal eğitim gereklidir.
 
Bal­yoz ve Er­ge­ne­kon Da­va­la­rı­’nın ka­rar­la­rı­na tep­ki ola­rak Türk Si­lah­lı Kuv­vet­le­ri­’n­den (TSK) is­ti­fa eden ko­mu­tan­lara ye­ni­le­ri ek­len­di. Daha önce Do­nan­ma
Ko­mu­ta­nı Ora­mi­ral Nus­ret Gü­ner, Ha­va Kuv­vet­le­ri Ko­mu­tan­lı­ğı Kur­may Baş­ka­nı Kor­ge­ne­ral Ne­zih Dam­cı, De­niz Kuv­vet­le­ri Ko­mu­tan­lı­ğı Kur­may Baş­ka­nı Ko­ra­mi­ral Atil­la Ke­zek ve De­niz Kuv­vet­le­ri Ko­mu­tan­lı­ğı Tek­nik Baş­ka­nı Tu­ğa­mi­ral Sa­mi Ör­güç görevlerinden ayrılmıştı. İs­ti­fa dep­re­mi bu kez Jan­dar­ma Ge­nel Ko­mu­tan­lı­ğı­’n­da ya­şan­dı. Jan­dar­ma Ge­nel Ko­mu­tan­lı­ğı De­net­le­me Baş­kan­lı­ğı­’n­da bu­lu­nan
Tuğ­ge­ne­ral Ünal Ka­ra­os­ma­noğ­lu ile Asa­yiş Da­ire­si Baş­ka­nı Tuğ­ge­ne­ral Meh­met Tu­ral da is­ti­fa et­ti.
 
Sicili temiz, başarılı, örnek çok sayıda general / amiral, subay ve astsubay  yürütülen  davaların sonucunda mesleklerinden ayrılmak zorunda bırakılmıştır. Hükümet kendi ayağına kurşun sıkarken, Devlet ve Ülkeyi de
derin zaafa düşürmektedir. 
 
Gen.Kur.Başkanının temel görevi Silahlı Kuvvetleri savaşa hazırlamak,
caydırıcı güç oluşturmak ve bu nedenle TSK’nın moral ve motivasyonunu da eğitimle birlikte üst seviyede tutmaktır. 
Ama öyle midir ?
 
TSK’nın hiyerarşik yapısını da şekillendirmeye çalışan politikalar ve dış bağlantılı tuzaklar yoğun istifa ve emeklilik nedeniyle Özel döneminde TSK’nın moral gücünün kırıldığı ve bu nedenle zayıfladığı görülmektedir.
 
Zaman gelecek,
Devran dönecek,
Necdet Özel de silah arkadaşlarına ve Gen.Kur.Başkanlığının makam sorumluluğuna yaptıklarının ceremesini elbet çekecektir …
Özel de orduevine girdiğinde çevresindekilerin kalkıp gittiği günleri yaşayacaktır. Tıpkı “Kasaptaki ete soğan doğramayan” Özkök’e olduğu gibi.
 
Naci KAPTAN
08.12.2013