TTB’nin aşı konusunda hazırladığı yasa değişikliği önerisi TBMM’ye sunuldu

TTB’nin aşı konusunda hazırladığı yasa değişikliği önerisi TBMM’ye sunuldu

Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) giderek artan aşı reddine karşı sağlık çalışanlarına ve halka çocukluk dönemi aşılarının önemini hatırlatmak ve zorunlu aşı yasasının bir an önce çıkarılması için Sağlık Bakanlığı’nı harekete geçirmek amacıyla 5 Nisan’da başlattığı “Aşı Candır” kampanyası kapsamında hazırladığı yasa değişikliği önerisi TBMM’ye sunuldu.

TTB Merkez Konseyi, “Aşı Candır” kampanyası kapsamındaki gelişmeleri basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. 20 Nisan 2018’de TTB’de gerçekleştirilen basın toplantısına, TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel, TTB 2. Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, TTB Genel Sekreteri Dr. Sezai Berber, TTB Merkez Konseyi üyeleri Dr. Selma Güngör, Dr. Şeyhmus Gökalp, Prof. Dr. Taner Gören ve Dr. Yaşar Ulutaş katıldılar. Basın toplantısına milletvekilleri Dr. Ali Şeker, Dr. Niyazi Nefi Kara ve Dr. Behçet Yıldırım da destek verdi.

Aşı reddindeki artışı endişe ile karşılıyoruz

Prof. Dr. Raşit Tükel, burada yaptığı konuşmada, çocuklarına aşı yaptırmayı reddeden aile sayısının son 7 yılda %125 arttığına dikkat çekerek, sayısının daha da artması durumunda salgın hastalıkların ortaya çıkabileceği uyarısının yapıldığını hatırlattı. Hekimler olarak bu durumu endişe ile karşıladıklarını belirten Tükel, dünyada her yıl aşılama sayesinde 2 milyondan çok çocuğun yaşamının kurtarıldığı ve eğer dünyadaki tüm çocuklar aşılanabilse, 1.5 milyondan çok çocuğun daha yaşamının kurtarılabileceği yönündeki verileri aktardı.

  • Aşılarla ilgili kanıtlanmış hiçbir ciddi yan etki yoktur

Aşıların son derece etkin ve güvenilir olduğunun birçok bilimsel çalışma ile kanıtlandığını belirten Tükel,

Aşılarla ilgili kanıtlanmış hiçbir ciddi yan etkinin olmadığının altını bir kez daha çizmek istiyoruz.
Aşı yapılması, kişinin ya da anababanın; bilimsellikten uzak, kanıtlanmamış bilgiler ve yanlış inançlar doğrultusunda aldığı keyfi kararlarına bırakılmamalıdır.
Toplum sağlığı açısından ileride bu kararların geriye dönüşü olmayan sorunlara neden olabileceği unutulmamalıdır” diye konuştu.

TTB’nin yasa önerileri TBMM’ye sunuldu

Anayasa Mahkemesi’nin 26 Ekim 2016 tarihinde varolan yasalar doğrultusunda çocuk felci dışındaki aşıların zorunlu tutulamayacağı yönünde bir karar aldığını hatırlatan Tükel, bu kararın aşılama konusunda yasal bir düzenleme yapılmasının gerekliliğini ortaya koyduğunu söyledi. TTB olarak Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nda ve Türk Ceza Kanunu’nda konuyla ilgili değişiklik önerileri hazırladıklarını belirten Tükel, TTB’nin bu değişiklik önerilerinin CHP’li hekim milletvekillerince 16 Nisan 2018 tarihinde TBMM’ye sunulduğu bilgisini aktardı.

Sağlık Bakanlığı’nı göreve çağırıyoruz

Prof. Dr. Raşit Tükel, toplumda giderek artan aşı karşıtlığı ve bu konuda yürütülen tartışmalar karşısında Sağlık Bakanlığı’nın suskunluğunu sürdürmesinin ve aşılama konusunda halen gerekli düzenlemeyi yapmamasının dikkat çekici olduğunu söyledi. Bakanlıktan topluma güçlü mesajlar vererek aşılanmayı teşvik etmesinin ve yasal düzenlemeleri bir an önce yapmasının beklendiğini belirten Tükel, “Aşılama konusunda mevzuattaki belirsizliklerin sona erdirilmesi için, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ve Türk Ceza Kanunu’nda değişiklik yapılmasına yönelik yasa taslağı önerilerimizi bir kez daha kamuoyu ile paylaşıyor; bu konudaki yasal düzenlemelerin ivedilikle yapılması için Sağlık Bakanlığı’nı göreve davet ediyoruz” diye konuştu.

Aşılamanın önemine ilişkin çalışmalarımız sürecek

TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Yaşar Ulutaş da 5-24 Nisan 2018 tarihleri arasında yürütülen “Aşı Candır” kampanyası kapsamında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Ulutaş, 24-30 Nisan tarihlerinin Dünya Aşı Haftası olduğunu belirterek, yasal düzenlemelerin bu hafta içinde çıkabilmesi için kampanyayı erken başlattıklarını söyledi. Bu sürede TTB web sayfası üzerinde ayrı bir Aşı sayfası oluşturulduğunu, 1. Basamak Sağlık Çalışanlarına Yönelik Aşı Rehberi’nin yayımlandığını, Anne ve Babalar İçin Aşı Broşürü yayımlandığını, afişler, videolar ve basın açıklamalarıyla aşının önemine vurgu yapan çalışmalar yürütüldüğünü, yasa teklifinin hem TBMM’ye hem de Sağlık Bakanlığı’na iletildiğini aktardı.

Kızamık aşısı olmadığı için ölen çocuklar anısına 13 balon uçuruldu

Basın toplantısının ardından TTB Merkez Konseyi üyeleri ve milletvekillerince, dünyada sadece kızamık aşısının yapılmaması dolayısıyla her saat 13 çocuğun yaşamını yitirdiğine dikkat çekilerek, sembolik olarak 13 adet sarı, beyaz ve siyah renkli balon gökyüzüne uçuruldu.

TTB’nin_1593’te_zorunlu_asi_icin_degisiklik_onerisi_ve_gerekcesi

Asi_reddi_icin_TCK’da_degisiklik_onerisi_ve_gerekcesi

TTB_basin_aciklamasi_asi_icin_yasal_duzenleme_yapisin

===================================================

Dostlar,

Meslek örgütümüze teşekkür borçluyuz…
Metinlerde yer yer maddi hataları düzeltmek gerekiyor..
1593 sayılı yasada zorunlu olarak yapılması istenen aşı çocuk felci değil ÇİÇEK aşısı.
Bu hastalık 1978’de dünyadan ÇİÇEK AŞISI sayesinde yok edildiğinden, artık aşısı yapılmıyor.
Kızamık ve çocuk felci de bu sınıra yine AŞILAR SAYESİNDE yaklaştı..

Bir de, Türk Ceza Yasası’nın 195. maddesinde yapılması istenen değişiklik (gerçekte ekleme) için yeni madde imiş gibi md. 89 denmiş. Oysa madde numarası değişmiyor, 195 kalıyor.

Md. 89, Umumi Hıfzıssıhha Yasasında içerik olarak değiştirilmesi önerilen maddenin numarası.

Ayrıca Anayasa Mahkemesinin tarihi 26 Ekim 2016 olarak verilen kararının gerçek tarihi 29.06.2016. Daha önce alınan bir karar daha var : 24 Aralık 2015.

Dolayısıyla 2,5 yıla yakın bir zaman geçmiş durumda aradan ve Sağlık Bakanlığı bir adım atmış değil!? Bize ulaşan duyumlara göre ise Bakanlık yasal değişlikliği hazırlamış ve sunmuş ancak Devletin tepesinde engellenmiştir. Bu konuyu / sorunu web sitemizde daha önce de kezlerce işledik. Manşetten CB Erdoğan’a AÇIK ÇAĞRI yayınladık. Bir kez de buraya alalım :
*****

AŞI REDDİ TEHLİKELİ BOYUTA ULAŞTI!
ERDOĞAN’a AÇIK ÇAĞRI  :

Anayasa Mahkemesinin zorunlu aşının “hak ihlali olduğu” kararının üzerinden 2,5 yıl geçti aşı reddi tırmanıyor, geçen yıl 23 bini aştı! Sağlık Bakanlığınca 2,5 yılda tek maddelik bir yasal dü-zenlemenin neden yapıl(a)madığı ciddi bir soru ve sorundur. Söylemler, devletin yüksek tepele-rinin buna karşı olduğu yönündedir!??! Erdoğan, bu sorunun ivedilikle çözümü için ne dü-şündüğünü kamuoyuna hemen açıklamak zorundadır. Kabul edilemeyecek biçimde, 2,5 yıl gi-bi çooooooook uzun sürede tek maddelik yasal düzenleme yapıl(a)mamış olması; duyum-ları, Erdoğan’ın buna engel olduğu savını güçlendirmektedir. Durum böyle değilse, hemen bu gün çözüm yoluna konmalıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tarih önünde açık çağrımız ve konu-nun uzmanı olarak ciddi – kritik uyarımızdır. Seçim sürecinde bu ivedi sorun gözden kaçmasın!

Aşı reddinin yaygınlaşmasından doğacak salgınların ve bu salgınlarda ölecek- engelli kalacak masum çocukların sorumlusu doğrudan Erdoğan olacaktır!

Böylesine ağır bir insanlık suçu işlemek istenmiyorsa, gerekli yasal düzenlemenin önü hemen açılmalı ve Sağlık Bakanlığı yaygın aşılama görevini eksiksiz yerine getirmelidir. (http://ahmetsaltik.net/2018/04/15/asi-candir-hayat-kurtarir-saglik-bakanligini-asilama-konusunda-goreve-davet-ediyoruz/)
*****

Yarın, 21 Nisan 2018 sabahı 08:30’da Ulusal Kanal’da AŞI REDDİ konusunu işleyeceğim..

Sevgi ve saygı ile. 20 Nisan 2018, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK
Halk Sağlığı – Toplum Hekimliği Uzmanı
AÜTF Halk Sağlığı AbD     Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com

 

Aşı Candır, Hayat Kurtarır: Sağlık Bakanlığı’nı Aşılama Konusunda Göreve Davet Ediyoruz!

Aşı Candır, Hayat Kurtarır:
Sağlık Bakanlığı’nı
Aşılama Konusunda
Göreve Davet Ediyoruz!

(AS: Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

Türk Tabipleri Birliği (TTB), özellikle çocukluk dönemi aşılama oranlarının düşmesi, çocuklarına aşı yaptırmayan aile sayısının yükselmesi ve buna bağlı olarak artabilecek bulaşıcı hastalık riskine karşı “Aşı Candır Kampanyası”nı başlattı ve Sağlık Bakanlığı’nı yükselen aşı karşıtlığı konusunda göreve davet etti.

Kampanya ile ilgili bilgiler, İstanbul Tabip Odası’nda 5 Nisan 2018’de düzenlenen basın toplantısı ile kamuoyuna duyuruldu. Basın toplantısına TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel, TTB Halk Sağlığı Kolu Başkanı Prof. Dr. Nilay Etiler ve TTB Aile Hekimleri Kolu Başkanı Dr. Fethi Bozçalı katıldılar.

Prof. Dr. Raşit Tükel, 5-24 Nisan tarihleri arasında Aşı Candır Kampanyası ile bilgilendirme çalışmalarının yürütüleceğini belirterek, yapılan çalışmaların bu konuda net bir tutum alması için Sağlık Bakanlığı’na aktarılacağını bildirdi. Tükel, kampanyanın tüm yurtta çeşitli etkinliklerle devam edeceğini söyledi.

Prof. Dr. Nilay Etiler, aşılama konusunun hekimler için her zaman çok önemli olduğuna dikkat çekerek, bugün pek çok hastalığın azalmasının nedeninin aşılama yapılması olduğunu kaydetti. Ancak son yıllarda hekimlerin aşılama konusunda ailelerle karşı karşıya geldiğini ve onları bu konuda ikna etmeye çalıştıklarını anlatan Etiler, bu konuda Sağlık Bakanlığı’ndan destek görmediklerine dikkat çekti. Etiler, “Önceden beri aşılamanın önemini Türk Tabipleri Birliği olarak anlatmaya çalıştık. Son yıllarda bu çalışmalar hakkında hekimlerimize bilgilendirme çalışması yapıyoruz.” diye konuştu.

Dr. Fethi Bozçalı da, kampanyanın ayrıntılarına ilişkin bilgileri paylaştı.
Konuşmaların ardından basın açıklamasını Prof. Dr. Raşit Tükel okudu.
Sağlık Bakanlığı’nın aşılama konusunda sorumluluk almaya ve göreve davet edildiği açıklamada şu istemlere yer verildi:

  • Mevzuatta aşılama konusundaki belirsizlik sona erdirilmeli; TTB’nin 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nda değişiklik yapılması önerisi dikkate alınarak, bu konudaki yasal düzenlemenin ivedilikle yapılmasını sağlanmalıdır.
  • Sağlık çalışanları aşılar ve aşılama hizmetleri konusunda güncel ve bilimsel bilgiler ile donatılmalı, sürekli hizmet içi eğitimlerle desteklenmelidir.
  • Kamuoyuna, medya ve her türlü iletişim aracı kullanılarak aşı savunuculuğu yapılmalı; halkın kuşkularına karşı bilimsel ve gerçekçi yanıtlar verilmeli, halk bilgilendirilmelidir.”

Basın açıklamasının tam metni aşağıdadır ..
TTB bu kampanya ile birlikte özellikle 1. Basamak sağlık hizmetlerinin sunumu sırasında yararlanılacak önemli bir kaynağı da tanıttı. TTB Halk Sağlığı Kolu tarafından hazırlanan Aşı Rehberi TTB tarafından basılarak Tabip Odalarına dağıtımı yapılmıştır. Bununla birlikte TTB aşıların zorunlu hale getirilmesi için bir yasa taslağını de hazırlayarak kamuoyu ile paylaşmıştır. TTB Aşı ile ilgili daha önce de önemli çalışmalarda bulunmuştur;

Sağlık alanında yaşanan olumsuz gelişmeler nedeniyle Halk Sağlığı Kolu, pozitif deneyimlerimizi ön plana çıkarmak, tarihsel bir süzgeçten geçirmek ve güdülenme (motivasyon) sağlamak amacıyla “Türkiye’de Sağlık Alanında Yaşanan Olumlu Deneyimler” etkinliği başlatmıştır. Bu çalışma kapsamında Prof. Dr. Feride Saçaklıoğlu’nun “Türkiye’de Aşı Üretiminin Tarihçesi” konulu çalışmanın sonuçları 2002 Nusret Fişek Günleri’nde bir konferans ile kamuoyuna açıklanmış ve TRT tarafından “Aşıyla Gelen Hayat” adında bir belgesel çekilerek 14 Mart 2003’de TRT 2’de yayınlanmıştır. Ayrıca “Aşı Pazarı Can Pazarı: Aşı Üretiminin Perde Arkası” adlı bir kitapçık basılmıştır. TTB’nin yayınladığı makale ve yaptığı basın açıklamaları sayfa aracılığı ile paylaşılmaya devam edecektir.

Sağlık alanında yaşanan olumsuz gelişmeler nedeniyle Halk Sağlığı Kolu, pozitif deneyimlerimizi ön plana çıkarmak, tarihsel bir süzgeçten geçirmek ve güdülenme (motivasyon) sağlamak amacıyla “Türkiye’de Sağlık Alanında Yaşanan Olumlu Deneyimler” etkinliği başlatmıştır. Bu çalışma kapsamında Prof. Dr. Feride Saçaklıoğlu’nun “Türkiye’de Aşı Üretiminin Tarihçesi” konulu çalışmanın sonuçları 2002 Nusret Fişek Günleri’nde bir konferans ile kamuoyuna açıklanmış ve TRT tarafından “Aşıyla Gelen Hayat” adında bir belgesel çekilerek 14 Mart 2003’de TRT 2’de yayınlanmıştır. Ayrıca “Aşı Pazarı Can Pazarı: Aşı Üretiminin Perde Arkası” adlı bir kitapçık basılmıştır. TTB’nin yayınladığı makale ve yaptığı basın açıklamaları sayfa aracılığı ile paylaşılmaya devam edecektir.

http://www.ttb.org.tr/halk_sagligi/2018/04/13/asi-candir-hayat-kurtarir-saglik-bakanligini-asilama-konusunda-goreve-davet-ediyoruz/ 15.04.2018
============================================
TTB’den basın açıklaması            :

Sağlık Bakanlığını Aşılama Konusunda
Göreve Davet Ediyoruz!

Aşı konusunda köklü bir tarihi olan bu topraklarda, bugün aşılanmayan binlerce çocuk olmasını ve aşı karşıtlığının giderek yaygınlaşmasını kaygı içinde izliyoruz. Türk Tabipleri Birliği (TTB) olarak son derece güvenilir ve etkin bir koruyucu sağlık hizmeti olan aşı konusunu her zaman önemsedik ve her seferinde görüşlerimizi kamuoyuyla paylaşmayı görev bildik.

Ülkemizde yüzyılların birikimine sahip aşı laboratuvarlarının kapısına kilit vurulurken itiraz ettik; bu birikimin yok edilmemesi gerektiğini savunduk. Aşılama hizmetlerinin geliştirilmesi için önerilerde bulunduk. Salgın çıktığında inceledik, önerilerimizi sunduk. Söylenecek sözlerin çoğunu söyledik. Ama bugün bir kez daha, sayıları giderek artan aşı reddi karşısında açıklama yapma ihtiyacı içindeyiz.

Geçtiğimiz günlerde bir TBMM soru önergesi ile aşı reddi yeniden tartışılmaya başlandı. Sağlık Bakanlığı’nın rakamlarına göre çocuğuna aşı yaptırmayı reddeden aile sayısı 2011’de 183 iken 2016’da 12 bine, 2017 ise 23 bine çıktı. Ne yazık ki günümüzde yalnızca aşı yaptırmayan değil, aşısı olan çocukların da risk altında olduğu bir durum söz konusudur. Kızamık olgularının arttığı gözlenirken bunlar arasında aşılı çocukların da olduğu görülüyor. Öte yandan, aşı olmayı reddeden ailelere karşı hukuksal süreçlerin işletildiği durumlar da oldu.

Sağlık Bakanlığı suskun…

Aşı konusunda Sağlık Bakanlığı kendisini kenara çekmiş görünüyor.
Toplumda giderek artan aşı karşıtlığı ve bu konuda yürütülen tartışmalar karşısında Sağlık Bakanlığı ne yazık ki suskunluğunu sürdürüyor. Aşı ve bağışıklama hizmetleri, artık Bakanlığın faaliyet raporlarında dahi yer almayan tali bir konu haline geldi.

Aşının büyük oranda uygulandığı kurumlar olan aile sağlığı merkezlerindeki sağlık çalışanları, aileler ile karşı karşıya kalmakta, Bakanlığın iradesinin eksikliğini her gün yaşamaktadırlar. Sağlık çalışanları, aşılar konusundaki bilgilerini tazeleyebilecek kurumsal destekten yoksun bir biçimde aşılama hizmetlerini yürütmeye gayret etmektedirler.

Sağlık Bakanlığı, aşılama hizmetlerini tanımladığı Genişletilmiş Bağışıklama Genelgesi’ni 2009’dan bu yana güncellememiştir. Medyaya, gerek popülist söylemler nedeniyle gerekse aşı karşıtlığı üzerinden yansıyan haberler ailelerin kafasında şüpheler oluşturduğunda, Sağlık Bakanlığı yine sessizliğini korumuştur. Oysa Bakanlıktan beklenen, topluma güçlü mesajlar vererek aşılanmayı teşvik etmesi iken bu suskunluk aşıyı reddedenlerin sayısını büyütmekten başka bir işe yaramamaktadır.

Dava konusu olan pek çok olayda aşılama konunda yasal düzenleme yapılması gerektiği mahkemelerce hükmedildiği halde, Bakanlığın ısrarla gerekli düzenlemeyi yapmaması dikkat çekicidir.

Aşılar güvenli ve etkin ürünlerdir.

Aşıya karşı çıkanların savlarından biri, aşıların içinde bulunan maddeler nedeniyle güvenilir olmadığıdır. Oysa, aşıların geliştirilme süreci, öbür ürünlere göre çok daha titiz bir çalışma  ile yürütülmektedir. Bazı aşıların içinde bulunan cıvalı bileşik (tiyomersal), cıvanın organik formudur ve otizm yaptığına ilişkin hiçbir bilimsel kanıt yoktur. Yakın zamanda Avustralya’da bir milyondan çok çocuğu kapsayan bir çalışma, bu konudaki tartışmaya son noktayı koymuştur. Aşıların etkisini güçlendirmek amacıyla kullanılan alüminyum çok düşük miktardadır; bu maddeye gıdalar ve hava yoluyla maruz kalma ile karşılaştırıldığında, ihmal edilebilir düzeydedir.

Aşılarda domuz jelatini bulunduğu iddiası ise, kolaylıkla açıklığa kavuşturulabilecek bir konu-dur. Türkiye’de aşı üretimine son verildikten sonra, ithal edilen aşıların kalite denetimi Sağlık Bakanlığı laboratuvarlarında yapılmaktadır. Sağlık Bakanlığının gerek ithal edeceği ürünü seçer-ken gerekse ithal ettikten sonra, aşı örnekleri üzerinde laboratuvarlarında yapacağı analizlerle domuz jelatini kullanılan ürünlere ruhsat vermemesi mümkündür. Sağlık Bakanlığının bu deneti-mi yaparak domuz jelatini içeren ürünlerin satışına izin vermediğini kamuoyuna açıklaması ve kaygı duyanları bilgilendirmesi gerekmektedir.

  • Bir kez daha altını çizmek istiyoruz ki;
    aşılar gönül rahatlığıyla kullanılabilecek güvenilir ürünlerdir.

Aşı karşıtları bilmeli ki;

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, dünyada insan sağlığına en çok katkısı olan 2 uygulamadan;

  • biri aşılar öbürü
  • su dezenfeksiyonudur.

Türkiye’de aşılama oranlarının bugünkü düzeyine erişmesi 1. Basamakta emek veren sağlık çalı-şanları sayesinde gerçekleşmiştir. Aşılama hizmetinin yaygınlaşmadığı yıllarda Türkiye’de do-ğan her bin bebekten 150-200’ü bir yaşını görmeden ölüyordu. Aşıyla korunabilir hastalıklar ço-ğunlukla yaşamı tehdit eden yani ölüm ya da engellilikle sonuçlanan hastalıklardır.

  • Çocuklarınızı aşılatmadığınızda onların yaşamını riske atarsınız.

Yüksek aşılama oranları toplum bağışıklığı denen olguyu ortaya çıkarır ki, bu da artık o hastalı-ğın salgınlarının olmadığı, yalnızca az sayıda olgunun görülebildiği bir durumdur. Bu nedenle;

  • aşılama gerçekte bireysel değil toplumsal bir hizmettir.
  • Aşı salt uygulandığı kişiyi korumaz;
    hastalık etkeninin toplumdaki dolaşımını engelleyerek toplumdaki riskli kişileri de korur. 

Aşılama oranının düşük düzeyde kalması, kanser tedavisi gören ya da doğuştan bağışıklık siste-mi hastalığı olan çocukları risk altında bırakmaktadır. Bu nedenle aşı olmasına engel durumu ol-mayan çocukların aşılanması, aşı olma konusunda engelleri olan çocukları da dolaylı olarak ko-rumaktadır.

  • Aşı olmayı reddetmek, bireysel özgürlük değil
    kamu sağlığını tehdit eden bir davranıştır.

Ne istiyoruz?
Sağlık Bakanlığını aşılama konusunda sorumluluk almaya ve göreve davet ediyoruz.

Sağlık Bakanlığı;

  • Mevzuatta aşılama konusunda belirsizliği sona erdirmeli; bu konuda yasal düzenlemenin ivedilikle yapılmasını sağlamalıdır. 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununda değişiklik yapıl-masına yönelik yasa değişikliği önerimiz ektedir.
  • Sağlık çalışanlarını aşılar ve aşılama hizmetleri konusunda güncel ve bilimsel bilgiler ile donat-malı, sürekli hizmet içi eğitimlerle çalışanları desteklemelidir.
  • Kamuoyuna, medya ve her türlü iletişim aracını kullanarak aşı savunuculuğu yapmalı;        halkın kuşkularına karşı bilimsel ve gerçekçi yanıtlar vermeli, halkı bilgilendirmelidir.

05.04.2018, İstanbul
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi
TTB Halk Sağlığı Kolu
TTB Aile Hekimliği Kolu

http://www.ttb.org.tr/halk_sagligi/2018/04/13/saglik-bakanligini-asilama-konusunda-goreve-davet-ediyoruz/ 15.04.2018
============================================
Dostlar,

AŞI reddine ilişkin sorun artık kabul edilemez ve sürdürülemez aşamaya tırmanmıştır.

Konunun Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ile taşınmasının ve yüksek mahkemenin de Anayasa md. 13’ü gerekçe göstererek “hak ihlali” kararı vermesinin üzerinden 2,5 yıla yakın bir zaman geçti. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 11.11.2015’te (Başvuru No: 2013/1789) ve İkinci Bölümü 26.10.2016’da (Başvuru no 2014/4077) zorunlu aşı uygulaması hususunda verilen tedbir kararları nedeniyle bireysel başvuru haklarını kullanan davacıların maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Başvuruda, velayet altında bulunan çocuğa bebeklik dönemi aşılarının uygulanmasının kabul edilmemesi ve zorunlu aşı uygulamasının açık yasal dayanağı olmamasına karşın Mahkemece sağlık tedbiri uygulanmasına karar verilmesi nedeniyle çocuğun vücut bütünlüğünün ihlal edildiği belirtilerek Anayasa’nın 17. maddesinde tanımlanan maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiği ileri sürülmüştür. Belirtilen kapsam ve amaçlarla Anayasa md. 13 gereği zorunlu aşı uygulamasına ilişkin açık bir yasal düzenleme bulunmadığından, Anayasa’nın 17. maddesinin ihlal edildiğine karar verilmiştir.

Bu 2 bireysel hak ihlali kararı kamuoyunda ve uzmanlık çevrelerinde kapsamlı tartışmalara yol açmıştır. Türk Tabipleri Birliği ve ilgili Tıp Uzmanlık Dernekleri genelleyici bir bakışla, toplum yararının birey özerkliği gerekçesiyle çiğnenebileceği anlayışını çok tehlikeli bir yaklaşım olarak nitelemiş; duyarlı kişilerin aşılanmasıyla toplum düzeyinde etkin ve güvenli koruma sağlanabilen bulaşıcı hastalıklar dikkate alındığında, bir değer olarak ve hiçbir şeye ikincil olmayan toplum yararı ile çocuğun en yüksek yararının bireysel onamın (rızanın, özerkliğin) üzerinde olduğu tezi savunulmuştur. Hukuk çevrelerinde de değişik yorumlara gidilmiştir.

Ancak hiç akıldan çıkarılmamalıdır ki; Anayasa’nın sağlıkla ilgili temel maddesinde (56. md.) herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı tanınarak Devlete + Yurttaşa bu bağlam-da ortak – birlikte sorumluluk ve görev yüklenmektedir. Bu görev ve yükümlülük aşı yaptırma-makla ve aşı yapmamakla yerine getirilemez; tersine, Anayasa açıkça çiğnenmiş olur! AYM’nin kararında bu maddeyi dikkate almaması kabul edilemez.

Sağlık Bakanlığınca yapılacak küçük bir yasal düzenleme (tek maddelik!) sorunu çözecektir. Böylesi bir yasal içerik için üst hukuk normu Anayasa elverişli olup (md. 13), eksik olan, Anayasa Mahkemesi kararının gerekçesinde “açık yasal norm yokluğu” dur.

Sağlık Bakanlığınca 2,5 yıldır kısa, tek maddelik bir yasal düzenlemenin neden yapılmadığı ciddi bir soru ve sorundur. Söylemler, devletin yüksek tepelerinin buna karşı olduğu yönündedir!??! Bu arada Sağlık Bakanı 2 kez değişmiştir. TBMM, geçen hafta 34 uluslararası andlaşmayı 2,5 saatte ve salt AKP + MHP’li 193 vekilin oyu ile geçirmiştir. (Konuşma süresi 3 dakikaya indirilen muhalefet partileri CHP ve HDP salonu terk etmişlerdi..)

  • Erdoğan, bu sorunun ivedilikle çözümü için ne düşündüğünü kamuoyuna hemen açıklamak zorundadır.

Kabul edilemeyecek ve açıklanamayacak bir biçimde, 2,5 yıl gibi çooooooook uzun bir sürede tek maddelik bir yasal değişikliğin yapıl(a)mamış olması, duyumları, yani Erdoğan’ın buna engel olduğu savlarını güçlendirmektedir. Durum böyle değilse, hemen yarın çözüm yoluna konmalıdır. T.C.’nin partili – AKP’li ve anayasaya aykırı olarak tarafsız olmayan Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’a tarih önünde açık çağrımız ve konunun uzmanı olarak ciddi – kritik uyarımızdır :

  • Aşı reddinin yaygınlaşmasından doğacak salgınların ve bu salgınlarda hastalanarak ölecek, engelli kalacak masum çocukların vd.nin sorumlusu doğrudan R. T. Erdoğan olacaktır!

Böylesine ağır bir insanlık suçu işlemek istenmiyorsa, hemen yarın gerekli yasal düzenlemenin önü açılmalı ve Sağlık Bakanlığı yaygın aşılama ile ilgili tüm görevlerini eksiksiz yerine getirmelidir.

Sevgi ve saygı ile. 15 Nisan 2018, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK
Halk Sağlığı – Toplum Hekimliği Uzmanı
AÜTF Halk Sağlığı AbD     Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com