KANAL İSTANBUL İÇİN İTİRAZ DİLEKÇEMİZİ CİMER’e SUNDUK

KANAL İSTANBUL İÇİN İTİRAZ DİLEKÇEMİZİ CİMER’e SUNDUK

  • TÜRKİYE 1’den BÜYÜKTÜR!


İSTANBUL VALİLİĞİ ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ’NE,

İTİRAZ EDEN : Prof. Dr. Ahmet SALTIK (VN 156 979 76 0910)

Adres : Ankara Üniv. Tıp Fak. Cebeci Hastanesi Dikimevi, Mamak/Ankara.

KONU : İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün web sitesinde 23.12.2019’de halkın görüş ve önerilerine açıldığı duyurulan, TC Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca yapılması planlanan Kanal ile ilgili olarak hazırlanan ve İnceleme ve Değerlendirme Komisyonunca yeterli bulunarak son biçimi verilen Çevresel Etki Değerlendirme Raporuna karşı itirazlarımın sunulması, ÇED Olumsuz Kararı verilmesi istemidir. Gerekçelerim jpg olarak eklenen dosyadadır.

Anayasanın 56. maddesine göre “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.” Buna göre Anayasada, vatandaşların da çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek konusunda ödevli olduğu açıkça belirtilmiştir. Kanal İstanbul doğal çevreyi olumsuz etkileyecek, çevre ve halk sağlığını bozacak bir proje olduğundan Anayasal hak olan “sağlıklı çevrede yaşama hakkı”mın ihlal edilmesini kabul etmiyorum. Anayasal hak ve yetkilerimi kullanarak Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 11. maddesinin 4. fıkrası çerçevesinde ÇED Raporuna itiraz ediyor, proje için ÇED Olumsuz Kararı verilmesini diliyorum. 29/12/2019, Ankara,

Prof. Dr. Ahmet SALTIK
**************
CİMER’den ekranda alınan yanıt aşağıdadır :

  • T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER)’ ne yapmış olduğunuz
    başvurunuz 1903053685 sayısı ile alınmıştır.
    Başvurunuz ile ilgili tüm işlemleri CİMER’in internet adresinden takip edebilirsiniz.

ÇED raporlarının kamuoyu bilgisine sunulduğu 10 gün içinde gerekli itirazları yapmalıyız.
Bu sayının 100 bini geçmesi gerek 02 Ocak 2020 günü mesai bitimine dek..

CİMER sayfasında başvuru metni için karakter sınırlaması var (sanırız 600). O yüzden dilekçemizin özetini word olarak ilgili kutuya koyduk, tam metin dilekçemizi ise sistemin isteğine göre jpg olarak iliştirdik.

Kısaltılmış metni yukarıda en başta verdik. jpg biçimli tam metin hemen üstte..
Dilekçenin word olarak tam metni ise aşağıda.

*****
İSTANBUL VALİLİĞİ ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ’NE, İSTANBUL

İTİRAZ EDEN​ : Prof. Dr. Ahmet SALTIK (VN : 156 979 76 0910)

Adres : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi, Mamak / Ankara.

KONU​​​                         : İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün web sitesinde 23.12.2019 tarihinde halkın görüş ve önerilerine açıldığı duyurulan, T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan Kanal İstanbul Projesi (Kıyı Yapıları [Yat Limanları, Konteyner Limanları ve Lojistik Merkezler], Denizden Alan Kazanımı, Dip Taraması ve Beton Santralleri Dahil) ile ilgili olarak hazırlanan ve İnceleme ve Değerlendirme Komisyonunca yeterli bulunarak son biçimi verilen Çevresel Etki Değerlendirme Raporuna karşı itirazlarımın sunulması, ÇED Olumsuz Kararı verilmesi istemidir.

İTİRAZLARIM​               :

İstanbul İli, Küçükçekmece Gölü – Sazlıdere Barajı – Terkos Gölü doğusunu izleyen güzergâhta yaklaşık 45 km uzunlukta, 20,75 m derinlikte ve 275 m genişlikte bir Kanal açılması için hazırlanan projeye ilişkin ÇED Raporuna, aşağıda belirttiğim nedenlerle itiraz ediyorum. Kanal İstanbul Projesi;

  • İstanbul’un yaşam destek sistemleri olan Kuzey Ormanları, su havzaları, su havzalarını besleyen su kaynakları, tarım ve mera alanları yok olacaktır,
  • İstanbul’un önemli su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı ve Terkos gölü yok olacaktır,
  • Doğal yaşam alanları ve ekosistem bozulacaktır,
  • Doğal ve arkeolojik SİT alanları, doğa parkları, milli parklar vb. koruma alanları yok olacaktır,
  • Yalnızca İstanbul’da değil, Trakya’ya dek tatlı suların beslediği tarım alanları yok edileceği için, bölgede tarım ve hayvancılık yapılamaz duruma gelinecektir,
  • ÇED Raporuna göre 1.155.668.000 m3 olan kazı materyalinin taşınmasıyla bozulan ekosistem halkın sağlığını tehdit edecektir,
  • Üç aktif fay hattının geçtiği bölgeye nüfus ve yapılaşma baskısı yükleyerek afet riskini artıracaktır.

ÇED Raporu, projenin olumsuz çevresel etkilerini dışlayacak (bertaraf edecek) değerlendirmeler içermemektedir, yukarıda açıklanan sakıncalara ilişkin kaygılarımı gidermekten uzaktır ve bilimsel yeterliği konusunda kuşku uyandırmaktadır. Bu Rapor ile Projenin yaşama geçirilmesi, 2872 sayılı Çevre Yasasının 3. maddesinde İdareye yüklenen görevlere aykırılık oluşturmaktadır.

1968 Tahran Bildirgesinde belirtildiği gibi “İnsan hakları ve temel özgürlükler bölünmez olduğundan, ekonomik, sosyal ve kültürel haklar tanınmaksızın, kişi hakları ve siyasal hakların tam olarak gerçekleşmesi olanaklı değildir.” Çevre, tüm hakların kullanılabileceği yaşam alanını ifade eder. Bu nedenle çevre hakkı tüm hak ve özgürlüklerin varlık ve geçerlik koşuludur. Haklar ancak yaşanabilecek bir ortamda kullanılabilir. 1982 Anayasasına “Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler” bölümünde 56. madde ile çevre hakkı konarak bu temel hak hukukumuza girmiş, anayasal kurum olarak da “çevre koruma” kavramı gelişmeye başlamıştır. Anayasanın 56. maddesine göre “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.” Buna göre Anayasada, vatandaşların da çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek konusunda ödevli olduğu açıkça belirtilmiştir.

Kanal İstanbul doğal çevreyi değiştirerek olumsuz etkileyecek, bir başka deyişle çevre ve halk sağlığını bozacak bir proje olduğundan Anayasal bir hak olan “sağlıklı çevrede yaşama hakkı”mın ihlal edilmesini kabul etmiyorum. Anayasal hak ve yetkilerimi kullanarak Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 11. maddesinin 4. fıkrası çerçevesinde ÇED Raporuna itiraz ediyor;

  • proje için ÇED Olumsuz Kararı verilmesini diliyorum. 29/12/2019, Ankara,

Prof. Dr. Ahmet SALTIK

=====================================
AKP = Erdoğan‘ı bu akıl ve bilim dışı dayatmadan vazgeçmeye tarih önünde bir kez daha çağırıyoruz.

İstanbul’un = Türkiye’nin felaketine neden olan kişi olarak tarihe geçmek istemiyorsa..

Hani MİLLET iradesi her şeyin üstünde idi?

AKP = Erdoğan’a anımsatıyoruz :

  • TÜRKİYE 1’den BÜYÜKTÜR!

Sevgi ve saygı ile. 29 Aralık 2019, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Halk Sağlığı Uzmanı
Sağlık Hukuku Bilim Uzmanı – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net    profsaltik@gmail.com

 

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“KANAL İSTANBUL İÇİN İTİRAZ DİLEKÇEMİZİ CİMER’e SUNDUK” için bir yorum

  1. Aynı kaygıları paylaşıyorum. Yok olacak tarih ve doğa ve belirttiğiniz oluşacak olumsuzluklar nedeniyle karşı çıkıyorum. Gerekli imzamı verdim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir