BARIŞ DİLİ KAZANDI

BARIŞ DİLİ KAZANDI

Mustafa AYDINLI
Eğitimci – Yazar

Öncesi ve sonrası ile 31 Mart 2019 yerel seçimlerini yaşadık. Seçimler demokrasinin olmazsa olmazıdır. Seçim öncesi ve sonrasında kullanılan politik dil ise uygarlık ölçüsüdür. Seçimler öncesinde özellikle iktidar ve yandaşlarınca kullanılan söylem ne yazık ki uygar toplumların kullandığı türden değildi. Üzücüydü, gerilim ve öfke doluydu, ayrıştırıcı ve toplumu bölen – geren, hakaret eden, aşağılayan hatta dışlayan ve ülkeden kovan (!) türdendi.

Hain, zillet, kafir, adiler, terörist” sözcüklerinin havada uçuştuğu bir seçim kampanyası halkı birleştirici olabilir mi? Ülkenin yarısı bu sıfatlarla anılabilir mi? Kazara böyle ise vah o ülkenin haline. Bununla da kalınmadı; İslamın temel ritüellerinin yapıldığı kimi camilerde, iktidar partisinin şaşkınlık uyandıran ve tepki çeken toplantıları, propagandalarını.. üzüntüyle gözledik. Hatta bu kutsal mekanlardan rakip partilere kin ve nefret söylemleri yağdırıldı.

  • Dahası var; minarelere iktidar partisinin flamaları asıldı!

Kameralara ve videolara yansıdı, camilerde yemekli toplantılar bile düzenlendi. Diyanet’ten  hiçbir açıklama gelmedi. Birileri sürekli öfkeyle halka parmak salladı, tehdit etti, korku salmaya çabaladı.

  • Ana muhalefet lideri Kılıçdaroğlu’nun idamı bile yandaş bir gazetenin şaşkın bir muhabirince istenebildi! Artık kimlerin tetikçiliğini yaptı ise??

İYİ Partinin kadın lideri Akşener mahpusla tehdit edilebildi AKP genel başkanınca!?

Üzülerek belirtelim ki, kendi seçmenini “öküz” diye alaya alan vekillere bile tanık olduk bu seçim sürecinde.

Tarih bize gösteriyor ki; özünde adalet, özgürlük, eşitlik ve demokrasi, insan hakları, laiklik olmayan hiçbir iktidar uzun ömürlü olamıyor.

Her şeye karşın asla ağzını bozmayan, toplumu bölünme ve gerilim tuzaklarına düşmeyen siyasal liderlerin seçim süreci boyunca barış dili kullandıklarını da unutmamak gerek. Takdirle karşılamak gerekiyor bu olgunluğu. Sayın Kılıçdaroğlu’ndan, Akşener’e, Karamollaoğlu’ndan, İmamoğlu’na, Alper Taş, Selahhattin Demirtaş’a.. Yine hakkını yemeyelim, Binali Yıldırım da -gönülsüz, hatır için katlanıp belli – belirsiz yürüttüğü kampanyasında- toplumu gerecek ve bölecek tutum ve davranışlardan kaçınmışlardır. Burada şunu da belirtelim ki; Yıldırım uzun yıllar Milletvekilliği, Başbakanlık, TBMM Başkanlığı yapmış bir kişidir. Oy sayımları bitmeden “AKP kazandı” açıklaması yapması, işi oldu bittiye getirme girişimi hiç hoş ve şık olmamıştır.

Bu seçimin kazananı öncelikle barış dilini kullananlar, Sayın Ekrem İmamoğlu ve önemli ölçüde de CHP’dir. “Önemli ölçüde” diyoruz, çünkü iktidarın dibe vurduğu, akla gelen – gelmeyen her olumsuzluğun çok yaşandığı, ekonominin battığı bir ortamda buna ancak sınırlı başarı denir.

İstanbul tüm Türkiye’nin bireşimidir (sentezidir). CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’ nun saygın uğraşını asla azımsamamak gerek. Seçim öncesi hazırlıkların tümünü O yaptı. Salt Adalar’da 6 (altı!) bin gerçek dışı seçmen belirledi, yine altı bini aşkın yüz yirmi yaşın üstünde yaşayan seçmenleri saptadı ve dahası; ıslak imzalı seçim tutanaklarının kazaya uğramadan CHP’ye eksiksiz ulaşımını sağladı. İstanbul BŞB Başkanlığı adayı E.  İmamoğlu ise dingin,
serinkanlı, dinamik tutumu ile iyi bir takım (ekip) oluşturdu. Başarı takım işidir. İmamoğlu tüm baskılara karşın pes etmedi. Süreci ustalıkla ve çok iyi yönetti. “Adam kazandı” demedi. “Kimsenin hakkını yemem, hakkımı da yedirmem” söylemi, kararlılığın ve başarının anahtarı olacak gibi; iktidarın bıktırıp – usandıran mızıkçı ve özünde kötücül itirazları sonlandığında…

Kılıçdaroğlu’nun gece CHP genel merkezi önünde toplanan kalabalığa; “Zafer düşmana karşı kazanılır. Zafer değil, bir başarı bu!” sözleri barış dilinin, uygar insana ve lidere yakışan yansımaları, seçim yarışının özü ve özetidir.

O nedenle; ona buna parmak sallama, öfke, tehdit, şantaj, kibir, alaycılık, beka sömürüsü, çadır marketçiliği, en ağırından din ticareti.. yitirmiş; barışı savunarak bu dili kullananlar, özgürlük, hukuk, demokrasi, laiklik, birlikte barış içinde yaşama... yanlıları umut olup kazanmıştır.

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir