DÜŞÜNMEYE FIRSAT VERİLMEYENLER

DÜŞÜNMEYE FIRSAT VERİLMEYENLER

Av. Nurullah AYDIN
2 Nisan 2018-ANKARA

Teknoloji ile yazılı görsel ve sosyal medya, küresel güçlerin ve otoriter yapılanmaların en önemli silahı haline gelmiş durumda. İnsanların düşünmesine fırsat verilmiyor. Sürekli tekrarlanan yanıltıcı bilgiler kafa karışıklığın neyin doğru neyin yanlış olduğuna zemin kazandırmıyor. Bilimsel eseri olmayan profesörler üniversitelerde artarken, tecrübesiz birikimsiz kişiler bürokrasinin tepe noktalarında yetkilendirilirken, parti militanları yargı kontrolünü alırken, tetikçi medya beyinleri yıkamaya devam ediyor.

Batı emperyalizmi günümüz insanını, ilk çağların köleleri haline sokmuştur. Bakın; bu gerçeği herkes dile getirmeye çalışır. Ancak alternatif oluşturma da zorluk yaşarlar. Kimileri  birey-sel, kimileri parti grubu olarak hareket ederler. Bazı kişiler ve partiler ise duyarlı görünüp duyarsızlıklarını çıkarları için devam ettirirler. Bilgi Çağında bilgisizlik ve çaresizlik nedeniyle işbirlikçilik moda olmuştur. Aydın mı yoksa kimliksizleşen aydınlar mı var sorusu soruluyor.

Liderlik için kriterlerin başında, küresel sermaye ve örtülü derin dünya örgütlerin icazeti gelmektedir. Aydın-Münevver-Entelektüel kim? Türk Aydını mı Türkiyeli aydın mı? Aydınların gaflet ve hıyaneti, aydınlardaki ideolojik körlükten ileri gelmektedir.  Bilim adamı ve sorumluluğunu yitirmiş akademisyenler, devşirilen aydınlar ve embesil medya mensupları, Türkiye’yi sonu kaosa giden yolları döşemektedirler. Dönek Aydınlar ve Diplomalı cahiller kafa karıştırmaktadır. Kimliksizlere dikkat  etmek gerekir.

Beynin biyolojik ve sosyolojik ritmi bozulmuş, siyasi irade felç edilmiş ve biyolojik saldırı hazırlığı yapılarak Psikolojik Savaş her alanda her şekilde kural tanımaksızın uygulanmaktadır. İnsan ve toplum üzerinde zihin operasyonları ile kitlesel zihin çökertme silahı kullanılmaktadır.  Kontrollü Gerilim Stratejisi, kitlelerin düşünme sorgulama melekelerini alt üst etmiştir.

Dinleme merakı insanları sarmalamıştır. Dikkat! Casus yanıbaşınızdadır. İstihbarat sistemlerinin şifreleri elinde olan küresel güç dünyayı dinliyor. Terörün yeni silahı internettir ve siber savaş her alanda sürdürülmektedir. Tele kulak ve medya-siyaset içiçe olmuştur. Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali artmıştır bu nedenle derin kulaklara dikkat edilmelidir. 11 lazer güdümlü telekulak aracı ile telekulak her yerdedir. Korku ülkesi algısı, kitlelerde oluşmuştur. Bilgi toplumu ve çağın gerçekleri ortada iken insanlar teknoloji bağımlısıdır. Tehlikeleri algılamaktan uzaktır.

Siber güvenlik ortadan kalmış, bilgisayar yoluyla da takip sürmekte, mailler okunmaktadır. Hakim-savcıları, generalleri, siyasetçisi, gazetecisi dinlenen bir ülke. Beyin avcıları işbaşındadır Yabancılar uzman, gazeteci, danışman, iş adamı akademisyen kimlikleriyle Türkiye’yi mesken tutmuşlardır. Provokasyonlarını kamu görevlisi kimlikleriyle örtülü bir şekilde rahatlıkla yapar hale gelmiştir.

Türkiye ve Ortadoğu; casuslar savaşı arenasıdır. Bölge kaosa sokulmuştur. ABD’nin kaostan kozmosa stratejisi işlemektedir. Bölge ülke lider ve kadroları, figüranlığı kabul etmiş rollerini oynamaktadırlar. Dikkat edin: Bilgi kirliliği yaratan sosyal ajanlar peşinizde olabilir. Gazeteci, İstihbaratçılık ve lobicilik gözde meslek haline gelmiştir. Muhbirlik, gizli tanıklık nemalanma ve takdir edilme kimliğine dönüşmüştür. Gazete sayfalarında yer alan ve TV ekranlarında yer alan ucube tipler ücretli asalak işbirlikçilerdir. Ajan gazeteciler, ajan siyasetçilerle kolkoladır. Gizli Tanıklık nedeniyle gizemli soruşturmaya maruz kalma endişesi, duyarlı herkeste panik meydana getirmiştir.

Propaganda, reklam ve siyaset; güç, servet ve şöhret aracıdır. Asimetrik psikolojik savaş yürütülürken Kontrollü Gerilim Stratejisi uygulanmaktadır. Propaganda neden ve kime karşı yapılır? Halkın bilinçlenmesini önlemek sürüleşmesini sağlamak için yapılır. Kim, neden, niçin, kime düşmanlık içindedir? Global gelecek için stratejik algılama artmalıdır.

Günün Sözü. Sen seni seven ve güvenen insanlarla birlikte hareket et.
========================================

Teşekkürler değerli konuk yazarımız Sn. Av. Nurullah Aydın..
Sanal ortam iletişimleri ve araçları için toplumda yaygın bir ürkeklik hatta korku zaten egemen. Bu bakımdan, insanları iyice soğutup uzaklaştırmadan çözümler de üretmeli. Önerileri bekleriz.

Sevgi ve saygı ile. 04 Nisan 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir