KATAR TÜRKİYE’YE NE KATAR?

KATAR TÜRKİYE’YE NE KATAR?

Prof. Dr. ANIL ÇEÇEN
ANKARA KALESİ – 14.06.2017 – ANAYURT GAZETESİ

S-1- Katar nasıl bir ülkedir?

C-1- Katar Orta Doğu’nun tam ortasında, ayrıca Basra Körfezi’nin de tam merkezinde yer alan bir   yarımada ülkesidir. Körfezin güney kıyısında Arabistan sınırından İran’a doğru uzanan bir jeopolitik konuma sahiptir. 22.000 km2 yüzölçümüne sahip (AS: Wikipedia’da 11,437 km2) bulunan bu Arap ülkesinde dünyanın çeşitli ülkelerinden çalışmak için gelen büyük işçi topluluklarıyla birlikte beş milyona yakın insan yaşamaktadır. Doğal yapısı bakımından bir taş çölü yüzeyine sahip bulunan Katar ülkesi, 2. Dünya Savaşı sonrasında petrol şirketlerinin bu bölgeye gelmesiyle birlikte çöl ülkesinden petrol ülkesine doğru bir değişim geçirmiştir.

Katar’ın petrol ile başlayan macerası daha sonraki aşamada doğal gaz rezervleri ile birlikte devam ederken, dünyanın en küçük ülkelerinden biri olan Katar, 21. yüzyıla girerken aynı zamanda yer kürenin en zengin ülkelerinden biri konumuna gelmiştir. Batılı petrol şirketleriyle birlikte doğal gaz tekelleri de Katar’ın bu zenginliklerinden yararlanabilmek üzere bu ülkeye gelmişler ve Katar’ı dünyanın en zengin ülkelerinden birisi haline getirmişlerdir. İran ve Pakistan’dan gelen binlerce işçi petrol ve doğal gaz şirketlerinin kampuslarında çalışarak enerji üretimi yapmışlar ve bu sürecin sonunda bugünkü Katar devleti meydana çıkmıştır. Dünyanın en küçük devletlerinden bir olan Katar’ın, gene dünyanın en zengin ülkelerinden birisi konumuna gelmesiyle birlikte ortaya birçok sorun çıkmış ve bu yarımadanın başı dertten bugüne kadar kurtulamamıştır. Bugün zenginler Katar’ı kıskanmakta ve önünü kesmeye çalışmaktadır.

S-2- Katar’ın nasıl bir tarihi vardır?
………………………………….

S-3-  Katar 20 . yüzyılda ne gibi gelişmeler ile karşı karşıya kaldı?
……………………………………….

S-4-Bu kadar fazla güvenliğe önem veren Katar, neden günümüzde büyük bir güvenlik sorunu ile karşılaşmıştır?
………………………………………

S-5-  Katar ve Türkiye ilişkileri ne düzeyde sürdürülmektedir?
…………………………………………..

S-6- Katar ile ilgili olarak son kriz olayı nasıl gelişti?

C-6-Katar’ın son yıllarda artan zenginliği ve uluslararası alanda yaptığı büyük yatırımlar hem Batılı devletleri hem de Suudi Arabistan gibi bölge devletlerini rahatsız ediyordu. Bölgede mezhep savaşı çıkartmak isteyen ABD-İsrail ikilisi, Suudi Arabistan’a çok miktarda silah satarak bu büyük ülkeyi bir Sünni kamplaşmasının öncüsü yapmağa çalışmıştır. Silahları alan ve ABD desteğini yanına çeken Suudiler de İran’a yönelik bir savaş hazırlığı içine girdikleri aşamada, İran ile Arabistan arasında yer alan Katar devletine yönelik bir komplo içine girmişlerdir. Arabistan’ın Katar ile ilişkilerini keserek diplomatlarını geri çekmesiyle birlikte bölgedeki 8 Müslüman devlet de Suudiler ile birlikte hareket ederek Katar ile ilişkilerini kestiklerini ileri sürmüşlerdir. ABD ve İsrail ikilisi yıkmak istedikleri devleti önce teröristlikle suçlayarak harekete geçtiği için, benzeri strateji Irak, Suriye ve Libya sonrasında Katar için de gündeme getirilmiştir. Arabistan, İran’a karşı bir mezhep savaşı doğrultusunda provoke edilirken, öncelik İran ile arasında yer alan Katar’a verilerek savaşa giden yolda bu ülke hedef alınarak kışkırtılmıştır.

ABD, terör örgütlerine dağıttığı silahların parasını Suudiler’den almış ve böylece bölgede savaşın tırmanmasının önünü açmaya çalışmıştır. Arabistan öbür İslam ülkelerini Sünni dayanışması doğrultusunda yanına çekerek, Şiiliğin merkezi görünümündeki İran’a ABD ve İsrail desteği ile meydan okumuştur. ABD başkanı Arabistan’ı ziyaret ederken, Mısır devlet başkanı da oraya gelerek üç devletin Başkanı dünyayı yansıtan bir küreyi birlikte avuçlayarak ortaklıklarını tüm kamuoyuna göstermeye çalışmışlardır. Daha önceleri de İsrailli diplomat ile Arabistanlı bir komutan ABD başkentinde ortaklıklarını İran ve Türkiye’ye karşı açıklarken, Müslüman Kardeşlere karşı Mısır’da darbe yapan bugünkü Başkan Sisi’yi birlikte desteklediklerini ilan ediyorlardı.

Çin’in öncülüğünü yaptığı yeni İpek Yolu projesinin, dünyanın ortasında yer alan bölgeden geçmesi, ABD ve İsrail’in merkezi alanı ele geçirme projelerini tehdit ettiği için, merkezi alanda Batılı ülkeler acilen savaş çıkartarak yeni ipek yolunun önünü kesmeye yönelmektedirler. Tam bu aşamada ABD ve İngiltere gibi iki büyük Atlantik gücünün birçok alanda karşı karşıya gelmesi de Orta Doğu’daki gelişmeleri fazlasıyla etkilemiştir. İngiltere önceden kurmuş olduğu düzeni savunurken bir Sünni-Şii savaşına karşı çıkmaktadır çünkü hem İran’ın hem Arabistan’ın hem de Katar’ın devlet olmasını sağlayan İngiltere’dir. Şimdi Büyük İsrail’in orta dünyada kurulabilmesi için İran ve Arabistan arasında mezhep çatışmaları üzerinden bir büyük savaş çıkartılmaya çalışılmakta ve bu doğrultuda da ilk raund arada kalan ülke olarak Katar üzerinden oynanmaya çalışılmaktadır. Petrol ve gaz kaynaklarının en çok bulunduğu Basra Körfezi bölgesinde mezhepler üzerinden bir dünya savaşı çıkartmak ABD ve İsrail planlarına uygundur ama bu duruma Çin, Rusya, İngiltere, Fransa, Almanya ve Hindistan gibi büyük devletler açıkça karşı çıkmaktadırlar. Kurban olarak seçilen Katar’a, savaş istemeyen ve dünya barışından yana bütün devletler destek olmaktadır.

Türkiye, bu aşamada ilk günden başlayarak Katar’ın yanında olmuş ve bu ülkenin güvenliği için yardımcı olmaya çalışmıştır. Ne var ki, Katar olayının ana amacının bir İran-Arabistan savaşı ya da bir mezhepler çatışması çıkartmak olduğu artık açıkça kesinleşmiştir.

Türkiye doğu komşusu İran’a yönelik bir mezhep savaşına girmemek durumundadır.

Katar son yıllarda Türk ekonomisine önemli miktarda para aktararak ve yardım yaparak Türk devletinin yanında olmuştur ama bu durum Katar üzerinden bir mezhep savaşına Türkiye’nin sürüklenmesini gerektirmez. Katar Türkiye’ye birçok maddi desteklerle katkılar sağlamıştır ama Türkiye de bunun karşılığında Katar’a her türlü yardımı yapmaya çalışmıştır. Bundan sonrası bütün dünyayı tehdit eden ve kıyamet senaryosuna dönüşebilecek bir Orta Doğu savaşı senaryosu olduğuna göre, Türkiye böyle bir oyuna alet olmamalıdır.

  • Katar sorunu Türkiye’yi büyük komşusu İran ile savaşa sürüklenmemelidir.

Yazının tümünü okumak için lütfen tıklayınız (5 sayfa..) : KATAR_TURKIYE’YE_NE_KATAR
============================================
Dostlar,

Katar sorunu içten içe sürüyor.. Kalıcı bir çözüme kavuşturulmuş değil, kısa erimde tarafları hoşnut edecek bir çözüm de pek olası değil. Çünkü çok yanlı denge ve çıkarlar, aynı ölçüde karmaşık zorluklar doğuruyor.

Türkiye ise deyim yerinde ise bodoslama dalmış durumda sorunun içine. AKP = Erdoğan tek adam iktidarının Katar ile tüm saydamlığı ile bilinmeyen ”ilişkileri” olduğu biliniyor. Sitemizde atar sorununa ilişkin Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümünden Sn. Prof. İlhan Uzgel‘in bir makalesini yayınladık (ne yazık ki OHAL KHK’sı denen bir hukuk ucubesi ile görevinden uzaklaştırılmış durumda…) :

Biz de KATAR BUNALIMI başlıklı bir makalemize sitemizde yer vermiştik (üstünde tıklayınız..)

Sayın Prof. Dr. Anıl Çeçen‘in bir kamu hukukçusu olarak ülkemiz hukukunu uluslararası düzlemde de korumaya dönük çabaları ve bu alandaki yetkinliği iyi bilinmektedir.

Süregelen Katar sorunu nedeniyle, 3 yazıyı bir sitemiz üzerinden ilgili ve yetkililerin bilgisine sunuyoruz.

Sevgi ve saygı ile. 19 Ağustos 2017, Tekirdağ

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

 

 

 

 

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir