Yılmaz ÖZDİL : REİNA…

REİNA…

Yılmaz ÖZDİL
SÖZCÜ, 03.01.2017

(AS : Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

Menfur saldırının failleri deaş, daeş, pkk, pyd, dhkpc, fetö, cia, eset, dış güçler, üst akıl ve cehape’dir.
Hükümetimiz haricinde herkes sorumludur.
Reina’da yaşanan terör olayı İsmet İnönü hükümetinin Lozan’daki hataları yüzünden olmuştur. Bu katliamın planlayıcıları, gezi darbesine katılan tiyatroculardan, Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan karikatürlerden ve Hüsnü Mahalli‘den cesaret alıyor, milletimiz oynanan büyük oyunu görüyor.
Hem Beşiktaş saldırısının hem de Ortaköy saldırısının cehapeli belediyenin sınırları içinde olması manidardır, yakınlaşmamızdan rahatsızlık duyulan sayın Putin‘in konsolosluğu ak partili belediyenin güvencesi altındayken, Amerikan konsolosluğunun bir başka cehapeli belediyenin sınırları içinde olması tesadüf olamaz, Türkiye’nin şahlanışından rahatsız olan cehapeliler sinsi ilişkilerinin hesabını vermelidir.
Her terör olayından sonra Ak parti hükümetini suçlamak, hedef saptırmaktır, ak parti hükümeti bu elim olayın mağdurudur.
Teröre karşı en güzel cevap, hamdolsun Osmangazi köprüsüdür, Avrasya tünelinden yedikleri tokadın sesi taa pensilvanyadan duyulmuştur.
Reina saldırısı hızlı trenle buluşmamızı geciktirir ama engelleyemez, modern havalimanını geciktirir ama engelleyemez, duble yolları yapmamızı engelleyemez, bu bayrak inmez, bu ezan dinmez.
Reina kurbanlarının Suudi Arabistanlı, Iraklı, Lübnanlı, Tunuslu, Ürdünlü, Kuveytli ve Suriyeli olması, islamofobinin vardığı noktayı açıkça gözler önüne seriyor.
Ölenler arasında hiç Batılı turist bulunmaması, Türkiye’nin Batılı turistler için ne kadar güvenli bir ülke olduğunun, huzur ve istikrar adası olduğunun kanıtıdır.
Yılbaşını kutlamak için Reina’ya gelenler arasında Suriyelilerin bulunması, Fırat Kalkanı harekatımızın ne kadar başarılı olduğunun göstergesidir, ordumuz niye Suriye’de diye soranlar, mazlum Suriye halkının Reina’ya gelmesini hazmedemeyen elitlerdir, seçkincilerdir.
Saldırganın noel baba kılığına girdiği iddiası tevatürdür, kendisi bildiğiniz teröristtir, terörün dini olmaz, kostümü olmaz, noel demek suretiyle herhangi bir dine atfedilemez.
Terörist, terörle kararlı mücadelemiz karşısında kaçmaktan başka çare bulamamıştır.
Rus büyükelçiye suikast yapan teröristi öldürdük diye eleştirenler, şimdi utanmadan çıkıp, teröristi neden yakalamadınız diye eleştiriyor, yakalayınca beğenmiyorlar, yakalamayınca gene beğenmiyorlar, istemezükçü bunlar, sırf bu çelişkili davranış bile cehapenin kirli yüzünü ortaya koymaya yetiyor.
Beşiktaş’ta 45 vatandaşımız hayatını kaybetti, Kayseri’de 14 vatandaşımız hayatını kaybetti, Reina’da yabancıları saymazsak sadece 11 vatandaşımız hayatını kaybetti, 20 günde 45’ten 11’e inmesine rağmen terörü sanki büyüyormuş gibi göstermek kötü niyetlidir, birliğimizi beraberliğimizi zehirlemeye yöneliktir.
Reina saldırısı bir kez daha göstermiştir ki, başkanlık sistemine karşı çıkmak terör örgütlerinin ekmeğine yağ sürmektir.
*Arkadaş, köşeyi başkasına mı kiraladın, nedir bu kepazelik derseniz?
*
Cahil cühela tiplerin Osmanlı sevdasıyla memleketin başını nasıl bi belaya soktuğunu anlatmaya çalıştık senelerdir… Yazılabilecek ne varsa yazdık, sözün bittiği yere geldik.
Bari bu senenin ilk yazısında değişiklik yapalım, yazmadıklarımızı yazalım istedik.
Hiç olmazsa bugünlük yalakalar kadar ahlaksız, yalakalar kadar vicdansız, yalakalar kadar küstah, yalakalar kadar yüzsüz olalım, memleketin haline üzüleceğimize, memleketi süzme salak yerine koyalım, herkese şapşal muamelesi yapalım istedik.
*
Bence bugünlük siz de bana uyun.
Kendinizi yalaka yazarların okurları yerine koyun.
Akılalmaz saçmalıkları makul fikirlermiş gibi okuyun.
Beyninizi hiç kullanmayacağınız için, inanın kafanız hiç olmadığı kadar rahat edecek, ne tasa kalacak, ne dert!
========================================
Dostlar.

Değrli yazar Yılmaz Özdil çok başarılı bir politik hiciv yazısı daha sunmuş oluyor..
SÖZCÜ gazetesine ve yazarına saygı gereği bu yazıyı dün paylaşmadık.

Geldiğimiz yer, Andersen’in “Kral Çıplak” masalından çok daha hazindir.
Dolayısıyla, artık sürdürülebilir zerre yanı kalmamıştır.
Sosyal olaylar elbette fen bilimlerinde olduğu ölçüde öngörülebilir değillerdir ve çok geniş zaman dilimlerine yayılabilmektedir. Ancak çok iyi biliyoruz ki; diyalektik olarak, koşulları oluştuğunda çok köklü altüst oluşlara, isyanlara, kalkışmalara, devrimlere.. yol vermektedirler. Kitleler genellikle çok sabırlı davranmakta ancak ayağa kalktıklarında da çok kanlı tablolar oluşmaktadır. Toplumları o kerteye dek germenin ve baskılamanın hiçbir rasyoneli yoktur.

Tayyip bey bu günkü “muhtarlar size söylüyorum, gelinim dinle” toplantısında bindirme kıta, zoraki dinleyici figüran muhtarlara karşı son 15 yılın belki de eeeeeeeen yumuşak (!?) söylemi içinde idi.. Yerseniz tabii.. Post pahalıdır, 21 maddelik teklifin “yemlik” dense bile 3 maddesi Komisyonda feda edilmiştir. TBMM genel kurulunda da ciddi fireler verilecek ve paket tanınmaz bir kadük durumuna bile düşebilecektir. Diyelim ki halkoylmasında da %50,5 ile geçse, bu geröekt bir Pirus zaferi sayılmak gerekmez mi? Hele bir de TBMM’de ya da halkoylamasında reddedilirse!? Erdoğan ne durumlara düşecektir?? Bunlar hesap edildi mi?

MHP açık fireler vermeye başladı. AKP içinde isyanın büyüdüğü artık saklanamıyor. Saklı gizli HDP – İmralı pazarlıkları mı sürdürülüyor?? HDP’nin genel başkanı dahil 9-10 vekili hapistedir. Bu insanlar halkoylaması pazarlığı için rehin midirler? HDP eğer TBMM’de “evet” derse AKP durumu nasıl açıklayacaktır? Haydi HDP’yi anlarız, rehinlerini kurtarsın, federasyon mavi boncuklarına inansın.. AKP bu bağlamda HDP ile gizli bir yazılı metne imza atar mı? Ya sonra u metin açıklanırsa???

Ya MHP AKP – RTE’ye tuzak kuruyorsa, TBMM’de “hayır” deyip Tayyip beyin itibarını 2 paralık etmeyi kuruyorsa??

Ya kripto FETÖ’cüler başta, onlarca AKP’li vekil müritlikten kurtulup acı gerçeği görür ve TBMM genel kurulunda gizli oylamada “hayır” ya da “boş” oy verirlerse RTE’nin hali nice olur?

Tayyip bey şöyle ya da böyle çooooook yetkili bir Cumhurbaşkanı seçilmişken neden kumar oynar ki? Neden tüm ciddi edinimlernin riske sokar ki?? Üstelik ülke de büyük tehlikelerle kuşatılmış iken..

Biz aklıselimin ağır basacağını ve Tayyip beyin sultanlık dayatmasını geri çekeceğini umuyor, diliyor ve hatta düşünüyoruz. Ya da biraz daha gecikme ile TBMM’de yahut son durakta halkta! Halk “hayır” deyince hükümet devam edebilecek midir, Tayyip bey durumu nasıl kurtaracak??

İyisi mi siz de hiç kafa yormayın bu sorularla.. Müritler, biat etmiş öbürleri, akıllarını başkalarına terketmiş milyonlar gibi açın bir renkli TV dizisini, hurafe programını……
6 yaşındaki kız çocuklarıyla evlenmenin nimetlerini (!?), satrancın melanetlerini… izleyin..

Sevgi ve saygı ile.
04 Ocak 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir