Korkmuyoruz, vazgeçmiyoruz!

Korkmuyoruz, vazgeçmiyoruz!

Yılbaşı gecesi Reina’da 39 kişinin yaşamını yitirdiği katliamı protesto etmek, toplumsal barış talebini yinelemek ve yaşanan acıyı ifade etmek üzere İstanbul Emek ve Meslek Örgütleri ortak bir anma etkinliği gerçekleştirdi. İstanbul Tabip Odası, İstanbul Barosu, İstanbul Eczacı Odası, İstanbul Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası, İstanbul Dişhekimleri Odası, İstanbul Veteriner Hekimler Odası, TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, DİSK İstanbul Temsilciliği ve KESK İstanbul Şubeleri’nin çağrısıyla 3 Ocak 2017 günü 18.00’da bir araya gelen emek meslek örgütü yönetici ve üyeleri Tarihi Mimar Sinan Hamamı önünde toplanarak

  • “Korkmuyoruz, Karanlığa Teslim Olmayacağız” pankartı açtılar.

Kalabalık kortej

  • “Faşizme Karşı Omuz Omuza”,
  • “Katliamlar Ülkesi Olmayacağız”,
  • “Susma Haykır, Savaşa Hayır”

    sloganları eşliğinde katliamın yapıldığı Reina önüne dek yürüdü. Reina önüne gelindiğinde, katliamda hayatını kaybeden insanlar için 1 dakikalık saygı duruşu gerçekleştirildi. Ardından kurumlar adına ortak basın açıklamasını İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Samet Mengüç okudu. Açıklamada;

  • “Toplumu kutuplaştırarak, nefret dilini siyasete hakim kılarak, her türlü eleştiriyi ve muhalefeti suç sayarak bu ülke yönetilememektedir. Bu akıl tutulmasına bir an önce son vermek gerekmektedir. Eşitliğin, özgürlüğün, laikliğin, demokrasinin ve barışın yokluğunda memleketimizin nasıl bir tehdit altında olduğu ortadadır. O halde bu tehdide karşı
    eşitlik, özgürlük, laiklik, demokrasi ve barış için birlik olmalıyız” denildi.

Basın açıklamasının okunması ardından çağrıcı kurum başkanları birer konuşma yaptılar.
TTB Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel de yaptığı konuşmada; nefret söyleminin, farklı inanç ve kültürlere tahammülsüzlüğün artması nedeniyle toplumun tehlikeli bir noktaya sürüklendiğine dikkat çekti ve “Savaş ve çatışma ortamındaki politikalar nedeniyle bu katliamlar doğar ve ölümlere sebep olur. Kötülüğün karşısında iyiliği savunacağız.” dedi.

Konuşmaların ardından Reina önüne karanfiller bırakıldı ve kurum yöneticilerinden oluşan bir heyet olay yerine giderek ilgililere taziye dileklerini iletti. 03.01.2017
*****
Basın açıklaması metni şöyle            :

KARDEŞLİĞİ, BARIŞI, ÖZGÜRLÜĞÜ, LAİKLİĞİ, YAŞAM HAKKINI SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ. KORKMUYORUZ, VAZGEÇMİYORUZ!

2016 yılını bitmek bilmeyen katliamlarla kapatan ülkemiz maalesef 2017 yılına da yeni bir katliam ile girdi. 39 insanı yeni yılın ilk saatlerinde gerçekleşen barbarca saldırıda yitirdik. Onlarca insan halen hastanelerde yaşam mücadelesi veriyor. Hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı ve yaralılara acil şifalar diliyoruz. Ülkeyi yönetenlerin yurttaşlarına karşı en önemli sorumluluklarından biri can güvenliğini sağlamaktır. Ancak her zamanki gibi, bu katliamın ardından da siyasi sorumluluk alan olmadı. Her katliamın ardından terörü lanetleyen açıklamalar yapıp, intikam nutukları atarak bir ülke yönetilemez, yönetilememektedir. Sorumluluk üstlenmesi gereken sadece yöneticiler değildir. Biz bu ülkenin yurttaşları olarak da sorumluluk üstlenmeliyiz. Evet bugün burada insanlık dışı bir saldırıyı lanetlemek için bir araya geldik. Ancak bizim de sorumluluğumuz terörü, şiddeti, katliamları lanetlemekle sınırlı kalamaz. Bir yurttaş olarak sorumluluğumuz, bir daha böyle trajediler yaşamamak için bizleri yönetenlere soru sormaktır. O zaman soruyoruz:

Bu tür saldırıların ardından “birlik ve beraberlik” çağrıları yapılmaktadır. Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olduğu muhakkaktır. Ancak, saldırgan henüz yakalanamamış iken, yılbaşı öncesi yılbaşı kutlaması ve yaşam tarzları üzerinden toplumun bir bölümünü ötekileştirme ve nefret söylemiyle tehdit edenler hakkında herhangi bir işlem yapılmamışken, ölenleri anmak isteyenler, mahallelerinde “IŞİD’e karşı laikliği savunacağız” konuşması yapanlar neden gözaltına alınmıştır? “Laiklik” savunması kriminalize edilirken “birlik ve beraberlik” nasıl sağlanacaktır?

Toplumu kutuplaştırarak, nefret dilini siyasete hakim kılarak, her türlü eleştiriyi ve muhalefeti suç sayarak bu ülke yönetilememektedir. Bu akıl tutulmasına bir an önce son vermek gerekmektedir. Eşitliğin, özgürlüğün, laikliğin, demokrasinin ve barışın yokluğunda memleketimizin nasıl bir tehdit altında olduğu ortadadır. O halde bu tehdide karşı
– eşitlik,
– özgürlük,
– laiklik,
– demokrasi ve
– barış

için birlik olmalıyız. 2017 yılında her türlü baskıyı ve terörü yenerek; eşitliği, özgürlüğü, laikliği, demokrasiyi ve barışı kazanarak; memleketimizi bu karanlık günlerden çıkarmak için omuz omuza mücadele edeceğimizi buradan bir kere daha ilan etmek istiyoruz.

İSTANBUL BAROSU
İSTANBUL DİŞHEKİMLERİ
ODASI İSTANBUL ECZACI ODASI
İSTANBUL SERBEST MUHASEBECİLER VE MALİ MÜŞAVİRLER ODASI
İSTANBUL TABİP ODASI
İSTANBUL VETERİNER HEKİMLER ODASI
TMMOB İSTANBUL İL KOORDİNASYON KURULU
DİSK İSTANBUL TEMSİLCİLİĞİ KESK İSTANBUL ŞUBELERİ

===============================
Dostlar,

Bir dönem bizim de üyesi olduğumuz İstanbul Tabip Odası’nın öncülük ettiği bu önemli ve kararlı açıklamayı biz de aynen onaylayarak paylaşmak istiyoruz.

Sevgi ve saygı ile.
04 Ocak 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir