DEVŞİRMEKLE BU KADAR OLUYOR !

DEVŞİRMEKLE BU KADAR OLUYOR !

portresi, Gülümseyen
Prof. Dr. D.Ali ERCAN
Değerli arkadaşlar,  
9 Temmuz’da sizlerle paylaştığım iletide, Türkiye’nin Olimpiyatlarda elde ettiği sonuçlara  bakarak, spor düzeyini irdelemiş ve Dünya ortalamasının (1,00) biraz altında 0,80 dolayında olduğunu yazmıştım (ekte). Rio 2016 Olimpiyat Oyunlarında aldığımız sonuçlar da bunu bir kez daha doğruladı.  Rio’da 37 spor dalında 307 altın + 307 gümüş + 360 tunç, toplam 974 Madalya dağıtıldı. Olimpiyat oyunlarına 102 sporcu ile katılan Türkiye 1 altın, 3 gümüş, 4 tunç, toplam 8 madalya kazandı. 

Şurası bir gerçek ki Ülkelerin madalya kazanmak şansları,

1. Nüfus büyüklüğüne ve  
2. Kişi başına gelir düzeyine, 
yani toplamda Gayrisafi Milli Gelire (GNP) orantılıdır.
Dünya toplam GNP miktarı yaklaşık 75 trilyon dolar olduğuna göre, Olimpiyatta kazanılacak her bir madalya ~77 milyar dolar karşılığı oluyor… Bu durumda ~770 milyar dolar geliri olan Türkiye’nin  ~10 madalya alması beklenirdi; oysa 8 madalya alabildi, yani hemen her dalda devşirme sporculara bel bağlayarak büyük umutlarla ve büyük giderlerle yola çıkan Türkiye’nin spor notu bu kez de 0,8 düzeyinde kaldı.
 
200’ün üzerinde ülkenin 11 binden çok sporcu ile katıldığı bu Olimpiyat, her bakımdan katılım rekorları kırdı. ABD 550 sporcu ile katılırken, Almanya 420, Çin 400, Fransa 397, İngiltere 372, Kanada 312 sporcu ile katıldılar.  IOC tarafından doping nedeniyle yasaklanan sporcularının dışında kalanlarla, Rusya ancak 279 sporcu ile katılabildi.  Olimpiyat madalyalarının yarısını, Dünya nüfusunun 1/10’u oranında nüfusu temsil eden Avrupalılar aldılar. 
 
Yalnızca nüfusu 10 milyonun üzerindeki, 90 dolayında ülkeyi göz önüne alırsak, bu kümede (Madalya Sayısı/GNP) sıralamasında Türkiye 45 nci durumda, yani  ortalarda da bir yerde bulunuyor.  Şaşırtıcı ama gerçek, genel madalya sayısı sıralamasında 3. olan Çin’in,  13. olan Breziya’nın, 1. olan ABD’nin ve 6. olan Japonya’nın önünde bulunuyoruz. Yani çok madalya kazanmış kimi büyük ülkelerin spor notu öyle sanıldığı gibi yüksek değil… Örneğin Dünya toplam gelirinin dörtte biri kadar geliri olan  ABD, 241 madalya alması gerekirken 121 madalya alabildi.. Bu hesaba göre ABD’nin spor notu 0,5 çıkıyor ki, üçte biri şişman (obes) olan bir toplum için bu sonuç hiç de şaşırtıcı değildir.
Nüfusu 10 milyonun üzerindeki bazı ülkelerin  MS / GNP spor notları;
  • Özbekistan 16,1
  • Kenya 15,4
  • Kazakistan 11,3
  • Ukrayna 10,0
  • Macaristan 9,8
  • Etyopya 9,2
  • ……..
  • Rusya 3,8
  • Yunanistan 2,4
  • Avustralya 1,9
  • İngiltere 1,9
  • Hollanda 1,9
  • Polonya 1,8
  • İran 1,6
  • Fransa 1,3
  • Kanada 1,2
  • G. Kore 1,2
  • İtalya 1,2
  • İspanya 1,1
  • Brezilya 1,0
  • ……
  • İsviçre 0,9
  • Türkiye 0,8
  • Japonya 0,7
  • Arjantin 0,7
  • Mısır 0,7
  • ABD 0,5
  • Çin 0,5
  • Meksika 0,4
  • Endonezya 0,2
  • Hindistan 0,1
Nüfusu 10 milyondan az olan  ülkeler (Şehir Devletçikleri ) için çok abartılı, yanıltıcı sonuçlar verecek bir istatistiği kullanmak pek doğru olmaz. O nedenle onları tasnif dışı tutuyorum. Örneğin Jamaika için MS/GNP Spor notu 60 çıkıyor… Öte yandan 1,3 milyarlık koca Hindistan’ın spor notu çok düşük, 0,1’dir. Yunanistan’dan 3 kez kötü durumda olduğumuzu unutarak, “Sporda Hindistan’dan 8 kez daha iyiyiz..” der, teselli bulabiliriz  🙂
Türkiye Olimpiyat sınavlarında 0,8 çizgisini sürdürüyor. 2020 Tokyo Olimpiyatlarında, komşumuz Yunanistan ayarında olamasak bile, en azından Dünya ortalaması 1,0 değerine ulaşabilmek için 12 madalya almamız gerekecek. Bunu devşirme sporcularla başarabileceğimizi sanmıyorum. “Taşıma su ile değirmen dönmez” demiş atalarımız.
Sevgilerimle.  æ

Ek                :Satır içi resim 1

TÜRKİYE’NİN SPOR NOTU
Değerli arkadaşlar,
Yakında Brezilya’da 31. Olimpiyat oyunları başlayacak (2016)… Zar zor, türlü tesadüflerle katıldığı Avrupa Futbol şampiyonasından elenerek geri dönen Milli Takımımızın perişan durumunu gördük. 350 bin nüfuslu İzlanda’nın futbol takımı ilk 8’de yer alırken, 80 milyonluk Türkiye’nin sözde milyon dolarlar değerindeki Futbolcularından ve Teknik Direktöründen oluşan Milli takımı, 24 Takım arasında ancak 20. olabildi. 
 
Yıllık anlaşması 3,5 milyon dolar (Aylık 850 bin TL) olan Fatih Terim’in yerine Futboldan hiç anlamayan sıradan bir kişi de getirilmiş olsaydı herhalde durum farklı olmazdı. Milli Takım kadrosuna alınan 30 kadar Futbolcuya Avrupa Şampiyonası öncesi eleme maçlarında 24 milyon TL Prim dağıtılmıştı… (adam başı ortalama 800 bin TL) Sonuç kocaman bir fiyasko…
 
4 hafta sonraki XXXI. 2016 Rio Olimpiyat oyunlarına 94 sporcu ile katılacak olan Türkiye bakalım ne sonuç alacak… Savaş nedeni ile 3 Olimpiyat Oyunu  iptal edildiğinden,  şimdiye dek 27 Olimpiyat oyunu
düzenlenebilmişti  bunlardan 21’ine katılan Türkiye, toplamda 39 Altın, 25 Gümüş ve 24 Tunç Madalya alabilmiş. (yani toplam 88 Olimpiyat Madalyası var Türkiye’nin)
 
27 Olimpiyatta dağıtılan Madalya sayısı 4809 Altın, 4775 Gümüş ve 5130 Tunç olmak üzere toplam 14714’tür. Altın için 3, Gümüş için 2 ve Tunç için 1 puvan vererek, Dünya nüfusunun yaklaşık binde 11’i kadar nüfusu olan Türkiye’nin Madalya Puvanını hesaplayabiliriz. Buna göre Türkiye’nin Puvanı
 
(3×39+2×25+24) / [(3×4809+2×4775+5130) x (21/27) x 0,011 ] ~ 0,8 çıkıyor.
 
Türkiye’de Spor Dünya ortalaması düzeinde olsaydı bu sonucun 1,0 çıkması beklenirdi. Demek ki Türkiye’nin genel Spor notu Dünya Ortalamasının yaklaşık %20 altındadır. Buna karşılık Gelişmiş Ülkelerde (Norveç, İsveç, Danimarka, Finlandiya, Hollanda, Almanya, Kanada, Avustralya…) Spor Notu Dünya ortalamasının çok çok üzerinde Dünyanın en yüksek Spor notu 30,0 ile 5,5 milyonluk Finlandiya’ya ait yani Finlandiya’nın Spor Notu Türkiye’nin tam 40 katı! Kişi başına Ulusal Gelir etmenini (faktörünü) hesaba katsak bile Finlandiya Türkiye’den yine de 10 kez daha iyi durumdadır… 
 
Değerli arkadaşlar,

Dünya ortalamasının altında oluşumuz maalesef yalnızca spor alanında değil, genel bir görünüm. Çünkü Gelişmişlik bir bütün. Bir ülkede Spor, Sanat, Teknoloji, Bilim, Sağlık, Ekonomi “Birleşik Kaplar” örneği aşağı yukarı aynı düzeyde bulunur.
Sevgilerimle. æ (09.07.2016)
___________
Not : Ekte “Çevre” konulu çok güzel bir video var… tıklayın
 
                          TOPRAK ANA

============================================

Çook teşekkürler değerli Prof. Ali Ercan hocamız…

Epeydir yazılarınız bize ulaşmıyordu ve yayımlayamıyorduk..
Site okurlarımız da bizim ölçümüzde (kadar) mutlu olacaklar eminiz..Lütfen devam yazmaya ve paylaşmaya..

Eee, AYDIN SORUMLULUĞU bu, emeklilik vs. söz konusu değil!

Matematik salt doğru yolu bulmanın etkin aracı değil; gülünç olmamanın da bir güvencesi.. Sayın Ercan, çok basit 4 işlem ile birlikte yaşamın pek çok temel olgusunu akıllıca sorgulayarak irdeliyor ve gerçekçi sonuçlara varıyor..

Yığınlara mutlaka temel Matematik öğretmeliyiz, onu sprunlarının çözümünde kulanmayı da elbette.. Ezberleyerek değil sorgulayark düşünmeyi = özgürleşmeyi.. Hele hele MATEMATİKSEL DÜŞÜNME’yi!

Matematiksel düşünme + Cemal Yıldırım ile ilgili görsel sonucu
Prof. Cemal YILDIRIM’ın nefis “Matematiksel Düşünme” kitabına ve
üstad Aziz Nesin’in oğlu Prof. Ali Nesin’in “Matematik Köyü” imecesine selam ve saygı olsun!
Sevgi ve saygı ile.
25 Ağustos 2016, Tekirdağ
Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com
Not : Sayın Ercan’dan gelen kimi e – iletilerde ne yazı ki font sorunu yaşıyoruz..
Sanırız tüm metni word’e aktarıp düzeltip sonra webe almalı?? Ya da Ali hoca sorunu çözer mi??

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet SALTIK’ın kısa özgeçmişi (CV) 1953’te Elazığ'da doğdu (14.11). İlk-ortaokulu Gaziantep'te okudu (1961-68), Van Lisesini 1971’de (birincilikle) bitirdi. NATO bursuyla (birincilikle) İngiltere’de dil eğitimi aldı (1971). Aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi'ne girdi. 1976'da Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977'de İstanbul Tıp Fakültesini bitirerek tıp doktoru oldu. Keban'da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı. 1978'de Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Halk Sağlığı dalında tıpta uzmanlık eğitimine başladı ve 1981'de İstanbul Tıp Fakültesinde uzman doktor oldu. 1981-82 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982’de Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Elazığ'da 6 yıl kadar muayenehane hekimliği yaptı (1982-88 başı), kağıt ve çimento sanayisinde işyeri hekimliği, yaptı. 1986'da ABD / Texas School of Public Health’te eğitim aldı. (4 ay) 1987'de Elazığ Halk Sağlığı Bölge Laboratuvarı Müdürü oldu. Yerel Fırat Gazetesinde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1988’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı'nı kurdu, 16 yıl yönetti. 9 Ekim 1990'da Doçent, 17 Ocak 1996’da profesör oldu. Edirne Tabip Odası yöneticiliği ve 2 dönem seçimle Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı (1992-96). Hacettepe Üniv. Sağlık Bilimleri Enst. de Biyoistatistik masteri (tezsiz) yaptı. Mayıs 2004 sonrası Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Sendikası Üyesi. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı (1996-2000) sonra Onursal Başkanı, ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Genel Başkan (Baş)Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı (2004-6)... ADD Bilim - Danışma Kurulu yazmanı (2010-14). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) bitirdi (2011-16). Türkiye'de tek TIBBİYELİ + MÜLKİYELİ.. Uzmanlık alanında 257 yerli, 48 adet yabancı (toplam 305) bilimsel bildirisi, yayını, kitap ve bölümleri var. Birçok bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde (22 adet), Atatürkçü yayın organlarında 600'e yakın makalesi yer aldı. Google'da yaklaşık 5,5 milyon kez kez site edildi. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları… İş ve Meslek Hastalıkları, Küreselleşme.. gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 92, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında 12+).. toplam 1495 adet -çoğu görsel- konferanslar verdi ve 200’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı (1996 sonrası rakamları). Okuma-yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor. Sağlık Hukuku master eğitimi sürüyor (tez döneminde). Evli, 1 çocuklu. Saygılarımla. 15.01.2017 Prof. Dr. Ahmet SALTIK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mülkiyeliler Birliği Üyesi profsaltik@gmail.com www.ahmetsaltik.net facebook.com/profsaltik https://twitter.com/profsaltik İ l e t i ş i m : Telefon : 0312 595 6000 / 8624 (iş) 0312 363 8990'dan (pbx) Cep : 0532 661 8498 Belgegeçer : 0312 319 8236 (Anabilim Dalı) Posta adresi : Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AbD, Cebeci Hastanesi, Dikimevi / ANKARA

“DEVŞİRMEKLE BU KADAR OLUYOR !” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir