Mecliste Atatürk’ün düşüncesine karşı yapılan ağır saldırı

Dostlar,

Dün TBMM’de bir HDP milletvekilinin kendini bilmez, densiz ve ağır bir cehalet ürünü olan Atatürk’e sataşmasını iğenç buluyor ve şiddetle kınıyoruz.

Bu vekilin azıcık olsun Atatürk hakkında okumadığı ve koyu bir cehalet ile nefret söylemi kullandığını O’nun adına da üzülerek izliyoruz.
Acaba meczup mudur? (!)
Öyle ilan edilecekse HDP meczuplar partisi midirler?
Bu kişiler birdenbire meczuplaşıp (!) ülkenin temel değerlerine neden saldırmaktadır?
Partisi HDP bu muhtereme ne yaptırım uygulayacaktır?
TBBMM bu muhtereme ne yaptırım uygulayacaktır?

Türkiye yol geçen hanı değildir.
Herkesin aklını başına alması gerek.
HDP bir yandan “AÇILIM” güvercin, bir yandan TBMM’de saldırgan..
Yakışıyor mu??

Bu zat, halkın hiç okumadığına oynuyor galiba..
Ne hazin..
Söylediklerinin tek bir sözcüğü gerçek değil..
Hepsi yalan, hepsi kara propaganda!
Bulaştığı bataklıktan ancak özür dileyerek çıkabilir..
Partisinin ve TBMM başkanının görevi öncelikli..
Elbette CHP ve MHP’nin de…

Sayın Öymen’in değerlendirmesi aşağıda..
Kendisine teşekkür ederek, aynen paylaşarak yayımlıyoruz.

Sevgi ve saygı ile.
06 Haziran 2014, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net

=========================================

Mecliste Atatürk’ün düşüncesine karşı yapılan ağır saldırı

Portresi_ATA_ile

Onur ÖYMEN

 

Bir HDP’li Milletvekili Meclisin dünkü oturumunda,

  • “Kemalizm dediğiniz şey bir parça Hitler bir parça Mussolini’dir.” demiş.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısı altında bu güne dek Atatürk’ün düşüncesine
bu kadar ağır ve cüretkar bir saldırıda bulunulduğunu duymadık.

Bu yalnız Büyük Atatürk’ün manevi kişiliğine değil, aynı zamanda O’nun kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi’ne karşı da ağır bir saldırıdır.

Bu saldırı Mecliste birkaç cümlelik bir yanıtla geçiştirilemeyecek ölçüde vahimdir.

Kemalizm kendine özgü bir fikir bütünlüğü olan, ilkeleri bulunan ve Cumhuriyetimizin düşünsel temelini oluşturan bir devlet anlayışıdır.

9 Mayıs 1935’te toplanan CHP 4. Kurultayında Kemalizm şu şekilde anlatılıyor:

  • “Sadece birkaç yılı değil, geleceği de kapsayan projelerimizin ana hatları burada özetlenmiştir. Partimizin temelini oluşturan bütün bu ilkeler
    Kemalizm’e giden bir yoldur”.

Hem Mussolini’yi hem de Hitleri en doğru tahlil edenlerin ve onları en ağır biçimde suçlayanların en başında Mustafa Kemal Atatürk geliyordu. Şu sözler Atatürk’e aittir:

  • “Dünya nimetlerinin emperyalist ülkeler tarafından pervasızca paylaşıldığını ve bu paylaşma esnasında gelişmemiş ülkelerin tarihten silindiğini hafızalardan da silmek kadar gaflet olamaz. Dünyanın bugünkü durumu hiç de parlak görünmüyor. Her ülke gençliğini bir başka ideolojiye sahip olarak yetiştirme gayreti içinde. İtalya faşizm ideolojisine dört elle sarılmış. Bu ülkenin diktatörü olan Mussolini, ülkesinin sekiz milyon faşist gencinin süngüsü üzerinde yaşadığını haykırıp duruyor. İtalyan gençlerine kara gömlekler giydirerek
    çoktan tarihe gömülmüş bulunan Roma İmparatorluğu’nu yeniden kurmayı,
    bu şartlandırılmış gençlere aşılamaya çalışıyor. Almanya’da Hitler’in yaratarak geliştirmekte olduğu Nazilik de faşizmin bir başka, bir büyük tehlikeli benzeridir. Hitler bir ırkçıdır. Dikkat buyurunuz milliyetçi demiyorum, ırkçıdır diyorum.  Alman ırkını en üstün ırk olarak gören bir mecnundur (delidir).
    Tekmil Alman gençliğini peşine takmış, onlara bu ideali aşılamıştır.”

Atatürk bu konudaki görüşlerine Çankaya’daki bir yemekte konuklarıyla konuşurken daha büyük açıklık getirmiş ve şunları söylemişti:

  • Faşizmin de Nazizmin de sonu yoktur. Ben belki bunu görebilecek kadar yaşayacak değilim. Ama aramızda onların sonunu görebilecekler olacaktır elbet. Bu ülkeler bir defa bu yola girdiler mi bir daha geri dönemezler. Halkı ve gençliği sürekli olarak heyecan içinde tutmak için durmadan silahlanmak, sağa sola tehditler savurarak ayakta kalmak zorundadırlar. Bu işin sonucu ise savaştır. Ve bu savaşın sonunda ne Faşizmin ne de Nazizmin ayakta kalabilmesine olanak göremiyorum.” (Gökçen, Sabiha. Atatürk’ün İzinde Bir Ömür Böyle Geçti, Türk Hava Kurumu Yayınları, İstanbul, 1982, s. 155, 159)

HDP milletvekilinin bu haksız, ölçüsüz ve Cumhuriyetimizin kurucuna karşı ağır bir suçlama niteliği taşıyan sözlerini mutlaka geri alması, Meclis’ten resmen özür dilemesi sağlanmalıdır. Bunun için, başta CHP olmak üzere bütün partilerin liderlerinin ve
o partilere mensup mensup millet vekillerinin sonuç alıcı bir çaba içine girmeleri gerekmektedir.

Bu ve başka vesilelerle Cumhuriyetimizin düşünsel temellerine saldırarak
Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetimizi yıkmak isteyenlere geçit verilmemelidir. Atatürkçülerin bu gibi saldırılara karşı sessiz kalmaya hakları yoktur.

Saygılar, sevgiler.

Onur Öymen

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“Mecliste Atatürk’ün düşüncesine karşı yapılan ağır saldırı” üzerine bir yorum

  1. Yazı yazmanın, söz söylemenin, düşünmenin temel ilkesi; ” Yunus Emre, bu sözü eğri büğrü söyleme / Seni sigaya çeken bir Molla Kasım gelir,” denielerek belirlenmişti.

    Dersim 3. Büyük Alevi soykırımını haklı bulan Onur Öymen, hala Alevilerden özür dilememiştir…

    Ahmet bey, dünyada “DÜŞÜNCEYE HAKARET DİYE BİR SUÇ YOKTUR!.. OLAMAZ…”

    Ancak kişiye hakaret vardır…

    “Atatürkçü Düşünce”yi 10 Kasım-1938’den sonra herkesin eleştirmeye hakkı vardır…

    Atatürkçü Düşünceyi ifrat derecesinde övmek sizin yanlışınız… Eleştirilmesini istemediğiniz düşünceyi siz de övmeyecek; hatta sözünü bile etmeyecektiniz…

    Ortaya düşünce diye getirdiğiniz her şey eleştirilir… Eleştirilmelidir…

    Onur Öymen, Atatürkçü Düşünce hakkındaki eleştiriye tahammül edecek kadar uygar bir insan değilmiş… Bu eleştiriyi yapan milletvekilinin Hitler ve Mussolini yöntemiyle susturulmasını istemiş…

    Bu nedenle, Onur Öymen’in Faşist Tepkisini kınamalıyız!..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir