Bir Toplumsal İletişim Konusu Olarak Güneydoğu Sorununa Yaklaşım..

Dostlar,

ADD eski genel başkanlarından Toplumbilimci (Sosyolog)
Sayın Prof. Dr. Özer OZANKAYA Diyarbakır kökenli bir yurttaşımız, bir hocamızıdır.

Ülkemizin içinde bulunduğu yakıcı gündemde ciddi biçimde kafa yormakta ve çok değerli katkılar sunmaktadır.

Yazıları e-ileti olarak pek çok kesime ulaşmakta, ADD web sitesinde (www.add.org.tr) ve bizim sitemizde…. de yer bulmaktadır.

Aşağıda kapsamlı bir irdelemesini paylaşmak istiyoruz.

Dolu dolu 10 word sayfası tutan çaşılmayı, sitemizin yapısı gereği pdf olarak size sunmak istiyoruz. Sayın Ozankaya’ya buı değerli irdelemesi ve paylaşımı için teşekkür borçluyuz.

Hoca yazısına şöyle giriyor :

  • Bir Toplumsal İletişim Konusu Olarak Güneydoğu Sorununa Yaklaşım..

Devamla,

Kafaları ve Gönülleri Kazanmak

1. BÖLÜCÜ GİRİŞİMİN HAKSIZLIĞI ve TEMELSIZLİĞİ

Güneydoğu Anadolu bölgemizdeki silahlı yıldırıcılık (terör) eylemleri,
demokratik düzenimiz de içinde olmak üzere, tüm Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının
yurt, barış, özgürlük, güvenlik ve onur başta olmak üzere yüksek çıkarlarımızı tehdit etme özelliğine bürünmüş görünüyor. Bilindiği gibi dostluklar, güzellikler gibi düşmanlık
ve kavgalar da önce insanların yüreklerinde ve kafalarında başlar ya da başlatılır.

Cumhuriyet Türkiyesinin karşısına çıkarılan bu silahlı yıldırıcılığı etkisiz kılıp ortadan kaldırmak da, ancak toplum üyelerinin gönüllerini ve ka­falarını konuya ilişkin
temel doğrularla bilgilendirerek kazanmakla ola­naklıdır. Demokrasi ve genellikle çağdaş uygarlık, insanların büyük ço­ğunluğunun
iyi niyetli, hak ve insaf duygularına sahip olduğu güveni üzerinde yükselmiştir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve çağdaş Türk toplumsal kurumlarının hamuru da “insan doğasına bu iyimser bakış” mayasıyla yoğrulmuştur ve
ona uluslararası düzeydeki saygınlığını sağlayan asıl dayanak budur.


Gönülleri ve kafaları kazanmada en etkili yol da, nesnellik (yani doğruya bağlılık) üzerine kurulu olan bilimsel yaklaşımdır. Ben de Gü­neydoğu Anadolu’da doğup büyümüş, Cumhuriyetin çağdaş eğitim ku­rumlarından uzak köy ve kasabalarda bile yararlanabilmiş bir toplum­bilimci olarak, nesnelliğin gerekleri olduğuna inandığım kimi temel noktaları kamuoyunun dikkartine sunmayı yararlı buluyorum.

Her şeyden önce vurgulamak gerekir ki…. 

diye devam ediyor ve şöyler bağlıyor :

SONUÇ

Başlangıçta da belirttiğim gibi, asıl olan kafaları ve gönülleri içtenlik­le kazanabilmektir.
Bu yapılmadan hiçbir polis ya da jandarma önlemi, tarihsel yanlışlıkları, yakın geçmişin
ve hatta bugünün sorumsuzluk­larını ve sömürgeci kışkırtmalarını etkisiz kılarak,
bu yurt köşesini Türki­ye’nin gereğince bütünlenmiş bir parçası yapmaya yetmez.

Düşüncelerimi Atatürk’ün ulusal güç ve insanlararası ilişkiler üzerine iki uyarısıyla tamamlamak istiyorum: 

  • “Ben en iyi siyasetin, her türlü anlamıyla en çok güçlü olmakta bu­lunduğunu
    kabul ederim. En çok güçlü olmak deyiminden anladığım, yalniz silah gücü olduğunu sanmayınız. Tersine olarak bu, bence güç toplamını oluşturan etkinliklerin sonuncusudur. Bence en çok güçlü ol­mak bilim bakımından, fen bakımından ve ahlök bakımından güçlü olmaktır; çünkü bu saydığım değerlerden yoksun olan
    bir ulusun bü­tün bireylerinin en son silahlarla donatıldığını tasarlasak bile,
    güçlü olduğunu kabul etmek doğru olmaz. Bugünkü insanlık toplumunda in­san olarak yer alabilmek için eline silah almış olmak yetmez. Benim anlayışıma göre güçlü bir ordu denildiği zaman anlaşılması gereken anlam, her eri, subayı ve komutanı uygarlık ve fen gereklerini kavramış ve ona göre çalışma ve hareketlerini yürüten, yüksek ahlakta bir topluluktur.”
  • “İnsanları mutlu edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak, insan­lık.dışı ve
    son derece üzüntü verici bir sistemdir. İnsanları mutlu edecek tek araç, onları birbirlerine yaklaştırarak, onlara birbirbirlerini sevdirerek, karşılıklı maddi ve manevi gereksi­nimlerini karşılamaya yarayan davranış ve güçtür.” 

Bu önemli derlemenin tümünü okumak için lütfen aşağıdaki erişkeyi (linki) tıklar mısınız?

Guneydogu_Sorununa_Yaklasim_Bir_Toplumsal_Iletisim_Konusu_Olarak

Sevgi ve saygı ile.
5.4.13, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir