Etiket arşivi: Türkiye ile Atatürk bir anlamda özdeşleşmiştir.

GÜNÜMÜZDE ATATÜRK


Dostlar,

“Cumhuriyetimizin Ağabeyi” sayılabilecek 1921 doğumlu, 92 yaşındaki bilge
bilim insanı, mühendis – ekonomist, politikacı, eski CHP milletvekili
Dr. Ali Nejat ÖLÇEN, bir kitap tanıtımı yapıyor bu yazısında..

Çok değerli Kemalist bilim ve eylem insanı Prof. Dr. Anıl Çeçen‘in yeni kitabını çıkışının ilk günlerinde okuyarak irdeleme yazısı yazıyor..

Gunumuzde_ATATURK_kitabi_Mayıs_2013

Tek (ya da 2!) sözcükle önce
Sayın Dr. Ali Nejat Ölçen’e,

sonra da Sayın Prof. Dr. Anıl Çeçen‘e biz de

“helal olsun!” diyoruz..

Sevgi ve saygı ile.
28.5.2013, Ankara

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

===========================================

Dr. Ali Nejat ÖLÇEN

portresi

 

 

 

 

“GÜNÜMÜZDE ATATÜRK”

Prof.Dr. Anıl Çeçen’in Günümüzde Atatürk kitabındaki kadar Mustafa Ke­mal’i
“bilim-yorum-inanç” düzleminde bu denli  gerçekçi biçimde tanımlandığına bugüne kadar tanık olamadım. Kitabın ilginç ve ilginç olduğu kadar gerçekçi ve geçekçi olduğu kadar gerekli bölümü kuşkusuz Atatürk Olmasaydı” başlığı altında betimlenenler. Aşağıya aktardığımız kimi bölümleri büyük harflerle Anıl Çeçen’in kurucu üyesi olduğu Atatürkçü Dü­şünce derneğinin tüm üyelerine ve Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyetini ko­rumaya azmetmiş tüm aydınlarımıza  ulaştırılması dileğimle. Prof. Çeçen’in yazdıklarını  birlikte okuyalım:

Dünyanın merkez coğrafyasının tam ortasında, tarihin dönüm noktasında yeni bir devleti oluştururken hiçbir devletin yapısal modelini kopya etme­den, tümüyle Türkiye koşullarına uygun yeni bir siyasal model ortaya ko­nulması nedeniyle, Türkiye ile Atatürk bir anlamda özdeşleşmiştir.

Atatürk sayesinde Türkler modern bir ulus olarak tarih sahnesine yeniden çıkabilmişler ve varlıklarını koruyarak geleceğe dönük bir yeni süreç başlatabilmişlerdir…Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve bu devletin kurucusu olan
Türk ulusu bugün sahip olduğu bağımsızlık düzeninin ve devlet modelinin tümünü Atatürk’e borçlu bulunmaktadır…Dünyanın merkezindeki güçlü devletin içerden çökertilişi ve dışardan askeri saldırılara ve işgallere uğ­ratılarak yok edilişi çerçevesinde tam da her şeyin bittiği bir aşamada, Ata­türk gibi birleştirici ve sürükleyici bir önderin tarih sahnesine çıkışı ile
Türk ulusu yeniden şahlanarak imparatorluk sonrasında da büyükçe bir ulus devlet çatısı altında yaşamını sürdürme şansını elde edebilmiştir. Atatürk’ün ortaya çıkışını ve yaptıklarını
kendi döneminin koşulları içinde değerlendirmek, bilimsel açıdan daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Aradan yüz yıl geçtikten sonra onun yaptıklarını küçümsemek
ya da bugünün ko­şulları doğrultusunda onun yaptıklarını olumsuz bir doğrultuda değerlen­dirmek, hem yanlış hem de insafsız bir yaklaşım  olacaktır. Özellikle
bu­günün basını ve medyasına bakıldığı zaman, Atatürk eleştirisi yapanların çoğunun böylesine insafsız ve haksız bir tutum içinde hareket ettikleri görülmektedir. Bugünden düne bakarken daha yansız ve objektif bir tutum takınmak gerekirken, tümüyle karşıt bir yaklaşım içerisinde hareket etmek, Atatürk’e karşı yapılan ciddi bir haksızlığı gündeme getirmektedir. Atatürk ve cumhuriyet düşmanlarının ya da başka devletler hesabına çalışan bazı ajan tarihçi ya da gazetecilerin Atatürk’e karşı sürekli olarak sürdürdük­leri karşıt tutumlarına ısrarla devam ettikleri izlenmekte ve bu nedenle de bir türlü Atatürk ile ilgili olarak
Türk kamuoyunda yeterince fikir birliği sağlanamamaktadır..

Atatürk olmasaydı, bu topraklarda işbirlikçi, mandacı bir sömürge düzeni,
ya da dinci ortaçağ yapılanması veya küçük etnik toplulukların oluştur­dukları eyaletlerden oluşacak bir batı sömürgesi konumunda bölgesel fe­derasyon düzeni kurulabilirdi. Bu devletler kurulabilseydi, günümüzde Mustafa Kemal Atatürk’e böylesi haksız düzeyde saldırılar yapılamazdı. Kendi çıkarları doğrultusunda istedikleri devlet modelini kuramayan din­ciler, etnikçiler ve mandacılar günümüzde işbirliği yaparak toptan bir iş­birlikçi satılmış kadro halinde Atatürk düşmanlığına devam etmektedirler. Bu topraklar üzerinde proje sahibi olan tüm siyasal kesimler, işbirliği içe­risinde olduğu emperyal devletler ya da güçler merkezlerinden aldıkları desteklerle Atatürk’e ve onun eseri olan Türkiye Cumhuriyetine saldır­mağa günümüzde de devam etmektedirler. Böylesi haksız bir saldırı kam­panyası ile karşılaşan Türk devletinin yönetiminin şaşkınlık içinde boca­ladığı, Türk ulusunun da fazlasıyla üzülerek yeniden umutsuzluk içerisine sürüklendiği görülmektedir.
Türk devletini ortadan kaldırmak isteyen emperyal ve Siyonist güçler ile beraber, onların yerli işbirlikçilerinin bit­mek tükenmek bilmeyen olumsuz tutumları ülkeyi
bir karışıklığa ve kaos ortamına sürüklemektedir. Karşılarında Atatürk olduğu için projelerini gerçekleştiremeyenler, bugün küresel kapitalizm ve emperyalizmin dümen suyunda giderek yüzyıl sonra yeniden eski projelerini devreye sokmak için çabalamaktadırlar.

Böylesi kötü niyetli bir saldırı kampanyası ile karşıla­şan Türkiye Cumhuriyeti devleti, bugünün koşullarında ciddi sarsıntılar geçirirken, Atatürk’ün devlet modeli de siyasal açılım ve saçılım edebi­yatları doğrultusunda çözülmeye doğru zorlanmaktadır…

Atatürk olmasaydı Türkiye Cumhuriyeti diye bir devlet olmazdı ve Türkler dünyanın merkezi coğrafyasında bağımsız bir devlet çatısı altında güven­celi bir yaşam düzenine kavuşamazdı. Türk dünyası için model olacak çağdaş bir cumhuriyet düzeni Anadolu ve Rumeli topraklarında kurula­mazdı. Türk ulusu ortaçağ uykusundan uyanarak, çağdaş düzeyde bir halk yönetimine kavuşamazdı.

Atatürk olmasaydı, batının büyük devletleri ile yarışacak derecede güçlü bir devlet olarak Türkiye Cumhuriyeti kurula­mazdı.

Atatürk olmasaydı Türk dünyası geleceğe dönük çağdaş bir devlet ve yaşam düzenine sahip olamazdı. Türkler,Misakı Milli sınırları içerisinde kendi egemenlik düzenlerini kuramazdı. Yeni Bizans ya da Roma impara­torluğu arayışı, Osmanlı topraklarını yeniden Hıristiyanlığın hegemonyası altına sokardı ya da bölgeye yerleşebilmek için İngiliz ve Amerikan dev­letleri ile küresel sermayeyi kullanan Siyonizm, Büyük İsrail imparatorlu­ğunu dünyanın merkezinde kurardı. İşte bütün
bu devlet modellerini Os­manlı imparatorluğu sonrasında kuramayan emperyal ve Siyonist güçler, günümüzde elbirliği ve işbirliği yaparak toptan bir koro halinde Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti saldırılarına devam etmektedirler.

Atatürk olmasaydı belki Atatürk düşmanları daha mutlu olurdu ama
Türk ulusunun da kara bahtı yenilmezdi.

Atatürk var olduğu içindir ki, Türk devleti de var olmuştur. 

Atatürk olduğu içindir ki,O’nun izinden giden bir Türk ulusu ve Türk gençliği günümüzde yeni bir var olma ve yaşama savaşı vermektedir.

******************************

İyi ki Ankara Üniversitemizde bir Prof. Dr. Anıl Çeçen var. Ve iyi ki
“Günümüzde Atatürk” kitabını yazdı ve Togan Yyayınevi de bizlere okuma olanağını sağladı. O’nun kitabı bugün Sevr’in Anayasası hazırlanırken
tüm siyasal partilerimize yurtseverlik öğretisi olabilir.

Saygılarımla. 22.4.13

Dr. A. Nejat Ölçen