DİSK-AR: Geniş tanımlı işsizlik %27

DİSK-AR: Geniş tanımlı işsizlik %27


DİSK
‘e göre, TÜİK‘in açıkladığının aksine, geniş tanımlı işsizlik %27, geniş tanımlı işsiz sayısı 9 milyon 681 bin oldu.

(AS: Bizim katkımız yazının altında..)

HABER MERKEZİ, 11.01.2021
https://sol.org.tr/haber/disk-ar-genis-tanimli-issizlik-yuzde-27-23588 

İş aramayıp çalışmaya hazır olanların sayısı 2 milyon 175 binden 4 milyon 348 bine yükseldi.

Ümidini yitiren işsizlerin sayısı 668 binden 1 milyon 511 bine yükseldi.

  • Salgına bağlı olarak, zamana bağlı eksik istihdam (normal çalışma süresinden daha az çalışanlar) 351 binden 1 milyon 246 bine yükseldi.

Raporda, “TÜİK’in dar tanımlı işsizlik hesaplaması salgın döneminde iş kaybını yansıtmıyor” denildi.

TÜİK’e göre işgücü 2020 yılı Ekim döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 288 bin kişi azalarak 31 milyon 452 bin kişiye geriledi. İşgücüne katılma oranı ise 3,0 puanlık azalış ile %50’ye düştü.

İşgücüne dahil olmayanlar ise 29 milyon 96 binden 31 milyon 483 bine yükseldi. 2 milyon 467 bin kişi işgücü piyasasının dışına çıktı. İstihdam edilenlerin sayısı 2020 yılı Ekim döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 896 bin kişi azalarak 27 milyon 447 bin kişiye, istihdam oranı ise 2,3 puanlık azalış ile %43,6’ya düştü.

İstanbul’da yılın ilk 9 ayında 333 bin kişi işsizlik ödeneğine başvurdu

https://sol.org.tr/haber/ibb-acikladi-istanbullularin-yuzde-565i-gecinecek-kadar-kazanamiyor-23590
****

Dostlar,

Alttaki tweet iletisi de bizden.. 3 günde 600 bine yakın okundu..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Pekiiiii, ülkenin serveti nerede??
Nereye gitti son 18+ yılın ulusal geliri?
Neden bunca acımasız – ölçüsüz biçimde yoksullaştırıldık??
2020 sonu ulusal geliri 649 milyar Dolarda kaldı ve G20’den bile düştük!
2023’e 3 yıl var; son 9 yıldır toplam ulusal gelir sürekli azalırken, 3 yılda nasıl kanatlanıp uçacağız da ilk 10 ekonomi içine gireceğiz?

TÜİK’in zırvalamalarına ne demeli?
***

Bu görülmemiş TALAN neyin nesi?
Ekonomik iç savaş mı yaşıyoruz?
Cumhuriyet’ten intikam mı alınıyor vahşice – acımasızca soyularak?
***
Deriiiiiiiiiiiiiiiiiiiin mi deriiiiiiiiiiiiiiiiiin gaflet uykularından ne zaman uyanacağız?

Sevgi ve saygı ile. 10 Ocak 2021, Ankara

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, MSc, BSc
Ankara Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı (E)
Sağlık Hukuku Uzmanı, Siyaset Bilimi – Kamu Yönetimi (Mülkiye)
www.ahmetsaltik.net         profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter  @profsaltik

Cin şişeye sığmıyor

Cin şişeye sığmıyor

Erinç YELDAN
Cumhuriyet, 17 Haziran 2020

Geçen hafta içinde TÜİK 2020 Hanehalkı İşgücü Araştırması (HİA) şubat-mart-nisan ayları ortalaması sonuçlarını açıkladı. Buna göre işsizlik oranı 0.9 puanlık azalış ile % 13.2 düzeyinde gerçekleşti. TÜİK’in resmi verileri Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısının 2020 Mart döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 573 bin kişi azalarak 3 milyon 971 bin kişiye gerilemiş olduğunu dile getirmekteydi.

Resmi verilerde paylaşılan işsizlik oranı ve sayısı, Covid-19’un yarattığı depremi yansıtmamaktadır.

Ancak sözlerimize devam etmeden önce, 13 Mayıs tarihli yazımızda da özetlediğimiz üzere, resmi istatistiklerde geçen “işsiz” tanımını anımsamamızda yarar var. TÜİK uluslararası düzeyde kabul alınan biçimiyle, işsiz nüfusu şu şekilde tanımlıyor: “Referans dönemi içinde istihdam halinde olmayan (kâr karşılığı, yevmiyeli, ücretli ya da ücretsiz olarak hiçbir işte çalışmamış ve böyle bir iş ile bağlantısı da olmayan) kişilerden iş aramak için son 4 hafta içinde iş arama kanallarından en az birini kullanmış ve 2 hafta içinde işbaşı yapabilecek durumda olan 15 ve daha yukarı yaştaki fertler işsiz nüfusa dahildirler.”

Dolayısıyla, işsiz sayılmak için iş arıyor ve işbaşı yapmaya hazır olmak gerekiyor. İş aramaktan vazgeçen ve işgücüne katılmayan nüfus “işsiz” tanımına dahil değil. Böylelikle TÜİK’in yöntemine göre, kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin ödeneği alan işçiler iş aramadıkları için işsiz kapsamında sayılmamaktadır. Ancak, İŞKUR verileri bugüne değin 3.5 milyon işçi için kısa çalışma ödeneği başvurusu yapıldığını ve 1 milyona yakın işçinin de ücretsiz izin ödeneği almakta olduğunu belgeliyor. Dolayısıyla bu tanımlar dahilinde hesaplanan işsizlik verileri, krizin istihdam ve iş kaybına yönelik olumsuz etkilerini doğru olarak yansıtamamaktadır.

Nitekim, DİSK Araştırma Dairesi Haziran 2020 İstihdam Raporu’nda TÜİK verilerinde istihdamın Mart 2019’dan bu yana 1 milyon 662 bin azalmış olduğunun altını çizmektedir. Ancak bunun da ötesinde DİSK araştırmacıları ILO tarafından kullanılan eşdeğer tam zamanlı istihdam kaybı yönetimi aracılığıyla Covid-19 döneminde yaşanan istihdam kaybını daha açık ve kapsamlı olarak hesaplamaktadır. DİSK’in, ILO metodolojisinden yararlanarak “geniş tanımlı işsizlik” kavramı altında hesaplamış olduğu verilere göre Covid-19 nedeniyle meydana gelen eşdeğer iş kaybı 5.6 milyon olarak gerçekleşmiştir.

Bu arada Mart 2019’a görece, revize edilmiş geniş tanımlı işsiz sayısı (tam zamanlı istihdam kaybı dahil) 13 milyon 385 bine yükselmiş durumdadır. 33 milyon 966 bin olarak kabul edilen geniş işgücüne göre hesaplandığında, geniş tanımlı işsizlik (istihdam kaybı dahil) oranının %39’a ulaştığı görülecektir.”
***
Diğer yandan, Cumhurbaşkanlık Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nca (SBB) TÜİK’ten derlenmiş olan veriler, üretim sektörlerinde yaşanan kayıpların boyutunu ortaya koyuyor. SBB verilerine göre nisan ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre toplam sanayi üretimi %31.4, imalat sanayii ise %33.2 daralma göstermiştir. Sanayi sektörlerindeki gerileme, ara mallarında %27.8; yatırım mallarında % 42.5; dayanıklı tüketim mallarında ise %49.3’e ulaşmıştır.

  • Türkiye, aynı bundan önce 2009 küresel finans krizinin yansımalarında da olduğu üzere, dünya ölçeğinde Covid-19 krizinden en derin olarak etkilenen ekonomiler arasındadır.

Bu olgu Türkiye ekonomisinin yıllardır uğratılmış olduğu neoliberal tahribatın ve kırılganlığın doğrudan sonucudur.

  • Aksine tüm resmi söylemlere karşın, cin şişeye sığmamaktadır.

***
Not  : Covid-19 salgınının yaratmış olduğu ekonomik krizin işsizlik ve üretim tahribatının boyutları ODTÜ’den Profesör Ebru Voyvoda ile ulaşmış olduğumuz öngörülerle örtüşmektedir. Salgının ekonomik etkilerinin geniş ölçekli bir makro ekonomik modelleme ile incelendiği ve krize karşı geliştirilebilecek emek yanlısı ekonomi politikalarının daha geniş bir sunumunun yer aldığı rapora, Bilim Akademisi yayın organı Sarkaç sitesinden başvurulabilir:  https://sarkac.org/2020/06/ salgin-turkiye-ekonomisi-ve-gercekci-bir-kamu-politikasi-onerisi/  

4 milyon 300 bin kişi açık işsiz!

4 milyon 300 bin kişi açık işsiz!

Erinç Yeldan
Cumhuriyet
, 20.3.19

4 milyon 300 bin kişi “açık” işsiz..
Dikkat ediniz, genel geçer bir ifadeyle işi olmayan insanlardan bahsetmiyoruz. Sözünü ettiğimiz rakam, açık işsizler ordusunu ifade ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) teknik ifadesiyle, açık işsiz olarak sayılmanın koşulları şöyle sıralanıyor: 
(1) Sözü geçen dönemde (kasım, aralık, ocak ayı ortalaması) kâr karşılığı, yevmiyeli, ücretli ya da ücretsiz olarak hiçbir işte çalışmamış; 
(2) İş aramak için son 4 hafta içinde iş arama kanallarından en az birini kullanmış ve 
(3) 2 hafta içinde işbaşı yapabilecek durumda olan 15 ve daha yukarı yaşta olanlar 
işsiz nüfusa dahildirler. 
Dolayısıyla, TÜİK istatistiklerinde “işsiz” sayılabilmek için aktif olarak iş arıyor olmak ve kısa süre içinde de işbaşı yapmaya hazır olmak gerekmektedir. Türkiye’de bu rakam kasım, aralık, ocak aylarında ortalama 4 milyon 300 bin kişidir. Bu rakam 2017’nin eş döneminde 3 milyon 291 bin kişi idi. Dolayısıyla

  • son bir yılda “açık” işsizlerin sayısı 1 milyon 11 bin kişi artış göstermiştir. 

Hemen belirtelim ki bu rakama, gene TÜİK tanımıyla, “iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar” dahil değildir. Bu grubu TÜİK, “çeşitli nedenlerle bir iş aramayan, ancak 2 hafta içinde işbaşı yapmaya hazır olduğunu belirten kişiler” olarak tanımlamaktadır. Birçok araştırmacı bu grubu çalışmaya hazır olmasına rağmen, iş bulma umudunu kaybetmiş olduğu için iş aramaktan vazgeçen kesim olarak tanımlamaktadır. Açık işsizler rakamına bu tür “umudunu kaybedenler” de ilave edildiğinde “geniş tanımlı işsizlik” kavramına ulaşılmaktadır. TÜİK verilerine göre bu rakam 7 milyon 153 bine çıkmakta ve geniş tanımlı işsizlik oranı da %20’ye fırlamaktadır.

İstihdamın güvencesiz niteliği 
Konunun bir de istihdam edilenler boyutu var kuşkusuz.

  • 2018’de toplam istihdam 2017’ye görece 633 bin kişi azalmış durumda.

Son bir yıl içinde istihdam kayıpları tarımda 375 bin, sanayide 40 bin, inşaatta 442 bin kişi olarak hesaplanıyor. Hizmet sektörleri ise 224 kişilik bir istihdam artışı yaşamış. “Hangi tür hizmetler” ve “hangi koşullarda” sorularına ancak dolaylı yanıtlar bulabiliyoruz. TÜİK verileri 2018’de “kendi hesabına ve ücretsiz aile işçisi” biçiminde “istihdam edilenleri” 7 milyon 375 bin kişi olarak tahmin etmekte. Bu rakama herhangi bir sosyal güvencesi olmadan çalışan “kayıt dışı” emekçileri de ilave ettiğimizde ILO’nun güvencesiz istihdam (vulnerable employment) kavramına ulaşıyoruz. 2018 için güvencesiz istihdam toplamı 9 milyon 236 bin kişi olarak verilmiş; çalışan nüfusun üçte birine ulaşıyor. 
Kayıt dışı / güvencesiz istihdam oranı kadınlarda % 40.3’e değin çıkıyor. Tarım-dışı sektörlerde “ücretsiz aile işçisi” olarak “istihdam” edilen kadınlarda kayıt dışılık oranı ise %70.2! 
Söz konusu kadın emeği olduğunda, “eğitimli olmak” çok avantaj sağlıyor gözükmemekte. Örneğin lise mezunu kadınlarda işsizlik oranı %22.3; kadın üniversite mezunlarında ise %18 (aynı oranlar erkeklerde, sırasıyla, %12.1 ve 10.4). 
Bunların yanında bir de İŞKUR tarafından yönetilen geçici istihdam biçimleri var. Toplum Yararına Çalışma Programı bunlardan en önemlisi. TYÇP 31 Aralık 2008’de yürürlüğe girmiş ve “bir yıl içinde dokuz ayı geçmemek üzere, istihdamın korunması, arttırılması, işsizlerin meslek niteliklerinin geliştirilmesi ile işsizliğin azaltılmasına yardımcı olmak” amacıyla geliştirilmiş idi. Programa katılanlar dokuz ay boyunca “kurs” görmekte (gerçekte çoğunlukla kursa yazılmaktan ibaret kalmakta) ve asgari ücret üzerinden ücretleri, vergileri ve sigorta primleri “İşsizlik Sigorta Fonundan” karşılanmaktadır. Aslında özü itibarıyla bir başka güvencesiz istihdam olan bu yapay ve geçici istihdam biçimi, işsizlik rakamlarını aşağıya çekmek için bir politika aracı olarak kullanılmaktadır.
İŞKUR kayıtlarına göre TYÇP dahilinde “istihdam” edilenler 2018’de 355 482 kişidir. 2017’de bu tür toplam kursiyer istihdamı 266 924 kişi idi. Bu rakamları yukarıda belirttiğimiz güvencesiz istihdam rakamlarına eklersek kayıt dışılık oranı % 35’e çıkmakta; eğer bunları gerçek istihdam kabul etmeyip, işsizler safına eklediğimizde de açık işsizlik oranı %14.6’ya yükselmektedir.

Bir yanda işsizlik, öbür yanda ise istihdamın “güvencesiz” niteliği Türkiye’de derinleşmekte olan krizin yapısal ögelerini oluşturmaktadır.