Suay Karaman : BİRLİK OLMAK


Dostlar
,

Sevgili kardeşimiz Suay Karaman bu yazısını 17 Mart’ta yazmıştı.
Aradan 2 ay 10 geçti..
Şimdi okumanın zamanıdır.
Ülkeyi yöneten siyasal  kadro hiçbir olumsuz gelişmeden ders almıyor.
Ülkenin gencecik masum insanları polis kurşununa kurban girmeye devam ediyor!
Başbakan R.T. Erdoğan ise “ölmüş bitmiştir”, “Polis nasıl sabrediyor bilmiyorum..” gibisinden son derece tehlikeli söylemlerini sürdürmektedir.

Bu gidiş asla hayra alamet değildir.
Bir kez daha, bağrımıza taş basarak, biz de yazmış olalım..

Masum insanların kanları, gün gelir, katillerini boğar..
Türkiye oralara mı sürüklenmek isteniyor?
AKP içinde bu ürkünç (vahim) gidişi görebilen kammadı mı?
Varsa ne zaman itirazlarını yükseltecekler? Daha ne bekliyorlar??
Erbakan’ın dediği gibi kadayıfın altı ve üstü kızarmış mıdır?
Ülkeye şeriat kanla mı getirilecektir ya da getirilmektedir?
2023 yılı 29 Ekim’inden önce iş bitirilecektir öyle mi?

Ateşle oynuyor ve kendi sonunuzu hazırlıyorsunuz, hem de hızla!

Sevgi ve saygıyla
26.5.2014, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net

====================================

BİRLİK OLMAK

portresi2


 

Suay Karaman

 

 

17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu başbakanı, hükümetini ve partisi
AKP’yi sarsmış, ne yaptıklarını, ne söylediklerini bilmez bir hale getirmiştir.
Özellikle başbakan, sürekli bağırarak ne denli itici olduğunu tüm topluma göstermektedir. Siyasal iktidar, 30 Mart yerel seçimlerinden zaferle çıkmak için
yine şov yapmaktadır. Bu şovların ardından da, her türlü seçim hilesine başvurmaktan geri kalmayacaktır.

5 Mart 2014’te Akşam Gazetesi’ne söyleşi veren AKP Genel Başkan Yardımcısı
ve Teşkilat Başkanı, İstanbul Milletvekili Ekrem Erdem;

“Seçim sonuçlarını YSK’den önce duyuracaklarını belirterek, rakamların arasında
fark olması durumunda itiraz edeceklerini..” açıklamıştır.

Ekrem Erdem açıklamalarına şu sözlerle devam etmiştir :

“Biz işlerimizi tesadüflere bırakmayız. Yani her ihtimali düşünmek durumundayız. Tedbirlerimizi ona göre alıyoruz. Bugün de teşkilatımıza, sandığın kuruluşundan tutanağın alınmasına kadar geçen sürede yapılacakları anlattık. Bu işin önemli olduğunu, sandık tutanakları sağlıklı tutulamazsa, yapılacak yanlış tasarrufları önleyemeyeceğimizi izah ettik. Seçim sonuçları elinizde olursa, bunlar ne yaparlarsa yapsınlar hiç önemli değil. YSK’nin sonuçlarıyla bizim tespit ettiğimiz sonuçlar arasında fark olursa, itiraz edilir. Belgeler elimizde olunca,
YSK’nin rakamlarının farklı olması da hiç önemli değil. Bir kaçak göçek varsa, bunlar bulunur zaten.”

Siyasal iktidar, özellikle 17 Aralık 2013 yolsuzluk ve rüşvet operasyonundan sonra oylarının düştüğünün farkındadır. Üstelik ekonomik kriz, açlık, işsizlik ve hukuksuzluk da almış başını gitmektedir. Başbakanın hırsı ve öfkesi bu düşen oylar yüzündendir.
İktidar bittiği anda, Yüce Divan yolunun açılacağının farkındadırlar. Zaten istifa eden bakanlar hakkındaki fezlekeler de, yolun sonunun geldiğini göstermektedir.

Eğer seçim sonuçları istedikleri gibi olmazsa, YSK’nin açıkladığı sonuçlar,
kendi sonuçlarından düşük olursa, AKP Genel Başkan Yardımcısının açıklamalarının ardında bir ayaklanma olasılığı söz konusudur. İşte seçime az bir süre kala,
ülkemiz üzerinde yine oyunlar oynanmaktadır. Bu oyunların benzeri, 12 Eylül 1980 öncesinde de görülmüştü. Toplumun iyiniyeti ve hoşgörüsü ile şimdilik bu oyunlar
boşa çıkarılmaktadır.

Ancak emperyalizm sürekli bu konuda çalışarak; din, mezhep ve ırk ayrımcılığı yaparak, hedeflerine ulaşmak istemektedir. Zaten PKK terör örgütüne verilen tavizler sonucunda, bölünmenin gündemde olduğu bilinmektedir.

Taksim Gezi Parkı olaylarının son kurbanı 15 yaşındaki Berkin Elvan için birçok kentte yapılan gösterilere, polisin orantısız güç kullanımı ile gelişigüzel plastik mermi, su ve gaz kullanması damgasını vurmuştur. Bu olaylarda az da olsa kışkırtıcılık ve
tahrik de görülmüştür. Demokratik haklarını kullananların, hiçbir kışkırtma ve tahrike kapılmadan eylemlerini büyük bir olgunluk içinde yapmaları gerekir.

Berkin Elvan’ın cenazesinden sonra İstanbul Okmeydanı’nda çıkartılan olaylarda,
21 yaşındaki Burakcan Karamanoğlu adlı gencimiz yaşamını yitirdii. Tunceli’de ise
bir polis memuru, biber gazından yaşamını yitirdii. Bu ölümler üzerinde düşünülmesi gerekir. Bu arada vatan savunması için öldürülen onbinlerce insanımızı da unutmamalıyız. 7 Mart 2014’te Şırnak Uludere ilçesi Ortasu Köyü yakınlarında
şehit edilen Jandarma Uzman Çavuş Musa Somay’ın, yazılı ve görsel basında yeterince yer alamaması da düşündürücüdür. Yurttaşlarımızdan herhangi birinin ölümü ya da yaralanması, toplumu silkelemelidir.

Ülkemiz üzerinde oynanan emperyalist oyunların hepsine karşı duyarlı ve kararlı olmak zorundayız.

14 Mart 2014 Cuma günü Gaziantep’te yaptığı konuşmada Berkin Elvan’ı ve ailesini suçlayarak, ‘terörist’ diyen başbakan, Burakcan Karamanoğlu’na ise sahip çıkmıştır.
Her zaman yaptığı gibi, yine toplumu ayrıştırmak isteyen başbakana en güzel yanıtı, Berkin ve Burakcan’ın babaları, birlik mesajıyla vermiştir.
Tabii anlamak isteyene..

Bütün bu karışıklıklar içinde TBMM’den geçirilen hukuk ve demokrasi dışı yasalar, Çankaya noteri tarafından birer birer onaylanmaktadır. Faşist baskıların arttırılarak, ülkemizin geleceğinin karartılmak istendiği günümüzde, özellikle sokak olaylarında
çok dikkatli ve bilinçli olmak zorundayız. Ülkemizin bir iç savaşa doğru sürüklenmek istendiği bu sıkıntılı günler, ancak birlik ve beraberlik ile aşılabilecektir.

Bu karanlık gidişe son vermek için güçlerimizi tam bağımsızlık ve emperyalizm karşıtlığında birleştirerek, örgütlenmeli, birlik olmalı ve mücadele etmeliyiz.
Örgütsüz toplumlar her türlü kışkırtmaya alet olabilirler.

Ülkemizi bu karanlık günlere getirenlerden, yolsuzluktan beslenenlerden ve
vatana ihanet edenlerden hesap sormalı ve yargılanmalarını sağlamalıyız.

http://www.ilk-kursun.com/haber/173652
İlk Kurşun Gazetesi, 17 Mart 2014

AKP’den teröristlere ağır silah yardımı

Dostlar,

Bunu da gördük..

Mısır’da ölenlere ağlayan (!?) Başbakan RT Erdoğan,
Suriye’de sayısı yüzbini aşan masum insanların ölmesinden sorumlu tutuluyor..

  • AKP iktidarı, Esat karşıtı terör örgüterine her türlü desteği sağlıyor..
    Ağır silah, eğitim, sığınma, lositik, politik.. destekler..

En yetkili ağızlar, bu acı gerçekleri kamuoyu ile paylaşıyor.

Geçen Pazar, AKP kurucularından ve Başbakan Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır Cumhuriyet’te

  • “Erdoğan’ın yaptıkları Yüce Divan’lık suç!” dedi..

Önceki gün yine eski AKP kurucularından ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener,

  • AKP hükümetinin El Nusra terör örgütüne ağı silahlar sağladığını söylüyor.

Dün – bu gün de yine AKP’li eski Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış‘ın

  • AKP’nin izlediği dış politikayı son derece yanlış ve tehlikeli bulduğunu

açıkladığını basından okuyoruz..

Sn. Yakış, eleştirilerinin AKP içinde yandaşları olduğunu da belirtiyor.

Evet.. artık vicdan ve akıl sahibi hem de en yetkili eski AKP’liler konuşmaya başladılar..

Dileriz bu yöndeki çağrılarımız etkili olmuş olsun..

Üstelik artık RTE’nin AKP’si / AKP’nn RTE’sinin yapageldiklerinin savunulur yanı kalmadı..

Dehşet verici politikalar..
İçeride de dışarıda da..

Yapılan her hata ise RTE’nin eğik düzlemdeki kayışını hızlandırıyor..

Sevgi ve saygı ile.
Datça, 12.9.13

Dr. Ahmet Saltık
www.ahmetsaltik.net

========================================

Eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener :

portresi_bayraklajpg
AKP’den teröristlere ağır silah yardımı

10elnusra

AKP’den teröristlere ağır silah yardımı

Eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener,

  • Ankara’nın Suriyeli terör gruplarına ağır silah yardımı yaptığını
    ifade ederek 
    bunun olumsuz sonuçlar doğuracağuna dikkat çekti
  • AKP kurucularından eski Başbakan yardımcısı Abdüllatif Şener,
    hükümetin El Nusra’ya silah yardımı yaptığını söyledi.

Fars Haber Ajansı’na konuşan Şener, Ankara’nın başta El Nusra Cephesi olmak üzere Suriye’de ki terörist gruplara ağır silahlar sağladığını ve bunun tehlikeli sonuçlar doğuracağını belirtti. Şener, açıklamasında ABD’nin El Nusra’yı terörist bir grup olarak tanımasına rağmen Erdoğan hükümetinin El-Kaide bağlantılı El Nusra Cephesine ağır silahlar gönderdiğine dikkat çekti. Türkiye’nin komşusunun içişlerine karışmasının hata olduğunu bildiren Şener, “Bölgeyi silah ticareti yapılan bir yere çevirmek ve bu ticareti desteklemek Erdoğan hükümetinin hatalı politikasıdır” şeklinde konuştu.

nusra

El Nusra’nın Türkiye’de kimyasal silah ürettiği tescillendi

Adana’da yakalanan El Nusra Cephesi’ne bağlı grubun temin ettiği kimyasallarla
“sarin gazı” yapabileceği savcılıkca doğrulandı.

Adana’dan, Suriye’deki El Kaide örgütüne bağlı Ahrar-ı Şam ve El Nusra Cephesi‘ne kimyasal silah yapımında kullanılan maddelerden temin etmeye çalıştığı ileri sürülen Suriyeli 35 yaşındaki Hytham Qassap ile ona yardım ettiği ileri sürülen 5 Türk hakkında ‘silahlı terör örgütüne üye olma’ ve ‘silahlı terör örgütüne silah sağlamaya teşebbüs’ suçlarından hapis cezası istemiyle dava açıldı.

‘Sarin gazının oluşturulması muhtemeldir’

Türkiye’de ‘sarin’ adlı kimyasal silah ele geçtiğine ilişkin haberler ve yetkililerin ‘sarin değil antifiriz’ yönündeki açıklamaları nedeniyle sonucu merakla beklenen savcılık soruşturması sonunda hazırlanan iddianame bu tartışmalara da son noktayı koydu.
Elde edilen ya da teminine çalışılan maddelerin sarin gazı niteliği kazanmadığı, yapımında kullanılabilecek maddeler olduğu bilgisine yer verildi.
(http://www.aydinlikgazete.com/mansetler/24896-nusra-tuurkiyede-sarin-uretti.html, 12.9.13)