SAHTE KAHRAMAN

Suay Karaman

28 Ağustos 2022’de Rize’nin fethinin 561. yılı dolayısıyla düzenlenen “Rize’de tarihi bir an, Fatih Sultan Mehmed Han” adlı etkinliğe katılan TBMM eski başkanı İsmail Kahraman, yaptığı konuşma ile bilinen kimliğini bir kez daha açığa vurdu. Konuşmasındaki sözleri şöyleydi:

  • Şehirlerin kurtuluş yıldönümleri kutlanıyor. Kesinlikle karşıyım. Şehirlerin düşman işgalinden kurtuluşu dolayısıyla kutlama yapılmaz. İstanbul’un kurtuluşu 6 Ekim, kim demiş? İzmir’in kurtuluşu 9 Eylül, kim demiş? Ne münasebet. Cihan harbi bitti, müstevliler alacaklarının birkaç kat mislini aldı ve öyle gittiler, çekildiler. Kurşun sıkmadık ki.”

Hukuk öğrenimi gören İsmail Kahraman, aydın çevrelerde iyi anılmaz; Türklükle, Atatürk’le, Cumhuriyet Devrimleriyle sorunu vardır.  İsmail Kahraman, 15 Mart 1967 ile 28 Nisan 1969 arasında Milli Türk Talebi Birliği’nin (MTTB) 48. döneminde genel başkanlık yapmıştır. Başkanlığı döneminde 16 Şubat 1969’da İstanbul’da ‘6. Filo’yu protesto’ eylemine karşı “Kanlı Pazar” ve 20 Nisan 1969’da Ankara’daki öğrenci yürüyüşüne MTTB’nin yaptığı saldırıları unutmamalıyız.

“Kanlı Pazar” olayından iki gün önce MTTB ve Komünizmle Mücadele Dernekleri öncülüğünde 14 Şubat 1969 Cuma günü, Bayrağa saygı mitingi düzenlenmişti. Aynı gün MTTB binasında yapılan ortak toplantıda Komünizmle Mücadele Dernekleri Başkanı İlhan Egemen Darendelioğlu (1921-1979) şu ifadeleri kullanmıştı:

  • “Pazar günü komünistler miting yapacak. Biz bu mitingde savaşacağız.
  • Silahı olan silahıyla, olmayan baltasıyla gelsin.”

14 Şubat 1969 günü bu mitingin hazırlık toplantılarında MTTB Başkanı İsmail Kahraman, Beyazıt Camisinde yaptığı konuşmada, gençlik olarak 3 – 5 soysuza fırsat vermeyeceklerini söylemiş ve şu ifadeleri kullanmıştı:

  • “Buraya tarihi kararlar almak üzere toplandık. Artık nush ve nasihat devresini tamamlayan Türk Milliyetçiliği, önümüzdeki günlerde yeni Tan’lar, yeni hareketler gösterecek, Türkiye’nin sahibinin milliyetçiler olduğunu gösterecektir. Bu tür hareketler Türkiye’yi komünistleştirme planında bir adımdır.”

– ABD emperyalizminin 6. Filosu’na karşı mücadele eden yurtsever 68 gençliğinin karşısında duran,
– ABD askerlerini törenle karşılayan ve
ABD gemisine secde ederek namaz kıldıran İsmail Kahraman’ı iyi tanımak gerekir.

28 Haziran 1996 ile 30 Haziran 1997 arasında Kültür Bakanı olarak görev yapan İsmail Kahraman, gündemdeki Taksim’e cami tartışmaları ile ilgili olarak “Taksim’de çok sayıda kilise var ancak bir cami yok. İnşallah Taksim bu ayıptan kurtulacaktır.” biçiminde bir açıklama yapmıştı. Bu açıklama üzerine Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Semavi Eyice (1922-2018), cami yapılacaksa mimarisinin tarihsel dokuya uygun olmasına dikkat edilmeli diye görüş bildirmişti. İsmail Kahraman, Semavi Eyice hakkında “Alnı secde-i rahmana değmemiş, Hıristiyanların piyonu olan birisi! Ben de O’nu kolundan tuttum, kapının önüne koydum” sözleriyle görevden aldı.

İsmail Kahraman, Fatih Sultan Mehmet’in Rize’yi Osmanlıya bağlamasının yıldönümü 28 Ağustos 2016’da yaptığı konuşmada, Che Guevara‘yı “katil kişilik, gerilla ve eşkıya” olarak nitelendirerek, fotoğraflarının Türk gençlerinin tişörtlerinde (AS: tegömleklerinde) olmaması gerektiğini savunmuştur. İlk kez kutlanan bu etkinlikteki yakışıksız sözler için Küba Büyükelçiliği, tepki göstermiş, olumsuz görüş bildirmişti.

22 Kasım 2015 ile 7 Temmuz 2018 arasında TBMM Başkanı olan İsmail Kahraman, yine büyük sansasyon yaratmayı sürdürdü. 25 Nisan 2016’da İslam Ülkeleri Akademisyen ve Yazarlar Birliği’nin İstanbul’da düzenlediği konferansta, “Yeni anayasada laiklik maddesi olmamalı, dindar bir anayasa olmalı” diyerek pek çok kesimden tepki almıştır.

İsmail Kahraman, 2017’de TBMM lokantası menüsüne özel olan ve içinde süt, nişasta, vişne, ananas, krema, yumurta, bisküvi ve un bulunan ‘vişneli tayfır’ tatlısı için “Bu nasıl tatlı ismi?” diyerek menüden kaldırmıştı. Böylece TBMM’nin en önemli sorunu çözüme kavuştu. Kim bilir, belki “Tayfır” adına tuhaf bir takıntısı vardı? Kahraman’ın görev süresi sona erince, ‘vişneli tayfır’ tatlısı yine menüde yerini aldı.

28 Mart 2018’de TBMM’de, “Çanakkale Şehitlerini Anma” gecesi düzenledi. Devlet Tiyatroları bu gece için özel bir gösteri hazırlamıştı, gösteriye bir saat kala, kadın oyunculara sahneye çıkmayacakları söylendi. Doğal olarak kadın oyuncular nedenini öğrenmek istediler. Nedenin TBMM Başkanı olduğu açıklandı ve sahneye çıkamayacakları ancak sahne kenarında, merdivenlerde durabilecekleri söylendi.

4 Ekim 2021’de Birlik Vakfı’nda düzenlenen “Yeni Anayasa ve Öze Dönüş” konulu konferansta konuşan Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Başkanvekili İsmail Kahraman, dindar bir anayasa hazırlanması ve ilk dört maddenin değiştirilebilir olması çağrısı yaptı. Bunun üzerine Halkın Kurtuluş Partisi, “İsmail Kahraman, bu sözleriyle Türkiye’nin şeriatla yönetilmesini isteyenlerin sözcülüğünü yapmaktadır” diyerek, 5 Ekim 2021’de İsmail Kahraman hakkında suç duyurusunda bulundu, ama sonuç alınamadı.

15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından hazırlanan ve
TBMM Başkanı olarak İsmail Kahraman’a sunulan raporun
‘kayıp’ olması da ilginçtir.

Cumhuriyet rejimi sayesinde ulaştığı makamlara yabancılaşarak, ihanet ederek Osmanlı hayranlığı sergileyen İsmail Kahraman’ın, seçildiği TBMM başkanlığında yaptığı ilk iş, Osmanlı meclisini 33 yıl kapalı tutan padişah II. Abdülhamit için etkinlik düzenlemek olmuştu.

Sahte kahramanların peşinden gidenler de aynı yolun yolcularıdır, ihanetin dibindedirler.

Düşmana kurşun sıkmadık ki” diyenler için söylenecek söz yoktur.

Bizim büyüklerimiz düşmana ateş ederken, kimi şeref yoksunu olanların büyükleri düşmanla işbirliği yapıyordu. İşte şimdi onların ne olduğu belirsiz çocukları da Atatürk’e, laik cumhuriyetimize karşı vatan hainliğini sürdürmektedir.

Eşsiz liderimiz Mustafa Kemal Atatürk karşıtı, laiklik karşıtı, modernleşme (çağdaşlaşma) karşıtı olanlardan, güzel vatanımıza ihanet edenlerden er ya da geç hesap sorulacağı bilinmelidir. (Azim ve Karar, 5 Eylül 2022)
=========================
Dostlar,

Sevgili Kardeşimiz Suay Karaman’ın bu çok değerli yazısını yayınlarken, bizim de konuya ilişkin binlerce kişi tarafından okunan tweet iletimizi burada da paylaşalım:

  • “Ülkenin her yeri şehitlik dolu. İ. Kahraman’ın ailesi-bildiklerinden şehit-gazi yok ki, “kurşun atmadık” diye itiraf ediyor. Ya akıl sağlığı sorunlu ya da atalarının yolundan gidiyor, Vahdettin gibi İngiliz muhibbi. Uyan ey Ulus uyan! Bu adam, RTE’nin CB Y. İstişare Kurulu üyesi!”

Sevgi ve saygı ile. 11 Eylül 2022, Datça

Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, BSc, LLM  
Atılım Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı (Toplum Hekimliği) Uzmanı
Hekim, Hukukçu-Sağlık Hukuku Uzmanı, Mülkiyeli
www.ahmetsaltik.net       profsaltik@gmail.com
facebook.com/profsaltik     twitter : @profsaltik

SAHTE KAHRAMAN” hakkında 3 yorum

  1. Emin

    Teşekkürler.Soyadı gibi kahraman olmayan kişilere tarihte çok rastlanmaktadır.Güçlü devlet rejimlere karşı tarih yazmaya kalkanları yok etmelidir. Bunun örnekleri tarihte yaşanmıştır.hiç kimse demokrasiyi bu şekilde kullanamaz.demokrasi bir masaldır…bu masalı işbirlikçileriyle beraber emperyalizm kullana gelmiştir.Güçlü devlet bu tür saçmalara müsade etmemelidir.Bu kişi kanlı pazar , 1968—69…0laylarında rol almıştır.yargılanmalıdır.ne yazıkki kanı bozuktur.saygılarla.

    Cevapla
  2. Gönül Pınar Atacı

    DAHİ önder ATATÜRK’ün ve ulusal ve toplumsal UTKUNUN, KURTULUŞUN VE KURULUŞUN tüm açık ve gizli, özel ve tüzel, iç ve dış, eski ve yeni düşmanlarının ve müfterilerinin en azılısı ve en imtiyazlısı olan malum ve meşhur İ.K’yı teşhis, teşhir ve tel’in eden tamamen HAKLI VE TEMELLİ, olağanüstü ÖNEMLİ VE DEĞERLİ, her sözcüğü MUHTEŞEM VE MÜKEMMEL bir yazı ve aynı nitelikte bir katkı. Çok değerli yazarları sevgili Suay KARAMAN’a ve sevgili hocamız Prof.SALTIK’a en yürekten tebrikler ve teşekkürler, sevgiler ve saygılar, en iyi dilekler ve yeni başarılar.

    Cevapla
  3. Duran Aydoğmuş

    İsmail Kahraman denen bu adam, bu söyledikleri ile hangi devletin işine geliyorsa T.C. Vatandaşlığından çıkarılıp, savunduğu devletin vatandaşı olsun. Bu sözleri ile gençlerimizin ve hatta hepimizin beynini bulandırıyor. Yazıklar olsun bu adama ve aynı görüşte olanlara… Bu söyledikleri Yasalara ve Anayasaya uyuyor mu? Bu sözleri bir muhalif söylemiş olsaydı kodesi çoktan boylamıştı. Öyle değil mi?
    Bu gerçekleri dile getiren Suay KARAMAN hocamıza ve sitesinde yayımlayan Prof. Dr. Ahmet SALTIK hocamıza selam olsun…
    D.Aydoğmuş /11.09.202

    Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.