Merkez Bankası Faiz İndirmeli mi?

KENDİME YAZILAR

Merkez Bankası Faiz İndirmeli mi?

Dr. Mahfi EĞİLMEZ
23.7.19, http://www.mahfiegilmez.com

Şimdiye dek bana sorulan “Merkez Bankası faizi ne denli indirir ya da ne denli artırır?” biçimindeki sorulara hiç yanıt vermedim. Çünkü yanıtını bilmiyorum. Bunun yanıtını bilmem için ya Merkez Bankası’nda bu kararı alan kişilerden birisi veya hükümette en üst düzeyde yetkili karar alıcı konumunda birisi ya da falcı olmam gerekir. Ben hiçbiri değilim. Bu durumda benim yanıtlayabileceğim soru: “Merkez Bankası faizi ne denli indirir ya da ne denli artırır?” sorusu değil “Merkez Bankası faizi ne denli indirmeli ya da ne denli artırmalı?” sorusudur. Bu, benim ekonomide ve piyasada izlediğim, gördüğüm, analiz ettiğim verilere ve bilgilere göre olması gerektiğini düşündüğüm oranı söylemem demektir. Bence iktisatçının yanıtlaması gereken soru budur.

Buna karşılık kurumların iktisatçıları, kurumlarının yatırım fonlarını, tasarruflarını yönetenlere veya o konuda karar alanlara yardımcı olmak için Merkez Bankası’nın ne yapması gerektiğinden çok ne yapacağı ile ilgilenirler ve o konuda kestirim (tahmin) yaparlar. Bulundukları konum bakımından (itibarıyla) haklıdırlar da.

Bu girişten sonra gelelim Merkez Bankası’nın Perşembe günü ne yapması gerektiğine : Öncelikle bu konunun dayanağını oluşturan verileri ele alalım. Bugün Merkez Bankası kararına dayanak oluşturacak veriler aşağıdaki tabloda gösterilmiş bulunuyor (Tablodaki veriler TÜİK ve TCMB sitelerinden alınmış resmi verilerdir. Son sütundaki veriler TCMB’nin Beklenti Anketine verilen yanıtlardaki kestirimlerdir.)

23 Temmuz 2019 Yılsonu Kestirimi
TCMB Politika Faizi (%) 24,00
2 Yıllık Gösterge Faiz (%) 17,68
Enflasyon (TÜFE) (%) 15,72 14,84
Enflasyon (Yİ – ÜFE) (%) 25,04
(TÜFE + Yİ-ÜFE) / 2 20,38
USD / TL Kuru 5,69 6,1448

Bu verilere baktığımızda Merkez Bankası faizinin gerek enflasyona (TÜFE) gerekse gösterge faize göre oldukça yüksek kaldığını görüyoruz. Enflasyon (TÜFE) TCMB Beklenti Anketindeki kestiriminin gerçekleşmesi durumunda, yıl sonunda %15’in biraz altında olacak gibi görülüyor (benim kestirimim biraz daha düşük olabileceği yolundadır.) Buna karşılık üretici enflasyonu (Yİ-ÜFE) hala TÜFE’nin 10 puan üzerinde bulunuyor. Yine TCMB Beklenti Anketinde Dolar kurunun yıl sonuna dek 6,15 TL dolayına yükseleceği kestiriliyor (bu kestrimin ardında, kestirimi yapan kişilerin faiz indirimi beklentileri var mı yok mu ya da varsa ne ölçüde bir indirim öngörerek bu kestirimi yapmışlar, bunları bilmiyoruz.)

Eldeki verilerden ve bildiklerimizden hareketle Merkez Bankası’nın karşısındaki seçenekleri (alternatifleri) sıralayalım:

(1)   Merkez Bankası faizin neden, enflasyonun sonuç olduğu kanısını taşıyorsa faizi enflasyon düzeyine (%16) indirebilir (8 puan) hatta çok daha fazla indirerek enflasyonu düşürmeye yönelebilir. Burada Merkez Bankası’nı sınırlayan tek şey, yabancı yatırımcıların hızlı düşen faiz nedeniyle paralarını Türkiye’ye getirmek yerine başka ülkelere götürmeleri sonucunda TL’nin değer yitirmesi olabilir. Bu durumda Merkez Bankası’nın bunu dikkate alarak faizi, enflasyonun biraz üzerinde (örn. %18 gibi) bir orana indirmesi makul olabilir ki bu 6 puanlık bir indirim anlamına gelir.

(2)   Merkez Bankası enflasyonun neden faizin sonuç olduğu kanısını taşıyorsa o zaman faizi 3 – 4 puan indirerek bir yandan reel faiz makasını daraltırken bir yandan da enflasyonu daha çok düşürmek için faizin baskı yaratmasından yararlanmayı sürdürebilir. Böyle bir hamlede USD/TL kurunda yukarı yönlü bir hareket olabilir ama bu hareket olasılıkla kalıcı olmaz.

(3)   Merkez Bankası, enflasyonun neden, faizin sonuç olduğu ve henüz enflasyonda kalıcı düşüşler için gerekli ortamın ortaya çıkmadığı, maliye politikasının para politikasını yeterince desteklemediği kanısını taşıyorsa, o zaman faizde 1 2 puanlık bir indirimle yetinebilir.

Enflasyonun neden, faizin sonuç olduğu görüşünden yola çıktığımda enflasyon ve gösterge faiz oranlarındaki gerilemeyi ve USD/TL kurunda oluşabilecek dalgalanmayı dikkate alarak bendeniz Merkez Bankası’nın bu aşamada 3 – 4 puanlık faiz indirimi yapmasının uygun olduğunu düşünüyorum. Bununla birlikte eğer faiz indirimiyle yetineceksek, bunun geçici iyileşmelerden öteye bir katkı veremeyeceğini, enflasyonun düşüşünde faiz indiriminin değil baz etkisinin rol oynayacağını, başta hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı olmak üzere yapısal reformları devreye sokmadığımız sürece geçici iyileşmeleri kalıcı duruma dönüştüremeyeceğimizi anlamamız gerekiyor.

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir