Ekonomik saldırı kimyasal yalanlar

Ekonomik saldırı kimyasal yalanlar

İsmet Özçelik

İsmet Özçelik
Aydınlık Gazetesi, 12.4.2018

(AS : Bizim katkımız yazının altındadır..)

Türkiye, Rusya, İran. Kaderleri ortak hale geldi. Üç ülkenin ekonomisi de uluslararası saldırı altında. Saldırının boyutu 4 Nisan’da Türkiye’de yapılan Putin, Erdoğan, Ruhani zirvesinden sonra daha da arttı. Buna bir de içerdeki hatalar eklenince etkisi giderek büyüyor. Saldırı ciddi. Saldırıyı birlikte göğüslemek dışında başka bir seçenek de bulunmuyor.

RUSYA
Rusya, dış kaynaklı sorunlarla boğuşuyor. Suriye’de olaya doğrudan müdahil olması ABD’yi çok rahatsız etti. Ekonomik yaptırımlar, hisse senetlerinin düşürülmesi, devalüasyon, … Hepsi peşpeşe geldi. Halkta hoşnutsuzluk yaratılarak Rusya’nın iç sorunlarla boğuşması planlanıyor. Suriye’de staj yaptırılan teröristlerin Rusya’da faaliyete sokulması da gündemde.

İRAN’DA DURUM
ABD bütün gücüyle İran’a yükleniyor
. Yıllardır devam eden yaptırımlara yenileri eklenmeye çalışılıyor. Yaptırımlar öncesi bir dolar bin riyalken şu anda bir dolar 4 bin riyalin üstünde. Devlet dolar kurunu 4200 riyal olarak sabitledi. Ama serbest piyasada 5750 riyal geçerli. Çifte kur ortaya çıktı. Resmi kurla piyasada oluşan kur arasında ciddi fark oluştu. ABD, İran’da da halk tepkisine oynuyor. Ekonomik krizle halkı harekete geçirmenin hesabını yapıyor.

TÜRKİYE
Türkiye’de de benzer bir senaryo devrede. ABD’nin devlet olarak kullanacağı davaların görüşüldüğü New York Eyalet Bölge Mahkemesi’nde görülen Sarraf davası (Hakan Atilla davası) da ekonomik krize göre ayarlı. Türk bankalarına yönelik ceza sopası havaya kalkmış bekliyor. Türkiye’ye “Astana sürecinden ayrıl” baskısı sürüyor.

PAZARLIK
Hakan Atilla için 11 Nisan’da karar açıklanacaktı. Bir ay ertelendi. Kapalı kapılar arkasında temasların devam ettiği konusunda haberler geliyor. “Havuç”, “sopa” taktiği devrede. Türkiye’yi Rusya ve İran’dan koparmak için her türlü yol deneniyor.

ÇİN TOPA GİRİYOR
Rus ve İran yöneticileri her şeyin farkında. Ekonomik, siyasi ve askeri saldırılara karşı cepheyi daha da büyütme gayretindeler. Çin’in topa daha güçlü girmesinden yanalar. Bu konuda temaslar sürüyor. Çin’in önümüzdeki dönemde sahneye daha güçlü çıkacağının işaretleri var. Hem Suriye’de, hem de tüm bölgede.

YALANLAR
Eş zamanlı olarak CIA ve MOSSAD yalanları yine devrede. 1. Körfez Savaşı sırasında bütün dünyayı “Kuveyt’te petrole bulanmış karabatak kuşlarıyla” kandırmışlardı. Televizyonlar savaş haberlerinde o görüntüleri kullanmıştı. Görüntülerin 10 yıl önce Fransa kıyısında batan bir tankerin yarattığı kirlilik olduğu savaş bittikten sonra anlaşıldı. Irak kimyasal silah bahanesiyle işgal edildi. Bir gram bile kimyasal çıkmadı. Dönemin ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, “CIA bizi kandırdı” demek zorunda kaldı. Ama

  • CIA yalanı ile bir milyon Müslüman Iraklı öldürüldü, yüz binlerce kadının ırzına geçildi.

SIRADA SURİYE VAR
Şimdi aynı taktik Suriye’de devrede. Esad yönetiminin kimyasal silah kullandığı iddiaları ortaya atıldı. Duma ve Doğu Guta’da kimyasal silah kullanıldığına ilişkin görüntüler(!) servis ediliyor. Ortada bir kanıt yok. Ama ABD Başkanı Trump faturayı kesti bile. Esad yönetiminin cezalandırılacağı konusunda açıklamalar yapıyor.

EŞZAMANLI
ABD bölgede sıkıntıda. Çıkış arıyor. Türkiye, Rusya ve Çin’e, hatta Avrupa’ya yönelik ekonomik saldırı ile kimyasal yalanların eşzamanlı olması anlamlı. Aynı paketin parçaları. Suriye’de doğrudan cephede olan Rusya, İran sıkıştırılırken Avrupa ülkeleri koalisyona aktif katılmaya zorlanıyor. Türkiye ise ekonomik kriz ve Sarraf sopası ile ikna edilmeye çalışılıyor. Ancak bu kez kendisine pahalıya patlayacağı çok açık. Gelişmeler onu gösteriyor. ABD ile birlikte hareket eden ülkelerin sayısı da giderek azalıyor. Bugün, 1991’den de, 2003’den de çok farklı..!
=======================================
Dostlar,

Durum ciddi. ABD’nin başında “devlet adamı” niteliği taşıyan biri yok! Bir tüccar, bir Dolar milyarderi şovmen var!

Türkiye, Suriye politikasında çok ve cider hatalar yaptı. 2011 Mart’ında doğrudan ABD maşalığı ile rol üstlenerek Suriye’de iç savaş çıkması ve ülkenin parçalanması için elinden geleni ardına koymadı. Zamanla kazın ayağının hiç de sanıldığı gibi olmadığı anlaşıldı, Devlet kurumları AKP = Erdman’I

çoooooook zor da olsa belli ölçüde  ikna ettiler.

Şimdi artık sıcak savaşın tamtamları kulakları tırmalıyor.

Suriye’ye dönük şiddet kullanılmaması için Türkiye elinden gelen tüm araçları kullanmalı, aktif bir yansızlık politikası gütmelidir.

Somut olarak, başta İncirlik olmak üzere Türkiye’deki ABD – NATO üslerini Suriye’ye dönük bir askeri operasyonda kullandırmamalı ve bu kararını açıklamalıdır.

  • Suriye’nin toprak bütünlüğü ülkemiz için yaşamsal önemdedir.

Anımsayalım, 1990’da Saddam için aynı oyun oynanmış, kimyasal savaş silahlarını halkına yönelttiği savıyla üstüne gidilmiş, komşusu İran ile 8 yıl savaştırılmıştı. 2003’te ise ABD işgali gerçekleşmişti. Dönemin Cumhurbaşkanı T. Özal Batı tarafından “1 koyup 3 alma” kumarı ile aldatılmıştı. Dönemin Genelkurmay Başkanı onurlu ve saygın insan merhum Org. Necip Torumtay, oyuna alet olmayarak görevinden istifa etmişti!

Suriye’nin gerçekten kimyasal silah kullanıp kullanmadığının, böylesi bir envantere sahip olup olmadığının BM’nin ilgili birimlerince incelenmesine fırsat verilmelidir. Suriye hükümeti BM’nin ilgili uzman kurumunu ülkesine davet etmiştir. Sorunun açıklığa kavuşturulması 2-3 haftalık  bir zaman gerektiriyor.. Mutlaka beklenmelidir. Bu olay üzerine dönemin İngiltere Başbakanı Tony Blair özür dilemek zorunda kalmıştı!

Tükiye, sıcak çatışma, silah kullanımı… gibi ülkemizi de çok ağır etkileyeceği açık olan gelişmelere kapılarını kesin olarak kapatmalıdır. Bu arada yurt içinde kimi sabotajalara dönük uyanık olmalıdır.

Sıcak çatışmayı bahane ederek OHAL uzatılmamalıdır.
Hele benzer senaryolarla seçime  / erken seçime ülkeyi sürüklemek de kesinlikle dışlanmalıdır.

  • Yurtta barış, dünyada barış!  / Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK!

Sevgi ve saygı ile. 10 Nisan 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

 

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir