Ege Cansen : Bir Türkiye meselesi

Bir Türkiye meselesi

Ege CANSEN
02 Kasım 2017, SÖZCÜ

(AS : Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

Müslümanlar, iki bin yıl önce yaşamış İsa isimli bir hazretin öğretilerine ”İsevilik” der. Bu öğretileri yaşam kılavuzu yani kısaca din olarak kabul edenlere de İsevi denir. İsa, başka dillerde Hristo, Kristo, Christ ve sair şekillerde söylenir. Biz Türkler, bu dinin peygamberine İsa, ama kurduğu dine Hıristiyanlık, mensuplarına da Hıristiyan diyoruz. Hristiyanlığa göre İsa, Tanrı’nın oğlu olduğu için hem Tanrı, hem de Tanrı’nın emir ve öğütlerini insanlara müjdelediği için peygamberdir. Müslümanlar, İsa’nın tanrılık vasfını ret, ama peygamberliğini kabul eder. Hıristiyanlar için İsa, kurtarıcısıdır. Çünkü inançlarına göre insanlar doğuştan günahkârdır. Tanrı onları cezalandıracaktır. Bunu gören İsa “durumdan vazife çıkarmış” ve hiç ölmeyecekken, sırf Tanrı insanları bağışlasın diye ölmeyi kabul etmiştir.

KURTARICI İSA HEYKELİ

Yirminci yüzyılın başlarında Brezilya’da Tanrı yoktur diyenler çoğalmaya başlamışmış. Mümin Hristiyanlar, Tanrı’nın varlığına inanmama fitnesi yaygınlaşırsa “din elden gider” diye endişeye kapılmış. Tanrı’nın varlığını, münkirlerin gözüne sokmak için bir anıt inşa etmeye karar vermişler. Bu amaçla 8 senelik bir çalışmadan sonra 1931 yılında başkent Rio de Janerio’nun Corcovada Dağı’nın tepesine 32 metre boyunda, kollarını iki yana açmış bir İsa heykeli dikmişler. Bu heykele de “Cristo Redentor” (Kurtarıcı İsa) adını vermişler. Bu anıtın İngilizce ismi “Christ The Redeemer”dir. Redeem, finansmanda borçtan kurtulmak demektir.

İNSAN VE VİCDAN

Dr. Sigmund Freud (1856-1939) “insan üç katmandan oluşur” der. Bunlar sırasıyla

a. Beden (id),
b. Ben (ego) ve
c. Vicdan (süper ego) dır.

İnsan, anasının karnından bir beden ve bir benlikle doğar. Ama insanın doğuştan vicdanı yoktur. İnsanın vicdanı, çok sonra, kişi erginleşip çevreyle ilişki kurdukça teşekkül eder. Ego, insanı hodkâmlığa (egoist olmaya) iterken, süper-ego yani vicdan; kişiyi diğerkâmlığa (alturist davranmaya) yani üçüncü kişilerin ve toplumun çıkarlarını savunmaya teşvik eder. Bu yüzden vicdan teşekkül ederken insan, “kendi kendine” azap çektirir. Hiç vicdan azabı çekmeyenler, muhtemelen vicdanı hiç teşekkül etmemiş olanlardır. Benlik (ego), bedenin (id); vicdan da (süper ego) benliğin (ego) polisidir. Ego, bedenin hayvansı davranışlarını frenler. Süper-ego yani vicdan da insanın anti-sosyal davranışlarını (engelleyebildiği kadar) engeller.

HANGİ CUMHURİYET KUTLANIYOR

Dendiğine göre “Cumhuriyet” bu yıl AKP’liler tarafından bile daha içtenlikle kutlanmış. Peki, giderek daha “kapsayıcı” hale gelen (Daron Acemoğlu’nun kulakları çınlasın) Türkiye’nin “cumhuriyet”i ile İran’ın “İslam cumhuriyeti” aynı şey mi? O da cumhuriyet bu da cumhuriyet denebilir mi? Eğer AKP’liler Türkiye’nin cumhuriyetini kutluyorsa, öncelikle bunun en fârik (AS: ayırt edici) vasfının laiklik olduğunu kabul etmeli ve bunu içselleştirmelidir. Aman dikkat! Laiklik insana “günah işleme özgürlüğü” vermez. Laiklikte, insanın günahlarının “kefaretini ödeyen bir kurtarıcı İsa” veya “ibadetle tavlanacak bir Tanrı”  yoktur. Laiklik zor zanaattır. İnsana çok vicdan azabı çektirir. Öyle anıt önünde sap gibi durmakla laik olunmaz. Laiklik, liyakat ister.

Son söz: Cumhuriyet, Türkün süper egosudur.
========================================0
Evet dostlar,

AKP = RTE‘de Atatürk takiyyesi sürüyor… Musa Kart Cumhuriyet’te nefis biçimde sergiledi.

AKM ile ilgili girişim ve zamanlaması da rastlantı değil.
AKP = RTE %51’e mahkum.
Dolayısıyla bu ölüm – kalım sorunu uğruna feda edilmeyecek yok; göze alınmayacak risk yok. Dikkatle izlemek gerek..
“Yetmez ama evet” aptallığı sergilenmemeli. 12 Eylül 2010 ve 16 Nisan 2017’de en azından 2 kez kandırılmadık mı? Açıkçası RTE hep kandırılan değil; epey de kandıran olabilir pek ala.. Şu TBMM Başkanı İsmail  Kahraman’a bakar mısınız? Giderayak Başbakan B. Yıldırım’ın yakını bulaşıkçıyı TBMM danışmanlığına getiriyir (Halk TV, 08.11.17 gece haberleri). İstedikleri Sultanlık değil Cumhuriyetmiş! Atatürk’ün adını ağzına almamaya yeminli, Abdülhamit – Vahdettin hayranı, frak ve papyon alerjili zat-ı muhterem, 2 yıllık görev süresi dolarken şaşırtmaya başladı. Necipler necibi milletimiz bu açık takiyyeyi de yutar ya da hoş görür mü, bilemiyoruz. Ancak 15 yıldır tek başına iktidar olan siyasal islamcı – radikalist siyasal hareket, 15 yılın sonunda ATATÜRK CUMHURİYETİNİ bütün hışmına karşın yıkamadığı gibi, takiyye de olsa Büyük Atatürk’ü selamlamak zorunda kaldılar…

Atatürk gerçekten büyük… Yalnız Türkiye ve Türkler için değil; insanlık için de umut!

  • “ Biz Batı emperyalistlerine karşı yalnız kurtuluş ve bağımsızlığımızı korumakla yetinmiyoruz. Aynı zamanda Batılı emperyalistlerin güçleri ve bilinen her aracı ile Türk ulusunu emperyalizme araç yapmak istemelerine engel oluyoruz. Böylece bütün insanlığa
    hizmet ettiğimiz kanısındayız.” (22.10.1922)

    AKP = RTE dün TTK (Türkiye Taş Kömürü Kurumu) satışını da Torba Yasanın 58. maddesini geri çekerek iptal etmek zorunda kaldı.. Madenciler Bartın’da kendilerini madene hapsedince..

Dileriz bu gelişmeler kalıcı olsun.. AKP = RTE takiyye yapıyor değil de yıllaaaar yıllar sonra Türkiye – Dünya – ATATÜRK gerçeğini sonunda görüp – kavramış ve artık O’na saldırmaktan vazgeçmiş olsunlar.. İnanınız en başta kendilerinin olmak üzere hepimizin yararına olacak.
Bu arada Başbakan B. Yıldırım’ın ABD’de uzuuun uzun kalarak Başkan Yardımcısı Pence ile neleer mi neler görüşecek / pazarlık edecek?? Öyle çok merak ediyoruz ki şu Zarrab sorunu korkunç karın ağrıtırken nasıl ve ne gibi muazzam – devasa ödünlerle çözülecek?? Malta’daki oğullarına – yakınlarına ait olduğu savlanan şirketler, “ateşi düşmeyen” (!?) Dolar vd.

Bir de AKP = RTE, 2018 Ekim’inde yeniden yaz saatına dönüyor.. Önce Danıştay kararı ile inatlaşma, ardından Suudi Kralı Salman’ın ABD baskısı ile Hicri takvimden Miladi takvime geçişi m, neden oldu acaba? Benzer baskı Türkiye’ye de mi yöneltildi??  ABD / Trump radikal İslamı dizginlemede kesin kararlı gözüküyor.. Dünüşüme de “Kale” den, Vehhabi  burçlarından başladı.. Suudi Kral Salman, “Ilımlı İslama” geçeceklerini ilan etti.. Kadınlara araba kullanma hakkı gibi.. Bu daha başlangıç!

Sevgi ve saygı ile. 08 Kasım 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

 

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir