AKP’nin iktidara gelmiş olmasından ben çok memnunum

AKP’nin iktidara gelmiş olmasından
ben çok memnunum

(AS: Bizim kapsamlı katkımız yazının altındadır..)

Çünkü iktidara gelmeseydi çok sayıda insan durmadan diyecekti ki, ‘Ah, mütedeyyinler iktidara bi gelse. Bi gelse. Asr-ı saadet geri gelecek. Laiklerin bozduğu her şey düzelecek.

Şunu kesinlikle biliniz ki AKP iktidara gelmeseydi bu özlem ilelebet sürecek ve sürdürkçe güçlenecektibaskınoranHiç itiraz etmeyiniz: Türkiye’nin AKP’yi mutlaka fiilen yaşaması lazımdı. Sadece şükrediniz: Yaşıyor.
***
AKP iktidara gelmeseydi, mütedeyyin insanlar sürekli diyeceklerdi ki: Bizimkiler ötekiler gibi “Devlet malı deniz, yemeyen domuz” demez. İslamiyet’te faiz haram olduğu için, laikler gibi faizle iş görmez. Lüks harcama yapmaz. Suiistimal yapmaz. Çünkü haram yemiş olur. Mesela afet ve salgın hastalık gibi durumlar dışında kullanılamayan “davetli ihale” yöntemiyle yandaşlarını zengin etmez, kendisi de yüzde almaz.
Mesela, yandaş şirketlere köprü ve tünel inşa ettirip, yılda şu kadar araç geçecek ama merak etme, geçmezse ben milletin bütçesinden karşılarım demez. Köprü ve tünellerin bütçeden ödenen 2 aylık zararının 34 milyon TL olmasına yol açmaz.
Mesela, cumhurbaşkanlığı sarayına sadece temizlik için yılda 2 milyon harcamaz.
Mesela, metropollerin orta yerindeki imar planlarını değiştirip rant sağlamak karşılığında kendine ve akrabalarına daireler ayarlamaz.
Mesela bütçeden yılda 6,5 milyar TL ödenek alan Diyanet’in parasını faize yatırıp bir yılda 255.000 TL faiz kazanmasına izin vermez.
Çünkü kanundan korkmasa bile Allah’tan (c.c) korkar. Ah, bi iktidara gelseler!
***
AKP iktidara gelmeseydi, mütedeyyin insanlar sürekli diyeceklerdi ki:
Bizimkiler “İsraf haramdır” zihniyetiyle hareket eder. Oy avlamak için bütçenin dibine kibrit suyu ekip ondan sonra da dış borca ve vergilere yüklenerek milli gelirin % 50’sini aşan bi dış borca batmaz.
Vergilere yüklenip de halkı galeyana getirme tehlikesi ortaya çıkınca, “milletin babası” hemen devreye girip zamları azaltmak suretiyle kendine oy toplamaya tenezzül etmez.
Ah, bi iktidara gelseler!
***
AKP iktidara gelmeseydi, mütedeyyin insanlar sürekli diyeceklerdi ki:
Bizimkiler ötekiler gibi haksızlık-hukuksuzluk yapmaz. Hz. Ömer adaletinden ayrılmaz. Kendi istediği hükümleri çıkartmak için devletin savcılarını, yargıçlarını korkutmaz.
Mahkemeye verilen insanları mahkum ettirmek için deliller üretmeye girişmez. TV programına katılıp “Çocuklar ölmesin” dedi diye hamile bir öğretmeni bir buçuk yıl hapis yatırmaz.
Yazı yazdı, konuştu, tvit attı, bi bankadan çocuğunun okul taksitini ödedi, öteki bankanın kaldırımına bastı, bi şifreli haberleşme programı indirmiş birisi tarafından telefonla arandı demek ki gazeteci değil teröristmiş diye insanları içeri atmaz. Aylar boyu duruşmaya çıkarmadan tutuklu bırakmaz. Çünkü Allah’tan (c .c) korkar. Ah, bi iktidara gelseler!
***
AKP iktidara gelmeseydi, mütedeyyin insanlar sürekli diyeceklerdi ki:
Bizimkiler hürriyetlere büyük ehemmiyet atfeder. Hz. Muhammed’in (s.a.v)  baskılardan kurtulmak için 622 yılında Mekke’den Medine’ye Hicretlerinin ertesi yılı yaptığı Medine Sözleşmesi örneğini hatırlar ve uygular. Yani, Hz. Muhammet (s.a.v.) nasıl o günkü bütün fikir ve inançlara saygı göstermek için Müslümanları, Yahudileri ve Putperestleri içine alacak şekilde şehrin aşiret ve aileleri arasında resmen bir Medine Sözleşmesi yaptıysa ve buna uyarak bütün kesimlerin haklarına riayet ettiyse, öyle adil bir istişare düzeni kurar. Muhaliflerin farklı fikirlerine yer açar. Ah, bi iktidara gelseler!
***
AKP iktidara gelmeseydi, mütedeyyin insanlar sürekli diyeceklerdi ki:
Bizimkiler insanları aldatmaz. Bazı fazla nazik durumlar zuhur ettiğinde, “aldatıldım” deyip işin içinden sıyrılmaya da kalkmaz. Mesela Esed beni aldattı, Obama beni aldattı, FETÖ beni aldattı, Barzani beni aldattı filan demez. Ah, bi iktidara gelseler!
***
AKP iktidara gelmeseydi, mütedeyyin insanlar sürekli diyeceklerdi ki:
Bizimkiler iktidara gelse kin tutmaz. Mesela kimseye “Bunun bedelini ağır ödeyecek. Öyle bırakmam onu” demez, hakkında yakalama emri ve kırmızı bülten çıkartmaz, yurttaşlıktan atmaya girişmez. Hanımının pasaportuna el koydurtmaz. İnatlaşmaz. Hatayı savunmaz. Mesela en basitinden, yaz saatini sürekli kılıp yargı kararına rağmen aynen devam etmez. Ah, bi iktidara gelseler!
***
AKP iktidara gelmeseydi, mütedeyyin insanlar sürekli diyeceklerdi ki:
Bizimkiler 12 Eylül’deki askerler gibi kavmiyetçilik yapmaz. Kayyımların park ismi değiştirip dindaşımız Kürtlerin haysiyetini kırmasına izin vermez. Onları susturmak için ordu sevk etmek yerine mahalli idareleri kuvvetlendirerek insan hakları vermek yolunu seçer.
12 Eylül’de askerlerin sıkıyönetimde yaptığı gibi memurları ve üniversite hocalarını sorgusuz-sualsiz işten atıp bi de dava açmalarını engellemez. OHAL var diye grevleri ertelemez, grevci işçileri gözaltına almaz. 28 Şubat’ta askerlerin yaptıkları gibi imam-hatip okullarımızın 5 mezundan sadece 1’ini üniversiteye yollayabilecek bi vaziyete sokulmasına izin vermez.  12 Eylül’de başörtülü kardeşlerimizin üniversitelerden dışarı atılması misali, üzeri İngilizce yazılı tişörtlerle dolaşan insanları içeri atmaz.
Bizimkiler dış politikada laiklerin bunca ihmal ettiği Müslüman Ortadoğu’yla münasebetlerimizi mükemmelen düzelteceklerdir. Ah, bi iktidara gelseler!
***
AKP iktidara gelmeseydi, mütedeyyin insanlar sürekli diyeceklerdi ki:
Bizimkiler her şeyden önce ahlaka ehemmiyet verirler. Küçük oğlan çocuklarının onun kursunda bunun kursundaonun vakfında bunun vakfında “taciz” edilmelerine her türlü imkanı kullanarak mani olurlar. Ah, bi iktidara gelseler!
***
Mütedeyyin yurttaşlarımız şu anda bunların hiçbirini söyleyemiyorlar.
“Allah’tan korkan” AKP’nin 14 yıldır iktidarda olması nedeniyle.
=====================================
Evet dostlar,

Baskın hocanın AKP’nin sürgit iktidarında sergileyegeldiği kerameti kendinden menkul “icraatı” ndan çoooooooooooook hoşnut (!) olduğu rahatlıkla anlaşılıyor bu yazıdan (!)..

RECEP TAYYİP ERDOĞAN'ın yazılmamış ANILARI ile ilgili görsel sonucu

Buna benzer söylemlerini “RECEP TAYYİP ERDOĞAN’ın yazılmamış ANILARI” adlı kitabında da gözlüyoruz. (“yazılmamış” sözcüğü kitap kapağında da soluk..) Belge yayınlarından çıkan 446 sayfalık bu önemli kitap ilk baskısını Mart 2017’de yaptı.. İlginç bir yazım biçemi kullanılıyor. Gerçekte RTE’nin kendi anılarını yazmış olması söz konusu değil. Oran, “hayalet yazar” mottosu ile, RTE’nin yapageldiklerini, adeta O’nun ağzından aktarıyor ve bu eylemlerin gerekçelerini kendi yorumu – hayal gücü ile koyuyor.. Çok başarılı.. Okunmasını öneririz.

Ancak, 12 Eylül 2010’daki 26 maddelik blok anayasa değişikliğinde bugünler hazırlanırken, Baskın Oran’ın Mülkiye‘nin en seçkin hocalarından biri olarak neden “YETMEZ AMA EVET” çiler içinde  – önünde yer aldığını biz hâ-lâ” anlayabilmiş değiliz!

Eh Baskın hoca ne de olsa en karizmatik Mülkiye hocalarından biriydi. Vardır bir bildiği bizim aklımızın ermediği!? Ayrıca Baskın hocadan bu “eyyamcı” davranışına ilişkin şu ana dek bizim öğrenebildiğimiz bir özeleştiri de gelmedi.. Ama kitabından ve bu yazısından çooooooooook  ama pek çok canının yandığı apaçık görülüyor.. Bu kitabın yarı dolaylı özeleştiri sayalım mı?

  • Bu arada AKP harikalar yaratmayı kesintisiz ve gecikmesiz sürdürüyor :
  • ABD Türk vatandaşlarına vizeyi askıya alınca, birkaç saat içinde AKP = RTE de tersini yaptı. Eh ne de olsa dış ilişkiler karşılıklılık (mütekabiliyet) temelinde yürütülüyor.. İdlib’e Rusya ile atılan adımların akut bedellerinden biri.. Kılıçlar çekilmiş durumda ve teenni – sağduyu hiç bu denli ivedi ve yaşamsal olmamıştı!

Sevgi ve saygı ile. 08 Ekim 2017, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Ankara Üniv. Tıp Fak. – Mülkiyeliler Birliği Üyesi
www.ahmetsaltik.net     profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“AKP’nin iktidara gelmiş olmasından ben çok memnunum” için bir yorum

  1. “Yetmez Ama Evet”çilerin önde gelen akil adamı Baskın hoca, bu yazısıyla günah çıkarıyor sanki! Çünkü onun bu yazıda “AKP iktidara gelmeseydi, mütedeyyin insanlar sürekli diyeceklerdi ki” çığlıkları ile dile getirdiği ve kendisinin de işbirliği yaparak ortak olduğu günahlarını daha fazla içinde taşıyamadığı ve onlar gibi ‘aldatıldık, kandırıldık’ da diyemediği için mütedeyyin insanlar üzerinden “dışavurum” yoluyla günah çıkarıp vicdanını rahatlatmak istediği anlaşılmaktadır.

    Ancak mütedeyyin insanlar üzerinden -sanatsal tarzda- yaptığı eleştirilerin, AKP/RTE açısından bir “şok” etkisi yaratacağına kuşku olmamakla birlikte; bu yazısının ve sayın SALTIK’ın katkılarından öğrendiğimiz kitabında yazdıklarının bir “özeleştiri” sayılmasının, ancak bugünlere gelinirken o parti ve başkanına hangi gerekçelerle destek verdiğini ve nerede yanlış yaptığını kamuoyuna açıklamasından sonra mümkün olabileceğini de belirtmek isteriz.

    Son olarak biz de Baskın hocanın gecikmiş olarak, çığlık çığlığa kaleme aldığı tarihsel yazısında noksan bıraktığı birçok konudan önemli gördüğümüz bir kaçını, biz de kendisinin tarzıyla hoşgörüsüne sığınarak eklemek isteriz:

    AKP iktidara gelmeseydi, mütedeyyin insanlar sürekli diyeceklerdi ki; Yapılan Halkoylaması ve seçimlerde laikçiler gibi türlü- çeşitli hile ve tertiplerle milletin iradesine fesat karıştırmaz; yine millete ait egemenlik hakkını, kendisine bağladığı devlet kurumlarını da kullanmak suretiyle gasp ederek tek bir adama vermez; bütün milletin Cumhurbaşkanı olmayı bırakıp da partisinin Genelbaşkanı olmayı asla yeğlemez; kirli emelleri için halkın kutsal din duygularını kötüye kullanmaz; insanları Allah korkusuyla aldatarak müşrikler gibi din ve imandan çıkmazdı. Ve daha neler neler!..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir