Bankacılık sektörü enflasyona – durgunluğa meydan okuyarak hızla büyüyor ey halkım!

Bankacılık sektörü enflasyona – durgunluğa meydan okuyarak hızla büyüyor ey halkım!

Bankacılık sektörünün Ocak-Mayıs döneminde net kârı
geçen yıl aynı döneme göre %27 artarak 13.9 milyar TL oldu!

(AS: Bizim katkılarımız yazının altındadır..)

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) aylık verilerine göre Mayıs sonunda sektörün aktif büyüklüğü %11 artışla 2.41 trilyon lira TL olurken, krediler de aynı dönemde %10 artarak 1.51 trilyon TL’ye ulaştı.

Sektörün sermaye yeterlilik rasyosu (AS: oranı) %15.45, takipteki alacaklar oranı da %3.35 olarak gerçekleşti. Bu oranlar geçen sene Mayıs sonu itibariyle sırasıyla %15.31 ve %2.88 olarak gerçekleşmişti. (http://www.hurriyet.com.tr/bankalarin-kari-artti-40123807)

==========================================

Dostlar,

Yüreğimiz yangın yeri.. 41 insan öldü dünkü Atatürk havaalanı saldırısında.
200’ü aşkın yaralı var..
Ancak kıyamet de kopsa sermayemizin amiral gemileri olan bankaların kârı;

– düzenli ve
– enflasyonun çok üzerinde oranla büyüyor..

******

Bu tablo oldukça önemli..

  • Bankacılık sektörünün aktif büyüklüğü, 2016’nın ilk 5 ayında %11 artışla 2.41 trilyon lira TL oldu. Bu rakam, 2016 devlet bütçesinin (530 milyar TL gelir beklentisi) 5 katından biraz fazladır.
  • Bankacılık sektörünün aktif büyüklüğü, 2016’nın ilk 5 ayında %11 artışla 2.41 trilyon TL oldu. Bu rakam, 2016 için toplam ulusal gelir (TUG) beklentisinden de fazladır. RG’de yayımlanan OVP ve Orta Vadeli Mali Plan uyarınca 2016 sonunda TUG (GSMH) beklentisi 736 milyar $ olacaktır. 2016 yılortası Dolar kuru iyimser olarak 3 TL alınırsa, 736 milyar Dolar, 2,208 Trilyon TL tutmaktadır. 2016 Mayıs sonunda Türkiye’de bankacılık sektörünün ulaştığı büyüklük ise 2,41 Trilyon TL ile, 2016 sonunda erişilmesi umulan (?) 80 milyon insana ait tüm ülke gelirinin 200 milyar TL daha fazlası durumda..
  • AKP iktidarı 3 Kasım 2002 seçimini %34 oy ve TBMM’de %67 temsille kazanırken, propagandasının omurgası “3 Y” ile savaşıma dayanıyordu.. Bunlar;
    – YOKSULLUK
    – YOLSUZLUK
    – YASAKLAR… idi..

    Hey gidi AKP heeey…. Nereden nereye???
    Tam bir sadaka toplumu yarattı.. Üstelik partiye- tarikatlara muhtaç – bağımlı..

    Sermayenin tunç yasası işliyor
    ve AKP’nin fanatik dinci – faiz karşıtı – helalci (!) kesimleri de dahil, yerel – küresel sermaye ittifakının çelik blokunca terbiye edilerek teslim alındığı görülüyor.

  • Artık “AKP’nin dini – din anlayışı” vahşi kapitalizm ile uyum içindedir ve onun hizmetindedir.
    FETÖ – cemaatı tasfiye edilerek AKP, arabaya tek başına koşulmaktadır..
    Kumarhane kapitalizminin saltanatının sürdürülmesi için icat edilen “Ilımlı İslam” silahı işlevi artık AKP üzerindedir.

    Tanrım, bu ne büyük bir zillettir!
    İslamiyet sefil durumda, Batı’nın oyuncağıdır!

    O denli ki; 2014 sonunda 10 390 $ olan kişi başına gelir 10 280 Dolara, GSMH 823 milyar dolardan 720 milyar dolara 100 milyar dolar gerilerken, 80 milyona masal anlatılarak ekonominin %4 büyüdüğü yalanı söylenebilmiştir!
    Söylediğiniz yalan öylesine büyük olmalı ki, söyleyen bile inanmalı!

    Allahaşkına söyler misiniz, GSMH’nın büyümesinin – küçülmesinin ölçütü GSMH (TUG : Toplam Ulusal Gelir) ve onun nüfusa bölünmesiyle bulunan kişi başına yıllık gelir değil de nedir? Türkiye’nin bu masalsı büyümesinin iktisat tarihinde ve dünyada örneği var mıdır?

******

Aaaaah gariban kardeşim aaaah…bir de sen bu muazzam sömürünün ve merhum Yaşar Nuri Öztürk‘ün ünlü kitabında haykırdığı gibi “ALLAH ile ALDATMA” nın ayrımına
(farkına) varsan!?

Nazım Hikmet 1947’de ne denli ustaca ve yürek yakıcı biçemle (üslupla) yazmıştı o şiiri :

*****

DÜNYANIN EN TUHAF MAHLUKU

Akrep gibisin kardeşim, korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
Serçe gibisin kardeşim, serçenin telaşı içindesin.
Midye gibisin kardeşim, midye gibi kapalı, rahat.
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
Bir değil,
beş değil,
yüz milyonlarlasın maalesef.
Koyun gibisin kardeşim,
gocuklu celep kaldırınca sopasını
sürüye katılıverirsin hemen
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
hani şu derya içre olup
deryayı bilmeyen balıktan da tuhaf.
Ve bu dünyada, bu zulüm sayende.
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
– demeye de dilim varmıyor ama –
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!
******
alkan içindeysek…

Uyan artık ey millet uyan!

Bu gidişle tarih sahnesinden silineceksin..
Büyük ATATÜRK’ün Sevr’i tanımlarken uyardığı gibi..
O’nun sayesinde ırzına geçilmekten, soykırımdan, assimilasyondan, vatansızlıktam, dinsizlikten, zilleten, tarihten silinmekten kurtuldun..
Bir 90 yıllık “parantez” yaşadın Atatürk sayesinde! Şimdi onu kapatmak istiyorlar..
Aklını başına alırsan yaşam hakkın olur.. yoksa ne onur kalır ne de yaşam..
Haberin ola..

Ülke Aydınlarının daha ne yapmasını istiyorsun?

Ölüyorlar, hapislere giriyorlar, kanser oluyorlar, inme – kalp krizi geçiriyorlar,
felç oluyorlar, ruh sağlıklarını ve onurlarını yitiriyorlar. Sürgün ediliyor damgalanıyor, dışlanıyorlar.. Genç yaşta gelecek kariyerlerini yitiriyor, emekli ediliyor, işten atılıyorlar!

Bir faninin ödeyebileceği en ağır faturaları ödüyor bu ülkenin namuslu aydınları, askerleri..

Ama yetmiyor be kardeşim… Deriiiiiin mi derin gaflet uykusundan uyanmıyorsun!?

Ne yapmalı seni bu derin hipnozdan, etik – moral tüm değerlerinden koparılmaktan,
deserebre (beyni alınmış) – sosyal paralizi (toplumsal felç) halinden çıkarmak için?

Ne, ne, ne yapmalı??? Zaman da çok daraldı anlıyor musun??

Sevgi ve saygı ile.
29 Haziran 2016, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
www.ahmetsaltik.net
profsaltik@gmail.com

Yayınlayan

Ahmet SALTIK

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet SALTIK’ın özgeçmişi için manşette tıklayınız: CV_Ahmet_SALTIK

“Bankacılık sektörü enflasyona – durgunluğa meydan okuyarak hızla büyüyor ey halkım!” üzerine 2 yorum

  1. Deriiiiiin mi derin gaflet uykusundan uyanmıyorsun!? Ne yapmalı seni bu derin hipnozdan…. çıkarmak için? as

    – Uyku yeni değil, 1200 yıldır devam ediyor; o halde 1200 yıl önceki “nedeni” ortadan kaldırmaktan başka yolu yok ! æ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir